Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 36
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 2 Gün Önce
abdullahank 275 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 365 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 369 Gün Gelmedi
atlantis 390 Gün Gelmedi
baris dursun 391 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 400 Gün Gelmedi
adacala 400 Gün Gelmedi
admin 402 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 403 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
En Son Aktif Forum Başlıkları
Forum Başlık Görüntüleme Cevaplar Son Gönderen
Üyelerin İstek ve Talepleri Ardahan Köyleri ve İlçeleri 3073 0 Fakir
Üyelerin İstek ve Talepleri hoçvanın genel iradesi 2352 1 Fakir
Üyelerin İstek ve Talepleri Sitemizi Dostlarınıza Duyurun 1862 0 Fakir
Üyelerin İstek ve Talepleri Bize ulaşın.. 1832 0 Fakir
Üyelerin İstek ve Talepleri Haber Arşivimiz 2373 0 Fakir
EK-arşiv haber EK-03/02/01/03/2007 tarihli haber/yorum/reklamlar
Yazar Fakir

Göleli öğrenciler ve Atatürk
Küresel ısınmaya dikkat çekmek için Ağrı dağına çıkmışlar!..


Zirveden indiler.. 25 Şubat Pazar 2007’de Iğdır’da Ağrı dağına tırmanan 3’ü Çinli 10 Türk Dağcı zirve yapıp, bugün dağdan indiler. Bugün saat 14.00 sularında IAğdır’a gelen dağcılar, tırmanışı küresel ısınmaya dikkat çekmek için gerçekleştirdiklerini belirttiler.
Tırmanışta 5 bin 200 metre ele kampına varmayı başaran grup elamanları tırmanışın zor ama zevkli geçtiğini açıkladılar.
Çinlilerle birlikte geçtiğimiz Pazar günü Ağrı dağına tırmanan Akut Başkanı Nasuh Mahruki ; Ağrı dağına şimdiye kadar çok tırmanış yaptım ama en zorlusu bu oldu.zorlu olduğu kadar da eğlenceli geçti.Zirvede ağrı dağında hayatını kaybeden dağcı İskender Iğdır’ın anısına bir dakikalık saygı duruşunda bulunduk Bu tırmanışı hem İskender Iğdır hem küresel ısınma hem de Çin’den gelen dağcılar için gerçekleştirdik dedi.
Haber ekleme saati: 17.22-28/02/2007
Haber/Fotolar: Suat Deniz/Iğdır
Hırsızlığın böylesi de görüldü!..
'ÇEVRECİYİZ' diyerek Ardahan, Artvin Kars, Ağrı ve Iğdır'da
RESMİ DAİRELERİN KALORİFER KAZANLARININ YAKITINI ÇALDILAR!

Ardahan'ında içinde bulunduğu bir çok kurumu soymuşlar. Kendilerini çevreci tanıtıp, AB’de den aldıkları destekle başta resmi kurumlar olmak üzere tüm konutlarda ücretsiz kalorifer kazanı ve bacası bakımları yaptıklarını belirtip, işe başlarken kalorifer kazanlarının sıvı yakıtlarını çalan kişiler polisin konuyu araştırmasıyla ortaya çıktı.
Alınan bilgilere göre, 9 kişi oldukları öğrenilen şahıslar Iğdır’a gelerek, önce İl Çevre ve Orman Müdürlüğüne başvuran hırsızlık ekibi yetkililere parasız kalorifer temizliği yapacaklarını belirtip, bu konu da temizlik yaptıklarına dair belge aldılar. Burada istedikleri belge ve logoları alan şahıslar daha sonra Iğdır Kadın Doğum Hastanesi ve bazı resmi kurumlara giderek bu kurumların kalorifer yakıtlarını çaldılar.
Aynı çete daha sonra Iğdır Köy Hizmetlerine giderek, ‘biz çevreci ekibiz ücretsiz kalorifer kazanınızın bakım ve temizliğini yapacağız.’ dediler. Polis’in kendilerini takip ettiğini bilmeden burada da yakıt çalmaya başlayan çete suçüstü yakalandı.
Şebeke elemanlarının 2 tankerle işe başladıklarını da tespit eden polis, çetenin çaldıkları kalorifer yakıtlarını bu tankerlere doldurduklarını da tespit etti. Temizlik yaptıkları yerler de hortumla kazan dairesine bulunan akaryakıt depolarını soyan çete elamanlarının kurumlarda çalışan kaloriferciler de rüşvet önerdikleri de belirlendi. Çete’nin kalorifer görevlilerinin, ‘Akaryakıt deposunu neden boşaltıyorsunuz?’ sorusuna, ‘Kazanın dibin de tortu falan olup olmadığını kontrol edeceğiz. Sen merak etme, sana tulum, çizme ve eldiven vereceğiz bu yaptığımız işlerin karşılığında Avrupa Birliğinden aldığımız paradan her ay sana 189 Ytl aktaracağız:’ şeklinde vaatlerde verdiği tespit edilirken çetenin Iğdır Köy Hizmetleri kalorifer kazanından 6 ton ve diğer kurumlardan ayrıca diğer illerden ne kadar yakıt çaldıkları tespit edildiği de öğrenildi.

***Hırsız Çevreciler Ardahan’da iş görmüşler!

Kendilerini çevreci ilan edip, resmi kurumlara ait sıvı yakıtlı kalorifer tanklarını boşaltan çetenin Ardahan’da da aynı işi yaptıkları ortaya çıktı.
Bilindiği gibi kendilerini çevreci olarak tanıtıp, resmi kurumların kalorifer bacalarını ve de kazanlarını temizleme bahanesiyle kurumlara ait sıvı yakacağı çalan 9 kişi Iğdır’da ele geçirilmiş savcılığa çıkarıldılar.
Konu hakkında bir açıklama yapan Iğdır Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Küçük Iğdır polisinin ele geçirdiği 9 kişilik çetenin,
daha önce de Artvin, Ardahan, Kars, Ağrı illerinde aynı işi yaptıklarının ortaya çıktığını belirtti.
Çete’nin ele başı olduğu öne sürülen Ali Fuat Kılıç, Mehmet Kozan ekipte bulunan Serkan Taştan, İsrafil Taş, Serdar Aslan, Fazlı Ergin, Arif Öztürk, Nevzat İnce haklarında yasal işlem başlatıldı.
Hırsızlarla birlikte 17 ton fueloile el konulduğu alınan diğer bilgiler arasında oldu.
Haber ekleme saati: 17.06-28/02/2007
Haber/Fotolar: Suat Deniz/Iğdır
MEDZAMOR NÜKLEER SANTRALİ SİVİL SAVUNMA GÜNDEMİNDEYDİ ..

Heyecanlı anlar yaşandı.. Sivil Savunma Teşkilatının kuruluşunun 48.Yıl Dönümü dolaysıyla yurt genelinde düzenlenen etkinliklerin biride Iğdır’da yapıldı.
Iğdır’da düzenlenen etkinlikte bir konuşma yapan Iğdır Sivil Savunma İl Müdürü Müslüm Çelik Iğdır’a da komşu olan Ermenistan’da çalıştırılan Medzamor Nükleer Santrali’nin her iki ülke içinde nükleer risk taşıdığına dikkat çekti.
Sivil Savunma Teşkilatı’nın kuruluş yıl dönümü nedeniyle Iğdır Halk Eğitim Merkezi toplantı salonunda düzenlenen konferansta konuşan Iğdır Sivil Savunma Iğdır İl Müdürü Müslüm Çelik, ‘Ermenistan’da faaliyet gösteren Medzamor Nükleer Santralin kapatılması için uluslararası platforma taşınmalıdır.’ Diyerek şöyle devam etti. ‘Çünkü bu santral 2. bir Çernobili çevre illerimizle birlikte büyük bir tehlike arz etmektedir, Şu anda Iğdır ili ve ilçelerinde sınır karakollarında atom enerjisi tarafından kurulan radyasyon ölçüm cihazları 6 noktada her gün ölçümler yapılmakta ve tehlike arz eden bir konum olmadığı tespit edilmiştir. Ama Iğdır ve Ermenistan deprem kuşağı üzerinde olduğu için koruma bandı olmayan eski Rus teknolojisiyle yapılmış santral en ufak bir sarsıntıda bölgede yaşayan tüm canlıları yok edecek derecede tehlikelidir. dedi.
Haber ekleme saati: 16.50/28/02/2007
Haber: Suat Deniz/Iğdır
Sivil Savunma ekiplerinden nefesleri kesen tatbikat ..

Heyecanlı anlar yaşandı.. 1 Mart Sivil Savunma Haftası dolaysıyla Ardahan Sivil Savunma Müdürlüğü ekipleri ve resmi kurumlarda çalışan gönüllü Sivil Savunma elemanlarının sunduğu tatbikat gösterisi, heyecanlı dakikalara sahne oldu.
Ardahan Fen Lisesin de yapılan tatbikat saat 14.00 da sarı, kırmızı ve radyoaktif sızıntı ikaz sirenlerinin çalması ile başladı. Ardahan Valisi Murat Yıldırım, Ardahan Milli Eğitim Müdürü Mehmet Yıldırım ve Sivil Savunma Müdürü İsmail Dilaver’in hazır bulunduğu tatbikatta, bazı öğrencilerin rol alması dikkatlerden kaçmadı.
Doğal afet tatbikatı olarak yapılan gösteri süresince, İlk olarak öğrencilerin okuldan hızlı ve düzenli bir şeklide çıkmasını sağlandı. Daha sonra binada yaralı rolüne giren öğrenciler, omuzlarda taşınarak ambulansa getirildi. Son olarak binanın 3.katında mahsur kalan ağır bir hasta rolündeki vatandaş, teknik usullerce ipler üzerine bağlanan sedye üzerinde binadan aşağı indirildi. Oldukça zor olan tatbikatın bu kısmı izleyicilere heyecanlı anlar yaşattı.
Haber ekleme saati: 16.28-28/02/2007
Haber/Foto: Barış Bilgin/Ardahan
Belediyeden Kızılay’a kan

Başkan Kayatürk eşiyle birlikte kan verdi İstanbul’da bulunan Ardahan Derneklerinin, Ardahan Kurtuluşu dolaysıysa İstabul Bakırköy’de düzenledikleri KAN KAMPANYASI ardından Ardahan Belediyesi ile Erzurum Kan Merkezi de ortaklaşa bir kan kampanyası düzenlendi.
Bugün Ardahan’da düzenlenen kapmaya ile kan bağışı yapmayı sevenlerden toplanacak kanlarla hasta ve hastanelerin ihtiyaç duyduğu taze kan sağlanacağı bildirildi. Düzenlenen kampanya çerçevesinde ilk olarak Ardahan Belediye Başkanı Mikail Kayatürk ve Belediye Meclisi ile belediye çalışanlarından kan alındı.
Belediyenin toplantı salonun da başlayan kan kampanyası ardından yapılan yazılı açıklama da kampanyanın tüm il geneline yayılması için çaba gösterileceği belirtildi.
Haber ekleme saati: 16.21-28/02/2007
Haber/Foto: Barış Bilgin/Ardahan
Altan Altun’un babası vefat etti..

Arslan Altun son yolculuğunda .. Geçtiğimiz yerel seçimlerde AKP’den Posof Belediye Başkanlığına aday olan Posoflu İşadamı Altan Altun’un babası Arslan Altun vefat etti.
Ayın zaman da Kahraman İli Milli Eğitim Müdürü olan Sebahattin Altun’da babası olan dost ve ailesinin katıldığı cenaze töreni ile Posof İlçe Mezarlığında toprağa verildi.
Posof’ta hayırsever ve iyilik seven biri olarak tanınan olan ve geçtiğimiz gün ebediyete yürüyen Arslan Altun(75)'u sevenleri yanlız bırakmadı.
Posof'un ileri gelen eşraflarından olan ve çevrede yapmış olduğu hayır ve hasenatları ile ön plana çıkmış 75 yaşındaki Arslan Altun, içinde bulunduğu rahatsızlıktan dolayı hayata gözlerini yumdu. Uzun süredir rahatsızlığının devam ettiği bilinen Altun'un ,bir ay önce Erzurum Şifa Hastanesinde yapılan bir operasyonla bir bacağı diz üstünden kesilmişti.Çekmiş olduğu ağrılara ve acılara daha fazla dayanamayan Arslan amca, önceki günün sabahı ,saat 05.00 da ruhunu hakka teslim etti.
Dört erkek ve iki kız babası olan Altun, Posofta ticaretle uğraşıyordu. Altun'un oğullarından biri olan Karaman Milli Eğitim Müdürü Sebahattin Altun, babasının hayırla ilgili ne kadar vakıf ve dernek varsa oralara üye olduğunu söyledi. Bir yerde eğer bir camiye yardım yapılacaksa babasının muhakkak o yardıma iştirak etmeye çalıştığını belirten Sebehattin Altun :" Biz onu hep öyle tanıdık, dileriz Rabbimde ona en iyi şekilde muamele eder" dedi.
Arslan Amcayı son yolculuğunda yanlız bırakmamak için Posof’a akın eden sevenleri, ana cadde üzerinde yoğun bir kalabalık oluşturdu.
Haber ekleme saati: 16.14-28/02/2007
Haber/Foto: Ercan Yentek/Posof
Hakimi bıktıran dava

Helil mehelelirlerin davaları sürüyor .. Ardahan eski Belediye Başkanı Teoman Güngör ile yeni Belediye Başkanı Mikail Kayatürk arasında devam eden siyasi rekabet, mahkeme salonlarında da devam ediyor.
Ayın mahalleli olan Güngör ve Kayatürk’ün kendi belediye başkanlıkları dönemlerinde yaptıkları ile değil davalarıyla gündemde olduğu şu günlerde Güngör’ün Kayatürk hakkında açtığı bir davaya daha devam edildi.
Mikail Kayatürk’ün belediye başkanlığını kazandıktan sonra eski belediye başkanı Teoman Güngör hakkında çeşitli iddilar öne sürüp, önce Milli Eğitim Bakanlığına şikayeti ardından yerel ve ulusal basına yaptığı açıklamalar sonrasında Güngör tarafından Kayatürk hakkında açılan tazminat ve ceza davaları hakimleri de bıktırmış durumda.
Bilindiği gibi geçtiğimiz yıl belediye başkanlığını kayıp ettikten sonra mesleği olan öğretmenliğe dönen eski belediye başkanı Teoman Güngör’ün alkollü olarak derslere girdiğini, belediye meclis üyelerini yönlendirdiğini, kendi alehinde kamuoyunda konuştuğunu öne sürüp, bu konuda önce milli eğitim bakanlığına şikayette bulunan yeni belediye Başkanı Mikail Kayatük ardından da basına açıklamalar yapmıştı.
Kayatürk’ün şikayeti önce bakanlık tarafından gönderilen müfettişler tarafından gerçek olmadığı tespit edilmiş, ardından Teoman Güngör, Kayatürk hakkında 50 bin YTL. maddi ve manevi tazminat davaları açmıştı.
Av. Osman Nuri Yıldız’ın Mikail Kayatürk’ü, Av. Taner Erdoğan’ın Teoman Güngör’e avukatlık yaptığı davada bir çok kişi ve gazetecide şahit olarak dinleniliyor.
Ardahan Adliyesinde devam eden ve yaklaşık bir yıldır devam eden davanın nasıl sonuçlanacağı merak edilirken, davaya bakan hakimin, başkanların avukatlarının sunduğu yeni belge, bilgiler dolaysıyla her geçen gün kabaran dava dosyasının bakmaktan adeta bıktıkları görülmektedir.
Haber ekleme saati: 14.29-28/02/2007
Haber/Fotolar: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com
LEYLEK VALİLİĞE SIĞINDI

Valiliğin çatısında ki bacaya kondular.. Havalar ısınmadan gelen leylek Iğdır Valiliğinin bacasına sığındı.
Iğdır’ın sembolü haline gelen ve şehir merkezi girişine belediye tarafından heykeli yaptırılan leylekler ikisi havalar ısınmadan bölgeye gelince yaşanan aşırı soğuklarla karşılaştı.
Her bahar’da Iğdır’a bolca gelen ve değişik yerlerine kurdukları yuvalarda kış gelene kadar kalan leylekler bu yıl süren ağır kış şartları dolaysıyla gecikirlerken, havaların sıcaklığını tahmin edemeyen bir leylek şehre erken gelince, donmamak için Iğdır Valiliğinin kalorifer 24 saat yanan bacasına sığındı.
Zamanından erken bölgeye gelen 2 leyleğin soğuktan üşüdüklerini ve birbirlerine yaklaşarak ısınmaya çalıştıkları gören Iğdır valisi Saim Saffet Karahisarlı, gazetecilere dönerek, ‘bakın arkadaşlar çekin leylek gelmiş. Iğdır’a leylek geldi, ama niye sıcak günler neden gelmedi?’ diye espri yaptı.
Haber ekleme saati: 14.23-28/02/2007
Haberler/Fotolar: Suat Deniz/Iğdır
VALİ'DEN SAĞLIKÇI VE TARIM ÇALIŞANLARINA TAKDİR!

Iğdır Valisi Iğdır Valisi Saim Saffet Karahisarlı, yaptıkları çalışmalardan dolayı Iğdır İl Sağlık ve Tarım Müdürlüğün çalışanlarını takdir etti.
Vali kendisinin talimatları doğrultusunda, sağlık ve tarım hizmetlerinin Iğdır’ın en uç noktalarına ulaştırılması amacıyla kurulan mobil ekipte görev yapan İl Sağlık ve Tarım çalışanlarını çalışmaları dolaysıyla takdir ettiği Sağlık Müdürlüğünün 17 personeli ile Tarım ve Hayvancılık alanında daha fazla ve kaliteli ürün alınabilmesi amacıyla yapılan çalışmalarda görev alan İl Tarım Müdürlüğünün 32 personeline çeşitli hediyeler verdi.
Iğdır Valisi Saim Saffet Karahisarlı tarafından takdirname ile ödüllendirildiği sağlık ve tarım çalışanlarının ödül töreninde yaptığı açıklama da, ‘Büyük bir fedakarlık ve özveri gösteren personeller için bu tür ödüllendirmeler devam edecektir.’ dedi.
Haber ekleme saati: 12.58-28/02/2007
Haberler/Fotolar: Suat Deniz/Iğdır
AZO Çiftçileri eğitecek

Gökhan Öztürk Ardahan Ziraat Odası, AB'de den aldığı kredi ile Ardahanlı çiftçilere eğitim verecek. Aynı zaman da çiftçilere danışmanlık hizmeti de verecek olan Ziraat Odası bu konuda Cuma günü bir toplantı yapacak.
Konu hakkında bir açıklama yapan Ardahan Ziraat Odası Başkanı Latifşah Sural, Ziraat Odası olarak Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin finanse edilen, Devlet Planlama Teşkilatının Koordinatörlüğünce yürütülen, ' Ardahan İli Çiftçi Eğitimi ve Danışmanlık Merkezi' isimli proje ile daha bilinçli bir çiftçi yetiştireceklerini belirtti.
Ziraat Odasına kayıtlı 7 bin 490 üyesinin eğitimi ve de danışmanlık hizmetini sunacak olan projenin başarıya ulaşması için tüm alt yapı çalışmalarını bitirdiklerini belirten Ardahan Ziraat Odası Başkanı Latifşah sural, bu proje ile bölgede çiftçilik yapan insanların Avrupa standartlarında çiftçilik yapmalarının sağlanacağını dile getirdi.
Cuma günü Ardahan İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Toplantı Salonu'nda saat: 10.00'da bir tanıtım toplantısıyla başlayacak olan 'Ardahan İli ve Köyleri Çiftçi Eğitimi ve Danışmanlık Merkezi' projesi'nin tanıtımına Ardahan Valisi Murat Yıldırım'da katılacak.
Haber ekleme saati: 11.16-02/2007
Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com
İGEME, Ardahan’da ihracaat dersi verecek

Gökhan Öztürk İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi (İGEME), 2007 yılında aralarında İstanbul, Ankara, Erzincan ve Ardahan'ının da bulunduğu illerde, eğitim programları düzenleyecek.
Program kapsamında, Dış Ticaret Eğitim Programları, Özel Konularda Eğitim Programları, Ülke Sohbet Toplantıları ve İş Yönetim Sistemi Seminerleri gerçekleştirilecek. İGEME dış ticaretin hedeflenen düzeye ulaştırılmasında ve sağlıklı bir yapıya kavuşturulmasında ihtiyaç duyulan nitelikli iş gücünün yetiştirilmesine katkıda bulunmak ve bu konudaki eğitimi yaymak amacı ile eğitim programları düzenliyor.
Eğitim programlarının organizasyonunda ihracatçı birlikleri ve ticaret ve sanayi odaları işbirliğine gidiliyor ve alınan talepler doğrultusunda eğitim konuları çeşitlendiriliyor.
Özellikle 2000 yılından itibaren düzenlenen eğitim programlarının sayısında artış kaydedilirken, 2000-2006 döneminde Türkiye'de toplam 490 organizasyon gerçekleştirildi ve bu programlara 35 bin kişi katıldı.
Bu yıl içerisinde İstanbul, Ankara, Erzurum, Bursa, Eskişehir, Urfa, İzmir, Aydın, Erzincan, Adana, Trabzon, Adapazarı, Çorlu, Hatay, Antalya, Rize, Konya, Mardin, Burdur, Mersin, Trabzon, Ardahan, Kahramanmaraş, Kayseri gibi illerde eğitim programları düzenlenecek.
Eğitim programlarında; Dış Ticaret Eğitim Programı, Elektronik Ticaret, İhracat ve İthalatta Gümrük İşlemleri ve Kambiyo Mevzuatı, İhracatta Kullanılan Belgeler, İhracatta Fiyatlandırma, AB Mali Yardımları ve 7. Çerçeve Programı, Uluslararası Pazar Araştırması, İhracatta Katma Değer Vergisi ve İade Esasları gibi konular ele alınacak.
Haber ekleme saati: 10.44/28/02/2007
Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com
Kızılay’da Öztürk dönemi sürüyor

Gökhan Öztürk Ardahan’ın Göle İlçesinde bulunan Kızılay Şubesi kongreye gitti.
Gökhan Öztürk’ün yeniden seçildiği 50 delegeli Göle Kızılay Şubesinin başkanlığına yeniden getirilen Gökhan Öztürk bu görevi babası Reis öztürk’ten devir almıştı.
KAN MERKEZİ KURULACAK
Kızılay Göle Şubesi’nin kongresinde Ardahan’da bir kan bankası kurulması için çalışmaların yürütüldüğü bilgiside alınırken, Ardahanlı Derneklerin İstanbul’da başlattıkları, kan kampanyasının çok önemli bir adım olarak değerlendirilmesi gerektiğide belirtildi.
Haber ekleme saati: 10.27-28/02/2007
Haber/Foto: Tuğba Yılmaz/Göle
KAÜ'YÜ YÖK'E ŞİKAYET ETTİ

Sevinç Arzu Uluoğlu Güz ve bahar dönemlerinde açılmış olan yüksek lisans programına başvuruda bulunan Sevinç Arzu Uluoğlu adlı bayan, çifte standart uygulandığını, “monarşik” bir anlayışın hüküm sürdüğünü ve asker-sivil ayrımı yapıldığını ileri sürerek, Kafkas Üniversitesi’ni YÖK’e şikayet etti.
Uluoğlu, YÖK’e gönderdiği “sitem ve isyan ile başlayan yazıma kafamda bir türlü cevap bulamadığım için sizlerin yardımı ile aydınlanacak sorularıma cevap aramaktayım” diye başlayan şikâyet dilekçesinde, Kafküs Üniversitesi’ndeki lisans programlarına başvurularda YÖK’ün yok sayıldığını belirterek, şu iddialarda bulundu:
“Kafkas Üniversitesi hesaplanmanın; 50 Les, %40 diploma notu,%10 mülakat olduğunu ilan etmişti.Basit bir hesapla ile en yüksek Les'in 66 olduğu diploma notunun 75 olduğu ortalaması 63 ise ben 60 ortalama ile neden(10.)sırada 2.yedekte yer aldım. (Üstelik 4'lük sistemdeki diploma notumun 91 iken 87 alınması itirazlarımda dikkate alınmaması ilginç bir durum). Ayrıca mülakat esansında bizler puanlamaya göre karar verdik zaten bölümünüz uluslararası ilişkiler olduğu için işletmeye uzak denilmesiyle şu soruyu sormak istiyorum. Ben iktisadi ve idari bilimler mezunuyum. Bahar döneminde işletmeye 3 kişilik askeri kontenjan tanındı. Bu kişiler harp okulu mühendislik mezunu.Mühendislik işletme ve iktisat daha mı yakın? Dahası ne zamandan beri üniversiteler asker sivil ayrımı yaparak öğrenci kabul etmekte.Bunun yasal bir dayanağı var mı? Bir bireyin mezun olduğu üniversite dışında eğitim hayatına devam etme şansı olamaz mı? Kafkas Üniversitesi’ne göre hayır olamaz. İddialarımı yüksek lisansı kazanan kişilerin çoğunlukla bu üniversite mezunu olması yada üniversite personeli ile akademisyeni olması kanıtlar durumda.(iktisattan bu dönem yüksek lisans yapacak 4 kişiden 2si personel biri üniversitenin öğrencisi)Yoksa mevcut olan kanun yada prosedür üniversiteler öğrencilerini korumak, personel barındırma ve akademisyenlerinin ilerlemesine yardımla yükümlüdür demektedir.Demokratik bir ülke de hala monarşinin hüküm sürdürülmesi kabul edilebilir değil. Babadan oğula geçer gibi ya da aile şirketiymiş aynı aileden pek çok kişi bu üniversite de çalışmakta kızlık soyadlarını eklersek sayı iyice kabarır.Belki ben yanılıyorum bu tamamen genetiksel bir zekadır. Daha ilginç olan üniversite de yapılan yabancı dil sınavını geçen kişiler bu sınavı gramer bilgisi yeterli olmadan,tercüme kural ve pratiğinde yeterli olmadan sadece sözlük yardım ile bunu yapıyor olabileceklerine inandırılmak istemem.Mezun olanların eğitim süresince almadıklar İngilizce eğitimi ve aradan geçen yılları bir sözlükle kapatmak ne kadar mümkün bu belirsiz işte. Bu azim işi ise bölümüm ile iktisat arasındaki iddia edilen bilgi eksikliğini ben de buna benzer bir yöntem ile kapabilirim değil mi? Ayrıca özel statü de öğrenci hakkına sahip iken konu ve kayıta ilişkin bilginin ciddi içerisinde verilmemesi dolayısıyla bu hakkından da mahrum bırakıldım. Ama yaklaşık 19 kişiye bu hak tanınmış: Onlar nereye göre ve ne zaman seçildi bilmek isterdim doğrusu. Sonuç olarak üniversite puan hesaplamasını; Les, diploma notuna göre yaptıysa eylül de neden kazanamadım. Değilse nereye göre ve nasıl hesaplandı neden şeffaf davranılıp not ortalamaları belirtilmedi. İlkbahar döneminde aynı yöntemle puan hesaplandıysa ilk sıra olacak bir olarak neden elendi m. Mülakat bu yasal belge ve değerlendirmelerin önündeyse neden bu sınavlar yapılıyor? Mülakatta objektif olunduğu, adil davranıldığı soruları nasıl cevap bulabilir?”
Haber ekleme saati: 0959-28/02/2007
Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com
Ardahan yarın karantinadan çıkıyor!

Karantina kararı yarın kaldırılıyor Ardahan İl Tarım Müdürü Fevzi Karakoç, üç köyde şap hastalığının tespit edilmesinin ardından, il genelinde uygulanan karantinanın 1 Mart'ta kaldırılacağını söyledi.
Karakoç, yaptığı açıklamada, hayvanlara erken ve etkili müdahalede bulunarak şap hastalığının yayılmasını engellediklerini söyledi.
Vatandaşları hayvanlarına şap aşısı yaptırmaları konusunda uyaran Karakoç, şöyle devam etti: “Ardahan'da üç köyde tespit edilen şap vakası nedeniyle 13 gündür il genelinde devam eden karantina 1 Mart'ta kaldırılacak. İl genelinde başlattığımız dezenfekte ve aşılama çalışması sonucu virüsün yayılmasını kısa sürede önledik. Bundan sonra da hayvan sağlığı konusundaki çalışmalarımız aralıksız devam edecek.”
Haber ekleme saati: 09.14-28/02/2007
Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com
Desteklemelerin verilmemesi eyleme götürüyor!

Öğüt eşyleme götürecek AKP Hükümetinin, Dünya Bankası ile Avrupa Birliğinin Fonlarından finanse edilen ve karşılıksız olarak çiftçilere verilen Yem Bitkileri Desteklerinin bir türlü ödenmemesi bölge köylüsünü çileden çıkarıyor.
Destekleme paralarının bir türlü ödenmemesi üzerine çeşitli yollarda tepkilerini dile getirmeye başlayan köylüler, CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt önderliğinde önümüzde ki Perşembe günü Ardahan’da bir araya gelerek konu hakkında bir basın açıklaması yapacakları öğrenildi.
AKP Hükümeti’nin destekleme kayıtları sırasında bazı şikâyetlerin olduğunu öne sürerek, aylardır ödemesini yapmadığı yem bitkilerinin paralarının bütçenin kapanmasında kullanıldığını öne süren CHP Ardahan milletvekili Ensar Öğüt, köylünün olduğu gibi köylüye borç veren esnafın da dört gözle beklediği Yem bitkilerinin ödemelerinin ödemeyen hükümeti protesto etmek için Perşembe günü Ardahan’da tüm köy muhtarlarının davet edildiği geniş çaplı bir basın toplantısı yapacağını belirtti.
Haber ekleme sati: 0846-28/02/2007
Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com
Ardahan donmaya devam ediyor!

Gazeteci donmuş Çıldır gölü üzerinde... Bu yıl geçen yıllara nazaran, ‘Az kar, çok soğuk’ bir yılı yaşayan Ardahan’da son üç gündür yaşanan dondurucu soğuklar hayatı adeta felç etmiş durumda.
Geceleri -26 lara bulan şiddetli soğuklar, gündüzleri de -10 ila -15 arasında kaldığı gözleniyor. Aşırı soğuklar ve tipi dolaysıyla kapanan köy yolları dolaysıyla kent merkezlerinin öğle saatlerinin hemen ardından adeta hayalet şehirlere döndüğü Ardahan’da birçok köyün su şebekelerinin donması dolaysıyla susuz kaldığı da alınan bilgiler arasında.
Haber ekleme saati: 23.38/20.02.2007
Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com
Yol açma çalışmaları başladı ..

Köy yolları açılıyor... Ardahan ve çevresinde etkili olan kar yağışı ve tipi nedeniyle kapanan yolları açma çalışmaları devam ediyor.
Ardahan'ın yüksek kesimlerindeki kapalı karayolları ve köy yollarının açılması için ekipler gece gündüz çalışmalarını sürdürüyor.
Ardahan'ın Posof ilçesinde 2540 rakımlı Ilgar Geçidi yeniden ulaşıma açılırken, ilçede 10 köy yolunun kapalı olduğu bildirildi. Köy Hizmetleri ekiplerinin çalışmalarını sürdürdüğü Günbatan yolunda ise kar kalınlığının yer yer 5 metreyi bulması nedeniyle çalışmaların zorlukla yapıldığı, yolun ulaşıma açılması için bir gün daha çalışma yapılacağı belirtildi.
Haber ekleme saati: 23.27-27/02/2007
Haber/Foto: Alper Turgut/Posof
Çıldır’da Minibüs Takla Attı

Şarampole yuvarlanan minibüs karların içinde kayıp olud... Dün Sabah 07.30 Civarı, Sabaholdu (Godas) Köyü’nden Çıldır İstikametine Doğru Giden Transit Yolcu Minibüsü Aşırı Buzlanma Yüzünden Karaarhaç Denilen Mevkide Yoldan Çıkarak Takla Attı…
Kazada Can Kaybı veya Yaralanma Olmazken, Araç Büyük Hasar Gördü… Saat 12 Civarı Çekicinin Gelmesiyle Araç Takla Attığı Yerden Çıkarıldı.
Haber ekleme saati: 15.08/27/02/2007
Haber/Foto: Volkan Özkan/Çıldır
KARS DEVLET HASTANESİ ACİL SERVİSİ’NİN KAPISI ÇALINDI .. “ACİL”EN HIRSIZLIK!

Acil'de kapıyı çaldılar... Dün Kars’ta tarihin en ilginç hırsızlık olayı gerçekleşti. Öğlen üzeri Kars Devlet Hastanesi’ne giden kimliği belirsiz iki kişi, “teknik servisten geliyoruz” diyerek, acil servisinin otomotik kapısını çaldılar. Bu ilginç hırsızlık olayı karşısında şaşırdığını belirten Başhekim Hüseyin Çeğilli, “Ne yapacaklar, anlamadım.” dedi.
Edinilen bilgilere göre, dün öğlen üzeri Kars Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne giden kimliği belirsiz iki kişi, o andaki yoğunluktan yararlanarak, önce otomotik kapının panjorunu söktüler. Daha sonra, başta güvenlik olmak üzere, hastane personelinin gözü önünde otomotik kapının motorunu söken hırsızlar, “ne yapıyorsunuz?” diye soranlara, soğukkanlı bir biçimde, “Teknik servisteniz, bakım yapıyoruz” diyerek, işlerini sürdürdüler. Uyanık hırsızlar, daha sonra piyasa değeri 1 milyar lira olduğu belirtilen acil servisin otomotik kapısının motorunu sökmek için acele eden hırsızlar, daha sonra motoru söküp çaldıktan sonra kayıplara karıştılar. Personel ise, gözleri önünde yaşanan hırsızlık olayını, daha sonra kapının zincirleri ve kabloları yerde sallandıktan sonra farkederek, polise haber verdiler.

**BAŞHEKİM 1 NİSAN ŞAKASI SANDI

Durumdan haberdar edilen Kars Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Hüseyin Çeğilli, bunun şaka olabileceğini sanıp, “yoksa bugün 1 Nisan mı?” diye sordu. “Hayır” yanıtını alan Çeğilli, acil servisine gelince gözlerine inanamadı. Kapının otomotik açılıp kapanmasını sağlayan motorun çalındığını kendi gözleriyle gören Başhekim Çeğilli, “Valla ne diyeceğimi şaşırdım. Motoru ne yapacaklar? Hem motor çalacak başka kapı bulamadılar mı ki, hastanenin en önemli yeri olan acil servisi buldular?” dedi.
Çeğilli, olayın çok yönlü olarak incelendiğini vurgulayarak, sabotaj üzerinde de durduklarını kaydetti.

***KAYIT YOK

Kars Devlet Hastanesi Müdürü Ünsal Rıfkı Öztürk de, ilginç hırsızlık olayını şöyle anlattı:
“Öğlen üzeri, acildeki yoğunluktan yararlanan iki kişi gelip, önce kapının pancurunu sökmüşler. Kendilerine, ne yaptıklarını soran görevlilerimize ise gayet soğukkanlı bir biçimde teknik servisten geldiklerini ve bakım yaptıklarını söylemişler.
Üzerlerinde, iş elbisesini andıran teknik eleman tulumu bulunduğu için kimse şüphelenmemiş. Bunların hırsız olduğu, kapının motorunu çaldıktan sonra farkedilmiş.”
Müdür Öztürk, hastanenin ve özellikle de acil servisinin izleme kameralarının 24 saat çalışarak kayıt yaptığını da vurgulayarak, “Ancak ne ilginçtir ki, hırsızlık olayının gerçekleştiği 11.00-12.00 saatleri arasında kayıt yapılmamış. Hırsızlık olayı gibi, bu olay da detaylı olarak araştırılmaktadır.” diye konuştu.
Haber ekleme saati: 13.58-27/02/2007
Haber/Foot: Gümüşpala Kortağ/Kars
90 dolar için kapatılan valilik sitesi haberimiz üzerine açıldı!

Yaşadıkları sorunlarını çözmek için birlikte hareket eden Göleli köy muhtarları geçtiğimiz sonbahar aylarında da süt fiyatları için Göleli mandıracılarla bir araya gelmiştiler... Ardahan Valiliğinin Web sitesi olan Hosting firmasına olan borcu dolaysıyla yayını durdurulması olayı gazetelerimizce haber olunca açıldı.
Bilindiği gibi İnternet üzerinde yayımlanan www.ardahan.gov.tr adlı resmi internet sitesi, sitenin internet üzerinde yayımını sağlayan hosting firması olan SADECE HOSTİNG adlı şirket tarafından 90 dolar borcu olduğu gerekçesiyle sitenin yayınını durdurulmuş, konu dün gazetemizce gündeme getirilmişti.
www.ardahan.gov.tr adlı Ardahan Valiliğine ait siteyi tıklayanların karşısına, 'Alan adınıza ait hosting hizmeti durdurulmuştur.' metni çıkmış, konuyu sorduğumuz şirket yetkilileri valiliğin şirkete 90 dolar borcunun olduğunu, bu nedenle sitenin yayınının durdurulduğunu belirtmişti.
Haber ekleme saati: 13.52-27/02/2007
Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com
Muhtarlar eyleme hazırlanıyor!

Yaşadıkları sorunlarını çözmek için birlikte hareket eden Göleli köy muhtarları geçtiğimiz sonbahar aylarında da süt fiyatları için Göleli mandıracılarla bir araya gelmiştiler... Geçtiğimiz yıllarda yaptıkları süt eylemleri ile gündeme gelen Göleli köy muhtarları yeni bir eylemin hazırlığında.
Uzun süredir ödemeleri beklenen yem bitkileri destekleme ödemelerinin yapılmaması dolaysıyla dün bir araya gelen Göleli köy muhtarları ilk etapta imza kampanyası düzenleyerek, kaymakamlık ve valiliğe vereceklerini, bunun başarılı olmaması halinde Ankara’ya giderek topladıkları imzaları bizzat başbakan Recep tayyip Erdoğan’a ulaştırma kararı aldılar.
Konu hakkında bir açıklama yapan Göle Muhtarlar derneği Başkanı Yunus Yılmaz, köylünün ve çiftçinin aylardır ödemesini dört gözle beklediği destekleme ödeneklerinin ödenmemesi dolaysıyla mağdur olduklarını, bu nedenle sorunlarını demokratik yollarla gündeme getirmek için karar aldıklarını belirtti.
Haber ekleme saati: 13.48-27/02/2007
Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com
Şap hastalığı, bu gün toplanacak komisyon kararı ile netleşecek

Meydan boş bekliyor .. Bazı köylerde görülen Şap hastalığı dolaysıyla alınan karantına kararının bugün toplanacak olan, “Ardahan İli Hayvan Sağlık Zabıtası Komisyonu” tarafından kaldırılıp, kaldırılmayacağı yönünde karar verileceği duyuruldu.
Bilindiği gibi Ardahan Tarım İl Müdürlüğü Hayvan Sağlık Şube Müdürlüğünün uyarısı üzerine geçtiğimiz günlerde alınan karar doğrultusunda, şehirde bulunan tüm hayvan hareketleri, ikinci bir emre kadar durdurulmuştu. Hayvan pazarının ikinci bir emre kadar durdurulmasına tepki veren hayvan tüccarları karar üzerine İl Tarım Müdürlüğününü basarak, alınan karantina kararının bir an önce kaldırılmasını" istemişti. Alınan bilgilere göre bugün toplanacak olan Ardahan İli Hayvan Sağlık Zabıtası Komisyonu karantinanın devamı, yada bitirilmesi yönün de karar alacağı bildirilirken, kurul tarafından verilecek olan karar doğrultusunda il genelinde uygulanmak üzere geçici bir süre için kordon ve karantina kararının kaldırılması için bir araya gelerek kararını açıklayacak.
Haber Ekleme saati: 13.45-27/02/2006
Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com
IĞDIR'DAN HABERLER


27 Şubat 2007 Iğdır’da askeri araç devrildi: 6 yaralı

IĞDIR'ın Tuzluca İlçesi'nde askeri araç devrildi, 6 asker yaralandı. Yaralı erlerden durumu ağır olan Feyzi Kurt, helikopterle Erzurum Mareşal Fevzi Çakmak Askeri Hastanesi’ne sevk edildi. Kaza dün saat 16.15 sıralarında Tuzluca İlçesi'ne baglı Halıkışla Mevkiinde meydana geldi. Sorguçkavak Jandarma Karakolu'na gitmekte olan askerleri taşıyan araç, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu şarampole yuvarlandı. Kazada, erler Coşkun Gezer, Şeref Gürlek, Mehmet Akıncı, Serkan Esmer, Fazıl Yılmaz ve Feyzi Kurt yaralandı. Iğdır'daki 5'inci Hudut Alay Komutanlığı’nda tedavi altına alınan erlerden durumu ağır olan Feyzi Kurt, helikopterle Erzurum Mareşal Fevzi Çakmak Askeri Hastanesi’ne sevk edildi.
AŞIRI TİPİ VE HORTUM 25 KÖYÜ KARANLIĞA GÖMDÜ.

Direkler devrildi 2 gün önce yağan kar yağışı ile birlikte tipi ve hortum kırsal alanda 25 köyün elektrik direklerini devirerek elektrik kesintisine sebep oldu. Iğdır Elektrik Kurumu Müdürü Zafer Türüt'ün verdiği bilgiye göre Iğdır merkez Kervansaray köy gurubuna bağlı alibeyköy,mezra,karaçomak, küçek,nişankaya,harmandöven,asma ve kervansaray köyleri olmak üzere 8 köy .Tuzluca ilçesinde kırsal alandaki güllüce köy gurubuna bağlı 9 köy Gaziler köy gurubuna bağlı 8 köy elektriksiz kaldı. Köy Hizmetleri ile birlikte oluşturulan ekipler yıkılan direkleri kopan şebeke tellerini onarmak için çalışma başlattı dedi.elektriği kopan köylerden tuzluca ilçesi aliköse köyü muhtarı Tacettin Akgün 2 gün önce gece sulu kar yağışı başladı ardından şiddetli tipi ile birlikte gelen hortum köyümüzün elektrik direklerini yıktı kabloları kopardı 3 günden beri karanlıktayız dedi. Yine aynı güzergahta bulunan tuzluca ilçesine bağlı Karakoyun köy muhtarı Famil Çelik'ten ise 2 gün önce gece yarısı kar yağışının ardından büyük bir gürültü ile kopan fırtına ile hortum köyümüzün elektrik şebekesini ve tellerinin kopmasına elektrik direklerinin kırılmasına sebep oldu köyümüzün elektriğinin bir an evvel verilmesini beklemekteyiz dedi. İl Genel sekreteri Ferhat Akkuş kapanan köy yollarının özellikle taşımalı eğitim üzerinde bulunan köy yolları ile güvenlik açısından kırsal alandaki karakollarında yolunun açılmasına önem vermekteyiz ama doğal bir afet sonucu kapanan köy yolları ile birlikte tipi ve hortumdan elektriksiz kalan köylere hizmet gitmesi için yolların kardan temizlenerek ulaşıma açılması için gereken çalışmaları sürdürmekteyiz dedi.
TUZLUCA KAYMAKAMI ALİ İPEK KIRSAL ALANDA İNCELEMELERDE BULUNDU

Kaymakam köylerde .. Tuzluca Kaymakamı Ali İPEK, beraberinde Yol Şube Sorumlusu Yılmaz DEMİR’i de alarak köy yollarının durumunu yerinde görmek ve 2007 yılı KÖYDES çalışmaları için değerlendirmeler yapmak üzere Güllüce-Mollakamer-Abbasgöl-Aliköse-Ünlendi-Üçkaya köyü güzergahında incelemelerde bulundu.Ayrıca köy okullarındaki çocukların eğitim durumları hakkında bilgi almak için Abbasgöl ve Aliköse İlköğretim Okullarında da incelemelerde bulunan Tuzluca Kaymakamı Ali İPEK,okullarda yaptığı incelemelerde çocukların eğitim seviyeleri ile öğrenciler ve öğretmenlerin sorunları hakkında da bilgi aldı.
Ayrıca Kaymakam Ali İPEK’in 22.02.2007 tarihinde yapmış olduğu Gülüce- Mollakamer köylerindeki incelemelerde okula devam etmediklerini tespit ettiği 1995 doğumlu 5.sınıftan terk Elev BAKTEMUR, 1993 doğumlu 6.sınıftan terk Şabap BAKTEMUR ve 8. sınıftan terk Ömer YERLİKAYA isimli çocukların ailelerini de ziyaret ederek çocukların okula gitmeme sebepleri hakkında bilgi aldıktan sonra çocukların eğitimi için Kaymakamlık olarak gerekli yardımların yapılacağını belirtip, ailelerinin de rızasıyla bu 3 çocuğu evlerinden aldırarak Tuzluca İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne gönderdi. İlçe Milli Eğitim Müdürü Turkay OTAY’a da çocukların eğitimlerine devam etmesi için gerekli talimatları verdi. Tuzluca Kaymakamı Ali İPEK ‘in talimatıyla ailelerinin yanındayken eğitimlerine devam edemeyeceğini tespit ettiği Şabap BAKTEMUR 6.sınıftan, Ömer YERLİKAYA ise 8.sınıftan eğitimlerine kaldığı yerden devam etmek üzere Tuzluca Y.İ.B.O’ya yerleştirildi. Yine Elev BAKTEMUR’da 5. sınıfta eğitimine kaldığı yerden devam etmesi için Güllüce İlköğretim Okuluna gönderildi.
Konuyla ilgili bir de açıklama yapan Tuzluca Kaymakamı Ali İPEK;
“Okumak isteyen ancak imkansızlıklar sebebiyle okuyamayan tüm çocuklarımıza devletimiz sahip çıkmaktadır. Yeter ki bizlere bu konularda ulaşın, Bizler devletimizin temsilcileri olarak yardıma hazırız”dedi.
Haberleri ekleme saati: 12.37-27/02/2007
Haberler/Fotolar: Suat Deniz/Iğdır
Öğüt’ten Derneklere çağrı:
‘Bir tuvalette mi yaptıramıyorsunuz?!.

Ögüt köylere tuvalet yapılıp, medeniyet getirilmesi gerektiğine işaret etti.... CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt ve CHP İstanbul Milletvekili Ersin Arıoğlu, Ardahanlıları illerine tuvalet, abdesthane ve banyo yapmaya davet ettiler.
Mecidiyeköy Kültür Merkezi’nde Ardahanlı iş adamları ve dernek temsilcileriyle buluşan CHP Milletvekili Öğüt, "Bu utanç tablosundan köylünüzü kurtarın. Dernek gecelerinde eğleneceğinize bir tuvalet banyo da siz yapın" çağrısında bulundu. Ardahan’ın dört ayrı ilçesine paket banyo ve tuvalet kurduklarını söyleyen Ensar Öğüt, projenin köylüler tarafından ilgiyle karşılandığını anlattı. Öğüt, Doğu Anadolu’nun 16 ilinde yaşayan 6.5 milyon kişiden 2.5 milyonunun banyosu ve tuvaleti olmadığını belirterek, "Hani temizlik imandan geliyordu? İnsanlar Doğu Anadolu’da tuvalet ihtiyacını kışın ahırda yazın da tarlada gideriyor. Türkiye’nin bu durumunu götürüp AB fonlarından yardım almak istemiyoruz. AB uyarmadan bunları yapmamız lazım" dedi.
Haber ekleme saati: 02.35-27/02/2007
Hürriyet Yeliz ÖZ / İSTANBUL
Ardahan'ın köylerine tuvalet kampanyası

Mustafa DoluAkşam Gazetesi Yazarı. Geçtiğimiz hafta sonu CHP Ardahan Miletvekili Ensar Öğüt, İstanbul Milletvekili Ersin Arıoğlu ve Parti Meclisi üyesi Prof. Esfender Korkmaz, Ardahanlı işadamlarını ve sivil toplum örgütleri yöneticilerini Mecidiyeköy Kültür Merkezi'nde bir araya getirdiler.
İllerinin kalkınması için çeşitli projelerinin olduğunu belirten milletvekilleri, haklı olarak 'Köylerinize tuvalet, banyo, abdesthane yaptırın' çağrısında bulundular.
Ensar Öğüt, 'Oralar sizlerin yurdu. Oradan göç edip gelmiş olmanıza karşın, yazları oraya gidiyorsunuz. Bu sıkıntıları çekmiyor musunuz?
Akşam Gazetesi'nin köşe yazarı Mustafa Dolu'nun le aldığı yorumunu ve diğer yorumcularımızın yazılarını, sitemizin solunda bulunan 'EN YENİ MAKALELER" adlı köşemizin linkini tıklarak okuyabilirsiniz..
YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/
Ardahan’ın kurtuluşu ..

Fakir Yılmaz> Savaşların askeri birlikler arasında yapıldığını bilerek, Ardahan’da böyle bir savaşın yaşanmadığını yaptığımız araştırmada görüyoruz.
Yani savaş meydanında ordular karşı karşıya gelmeden Ardahan kurtulmuş. Aslında kurtulmuş demektense tazminat olarak verilen topraklar uzun yıllar sonra geri alınmış.
Yani buralarda kardeşçe iç içe yaşayan Gürcüler, Ermeniler ve Malakan denen Ruslar, gelen bir telgrafla bir anda bir birlerinin düşmanı kesilip, kimine göre Ermeniler, kimine göre Gürcüler, kimine göre ise de Ruslar bizimkilerini doğramaya başlamış, hatta camilere toplayıp yakmışlar..
Burasının çok karışık olduğunu ve de başımıza yeni bir dava açmadan geçerken benim tespitlerimde buralarda, öyle sanıldığı gibi harp meydanı kurulmadan birileri çekip gitmiş, giderken de kızıp yakmış, belki de önleri kesilmek istenmiş ..
Büyüklerimizin dediği gibi burayı geçip, işi tarihçilere bırakalım diyerek, burayı sukutçe ve yumuşaktan bir geçiş yapıyoruz..
Benim asıl üzerinde durmak istediğim konu Ardahan’ın bugün kü kurtuluşudur..
Bu kurtuluş adı da fakirlikten, yoksulluktan, siyasi boşluktan, göçten kurtuluştur ..
Bu nasıl olacak diye her gün kafa yoran bizler gibi birçoğumuzun gayretleri bazen Çamlıçatak’ın ormanlarında, bazen de Karonun suyunda, ya da Çıldır gölünün yanında ki kulübe mi, lokanta mı bilinmez Atalay’ın Yeri denilen yerlerde tartışılır. Damal'da ise bir elma ile dikilen kadehlerle dükkan ardiyelerinde ..
Bu gayretlerin ve de emeklerin, bol alkolü ve de kırmızı etli sohbetler yüzünden kafaları çakır keyif ettiği için o an konuşulanlar, rakının şişede durmadığı gibi konuşulanlarında beyinlerde durmadığına şahit olur, dururuz .. Bir daha ki 35’liği kim ısmarlayacak diyerek bitirdiğimiz o güzelim kurtuluş tartışmalarını..
Bunun yanı sıra bazılarımız da başta İstanbul’da olmak üzere, Ankara’da, İzmir’de ve de diğer kentlerde, Ardahan’ın nasıl olur bu halde kurtuluru tartışırız .
Bunun içinde o yol kenarlarında bulunan, falan ET LOKANTASI, filan KENDİN PİŞİR isimli yerlerde tez tez bir araya gelir, burada bir gram et alamadığı için bir yaz boyunca kaz çobanlığı yapan ninemizden aldığımız kazları da pişirerek, büyük şehirli olduğu için normal rakıyla değil Tekirdağ rakısıyla Ardahan’ı kurtarmaya çalışırız ..
Bazılarımız yukarıda saydığımız şıkları da içine alarak işi daha da büyütür, bulduğu dost akraba ile kurduğu bir Ardahan isimli dernekle, kendisine başkan dedirtir ve bu yol ile kendi öz çıkarlarını değil, toplumun sorunlarını çözmek için kendisine, FALAN DERNEĞİN BAŞKANI dedirterek kapıları aralar ..
Makamları ziyaret eder, bunu yaparken de müteahhit, işadamı yada bürokrat olduğunu da söz arasında belirtir ve halkının yararına bir çok işi de gelmişken alırız ..
Peki ya ÇANTACI DERNEKLER denilen yerleri, yurtları belli olmayan, 40 yıl aynı isimlerin başkan olduğu dernek ve de vakıfların çabasını göz ardımı edeceğiz?!.
Yok canım, onları ihmal etmek memlekete ihanet sayılır, hatta 301’den olmazsa da Ardahan’ın plakası da olan 75’ten yargılanırız bile..
Çünkü onlar ÇANTA lafını ileriye götürüp, omuzladıkları kara çantalı, bol paralıları seçimden seçime alır Ardahan’a gelir ve oylarımızı alarak memleketi kurtaramazsalar da, ya Şavşat’lı yı, ya Erzurum’lu yu, yada doğduğundan beri Ardahan’ı görmeyen saygın ve de büyüksbir hemşerimizi kurtarırlar ..
Hatta bu yetmez, hiçte utanmadan Ardahan’a gelip, çeperlerin dibinde tuvalet ihtiyaçlarını karşılayan akrabalarını yönlendirip, birilerine BAŞBAKAN diye bağırtırlar ..
Peki ya o buradan tortuyu bile bırakmadan, kazandığını sırtlayıp götüren ve buradayken ağa ismini alan, büyük kentler de iş adamı olanlara ne demek gerek?!.
Ya sonradan görmenin çıktığı yeri beğenmemesi ..
Onlar, gurbette sığınacak bir yer arayan burada ki insanları hemşeri adı altında toplayıp, kimisine güvenlikçi, kimisine taşeron adını taktırıp ele sömürtmeden kendilerine çalıştırdıktan sonra altlarına 4x4’ler alarak, köylerinde değil Yalova!da, Kandıra’da, Avşa’da ve adını sayamayacağımız bir çok yerde aldıkları yazlıklara çekilip, "Ardahan’ı nasıl kurtaracağız?" diye düşünerek, bir yaz boyunca kafa yorarlar, arada birde o buradan kalma kara vücutlarıyla da denizlere girip, çimerler ..
Evet Ardahan’ı kurtarmaya talip olanları sıraladığımız bu çok önemli ve de satır satır okunduğu takdirde konuya muhatap olanları azda olsa utandırmayacak yazımızı bitirirken, bizlerin ne yaptığına da bakmak gerek..
Tabi bizler burada kaldığımız için önce sınır bekçisi, sonra da, 'karını, kışını, buzunu çekeniz' diyerek, kendimize ad takar, kulüplerden çıkmayıp kapalı olan yolu dolaysıyla şehre gelmeyen köylünün derdine çare bulmak için Hoşgün, Okey, Tavla oynar akşamları da bir kadeh içer, masalar kurarız ..
Kimimiz ise gerek yazılarıyla, kimisi ise davranışlarıyla başlarını okşatıp, mutlu olurlar ..
Böylece akşam ya çakır keyifli yada abdestli olarak gittiğimiz evlerimizde karımıza hava atarız, "Vali beyleydim, Kaymakam’ın memleketi kurtarmak babında çok güzel projeleri var, falan müdür yaman adam’ diyer, aile için de çok önemli adam olarak kendimizi yutturur ve sabah siftah yapmayan dükkanda gün boyu sinek avladığımızı saklarız..
Evet, bazen de benim gibi oturur sabaha kadar memleketi kurtarma babında yazar, çizeriz.. Yazıp, çizdikçe de birileri tarafından çok sevilir, ya adliye misafir ediliriz, yada ekmek yemeyi, uykuyu unutup, bir paket sigarının ikiye çıktığını sabahın ilk ışıklarının camdan içeriye süzüldüğünü anlamayız ..
Ne edelim baba ya, kimi ele kimi bele bu memleketi elbet kurtaracak birileri bir gün çıkar, işte o zaman ikinci kurtuluşu hep birlikte kutlarız..
Ele değil mi yanı?!.
fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58
EK-arşiv haber 05/04/03/02/2007 Gününün Haberleri
Yazar Fakir
>Ardahan'da kış<font> <font face=
DSP Kars İl Başkanı Ahmetoğlu; UMUT DOLU YARINLARA HEP BERABER YÜRÜMELİYİZ

Bağ-Kur, memur ve işçi emeklilerinin son dönemlerde yaşamış oldukları sıkıntıları dile getiren DSP İl Başkanı Hasan Ahmetoğlu, AKP Hükümeti ne düşünüyor bilmiyorum ancak, Türkiye’de işçi,memur, bağ-kur ve SSK emeklileri perişan bir yaşam içindedir. Açlık sınırının altında bile olan bu insanlara maaş iyileştirilmesi neden yapılmıyor ? Ülkemizde hırsızlık, gasp, kap-kaç,ve fuhuş almış başını gidiyor. Bu olayların temel kaynağı yoksulluktur. Bunu AKP Hükümeti bilmiyor mu?
Emeklilerde mi sokaklarda kap-kaç ve hırsızlık yapsın. bunun yanı sıra Kars’ta ziyaret ettiğimiz esnaflar borçlarını ödeme sıkıntısı içerisinde şuan da en büyük ekonomik kriz yaşanmaktadır. Bu ekonomik krize Türkiye’de ve özellikle Kars’ta esnaf daha ne kadar dayanabilecek? Zengin esnaf her zaman olduğu gibi birini beş etmekte, küçük esnafta bu ekonomik şartlarda kepenk kapatmaya zorlanmaktadır diyen DSP İl Başkanı Ahmetoğlu, AKP Hükümeti bu kriz ortamına acil bir çözüm bulmalıdır diyerek, ayrıca bir sorun haline gelen Köy Hizmetleri konusuna da değinerek, yerel yönetimlere bağlanmasıyla sistemin iflas etmesi hükümetimiz dönemin de az bir bütçeyle çok iş yapılırken şimdi ise yüklü miktarda bütçe ayrılmasına karşın hizmet daha az yapılmaktadır. Buna örnek olarak ta DSP İktidarı döneminde daha çok yol asfalt yapılmış daha bir çok köye şebeke içme suyu götürülmüş. Bununla beraber Köy Hizmetlerinin araç parkı yenilenmişti.
AKP iktidarı Kars’ta kaç km asfalt yol yapmıştır?
DSP iktidarı döneminde ne partizanlık ne de etnik yapıya dayalı politika ve hizmet yapılmadığını da vurgulayan Ahmetoğlu, her zaman hizmet gitmesi gereken yere o hizmeti götürmeye çalışmışızdır. Bugün de Kars’ta şovenizm yapılmayan tek parti Demokratik Sol Partidir. Bu nedenle tüm hemşehrilerimizi Demokratik Sol Partide görev almaya davet ediyorum diyerek, ayrıca son dönemlerde ülkemizde kadınlara ve gençlere kapısını açan DSP kadın eli değsin politika temizlensin sloganıyla yola çıkan Demokratik Sol Parti kadınların, etkin siyasete katılmalarını istemektedir. Bununla beraber gençlere de görev alma çağrısı yapıyoruz. Siyaset tertemiz ve gençlerle dürüstçe yapılmalıdır diyen Ahmetoğlu, Türkiye’nin aydınlık yarınlara kavuşmasına ülkemizin tertemiz insanlarını hep beraber güç birliği yaparak, DSP çatısı altında iktidara yürüyelim dedi.
Haber ekleme saati: 15.02-05/02/2007
HABER/ SERHAT ERYOLCU/ KARS/Diyar2_7@hotmail.com
Ardahan incelemeye alındı

>Köy/Des<font> <font face=İnşaat sezonunda paranın su gibi aktığı, işlerin çoğunun yarım kaldığı Ardahan'da kamu kurumları incelenmeye alındı.
Ardahan'da bir çok kurumun incelemeye alınacağı öğrenilirken incelemenin başında Köy-Des projeleri olacağı bilgileri alındı.
Yolun kilometresi28 Bin YTL
Ardahan'da yaz aylarında yapılan Köy-Des projeleri ile ilgili olarak bir çok iddia ortaya atılmasına rağmen bir çok yol yapılmadan müteahhitler paralarını aldı.
Başta Göle, Hanak ve Damal olmak üzere yapılan tüm projelerde kaymakamlar ve birlik üyeleri arasında tartışmalar çıksa da kaymakamlar yetkilerini kullanarak işleri devam ettirdi.
Yollar ve su işleri yapıldıkça tartışmalar arttıkça kaymakamlar birlik üyeleri yok sayarak işleri devam ettirdi. 18 Milyon (Trilyon) YTL’ye yakın para ile yapılan projelerin çoğu yarım olmasına rağmen firmalar paralarının büyük bölümünü aldı. Ardahan'da bir kilometre yolun bedeli 28 Bin YTL’ye mal olurken Erzurum'da aynı yolun maliyeti 15 Bin YTL’yi geçmedi. Yapılan yolların çoğu ise eksik ve yanlış malzeme kullanılarak yapıldığı çoğu kes yapılan incelemelerle tespit edildi.
Göle'de işe başlamadan avans verildi
Göle’de yapılan grup yol ihalesinde şartnameye koyulan 50 Kamyon ve 10'a yakın iş makinesinin şirketin öz malı olması ibaresi bir çok firmayı ihaleye teklif sunmadan ihale dışı bırakırken ihaleye tek bir firma girerek işi aldı. İşi alan ÖDF Yılmazlar adlı firmaya ihaleyi aldıktan birkaç gün sonra 525 Bin YTL avans ödendi. 60’a yakın aracı olan firma işe başlamazken firmaya ihaleden 10 gün sonra kiralık araç kullanma izni verildi. Ödf Yılmazlar adına alınan ihale Kaya İnşaat'a ait 20 araç ile yapıldı. Bu olay Ardahan basınında sık sık yer alması ortamı gererken birlik üyeleri ve Göle Kaymakamı arasında tartışmalar çıktı.
Hanak ve Damal'da durum aynı
Hanak ve Damal'da yapılan ihalelerde ise durum pek farklı değildi. Birlik üyeleri ve kaymakamlar arasında sık sık tartışmalar çıkarken sorunlar basına sızdırılıyordu. Kaymakamların birlik başkanı olarak yetkilerin kullanmaları işleri tek başlarına yürütmeleri sorunlara neden oludu. Birlik üyeleri ödemelere onay vermediler. Küfürleşmelere kadar giden olayların ardından firmaların çoğu parlarını alırken yarım kalan kısımlar için küçük meblağlar firmalara ödenmedi.
Bakan’a şikayet edildi.
Yaşanan sorunları Vali ve Milletvekillerine şikayet eden il genel meclisi üyeleri bir sonuç alamazken şikayetlerini bakanlıklara ulaştırdılar. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın Ardahan ziyareti sırasında İl Genel Meclisi Üyesi Bagali Demir yaşanan sorunları sözlü olarak Bakana bildirdi. Halk Eğitim Merkezi’nde yapılan toplantıda vatandaşların aynı konuyu ardı ardına dile getirmesinin ardından Bakan bu konu ile bizzat ilgileneceğini ve bu yönde İl Genel Meclis Üyesi Begali Demir’den ayrıntılı bir dosya hazırlamasını istedi.
Yollar standartlara uygun değil
Ardahan'da yapılan yol çalışmalarının çoğunun standartlara uygun olmadığı tespit edilirken firmaların çoğunun paralarını aldığı bilinmekte. Yapılan yollarda başlıca çıkan sorunlar ise Diranajların standartlara uygun olmaması, yeterli dolgu yapılmamış olması, gösterilen ocakların dışında ocaklardan malzeme çekilmesi, yol genişliğinin eksik olması, ve daha bir çok eksik kontrolörler tarafından tespit edimsine rağmen ödemelerin yapılması.
İşlerin suçlusu basın
Yapılan işlerle ilgili olarak bir çok iddia Ardahan kamuoyunda dolaşırken bu işlerle ilgili olarak yapılan incelemelerde suçlu olarak basın gösterildi. Yapılan yollardaki eksikleri gündeme getiren basın mensupları bir taraftan müteahhitler tarafından tehdit edilirken diğer taraftan da tekzip edilerek yalanlandılar. Yapılan yollar ve harcanan paranın miktarı ise ortada olmasına rağmen kimse inceleme yapma gereği duymadı. Erzurum'da yolun kilometresi 15 Bin YTL yi geçmezken Ardahan ovasında yol yapmak iki katına mal oldu.
Haber ekleme saati: 14.59/05/02/2007
Haber: Bülent Kılıç Foto: Fakir Yılmaz
Herkesin gündemi kendisine!..

Ardahan şehrinin ilçe ve de köylerini tanıtmaya çalışan, internet dünyasında bulunan Web siteleri her geçen gün artarken, bu sitelerin incelemesinde ortaya çıkanın, olay gözden kaçmıyor. Gözden kaçmayan olayı saptamaya çalıştığımda, herkesin kendi gündemiyle uğraştığı görülmektedir.
Posofluların Ahıska’yı ve Ahıska Türklerini tartıştığı, Çıldırlıların ise yeni yeni oluşmaya başlayan Terekemeler birliğini, Gölelilerin Ardahan’la olan kopukluğu ve de Kaşar Festivali’ni tartıştıkları ilk etapta görülürken, Hanak ve Damal’ın bu yönde sessizlik içinde olduğu gözlenmektedir.
Çok fazla internet sitesinin bulunmadığı bu iki ilçemizin olan siteleri de aylar, hatta yıllar önce güncellendiği ve de öylesine bırakıldığı görülen diğer önemli bir konu olmakta.
Posofluların Türk milliyetçiliğini işledikleri bir süreçte Çıldırlıların Tereke milliyetçiliğini ön plana çıkarmaya çalıştıkları sitelerinde en çok ilgi gören site bölümlerinin ziyaretçi defterlerinde ki tartışmalar dikkat çekiyor.
Çoğunluğu tanıtım ve resim ağırlıklı olan sitelerimizin dikkat çeken diğer bir yönünü ise, hemen hepsinin kendilerine özel internet radyo linkleri kurup, bu radyolarında yine yöre müziklerini işlemeleri gezlerden kaçmıyor.
Haber ekleme saati: 01.13-05/02/2007
Haber/Araştırma: Saddam Doğu Yılmaz
Kaşar Festivalinin tarihi belli oldu

>11. Göle Kaşar Festivalinde bir görünüm<font> <font face=Her yıl Temmuz ayında yapılan Göle Kaşar Festivali’nin bu yılkı etkinliklerinin tarihi belli oldu.
Ardahan’da düzenlenen festivallerin ilki olma özelliğini taşıyan ve bölgenin hayvancılık potansiyelinin ülke ve dünya kamuoyunda tanınması için düzenlenen Göle Kaşar Festivali’nin bu yıl ki 12. etkinliğinin 13-14-15 Temmuz günleri yapılacağı duyuruldu.
Konu hakkında yapılan açıklamada Göle Festivali’nin tarihinin erkenden duyurulmasının amacının, Göle Kaşar Festivali’nin bölgede yapılan diğer festivallerle aynı günlere gelmemesi için olduğu belirtilirken, diğer festivaller olan Ardahan Bal, Çıldır Göl, Posof Aşıklar ve Damal Atatürk festivallerine ev sahipliği yapanların festival günlerini aynı güne getirmemesi için olduğu da bildirildi.
Haber: Fakir Yılmaz Kaynak: goleden.gen.tr
Seçim yaklaştı, dernekler yine gözde oldu ...

Yaklaşan genel seçimler öncesi ısınmaya başlayan politik sahnede her türlü oluşumu değerlendirmeye başlayan partiler metropollerde bulunan yöre derneklerini yeniden hatırlamaya başladılar.
Seçimden seçime hatırlanan ve yöneticilerinin baş tacı edildiği dernekleri sıkça ziyaret etmeye başlayan siyasi parti temsilcileri en son olarak Kayseri’de bulunan Kars Ardahan Iğdır Derneğini ziyaret ederek, derneği çalışmaları ve sorunları hakkında bilgi alırlarken, kendi partilerinin propagandasında yapmayı ihmal etmediler.
Kayseri DYP İl Başkanı Mustafa Eraslan, İl Başkan Yardımcısı Mehmet Bayraklı ve Kocasinan İlçe Başkanı Ramazan Polat ile birlikte Kayseri Kars, Ardahan ve Iğdırlılar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Mustafa Önk'ü ziyaret etti. Dernek üyelerinin de hazır bulunduğu ziyarette konuşan Başkan Mustafa Önk, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Mustafa Eraslan'a teşekkür etti. Siyasi partilere eşit mesafede olduklarını belirten Önk, "Önümüzde bir seçim var. Seçimin huzur içinde geçmesi için sivil toplum örgütü olarak üzeremize düşen görevi yapacağız" dedi.
Haber ekleme saati: 22.03-04/02/2007
Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

Damal bebekleri oyuncak değil, inanç bebeğidir!.

>Damal Bebeği<font> <font face=“Acı çekmek, tükenmez bir ilham kaynağıdır bizim ayazlı ve yoksul memleketlerimizde… Ve dünyanın her yerinde, nerede kesintisiz bir acı varsa, orada o acıdan kaynaklanan bir eser meydana çıkıverir. Bizim yoksulluğumuzu, sıkıntımızı, kederimizi ve unutulmuşluğumuzu kendi desenlerine katan Damal Bebekleri de bizim eserimiz, üşümüş ellerimizin eseri...” diyen Ardahan’ın Damal Belediye Başkanı Gülcemal Fidan kamuoyunda Damal Bebekleri olarak bilinen bebeklerin, oyuncak bebek değil, bir inancın simgesi olduğunu belirtti.
GSM sıralamasında Türkiye’nin birinci yoksul ilçesi olan Ardahan’ın Damal İlçesi, Atatürk'ün yılın belli tarihlerinde Y. Gündeş Dağlarına yansıyan Silueti ile tanınmasının yanı sıra 1996'da Japonya'daki 'El emeği, göz nuru yarışması'nda birinci seçilen Damal Bebekleriyle de biliniyor.1995'te dönemin Başbakanı Tansu Çiller'e hediye edilmesiyle Türkiye çapında tanınan ve bu gelişme ardından açılan kurslarda yöre halkına eğitim verildi ve bebeklerin seri üretimine geçildi. Damal Bebekleri, şimdi yoksul ilçenin umudu durumunda olurken ilçenin CHP’li, Öğretmen Belediye Başkanı Gülcemal Fidan bebeklere oyuncak bebek olarak bakılmasına karşı çıkıyor. “Damal Bebekleri bir oyuncak değildir. Damal Bebekleri bir inanç bebeğidir. Damal Bebekleri bir kültür bebeğidir. 1000 yıl ömrü vardır. Desenleri, burada yaşayan insanların acısını taşımaktadır. Buradaki zor hayat şartlarını ifade etmektedir. Damal Bebekleri, bizim acı çeken yanlarımızdır.” diyor.
Damal’ın, unutulmuş ve yoksul halinin, her yılın 15 Haziran ve 15 Temmuz tarihleri arasında görülebilen Atatürk’ün siluetinin ortaya çıktığı günlerde ancak sorulup, tartışıldığını ve kısa bir süre sonra yeniden unutulduğuna dikkat çeken Belediye Başkanı Gülcemal Fidan, “Bölge 1876 -1920 tarihlerinde Rusların istilasına uğrayıp, halen halk arasında 93 Harbi olarak bilinen Osmanlı Rus savaşında 44 yıl istila ve Rus zulmü yaşamasına rağmen Türklük onur ve töresinden taviz vermemiştir. Kazım Karabekir Paşa komutasındaki Türk Ordusu Rus Ordusunu yenilgiye uğratıp 3 Mart 1921 yılında bölge ile birlikte Damal Türk hâkimiyetine kavuşmuştur. İşte bu acı ve kederlerin biriki ve bugün yaşadığı fakir ve yoksulluğun yansımasıdır Damal bebeklerini ortaya çıkaran. Çünkü, o bebekler oyuncak olarak değil, bölge insanının acısını yansıtır, güzelliğini yansıtır, ağlamasını ve de sahipsizliğini belirten renklerle süslenir. Bu nedenle Damal Bebekleri oyuncak değil, âdete birer inanç bebeğidir’ dedi.
Haber ekleme saati: 05.02/04/02/2007
Haber: Fakir Yılmaz Kaynak: www.siyasalbirikim.com.tr
KAI’de sadece Ardahan’ın adı var ..

>Av. KAI Logo<font> <font face=Merkezi İstanbul’da bulunan Kars-Ardahan-Iğdır Vakfı’nın ismini oluşturan Ardahan ve Iğdır’dan ziyade en çok Kars’a yönelik çalışmalar yaptığı yönünde ki ciddi iddialar vakfın internet üzerinde yayınlanan sitesinde de ortaya çıkıyor.
503 öğrenciye burs verdiğini iddia eden KAI Vakfının burs verdiğini öne sürdüğü 503 öğrencinin, 13’ü Ardahanlı olurken, sadece 4’ü Iğdırlı olması dikkat çekiyor.
Bir süre Eğitimci Yıldız Laçinel’in başına geçip, yaşanan bu durumu, Gazeteci Ümit Kılıç’a yaptığı açıklamayla da bu durumu adeta itiraf ederken, KAI’nin Ardahan ve Iğdır’ın Kars’tan ayrıldıktan sonra kurulan vakfın kuruluşundan 2004-2006 yılları arasında yaptığı çalışmaların büyük bölümünün de Kars’a yönelik olduğu gözlendi.
Vakıf’ın yaptığı çalışmalar arasında, 11 eğitim kuruluşu Kars’a yapılırken, Ardahan’a 2 tane Ardahan’a yönelik olurken Iğdır bu sıralamada yer almadı.
Vakfın, ‘İz bırakanlar’ linkinde de Ardahanlı ve de Iğdırlı bir isme yer vermediği görülürken, Ardahan ve Iğdır’da yapılan kurtuluş törenlerine hiç denecek kadar katılmayan KAI yöneticilerinin Kars’ta yapılan hemen her türlü etkinliğe katıldıkları da gözlenen faaliyet raporlarında, kültürel ve de bölgeye yönelik hiçbir projesi olmayan KAI Vakfının adeta bir lortlar kamarası şeklinde tabana inmemesinden de şikâyet var.

***Derneklerde de durum farklı değil!..

Adı, Kars-Ardahan-Iğdır olmasına karşın ismine yakışmayan Kars taraflılığıyla dikkat çeken KAI Vakfı gibi aynı adı taşıyan Kars-Ardahan-Iğdır Derneklerinde de durumun farklı olmadığı görülmektedir. Bir çok KAI Derneğinin yöneticisinin yıllardın Kralsılardan oluşurken, derneklerin etkinliklerinde, KAI Vakfında olduğu gibi burada da Kars’a yönelik çalışmaların daha çok olduğu görülmektedir.
Haber ekleme saati: 04.22-04/02/2007
Haben/Araştırma: Fakir Yılmaz
YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/Zambiya’da neler oluyor?

>Fakir Yılmaz<font> <font face=Vilayetimiz olan Ardahan’da ki sorun ve sıkıntıları dile getirmemizin bize pahalıya mal olduğunu biraz geçte olsa anlamaya başlıyor gibiyiz.
Çünkü, bu kenti yazmak, bu kentte yaşananları yorumlamak adeta suç haline geldiğini, postacının her gün kapıdan içire girip, bize verdiği sarı zarflarda çıkan beyaz kağıtlarda, ‘gereği düşünüldü’ satırlarıyla biten nağmelerden anlaşılıyor..
Gazetecilik yaparken top yükün bir savaşta olduğumuzu hissettiğimiz bir süreci yaşarken, bizim elimizde kalem, onların elinde ise her şeyin olduğunu da görüyoruz..
Yani anlayacağınız bu savaşta, yani gazetecilik yaparken eli mizin bir hayli zayıf olduğunu, yanımızda olan halka ve de okura rağmen işimizin bir hayli zor olduğunu anlıyoruz.
Ve, düşünüp yeni bir taktik izleme kararı alıyoruz, karşı cehpenin yeni saldırılarına karşı direnmenin yolunu ararken.
Gerçi, bu ağır süreçte yanımızda görünüp, kayıp ettiğimiz cehpelere bakıpta bunun hiçte öyle olmadığını çıkarları uğruna bizi terk edenlerden de görüyoruz ya neyse..
Ne yapmalı diye düşünürken Dünya’da bizden daha beter olan ve de yazılması gereken yerlerin olduğunu öğreniyoruz.
Orada da sorunlar var, gazeteciler var, yazanlar var ve de duymayanlar var diye bakarken bizimde Ardahan’ı değil, onları yazmamızın en iyisi olacağını düşünüyoruz.
Çünkü, dünya halklarının kardeş olduğunu ve de sorunlarının aynı olduğunu görerek diyoruz ki; Ardahan’da yazıp başımıza işler açmaktansa, daha evrensel olup alacaksak büyük işler almalıyız bu belalı başımıza..
Ne gerek var bu küçük kente yazıpta başımıza işler açıp, adliye kapılarından ayrılmayıp, kendimizi yormaya..
Biz bundan sonra Zambiya’yı, Angola’yı ve uzak diyarlarda olan perişan halkları yazmalıyız.
‘Onlarında, yolları, suları yok, onlarında sınır kapıları sorunu var, onlarda bizim gibi siyasilerinin ilgisizliği, sivil toplumlarının duyarsızlığı var.’ diyerek.
Hem onları yazarken sanırım davalar edilip, mahkemelik olmayız, tekzip yemeyiz, gazetemizi toplattırmayız sadece bir iddia yüzünden milyonluk cezalar almayız belki de..
Evet şu Zambiya’da neler oluyor bir bakalım, hem de nerede olduğunu ve nüfusunun ne olduğunu, kimlerin yaşadığını öğreniriz değil mi?!.
Zambiya Cumhuriyeti, Güney Afrika'da, denize kıyısı olmayan bir ülkedir. Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Tanzanya, Malavi, Mozambik, Zimbabve, Botsvana, Namibya ve Angola ile komşudur. Adını Zambezi Irmağından alır, eski adı Kuzey Rodezya'dır. Ülke yüksek platolardan ve kısmen dağlardan oluşur, tropikal iklimi vardır. Nüfusun %70'inden fazlası yoksuldur. HIV/AIDS, en büyük sağlık sorunlarından biridir. Zambiya'da 630.000 AIDS öksüzü çocuk vardır (Eylül 2005). Ülkenin ekonomik geliri büyük ölçüde bakır madenlerine dayanagelmiştir. Ancak yatırımların azlığı nedeniyle bakıra bağımlılıktan kurtulmak için 2000'li yıllarla birlikte tarım, turizm, elmas ve su gücü alanlarında projeler geliştirilmektedir...

**TGRT'yi kutluyorum

Ardahan’da haber için oturduğumuz bilgisayarımızın başında gazetecilik yaparken elimiz ve ayağımızın soğutulduğu bir dönemi yaşarken, dün TGRT’nin Ardahanlı hemşerimiz/meslektaşımız Doğan Şentürk isimli muhabirinin imzasıyla yaptığı habercilik karşısında yeniden, bu işi yapmamız gerektiğine inandım.
Çünkü, TGRT gerçekten yılın haberciliğini yapmış, beni dahil tüm gazetecileri kıskandırmıştı.
TGRT’nin ortaya çıkardığı rezilliği sonra tartışalım diyerek yeniden meslektaşlarımı kutluyorum. Çünkü gündemi sarsan bir habercilik örneğiydi, bu sarsılmada bakalım kimler düşecek yere diyerek..
fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58

KÖY/DES İhaleleri nedeniyle Kaymakamları şikayet etti ..

>Fakir Yılmaz<font> <font face=Ardahan’da günlük olarak yayınlanan Kuzey Doğu Anadolu Gazetesi isimli gazetenin yazı işleri Müdürü Fakir Yılmaz AKP Hükümetinin ülke genelinde büyük proje olarak sunduğu ve kamuoyunun adına KÖY/DES dediği projenin Ardahan kısmında yaşananlar hakkında cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulundu.
Gazeteci Fakir Yılmaz Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği 2007/140 sayılı şikayet dilekçesinde, KÖY/DES projesinin uygulaması esnasında bir çoğu AKP’li olan İl Genel Meclis Üyelerinin ve köy muhtarlarının şikayetlerinin basında ve kamuoyunda tartışıldığını ve bu nedenle Cumhuriyet savcılarının işlem yapıp yapmadıklarını sorarak, Ardahan’ın üç ilçe kaymakamından şikayetçi olduğunu belirten dilekçesinde KÖY/DES projesi uygulamasında bir çok ihmal, usulsüzlük ve yolsuzluğun olduğunu da öne sürdü.
Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığına ve İçişleri Bakanlığına verdiği dilekçesi aynen şöyle;

***Cumhuriyet Savcılığına/Ardahan

Ben Ardahan ili merkezinde yayınlanan Kuzey Doğu Anadolu isimli gazetenin yazı işleri müdürlüğünü yapmaktayım.
Mesleğim gereği bir çok haber yaptığım gibi Ardahan ilinde uygulanmasına devam edilen ve adı kamuoyunda KÖY/DES Projesi olarak bilinen projenin uygulanması sırasında yaptığım haberler ardından Göle ve Hanak kaymakamlığı tarafından tekzip aldım. Damal Kaymakamı tarafından da şikâyet edildim.
Ancak; Göle Kaymakamı Şaban Akça’nın, Hanak Kaymakamı Abdul Kadir Duran ve Damal kaymakamı Mehmet Yıldız hakkında başta Ardahan AK Parti İl Genel Meclis Üyesi Begali Demir ve DYP Hanak İl Genel Meclis Üyesi Oktay Arslangörür olmak üzere bu konuda bir çok şikayetleri olmasına karşın ve bizim bu iddiaları yazıp, kamuoyuna bildirirken ihbar ettiğimizde gerek savcılığınızca gerek Ardahan valiliğince hiçbir soruşturmanın yapılmadığını görmekteyim. Kaldı ki Ardahan valiliği bu yönde ki iddialar karşısında hep susmuş, bugüne kadar bir açıklama yapma gereği bile duymamıştır.
Halbu ki; yukarıda ismi geçen İl Genel Meclis Üyeleri gibi AK Parti Göle İl Genel Meclis Üyesi ve Ardahan İl Genel Meclisi Başkanı Yıldırım Karakoç tarafından bize verilen demeçler gibi Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’a da iletmiştir.
Bunun yanı sıra yine Göle İl Genel Meclisi Üyesi İlyas Öztürk’ün de bu yönde bir çok iddiası vardır. Bu ve diğer İl Genel Meclis Üyelerinin öne sürdüğü ve bu para harcanırken Birlik Üyesi olan Meclis Üyelerinin imzalarının dahi alınmadığı yönünde ki iddialar vardır.
İsmi geçen şahısların yanı sıra Göle, Hanak, Damal ve diğer ilçelerinin köy muhtarlarının da kaymakamların, KÖY/DES işleri esnasında bir çok usulsüzlük yaptıklarını ileri sürmüştürler.
Bu iddialar benim Yazıişleri Müdürlüğünü yaptığım Kuzey Doğu Anadolu Gazetesin de olduğu gibi Ardahan’da yayınlanan diğer yerel gazetelerde ve de ulusal gazetelerde de yayınlanmıştır. Bu gazetelerin istenmesi halinde, Ardahan Valiliği Basın Müdürlüğü arşivlerinde bu gazeteler mevcuttur.
Kaldı ki bu yönde yapılan şikâyetler üzerine bölgeye iki müfettiş gelmiş, olay ve iddialar incelemeye alınmıştır.
Ekte sunduğum gazete fotokopisinde de görüleceği gibi ortaya atılan bir çok ciddi iddiaya karşın kimsenin bu konuyla ilgilenmediği gibi, suçlanan kaymakamlar hakkında ciddi bir kovuşturma, soruşturma yapılmadığını görmekteyim.
Bu yetmez gibi Göle Kaymakamı Şaban Akça, Hanak Kaymakamı Abdul Kadir Duran ve Damal Kaymakamı Mehmet Yıldız tarafından kendi haklarında iddiaları öne süren şahısları değil beni şikayet edip mağdur ettikleri için şikayetçiyim.
Eğer böyle bir durum yoksa kaymakamların KÖY/DES ile ilgili yaptıkları çalışmaları getirip, huzurunuzda ortaya koyup, belgelemelidirler.
Bu nedenle savcılığınızın ve bakanlığınızın bu konuda bir inceleme yaparak, ortaya atılan iddiaların araştırılmasını ve gerçeklik payının olup olmadığını ortaya çıkarılmasını ve kaymakamların sürekli olarak beni şikayet edip, adeta baskı altına almaları konusunda bir gazeteci, bir vatandaş olarak şikayetimin incelenip, araştırılmasını saygılarımla arz ederim.02/02/2007 Fakir Yılmaz/Ardahan

Cavit Çetin’in yazı dizisi bizi olduğu gibi herkesi düşündürmelidir/Özkan Karakaya

>Özkan Karakaya<font> <font face=Geçtiğimiz günlerde Ardahan'da yayın yapan Kuzey Doğu Anadolu isimli yerel gazetede, ilimizde mevcut olan sorun ve sıkıntıların çözümü adlı haber, bana göre tüm duyarlı Ardahan'lıların tekrar tekrar okuyup irdelemesi gerektiğini düşünüyorum. Ardahan ilinde mevcut sorunların deklare edilmesi konusunda Ardahanlı iş adamı Cavit Çetin kaleme aldığı yazı dizisi, bölgemiz ve ilimizde son yılların birikmiş sorunların çözümü noktasında objektif bir bakış sergilemektedir. Çetin ele aldığı yazı dizisinde gerek çözüm gerekse çözümsüzlüklerin nedenini en ince ayrıntısına kadar dikkate almış. İlimizin sorun ve sıkıntılarını 5 ana temelde masaya yatırılması gerektiğine değinen Çetin, geri kalmışlığın aslında kaderimizin olmadığı ve yılların vermiş olduğu talihsizlik ve ilgisizlikten kaynaklanan sorunlar olduğunu açıklıyor. İlimizde sorunlarımızı meclise taşıyacak Milletvekilinin olmadığından da yakınan iş adamı Cavit Çetin, “Bizim sorunumuz aslında bir takip sorunudur. Her seçim döneminde meclise gönderdiğimiz değerli vekillerimiz de bu sorunları biliyor ve buraya geldiklerinde bizlerle paylaşıyorlar fakat bu sorunları mecliste hangi sıklıkta dile getirip takibini yapıyorlar. Açıkçası yeterli derecede gayret sarf edip takibini yaptıkları konusunda emin değilim değerli dostlarım. Hükümetimiz, sayın valimiz, değerli kaymakamımız, milli eğitim müdürümüz ve diğer kamu görevlilerimiz elinde gelen çabaları gösterseler de sonuçta bir yere kadar, bundan sonrasını götürebilecek vizyon sahibi memleketi için her şeyini feda edebilecek kadar cesur ve vatanperver siyasetçilere ihtiyaç vardır” derken ilimiz sorun ve sıkıntılarını 5 ana temelde masaya yatırıp çözüm üretmeliyiz diyerek yapmış olduğu çalışma sonucunda ortaya çıkan fikirlerini kendi köşemde okuyucularımla yeniden paylaşmak istiyorum. İşte iş adamı Cavit Çetin’in Ardahan ili için kaleme aldığı 5 ana temel sorun ve çözümü,

***Hayvancılık ve Tarım

“İlimizin en önemli ekonomik faaliyet alanını oluşturan hayvancılık, özellikle son 15-20 yıllık süreç içersinde oldukça geriye gitmiştir. Gelişmiş ülkelerin bir çoğunda sanayi önemli bir ekonomik kaynak olmakla birlikte tarım alanlarındaki gelişmelere verdikleri önem ise hiç de az değildir. Batılı ülkeler gelişmişliklerini tarımla ilgili sorunlarını çözdükten sonra yüzlerini sanayi toplumuna dönmeleri sonucuna borçludurlar. Bizde ise politikacılarımızın sorunları yerinde değil de, masa başında işi çözme kabiliyetleri ( ! ) sebebiyle sorunlarımız daha da çıkılmaz hale gelmiştir. Açık açık belirtiyorum arkadaşılar; Başlangıçta biz tarım toplumuyduk. Doğa bize bu hakkı vermişti. Demişti ki: Size ben tarım ve hayvancılıktan ekmek yemenizi nasip edeceğim. İlk önce bu konuda uzmanlaşın, bu konuyla ilgili sorunlarınızı çözün. Daha sonra sanayi toplumu olmanız için alt yapınız kuvvetli olur demiştir. Biz ne yaptık tarım ve hayvancılıkla ilgili sorunlarımızı çözmeden, sanayi toplumu olma sevdasına düştük. Geldiğimiz nokta ise belli; Ne tarım toplumu olabildik, ne de sanayi toplumu olmayı becerebildik. Ama hiç bir şey geç değildir. Gerekli alt yapı çalışmasıyla özellikle hayvancılık konusunda gerekli gelişmeleri gösterebilir, yeni iş alanları yaratabiliriz. İlimizin ekonomisini canlandırmada öncelikli sektör olan hayvancılığın, hayvansal üretime dayalı sanayi ile desteklenmesi gerekmektedir. Böylece hem hayvansal üretimde zamanın şartlarına uygun üretim yöntem ve teknikleriyle üründe verim, kalite artırılacak hem de sanayi alanında gelişmemiş olan yörede sanayi canlanacaktır.Türkiye büyükbaş hayvan varlığının % 2.56’sının Ardahan’da bulunduğu düşünülürse, yörenin et, süt ve deri işleme gibi hayvansal üretime dayalı sanayi tesislerine hammadde sağlayacak potansiyele sahip olduğu görülecektir”

***Sanayi

“Bir bölgenin kalkınmasında en önemli faktörlerden birisi de sanayileşmedir. işletmenin verimli ve kârlı olabilmesi için kuruluş yerinin önemi büyüktür. Her şeyden önce mal üretebilmek için gereken hammaddeyi ucuz ve kolaylıkla sağlayabilecekleri bölgeleri tercih ederler. Üretilen malın kolaylıkla pazarlanabilmesi için kuruluş yerinin pazar merkezlerine yakın ve ulaşımın kolay olması gerekmektedir. Çalışacak insan gücünün de bol ve ucuz olması, özellikle kalifiye elemanın kolaylıkla sağlanabilmesi önemlidir. İşletmelerin kuruluş yeri seçiminde dikkat ettikleri bir diğer husus da Organize Sanayi Bölgesi ve Küçük Sanayi Sitesi gibi altyapı yatırımları götürülmüş özel sanayi alanlarının bulunmasıdır. Bütün bu koşullar göz önüne alındığında memleketimizin bir işletme olarak gerek ekonomik gerekse doğal faktörler açısından çekici bir merkez olmadığını görmekteyiz. Bu nedenle Ardahan, bugüne kadar sanayi alanında yeterli gelişimi gösterememiştir. Ülke genelinde belli avantajlara sahip bölgelerin sanayileşme açısından hızla gelişmesi, bu bölgelerle diğer bölgeler arasında gelişmişlik farkını açmaktadır. Bu durum, ülke içerisinde sosyal ve ekonomik anlamda çeşitli sorunların doğmasına yol açmaktadır. Ardahan gibi sanayileşme konusunda birtakım dezavantajlara sahip bölgeler için özel projeler geliştirilerek uygulamaya konulması, hem bölgeler arasındaki gelişmişlik farkını ortadan kaldıracak hem de bahsedilen sosyo-ekonomik sorunların çözümüne katkı sağlayacaktır. Ardahan’daki üretim potansiyeli dikkate alındığında, özellikle tarımsal üretime dayalı sanayi tesislerini besleyebilecek bir potansiyele sahip olduğu görülmektedir. İlde sanayinin gelişmesi için tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin iptidai usullerden kurtarılarak modern ve verimli işletmecilik yöntemleriyle üretimde miktar ve verimin artırılması, Organize Sanayi Bölgesi ve Küçük Sanayi Sitelerinin kurularak ildeki sanayi altyapısının tamamlanması gerekmektedir”

***Posof Türkgözü ve Çıldır Aktaş sınır kapısı

“Bir serhat şehri olan Ardahan, doğu komşularımızdan Gürcistan ve Ermenistan ile sınırdır. 1990’lı yıllarda bu ülkelerde meydana gelen rejim değişiklikleri ilimiz için yeni bir imkan doğurmuş, bu dönemde Gürcistan ile Ardahan arasında ticari ve sosyal ilişkiler gelişmiştir. Ardahan ile Gürcistan arasında biri Posof Türkgözü diğeri Çıldır Aktaş olmak üzere iki sınır kapısı bulunmaktadır. Posof ilçemiz sınırında bulunan Türkgözü Gümrük Kapısı 1995 yılında faaliyete geçmiştir. Çıldır İlçemiz sınırında bulunan Aktaş Gümrük Kapısı ise Gürcistan tarafında bulunan eksiklikler nedeni ile henüz faaliyete geçmemiştir. Gürcistan sınırında bulunan bu kapılar bu ülke ile sınır ticaretini gündeme getirmiştir. Sınır ticareti sınır illeri ile bunlara komşu olan illerin ihtiyaçlarını karşılanması amacıyla karşılıklı olarak yapılan ticari işlemlerdir. Bu ticaretin amacı; bölge halkının ihtiyaçlarını sınır bölgelerinde kısa sürede ve daha ucuza temin etmesi, istihdamın arttırılması, bölge halkının refah düzeyinin yükseltilmesi ve bölge ekonomisine canlılık getirilmesidir. Özellikle 1997yılından sonra ilimizin ticari hayatında büyük bir canlılık meydana gelmiştir. Özellikle ilimize sınırsız miktarda motorin ithal etme izninin verilmesi esnafımızın büyük çoğunluğunu bu işle uğraşmasını sağlamıştır. 1998 yılının ortalarına kadar yoğun şekilde devam eden ve ilimizin ekonomisine önemli miktarda para girişi sağlayan motorin ithalatı il genelinde diğer sektörlerde de canlılık getirmiştir. Özellikle inşaat sektöründe gözle görülür bir kıpırdanma olmuştur. Ancak önceleri vergiden muaf olarak yapılan motorin ithalatına Bakanlar Kurulu’nun kararı ile vergi ve fonların % 80’e çıkarılması, ayrıca ithal edilen motorinin il ihtiyacı fazlasının il dışına çıkarılmasının yasaklanması ile motorin ticareti durmuş ve ilimizde meydana gelen canlılık azalmıştır”

***Kars-Tiflis-Bakü Demir Yolu

“Diğer önemli konu ise İlimizin komşu ülkelere ve yurtiçi ulaşımını ilgilendiren, bölgemize hem ekonomik hem de turizm açısından canlılık getireceğine inandığımız Kars-Tiflis-Bakü Demir Yolu bağlantılarından birisinin de ilimiz sınırları içersinde olmasıdır. Bu istek bölge halkımızın şimdiye kadarki kötü talihini bir nebze olsun değiştirecek bir istektir”

***Avrupa Birliği ve Hükümetin başarılı icraatları

“Bilindiği gibi ülkemiz Avrupa Birliğine girebilmek için bir çok alanda önemli adımlar atmaktadır. Hükümetimizin azimli ve kararlı politikası neticesinde gerek günlük yaşamda, gerek kamusal alanda ve özellikle üretim kademelerinde önemli gelişmeler sağlanmıştır. Avrupa Birliği uyum sürecinde tanına bir çok krediler mevcuttur. Ama çoğumuz bilmediği için kullanılmamaktadır. Çoğu hibe ve uzun vadeli düşük faizli kredi olan bu kaynaklar özellikle tarım sektöründe büyük yatırımlara olanak verecek düzeydedir. İlimizin bu kaynaklardan faydalanmasını sağlayacak her türlü olanakları seferber edip bize tanınan bu hakkı halkımıza sunmayı bir görev bilmekteyim. Böylece uyum sürecine katkıda sadece hükümetimizden değil kendi çabamızla da bir şeyler yapmış olacağız”
balcesme75@hotmail.com-karakayaardahan@mynet.com
Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

Yayınlanan raporlarda en huzurlu il olarak ilan edilen Ardahan’a Çevik Kuvvet müdürlüğü kurulacak!..

>Ardahan'da 600'e yakın polis görev yapıyor<font> <font face=İşsizliği çözme konusunda hiçbir yatırımın yapılmadığı Ardahan’da devlet yeni bir müdürlük daha kuracak. 13 bine yakın kent nüfusuyla Türkiye’nin en huzurlu ili olma sıralamasında üst sıralarda olan Ardahan’da kurulacak yeni müdürlüğün, toplumsal olayların ilk önleyicisi olan Polis Çevik Kuvvet Müdürlüğü olacağı bildirildi.
Emniyet Genel Müdürlüğü Sözcüsü İsmail Çalışkan, Ardahan’ın da içinde bulunduğu 43 İlde görev yapan Önleyici Hizmetler Şube Müdürlükleri'nin kaldırılarak yerlerine Çevik Kuvvet Şube Müdürlükleri'nin kurulacağını bildirdi.
Emniyet Genel Müdürlüğü Sözcüsü Çalışkan, haftalık olağan basın toplantısında, Ardahan’ın da içinde bulunduğu 43 ilde kurulması düşünülen Çevik Kuvvet Şube Müdürlükleri hakkında bilgi verdi. Çalışkan, ülke genelinde toplam 38 il emniyet müdürlüğü bünyesinde toplumsal olaylarda görevlendirilmek üzere Çevik Kuvvet Şube Müdürlükleri faaliyet gösterdiğini hatırlatarak, şöyle dedi
"Çevik kuvvet birimi bulunmayan 43 ilimizde ise, önleyici polislik hizmetleri ile birlikte toplumsal olay görevleri de Önleyici Hizmetler Şube Müdürlükleri tarafından yürütülmektedir. Önleyici Hizmetler Şube Müdürlükleri'nin zaman zaman meydana gelen toplumsal olaylar karşısında yetersiz kaldığının görülmesi üzerine, söz konusu illerde meydana gelmesi muhtemel yasadışı toplumsal olaylarla daha etkin ve profesyonel bir şekilde mücadele edilebilmesi amacıyla, çevik kuvvet birimi bulunmayan 43 ildeki Önleyici Hizmetler Şube Müdürlüğü'nün kapatılarak yerine Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nün kurulması 24-26 Ocak 2007 tarihleri arasında Emniyet Genel Müdürlüğü'nde düzenlenen 'İl Emniyet Müdürleri Değerlendirme Toplantısı'nda gündeme alınmıştır. Yapılan bu toplantıda; söz konusu illerimizde Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nün kurulmasının uygun olacağı değerlendirilmiş olup, bakanlık makamının 30 Ocak 2007 tarihli olur'larına istinaden Adıyaman, Afyon, Ağrı, Amasya, Artvin, Balıkesir, Bilecik, Bitlis, Bolu, Burdur, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Edirne, Giresun, Gümüşhane, Isparta, Kastamonu, Kırklareli, Kırşehir, Kütahya, Muş, Nevşehir, Niğde, Ordu, Sinop, Tekirdağ, Tokat, Tunceli, Uşak, Yozgat, Aksaray, Bayburt, Karaman, Kırıkkale, Bartın, Ardahan, Iğdır, Yalova, Karabük, Kilis, Osmaniye ve Düzce olmak üzere toplam çevik kuvvet birimi bulunmayan 43 İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Önleyici Hizmetler Şube Müdürlükleri'nin kapatılarak, bu illerimizde Çevik Kuvvet Şube Müdürlükleri'nin kurulması uygun görülmüştür."
>Ardahan'da 600'e yakın polis görev yapıyor<font> <font face=Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü kurulacak 43 İl Emniyet Müdürlüğü'nde; Önleyici Hizmetler Şube Müdürlükleri'ne bağlı resmi devriye ekipleri, motosikletli ve bisikletli polis timlerince yürütülen önleyici polislik hizmetleri Çevik Kuvvet Şube Müdürlükleri tarafından yerine getirileceğini belirten Çalışkan, Önleyici Hizmetler Şube Müdürlükleri tarafından yürütülmekte olan ve suç soruşturması niteliğinde olmayan önleyici polislik görevlerinin de Çevik Kuvvet Şube Müdürlükleri'nce yerine getirileceğini vurgulayarak, böylece Asayiş Şube Müdürlükleri'nin uzmanlık gerektiren hırsızlık, kapkaç, yankesicilik, gasp, cinayet gibi alanlarda uzmanlaşmalarının sağlanmış olacağını söyledi.
Pasaport Tanzim Sistemi alımı hakkında da bilgi veren Çalışkan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti namına verilen pasaportların Uluslar arası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) normlarına uygun olarak tanzim edildiklerini kaydederek, "Gerekli olan pasaport tanzim sistemi alımı için yürütülen teknik bazdaki çalışmalar tamamlanmıştır. Bu alıma ilişkin ihalenin 26 Mart 2007 tarihinde yapılmasına karar verilmiştir. Söz konusu alımın gerçekleştirilerek projenin hayata geçirilmesi halinde; pasaportlarımız, tüm dünyada ICAO normlarına uygun olarak işlem yapan makinelerin tamamında okunabilecektir. Chipli, elektronik pasaport standartlarına uygun olarak tanzim edilecek, bilgilerin kaydedilmesi, kayıtlı bilgilerin kontrol edilmesi gibi işlemler hızlı ve en önemlisi yüksek doğruluk ve güvenlik içerisinde yürütülebilecektir" dedi.
Bilindiği kadarıyla Ardahan ve 5 ilçesinde 600'ün üzerinde polisin görev yapıyor.
Haber ekleme saati: 00.19-03/02/2007
Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com
Kars'ta şüpheli paket korkuttu

>Fünye ile patlatıldı<font> <font face=Kars Fen Lisesi Pansiyon binası kapısı girişine konulan şüpheli paketin içerisinden sahte bomba düzeneği çıktı.
Olay, bugün saat 13.00 sıralarında Kaleiçi Mahallesi'ndeki Fen Lisesi pansiyonu önünde meydana geldi. Koli bantlarıyla sarılmış bir paket bulan okul görevlisi, bunu pansiyona taşıdı. Arkadaşlarının “Bomba olabilir neden içeri getirdin?” diye tepki gösterdiği görevli, şüpheli paketi bahçe içerisindeki bir ağacın yanına bıraktı.
Korku dolu dakikaların yaşandığı pansiyondaki olayla ilgili polis aranarak bilgi verildi. Kısa sürede okula gelen Emniyet Müdürlüğü bomba imha uzmanı, koliyi fünyeyle patlattı. Özel olarak hazırlanmış paketten bomba yapımında kullanılan düzenek ile birlikte çalar saat, pil ve kablo gibi malzemeler çıktı. Eski mezunların toplantısının olduğu bir sırada ortaya çıkan sahte bomba düzeneği olayıyla ilgili olarak soruşturma sürdürülüyor.
Haber ekleme saati: 23.01-02/02/2007
Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

DTP Kars İl Başkanı Av. Mahmut Alınak: 'Ben değil Çapan benimle uğraşıyor'

>Av. Mahmut Alınak<font> <font face=Demokratik Toplum Partisi Kars İl Başkanı Av. Mahmut Alınak yaptığı açıklamada İstanbul/Esenyurt Beldesi Başkanı Dr. Gürbüz Çapan’ın kendisiyle uğraşmak için Kars’a gelip aday olduğunu öne sürdü.
Çapan’ın Kars’ta ortaya koymak istediği politikayı kendisini eleştirme üzerine kurduğuna da dikkat çeken Kars DTP İl Başkanı Av. Mahmut Alınak Ardahan’da yaptığı açıklamada, Dr. Gürbüz Çapan’ın Esenyurt’ta kendisiyle çok uğraştığını, buna doymamış ki Kars’a gelip isminin üzerinde siyaset yaparak buna devam etmek istediğini ileri sürdü.
Kendisinin partisinin politik çalışmaları çerçevesinde Kars’ta politika yaptığını ve halkının sorunlarıyla birebir ilgilenmeye çalıştığını da belirten Av. Alınak benim Çapan’la işim olmadığı gibi kimseyle işim olmaz. Ben hukukçu ve siyasetçiyim. Biz Kars ve bölgenin sorunlarıyla ilgilenir, halkımızın sıkıntılarının çözümüne uğraş veriyoruz’ diye sözlerini tamamladı.
Haber ekleme saati: 22.46-02/02/2007
Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com
Çapan’ı Ardahan ve Kars’a pazarlıyorlar, ama kazanamaz!”

>Remzi Yeni<font> <font face=Ardahanlı bir grubun İstanbul/Esenyurt eski Belediye Başkanı Dr. Gürbüz Çapan'ı ziyaret ederek, Ardahan'dan Milletvekili adayı olması yönünde kendilerinden rica da bulunmasına aslen Göleli olan CHP Büyükçekmece İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Remzi Yeni’den tepki geldi.
Çapan’ın siyasette vizyonunun bittiğini ileri süren CHP’li Remzi Yeni’nin bu konuda yaptığı açıklamayı aynen yayınlıyoruz.
“Ben eski bir dernekçiyim. Göle Derneğinde 9 yıl yöneticilik yaptım, kendi köyümün Dernek Başkanlığını yaptım, Göle Derneğinin Esenyurt Şube Başkanlığını yaptım. Bu toplantının liderliğini yapan kişinin şahsını da, yaptığı dernekçiliği de tanımıyorum. Gürbüz Çapan eğer Milletvekili olacaksa Kars'tan olmalı, Ardahan'dan değil. Ardahan'da Milletvekili olacak adam yok mu? Ardahan'da nice Gürbüz Çapan'lar var. Mevcut Milletvekilimize ne olmuş ki? gidip Gürbüz Çapan'a rica da bulunuyoruz. Ardahan'da çok çalışkan, çok akıllı Milletvekilimiz var. Ensar Öğüt ve geçmiş dönemde Faruk Demir vardı. Yani bugün yanına gidip, "Aman elinizi ayağınızı öpelim, gelin Ardahan'dan Milletvekilli olun" diyen arkadaşlar kesinlikle Ardahan'ı temsil etmiyorlar. Çünkü bende Ardahanlıyım, o arkadaşlar Çıldırlı. Sayın Çapan'ın köyü daha önce Çıldır'a bağlıydı ve Arpaçay' a bağlandı. Eğer o kadar Ardahan'ı seviyordular neden gidip Kars'a bağlandılar? O olacak gibi bir şey değil, çünkü hiç kimse bunu onaylamaz ve o arkadaşları da tanımıyoruz, onlar beni de temsil edemez, Beni gidip Gürbüz Çapan'a da pazarlayamazlar. Onlar kendi öz iradesini kullanmışlar. Kendi şahsı fikirlerini orada beyan etmişler. Ardahanlıları temsilen geçiyorlar, ama bizler onlara o yetkiyi vermedik.” dedi.
Aynı zamanda İşadamı olan Göleli siyasetçi hemşerimiz çapan’ın adaylığı konusunda görüşlerine şöyle devam etti. ”Bence Gürbüz Çapan'ın siyasi misyonu bitmiştir. Gürbüz Çapan 15 yıl Esenyurt'ta Belediye Başkanlığı yapmış fakat kendinden sonrası için bir siyasi kadro yetiştirmemiştir. Arkasında siyaset yapabilecek 3-4 kişi de olsa kimseyi bırakmamıştır. Şimdi bizim toplum onun cezasını çekiyor, başarılı olacağına inanmıyorum.”
Haber ekleme saati: 21.25-02/02/2007
Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

BANKALARIN YÜZDE ELLİSİ SATILDIĞI TAKTİRDE EKONOMİYİ YABANCILAR YÖNETİR

>Prof. Dr. Esfender Korkmaz<font> <font face=İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Eski Dekanı ve CHP Parti Meclisi Üyesi Prof. Dr. Esfender Korkmaz, Bankaları %50 si yabancılara satıldığı taktirde Ekonominin kontrolünün yabancıların eline geçeceğini söyledi. Korkmaz, İş Bankası yabancılara satılırsa, iktidara geldiklerinde geri alacaklarını da ifade etti.
CHP Beykoz ve Şile teşkilatlarının düzenlediği “Ekonomide Atatürk’ten AKP’ye, Özgürlükten Tutsaklığa” adlı toplantılarda konuşan Prof. Dr. Esfender Korkmaz, AKP İktidarının uygulamakta olduğu yanlış ekonomik politikaların, Köylüğü, Çiftçiği, Memuru, Esnafı, kısacası üretim yapan her kesimi olumsuz etkilediğini kaydederek şöyle konuştu: “ AKP İktidarında üretici kesimler hızla yoksullaşmış, İşçi ve Memurun alım gücü yaşam standartlarının altına düşmüştür. Köylünün dört yıl önce sattığı hayvanın fiyatıyla bu gün sattığı fiyat aynı olmasına rağmen, giyimden yiyeceğe aldığı her şeye yüzde yüz zam gelmiştir. Cumhuriyet’in seksen yıllık birikimleri olan ve kar eden kuruluşları yabancılara peşkaj çekilerek, buradan gelen paralarla da dış borç ödenmiştir. Oysa bu paralarla yeni yatırımlar yapılarak, yeni istihdam alanları yaratılıp, işsizlik tamamıyla da olmasa, kısmi olarak azaltılmış olması gerekirdi”

**BANKALAR YABANCILARIN ELİNE GEÇTİĞİ TAKTİRDE EKONOMİYİ ONLAR YÖNETİR.

AKP İktidara geldikten sonra bir çok kuruluş gibi bankaları da yabancılara satmaya başladığını, bu satışların yüzde elliği geçmesi halinde, Ekonominin yönetiminin de onların eline geçeceğine dikkat çeken Korkmaz, “Bu satışlar, Osmanlı’nın 1838’te başta İngilizler olmak üzere yabancı ülkelere gümrüksüz imtiyazlı ticaret hakkı vermesiyle başlayıp, Duyuyi-umumiye götüren süreçle aynıdır. Atatürk böyle bir tabloda ülkeyi teslim aldı. 1923-32 Yılları arasında Liberal Politika var ama, vatandaşta henüz sermaye birikimi olmadığı için, Devlet öncülük ederek Özel Sektöre için altyapı hazırladığı gibi, kendiside yüzlerce fabrika yaptı. Atatürk döneminde Limanlar ve Demiryolları Millileştirildi. Eğer bunu gerçekleştirmeseydi 2. Dünya Savaşında ülke bataklığa sürüklenirdi.

***KÜRESELLEŞMEDEN EN BÜYÜK ZARARI TÜRKİYE ÇEKTİ

Küreselleşmeden en büyük zararı Türkiye’nin çektiğini, bu nedenle Ulusal Ekonomiye yönelik politikaların uygulanması gerektiğini, çünkü Ulusal Ekonomik Politikaların uygulanması halinde ülkenin kaynaklarının başkalarına peşkeş çekilemeyeceğine dikkat çeken Korkmaz, “Bu gün iktidar, Merkez Bankası’nda 60 milyar dolar rezerv olduğundan bahsederek övünüyor. Oysa yine bu hükümet döneminde bütçenin 34.8 milyar dolar cari açık verdiğini unutuyor. Bu açık demek, toplumun emeğinin dışarıya transferi demektir. Cari açıklar özelleştirme yoluyla kapatılmaya çalışılıyor” dedi.

***YABANCI SERMAYE YATIRIM YAPMIYOR ..

AKP iktidara geldikten sonra yaptığı 28.5 milyar dolarlık özelleştirmenin 11 milyarını yabancılara yapmış. Devlete ait kar getiren kurumlar bir biri ardına yabancılara satılırken, buralardan elde edilenlerle de dış açık kapatılmaya çalışılıyor. Bu yabancı şirketler yatırım yapmadıkları gibi, kazandıklarının vergilerini de vermemektedirler. Karlarını ise dışarı çıkarıyorlar. Doların bu gün değeri 2 lira 10 kuruş olması gerekirken Bindörtyüzler de dolaşıp duruyor. Çünkü yüksek faiz nedeniyle kimse yatırım yapmıyor ve ne olacağını bilmiyor. Bir yılda IMF’ye 5 milyar dolar borç ödenmiş.
Haber ekleme saati: 12.02-02/02/2007
Haber/Foto: Ümit Kılıç/İstanbul

YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/Yine aynı dalavere ..

>Fakir Yılmaz<font> <font face=Dışişleri Bakanı Abdullah Gül bugün Amerika'ya gidiyor.
Nedeni ise her yıl ısıtılıp, ısıtılıp Türkiye'nin önüne getirilen bayat filimin vizyon'a girmesini engellemek.
Yani bir gün Fransa'nın, bir gün İngiltere'nin, bir gün ise İtalya'nın ısıtıp ısıtıp Türkiye'nin önüne getirdiği Ermeni filminin şimdi de Amerika'nın senatosunda ısıttığını görmekteyiz. Dikkat edilirse isimlerini verdiğimiz ülkelerin tümü dünyaya silah satan ülkeler..
Ve Gül daha yola çıkmadan, bir açıklama geliyor, 'Türkiye 100 bilmem ne özellikli tanksavar almak için ihale açacak!'
Ne tesadüf değil mi?
Fransa Helikopter ve radar satmak istediğinde, İngiltere gemi satmak istediğinde, Norveç, İspanya, Danimarka, İtalya ve de diğerlerinin silah satmak istediklerinden oynadıkları filimin bir versiyonunu da Amerika oynuyor..
Işın kısacası Türkiye'ye silah satmak isteyen her ülkenin oynadığı bir oyundur, Ermeni Tasarısı konusu..
Ki; Biz bunu kaç defa yazdıysak ta anlatamadık.
Peki çözüm nedir sizce diye soranlarda oldu bizim bu tür yazılarımız ardından ve bizde hemen cevabını verdik, emekli Koramiral Attilah Kıyak'ın dediği gibi.
Türkiye bu Ermeni sopasını silah tüccarı ülkelerinin elinde almak için hareket etmeli ve başta Ermenistan olmak üzere komşularıyla barışık bir politika izlemelidir diye.
Bu tezimizin doğruluğu da ortaya koyan görüşlerimizi nedeni ise aşağıda yazdıklarımızdır.
Bakın İngiltere'nin Kıbrıs adası hassasiyetinin nedenini öğreniyoruz, Rum kesiminin Lübnan'la birlikte Akdeniz'de petrol aramak için kolları sıvadığı bir sırada.
Ki; Bu bilinmeyen bir durum değildir. Akdeniz'in altının Ortadoğu'da bulunan petrol kaynaklarının ana tabakasını oluşturduğunu ..
'Vay efendim gemileri sürün' demektense, çağırıp Lübnan'ı, hatta Rumları.. Varsa bir kaymak birlikte yiyelim, birlikte yapmak varken, Ermenistan kapısını açarak komşum aç iken ben tok yatmam denmelidir.
Yoksa! yoksa her yıl birileri çıkıp, tehdit eder, milyon dolarlık silah ihalelerinin kendilerine verilmesi için..
Tezimizi yeniliyor ve diyoruz ki; Düşmansa en büyük düşman dost görünüp en büyük düşmanlığı yapanlardır.
80 yıldır aynı filimi başımıza oynayanlardır.
Bu nedenle bundan sonra ki politik çıkışları yeniden değerlendirip, işin tam tersine gidip, pastanın paylaşılması gerekirse komşularımızla yaparız denilmelidir.
Aksine, daha çok seyrederiz Ermeni Tasarısı, Kerkük Meselesi ve daha nice isimli bayatlanan filimler...
Olanda bütçemizin belini kıran milyon dolarlarımızın, dost görünüp, düşman olanların kasasına gider. Biz yine diyelim dedik, sayın Gül'ün Amerika gezisi sırasında..
fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58

EK-arşiv haber 05/04/03/02/2007 Gününün Haberleri
Yazar Fakir
>Ardahan'da kış<font> <font face=
DSP Kars İl Başkanı Ahmetoğlu; UMUT DOLU YARINLARA HEP BERABER YÜRÜMELİYİZ

Bağ-Kur, memur ve işçi emeklilerinin son dönemlerde yaşamış oldukları sıkıntıları dile getiren DSP İl Başkanı Hasan Ahmetoğlu, AKP Hükümeti ne düşünüyor bilmiyorum ancak, Türkiye’de işçi,memur, bağ-kur ve SSK emeklileri perişan bir yaşam içindedir. Açlık sınırının altında bile olan bu insanlara maaş iyileştirilmesi neden yapılmıyor ? Ülkemizde hırsızlık, gasp, kap-kaç,ve fuhuş almış başını gidiyor. Bu olayların temel kaynağı yoksulluktur. Bunu AKP Hükümeti bilmiyor mu?
Emeklilerde mi sokaklarda kap-kaç ve hırsızlık yapsın. bunun yanı sıra Kars’ta ziyaret ettiğimiz esnaflar borçlarını ödeme sıkıntısı içerisinde şuan da en büyük ekonomik kriz yaşanmaktadır. Bu ekonomik krize Türkiye’de ve özellikle Kars’ta esnaf daha ne kadar dayanabilecek? Zengin esnaf her zaman olduğu gibi birini beş etmekte, küçük esnafta bu ekonomik şartlarda kepenk kapatmaya zorlanmaktadır diyen DSP İl Başkanı Ahmetoğlu, AKP Hükümeti bu kriz ortamına acil bir çözüm bulmalıdır diyerek, ayrıca bir sorun haline gelen Köy Hizmetleri konusuna da değinerek, yerel yönetimlere bağlanmasıyla sistemin iflas etmesi hükümetimiz dönemin de az bir bütçeyle çok iş yapılırken şimdi ise yüklü miktarda bütçe ayrılmasına karşın hizmet daha az yapılmaktadır. Buna örnek olarak ta DSP İktidarı döneminde daha çok yol asfalt yapılmış daha bir çok köye şebeke içme suyu götürülmüş. Bununla beraber Köy Hizmetlerinin araç parkı yenilenmişti.
AKP iktidarı Kars’ta kaç km asfalt yol yapmıştır?
DSP iktidarı döneminde ne partizanlık ne de etnik yapıya dayalı politika ve hizmet yapılmadığını da vurgulayan Ahmetoğlu, her zaman hizmet gitmesi gereken yere o hizmeti götürmeye çalışmışızdır. Bugün de Kars’ta şovenizm yapılmayan tek parti Demokratik Sol Partidir. Bu nedenle tüm hemşehrilerimizi Demokratik Sol Partide görev almaya davet ediyorum diyerek, ayrıca son dönemlerde ülkemizde kadınlara ve gençlere kapısını açan DSP kadın eli değsin politika temizlensin sloganıyla yola çıkan Demokratik Sol Parti kadınların, etkin siyasete katılmalarını istemektedir. Bununla beraber gençlere de görev alma çağrısı yapıyoruz. Siyaset tertemiz ve gençlerle dürüstçe yapılmalıdır diyen Ahmetoğlu, Türkiye’nin aydınlık yarınlara kavuşmasına ülkemizin tertemiz insanlarını hep beraber güç birliği yaparak, DSP çatısı altında iktidara yürüyelim dedi.
Haber ekleme saati: 15.02-05/02/2007
HABER/ SERHAT ERYOLCU/ KARS/Diyar2_7@hotmail.com
Ardahan incelemeye alındı

>Köy/Des<font> <font face=İnşaat sezonunda paranın su gibi aktığı, işlerin çoğunun yarım kaldığı Ardahan'da kamu kurumları incelenmeye alındı.
Ardahan'da bir çok kurumun incelemeye alınacağı öğrenilirken incelemenin başında Köy-Des projeleri olacağı bilgileri alındı.
Yolun kilometresi28 Bin YTL
Ardahan'da yaz aylarında yapılan Köy-Des projeleri ile ilgili olarak bir çok iddia ortaya atılmasına rağmen bir çok yol yapılmadan müteahhitler paralarını aldı.
Başta Göle, Hanak ve Damal olmak üzere yapılan tüm projelerde kaymakamlar ve birlik üyeleri arasında tartışmalar çıksa da kaymakamlar yetkilerini kullanarak işleri devam ettirdi.
Yollar ve su işleri yapıldıkça tartışmalar arttıkça kaymakamlar birlik üyeleri yok sayarak işleri devam ettirdi. 18 Milyon (Trilyon) YTL’ye yakın para ile yapılan projelerin çoğu yarım olmasına rağmen firmalar paralarının büyük bölümünü aldı. Ardahan'da bir kilometre yolun bedeli 28 Bin YTL’ye mal olurken Erzurum'da aynı yolun maliyeti 15 Bin YTL’yi geçmedi. Yapılan yolların çoğu ise eksik ve yanlış malzeme kullanılarak yapıldığı çoğu kes yapılan incelemelerle tespit edildi.
Göle'de işe başlamadan avans verildi
Göle’de yapılan grup yol ihalesinde şartnameye koyulan 50 Kamyon ve 10'a yakın iş makinesinin şirketin öz malı olması ibaresi bir çok firmayı ihaleye teklif sunmadan ihale dışı bırakırken ihaleye tek bir firma girerek işi aldı. İşi alan ÖDF Yılmazlar adlı firmaya ihaleyi aldıktan birkaç gün sonra 525 Bin YTL avans ödendi. 60’a yakın aracı olan firma işe başlamazken firmaya ihaleden 10 gün sonra kiralık araç kullanma izni verildi. Ödf Yılmazlar adına alınan ihale Kaya İnşaat'a ait 20 araç ile yapıldı. Bu olay Ardahan basınında sık sık yer alması ortamı gererken birlik üyeleri ve Göle Kaymakamı arasında tartışmalar çıktı.
Hanak ve Damal'da durum aynı
Hanak ve Damal'da yapılan ihalelerde ise durum pek farklı değildi. Birlik üyeleri ve kaymakamlar arasında sık sık tartışmalar çıkarken sorunlar basına sızdırılıyordu. Kaymakamların birlik başkanı olarak yetkilerin kullanmaları işleri tek başlarına yürütmeleri sorunlara neden oludu. Birlik üyeleri ödemelere onay vermediler. Küfürleşmelere kadar giden olayların ardından firmaların çoğu parlarını alırken yarım kalan kısımlar için küçük meblağlar firmalara ödenmedi.
Bakan’a şikayet edildi.
Yaşanan sorunları Vali ve Milletvekillerine şikayet eden il genel meclisi üyeleri bir sonuç alamazken şikayetlerini bakanlıklara ulaştırdılar. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın Ardahan ziyareti sırasında İl Genel Meclisi Üyesi Bagali Demir yaşanan sorunları sözlü olarak Bakana bildirdi. Halk Eğitim Merkezi’nde yapılan toplantıda vatandaşların aynı konuyu ardı ardına dile getirmesinin ardından Bakan bu konu ile bizzat ilgileneceğini ve bu yönde İl Genel Meclis Üyesi Begali Demir’den ayrıntılı bir dosya hazırlamasını istedi.
Yollar standartlara uygun değil
Ardahan'da yapılan yol çalışmalarının çoğunun standartlara uygun olmadığı tespit edilirken firmaların çoğunun paralarını aldığı bilinmekte. Yapılan yollarda başlıca çıkan sorunlar ise Diranajların standartlara uygun olmaması, yeterli dolgu yapılmamış olması, gösterilen ocakların dışında ocaklardan malzeme çekilmesi, yol genişliğinin eksik olması, ve daha bir çok eksik kontrolörler tarafından tespit edimsine rağmen ödemelerin yapılması.
İşlerin suçlusu basın
Yapılan işlerle ilgili olarak bir çok iddia Ardahan kamuoyunda dolaşırken bu işlerle ilgili olarak yapılan incelemelerde suçlu olarak basın gösterildi. Yapılan yollardaki eksikleri gündeme getiren basın mensupları bir taraftan müteahhitler tarafından tehdit edilirken diğer taraftan da tekzip edilerek yalanlandılar. Yapılan yollar ve harcanan paranın miktarı ise ortada olmasına rağmen kimse inceleme yapma gereği duymadı. Erzurum'da yolun kilometresi 15 Bin YTL yi geçmezken Ardahan ovasında yol yapmak iki katına mal oldu.
Haber ekleme saati: 14.59/05/02/2007
Haber: Bülent Kılıç Foto: Fakir Yılmaz
Herkesin gündemi kendisine!..

Ardahan şehrinin ilçe ve de köylerini tanıtmaya çalışan, internet dünyasında bulunan Web siteleri her geçen gün artarken, bu sitelerin incelemesinde ortaya çıkanın, olay gözden kaçmıyor. Gözden kaçmayan olayı saptamaya çalıştığımda, herkesin kendi gündemiyle uğraştığı görülmektedir.
Posofluların Ahıska’yı ve Ahıska Türklerini tartıştığı, Çıldırlıların ise yeni yeni oluşmaya başlayan Terekemeler birliğini, Gölelilerin Ardahan’la olan kopukluğu ve de Kaşar Festivali’ni tartıştıkları ilk etapta görülürken, Hanak ve Damal’ın bu yönde sessizlik içinde olduğu gözlenmektedir.
Çok fazla internet sitesinin bulunmadığı bu iki ilçemizin olan siteleri de aylar, hatta yıllar önce güncellendiği ve de öylesine bırakıldığı görülen diğer önemli bir konu olmakta.
Posofluların Türk milliyetçiliğini işledikleri bir süreçte Çıldırlıların Tereke milliyetçiliğini ön plana çıkarmaya çalıştıkları sitelerinde en çok ilgi gören site bölümlerinin ziyaretçi defterlerinde ki tartışmalar dikkat çekiyor.
Çoğunluğu tanıtım ve resim ağırlıklı olan sitelerimizin dikkat çeken diğer bir yönünü ise, hemen hepsinin kendilerine özel internet radyo linkleri kurup, bu radyolarında yine yöre müziklerini işlemeleri gezlerden kaçmıyor.
Haber ekleme saati: 01.13-05/02/2007
Haber/Araştırma: Saddam Doğu Yılmaz
Kaşar Festivalinin tarihi belli oldu

>11. Göle Kaşar Festivalinde bir görünüm<font> <font face=Her yıl Temmuz ayında yapılan Göle Kaşar Festivali’nin bu yılkı etkinliklerinin tarihi belli oldu.
Ardahan’da düzenlenen festivallerin ilki olma özelliğini taşıyan ve bölgenin hayvancılık potansiyelinin ülke ve dünya kamuoyunda tanınması için düzenlenen Göle Kaşar Festivali’nin bu yıl ki 12. etkinliğinin 13-14-15 Temmuz günleri yapılacağı duyuruldu.
Konu hakkında yapılan açıklamada Göle Festivali’nin tarihinin erkenden duyurulmasının amacının, Göle Kaşar Festivali’nin bölgede yapılan diğer festivallerle aynı günlere gelmemesi için olduğu belirtilirken, diğer festivaller olan Ardahan Bal, Çıldır Göl, Posof Aşıklar ve Damal Atatürk festivallerine ev sahipliği yapanların festival günlerini aynı güne getirmemesi için olduğu da bildirildi.
Haber: Fakir Yılmaz Kaynak: goleden.gen.tr
Seçim yaklaştı, dernekler yine gözde oldu ...

Yaklaşan genel seçimler öncesi ısınmaya başlayan politik sahnede her türlü oluşumu değerlendirmeye başlayan partiler metropollerde bulunan yöre derneklerini yeniden hatırlamaya başladılar.
Seçimden seçime hatırlanan ve yöneticilerinin baş tacı edildiği dernekleri sıkça ziyaret etmeye başlayan siyasi parti temsilcileri en son olarak Kayseri’de bulunan Kars Ardahan Iğdır Derneğini ziyaret ederek, derneği çalışmaları ve sorunları hakkında bilgi alırlarken, kendi partilerinin propagandasında yapmayı ihmal etmediler.
Kayseri DYP İl Başkanı Mustafa Eraslan, İl Başkan Yardımcısı Mehmet Bayraklı ve Kocasinan İlçe Başkanı Ramazan Polat ile birlikte Kayseri Kars, Ardahan ve Iğdırlılar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Mustafa Önk'ü ziyaret etti. Dernek üyelerinin de hazır bulunduğu ziyarette konuşan Başkan Mustafa Önk, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Mustafa Eraslan'a teşekkür etti. Siyasi partilere eşit mesafede olduklarını belirten Önk, "Önümüzde bir seçim var. Seçimin huzur içinde geçmesi için sivil toplum örgütü olarak üzeremize düşen görevi yapacağız" dedi.
Haber ekleme saati: 22.03-04/02/2007
Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

Damal bebekleri oyuncak değil, inanç bebeğidir!.

>Damal Bebeği<font> <font face=“Acı çekmek, tükenmez bir ilham kaynağıdır bizim ayazlı ve yoksul memleketlerimizde… Ve dünyanın her yerinde, nerede kesintisiz bir acı varsa, orada o acıdan kaynaklanan bir eser meydana çıkıverir. Bizim yoksulluğumuzu, sıkıntımızı, kederimizi ve unutulmuşluğumuzu kendi desenlerine katan Damal Bebekleri de bizim eserimiz, üşümüş ellerimizin eseri...” diyen Ardahan’ın Damal Belediye Başkanı Gülcemal Fidan kamuoyunda Damal Bebekleri olarak bilinen bebeklerin, oyuncak bebek değil, bir inancın simgesi olduğunu belirtti.
GSM sıralamasında Türkiye’nin birinci yoksul ilçesi olan Ardahan’ın Damal İlçesi, Atatürk'ün yılın belli tarihlerinde Y. Gündeş Dağlarına yansıyan Silueti ile tanınmasının yanı sıra 1996'da Japonya'daki 'El emeği, göz nuru yarışması'nda birinci seçilen Damal Bebekleriyle de biliniyor.1995'te dönemin Başbakanı Tansu Çiller'e hediye edilmesiyle Türkiye çapında tanınan ve bu gelişme ardından açılan kurslarda yöre halkına eğitim verildi ve bebeklerin seri üretimine geçildi. Damal Bebekleri, şimdi yoksul ilçenin umudu durumunda olurken ilçenin CHP’li, Öğretmen Belediye Başkanı Gülcemal Fidan bebeklere oyuncak bebek olarak bakılmasına karşı çıkıyor. “Damal Bebekleri bir oyuncak değildir. Damal Bebekleri bir inanç bebeğidir. Damal Bebekleri bir kültür bebeğidir. 1000 yıl ömrü vardır. Desenleri, burada yaşayan insanların acısını taşımaktadır. Buradaki zor hayat şartlarını ifade etmektedir. Damal Bebekleri, bizim acı çeken yanlarımızdır.” diyor.
Damal’ın, unutulmuş ve yoksul halinin, her yılın 15 Haziran ve 15 Temmuz tarihleri arasında görülebilen Atatürk’ün siluetinin ortaya çıktığı günlerde ancak sorulup, tartışıldığını ve kısa bir süre sonra yeniden unutulduğuna dikkat çeken Belediye Başkanı Gülcemal Fidan, “Bölge 1876 -1920 tarihlerinde Rusların istilasına uğrayıp, halen halk arasında 93 Harbi olarak bilinen Osmanlı Rus savaşında 44 yıl istila ve Rus zulmü yaşamasına rağmen Türklük onur ve töresinden taviz vermemiştir. Kazım Karabekir Paşa komutasındaki Türk Ordusu Rus Ordusunu yenilgiye uğratıp 3 Mart 1921 yılında bölge ile birlikte Damal Türk hâkimiyetine kavuşmuştur. İşte bu acı ve kederlerin biriki ve bugün yaşadığı fakir ve yoksulluğun yansımasıdır Damal bebeklerini ortaya çıkaran. Çünkü, o bebekler oyuncak olarak değil, bölge insanının acısını yansıtır, güzelliğini yansıtır, ağlamasını ve de sahipsizliğini belirten renklerle süslenir. Bu nedenle Damal Bebekleri oyuncak değil, âdete birer inanç bebeğidir’ dedi.
Haber ekleme saati: 05.02/04/02/2007
Haber: Fakir Yılmaz Kaynak: www.siyasalbirikim.com.tr
KAI’de sadece Ardahan’ın adı var ..

>Av. KAI Logo<font> <font face=Merkezi İstanbul’da bulunan Kars-Ardahan-Iğdır Vakfı’nın ismini oluşturan Ardahan ve Iğdır’dan ziyade en çok Kars’a yönelik çalışmalar yaptığı yönünde ki ciddi iddialar vakfın internet üzerinde yayınlanan sitesinde de ortaya çıkıyor.
503 öğrenciye burs verdiğini iddia eden KAI Vakfının burs verdiğini öne sürdüğü 503 öğrencinin, 13’ü Ardahanlı olurken, sadece 4’ü Iğdırlı olması dikkat çekiyor.
Bir süre Eğitimci Yıldız Laçinel’in başına geçip, yaşanan bu durumu, Gazeteci Ümit Kılıç’a yaptığı açıklamayla da bu durumu adeta itiraf ederken, KAI’nin Ardahan ve Iğdır’ın Kars’tan ayrıldıktan sonra kurulan vakfın kuruluşundan 2004-2006 yılları arasında yaptığı çalışmaların büyük bölümünün de Kars’a yönelik olduğu gözlendi.
Vakıf’ın yaptığı çalışmalar arasında, 11 eğitim kuruluşu Kars’a yapılırken, Ardahan’a 2 tane Ardahan’a yönelik olurken Iğdır bu sıralamada yer almadı.
Vakfın, ‘İz bırakanlar’ linkinde de Ardahanlı ve de Iğdırlı bir isme yer vermediği görülürken, Ardahan ve Iğdır’da yapılan kurtuluş törenlerine hiç denecek kadar katılmayan KAI yöneticilerinin Kars’ta yapılan hemen her türlü etkinliğe katıldıkları da gözlenen faaliyet raporlarında, kültürel ve de bölgeye yönelik hiçbir projesi olmayan KAI Vakfının adeta bir lortlar kamarası şeklinde tabana inmemesinden de şikâyet var.

***Derneklerde de durum farklı değil!..

Adı, Kars-Ardahan-Iğdır olmasına karşın ismine yakışmayan Kars taraflılığıyla dikkat çeken KAI Vakfı gibi aynı adı taşıyan Kars-Ardahan-Iğdır Derneklerinde de durumun farklı olmadığı görülmektedir. Bir çok KAI Derneğinin yöneticisinin yıllardın Kralsılardan oluşurken, derneklerin etkinliklerinde, KAI Vakfında olduğu gibi burada da Kars’a yönelik çalışmaların daha çok olduğu görülmektedir.
Haber ekleme saati: 04.22-04/02/2007
Haben/Araştırma: Fakir Yılmaz
YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/Zambiya’da neler oluyor?

>Fakir Yılmaz<font> <font face=Vilayetimiz olan Ardahan’da ki sorun ve sıkıntıları dile getirmemizin bize pahalıya mal olduğunu biraz geçte olsa anlamaya başlıyor gibiyiz.
Çünkü, bu kenti yazmak, bu kentte yaşananları yorumlamak adeta suç haline geldiğini, postacının her gün kapıdan içire girip, bize verdiği sarı zarflarda çıkan beyaz kağıtlarda, ‘gereği düşünüldü’ satırlarıyla biten nağmelerden anlaşılıyor..
Gazetecilik yaparken top yükün bir savaşta olduğumuzu hissettiğimiz bir süreci yaşarken, bizim elimizde kalem, onların elinde ise her şeyin olduğunu da görüyoruz..
Yani anlayacağınız bu savaşta, yani gazetecilik yaparken eli mizin bir hayli zayıf olduğunu, yanımızda olan halka ve de okura rağmen işimizin bir hayli zor olduğunu anlıyoruz.
Ve, düşünüp yeni bir taktik izleme kararı alıyoruz, karşı cehpenin yeni saldırılarına karşı direnmenin yolunu ararken.
Gerçi, bu ağır süreçte yanımızda görünüp, kayıp ettiğimiz cehpelere bakıpta bunun hiçte öyle olmadığını çıkarları uğruna bizi terk edenlerden de görüyoruz ya neyse..
Ne yapmalı diye düşünürken Dünya’da bizden daha beter olan ve de yazılması gereken yerlerin olduğunu öğreniyoruz.
Orada da sorunlar var, gazeteciler var, yazanlar var ve de duymayanlar var diye bakarken bizimde Ardahan’ı değil, onları yazmamızın en iyisi olacağını düşünüyoruz.
Çünkü, dünya halklarının kardeş olduğunu ve de sorunlarının aynı olduğunu görerek diyoruz ki; Ardahan’da yazıp başımıza işler açmaktansa, daha evrensel olup alacaksak büyük işler almalıyız bu belalı başımıza..
Ne gerek var bu küçük kente yazıpta başımıza işler açıp, adliye kapılarından ayrılmayıp, kendimizi yormaya..
Biz bundan sonra Zambiya’yı, Angola’yı ve uzak diyarlarda olan perişan halkları yazmalıyız.
‘Onlarında, yolları, suları yok, onlarında sınır kapıları sorunu var, onlarda bizim gibi siyasilerinin ilgisizliği, sivil toplumlarının duyarsızlığı var.’ diyerek.
Hem onları yazarken sanırım davalar edilip, mahkemelik olmayız, tekzip yemeyiz, gazetemizi toplattırmayız sadece bir iddia yüzünden milyonluk cezalar almayız belki de..
Evet şu Zambiya’da neler oluyor bir bakalım, hem de nerede olduğunu ve nüfusunun ne olduğunu, kimlerin yaşadığını öğreniriz değil mi?!.
Zambiya Cumhuriyeti, Güney Afrika'da, denize kıyısı olmayan bir ülkedir. Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Tanzanya, Malavi, Mozambik, Zimbabve, Botsvana, Namibya ve Angola ile komşudur. Adını Zambezi Irmağından alır, eski adı Kuzey Rodezya'dır. Ülke yüksek platolardan ve kısmen dağlardan oluşur, tropikal iklimi vardır. Nüfusun %70'inden fazlası yoksuldur. HIV/AIDS, en büyük sağlık sorunlarından biridir. Zambiya'da 630.000 AIDS öksüzü çocuk vardır (Eylül 2005). Ülkenin ekonomik geliri büyük ölçüde bakır madenlerine dayanagelmiştir. Ancak yatırımların azlığı nedeniyle bakıra bağımlılıktan kurtulmak için 2000'li yıllarla birlikte tarım, turizm, elmas ve su gücü alanlarında projeler geliştirilmektedir...

**TGRT'yi kutluyorum

Ardahan’da haber için oturduğumuz bilgisayarımızın başında gazetecilik yaparken elimiz ve ayağımızın soğutulduğu bir dönemi yaşarken, dün TGRT’nin Ardahanlı hemşerimiz/meslektaşımız Doğan Şentürk isimli muhabirinin imzasıyla yaptığı habercilik karşısında yeniden, bu işi yapmamız gerektiğine inandım.
Çünkü, TGRT gerçekten yılın haberciliğini yapmış, beni dahil tüm gazetecileri kıskandırmıştı.
TGRT’nin ortaya çıkardığı rezilliği sonra tartışalım diyerek yeniden meslektaşlarımı kutluyorum. Çünkü gündemi sarsan bir habercilik örneğiydi, bu sarsılmada bakalım kimler düşecek yere diyerek..
fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58

KÖY/DES İhaleleri nedeniyle Kaymakamları şikayet etti ..

>Fakir Yılmaz<font> <font face=Ardahan’da günlük olarak yayınlanan Kuzey Doğu Anadolu Gazetesi isimli gazetenin yazı işleri Müdürü Fakir Yılmaz AKP Hükümetinin ülke genelinde büyük proje olarak sunduğu ve kamuoyunun adına KÖY/DES dediği projenin Ardahan kısmında yaşananlar hakkında cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulundu.
Gazeteci Fakir Yılmaz Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği 2007/140 sayılı şikayet dilekçesinde, KÖY/DES projesinin uygulaması esnasında bir çoğu AKP’li olan İl Genel Meclis Üyelerinin ve köy muhtarlarının şikayetlerinin basında ve kamuoyunda tartışıldığını ve bu nedenle Cumhuriyet savcılarının işlem yapıp yapmadıklarını sorarak, Ardahan’ın üç ilçe kaymakamından şikayetçi olduğunu belirten dilekçesinde KÖY/DES projesi uygulamasında bir çok ihmal, usulsüzlük ve yolsuzluğun olduğunu da öne sürdü.
Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığına ve İçişleri Bakanlığına verdiği dilekçesi aynen şöyle;

***Cumhuriyet Savcılığına/Ardahan

Ben Ardahan ili merkezinde yayınlanan Kuzey Doğu Anadolu isimli gazetenin yazı işleri müdürlüğünü yapmaktayım.
Mesleğim gereği bir çok haber yaptığım gibi Ardahan ilinde uygulanmasına devam edilen ve adı kamuoyunda KÖY/DES Projesi olarak bilinen projenin uygulanması sırasında yaptığım haberler ardından Göle ve Hanak kaymakamlığı tarafından tekzip aldım. Damal Kaymakamı tarafından da şikâyet edildim.
Ancak; Göle Kaymakamı Şaban Akça’nın, Hanak Kaymakamı Abdul Kadir Duran ve Damal kaymakamı Mehmet Yıldız hakkında başta Ardahan AK Parti İl Genel Meclis Üyesi Begali Demir ve DYP Hanak İl Genel Meclis Üyesi Oktay Arslangörür olmak üzere bu konuda bir çok şikayetleri olmasına karşın ve bizim bu iddiaları yazıp, kamuoyuna bildirirken ihbar ettiğimizde gerek savcılığınızca gerek Ardahan valiliğince hiçbir soruşturmanın yapılmadığını görmekteyim. Kaldı ki Ardahan valiliği bu yönde ki iddialar karşısında hep susmuş, bugüne kadar bir açıklama yapma gereği bile duymamıştır.
Halbu ki; yukarıda ismi geçen İl Genel Meclis Üyeleri gibi AK Parti Göle İl Genel Meclis Üyesi ve Ardahan İl Genel Meclisi Başkanı Yıldırım Karakoç tarafından bize verilen demeçler gibi Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’a da iletmiştir.
Bunun yanı sıra yine Göle İl Genel Meclisi Üyesi İlyas Öztürk’ün de bu yönde bir çok iddiası vardır. Bu ve diğer İl Genel Meclis Üyelerinin öne sürdüğü ve bu para harcanırken Birlik Üyesi olan Meclis Üyelerinin imzalarının dahi alınmadığı yönünde ki iddialar vardır.
İsmi geçen şahısların yanı sıra Göle, Hanak, Damal ve diğer ilçelerinin köy muhtarlarının da kaymakamların, KÖY/DES işleri esnasında bir çok usulsüzlük yaptıklarını ileri sürmüştürler.
Bu iddialar benim Yazıişleri Müdürlüğünü yaptığım Kuzey Doğu Anadolu Gazetesin de olduğu gibi Ardahan’da yayınlanan diğer yerel gazetelerde ve de ulusal gazetelerde de yayınlanmıştır. Bu gazetelerin istenmesi halinde, Ardahan Valiliği Basın Müdürlüğü arşivlerinde bu gazeteler mevcuttur.
Kaldı ki bu yönde yapılan şikâyetler üzerine bölgeye iki müfettiş gelmiş, olay ve iddialar incelemeye alınmıştır.
Ekte sunduğum gazete fotokopisinde de görüleceği gibi ortaya atılan bir çok ciddi iddiaya karşın kimsenin bu konuyla ilgilenmediği gibi, suçlanan kaymakamlar hakkında ciddi bir kovuşturma, soruşturma yapılmadığını görmekteyim.
Bu yetmez gibi Göle Kaymakamı Şaban Akça, Hanak Kaymakamı Abdul Kadir Duran ve Damal Kaymakamı Mehmet Yıldız tarafından kendi haklarında iddiaları öne süren şahısları değil beni şikayet edip mağdur ettikleri için şikayetçiyim.
Eğer böyle bir durum yoksa kaymakamların KÖY/DES ile ilgili yaptıkları çalışmaları getirip, huzurunuzda ortaya koyup, belgelemelidirler.
Bu nedenle savcılığınızın ve bakanlığınızın bu konuda bir inceleme yaparak, ortaya atılan iddiaların araştırılmasını ve gerçeklik payının olup olmadığını ortaya çıkarılmasını ve kaymakamların sürekli olarak beni şikayet edip, adeta baskı altına almaları konusunda bir gazeteci, bir vatandaş olarak şikayetimin incelenip, araştırılmasını saygılarımla arz ederim.02/02/2007 Fakir Yılmaz/Ardahan

Cavit Çetin’in yazı dizisi bizi olduğu gibi herkesi düşündürmelidir/Özkan Karakaya

>Özkan Karakaya<font> <font face=Geçtiğimiz günlerde Ardahan'da yayın yapan Kuzey Doğu Anadolu isimli yerel gazetede, ilimizde mevcut olan sorun ve sıkıntıların çözümü adlı haber, bana göre tüm duyarlı Ardahan'lıların tekrar tekrar okuyup irdelemesi gerektiğini düşünüyorum. Ardahan ilinde mevcut sorunların deklare edilmesi konusunda Ardahanlı iş adamı Cavit Çetin kaleme aldığı yazı dizisi, bölgemiz ve ilimizde son yılların birikmiş sorunların çözümü noktasında objektif bir bakış sergilemektedir. Çetin ele aldığı yazı dizisinde gerek çözüm gerekse çözümsüzlüklerin nedenini en ince ayrıntısına kadar dikkate almış. İlimizin sorun ve sıkıntılarını 5 ana temelde masaya yatırılması gerektiğine değinen Çetin, geri kalmışlığın aslında kaderimizin olmadığı ve yılların vermiş olduğu talihsizlik ve ilgisizlikten kaynaklanan sorunlar olduğunu açıklıyor. İlimizde sorunlarımızı meclise taşıyacak Milletvekilinin olmadığından da yakınan iş adamı Cavit Çetin, “Bizim sorunumuz aslında bir takip sorunudur. Her seçim döneminde meclise gönderdiğimiz değerli vekillerimiz de bu sorunları biliyor ve buraya geldiklerinde bizlerle paylaşıyorlar fakat bu sorunları mecliste hangi sıklıkta dile getirip takibini yapıyorlar. Açıkçası yeterli derecede gayret sarf edip takibini yaptıkları konusunda emin değilim değerli dostlarım. Hükümetimiz, sayın valimiz, değerli kaymakamımız, milli eğitim müdürümüz ve diğer kamu görevlilerimiz elinde gelen çabaları gösterseler de sonuçta bir yere kadar, bundan sonrasını götürebilecek vizyon sahibi memleketi için her şeyini feda edebilecek kadar cesur ve vatanperver siyasetçilere ihtiyaç vardır” derken ilimiz sorun ve sıkıntılarını 5 ana temelde masaya yatırıp çözüm üretmeliyiz diyerek yapmış olduğu çalışma sonucunda ortaya çıkan fikirlerini kendi köşemde okuyucularımla yeniden paylaşmak istiyorum. İşte iş adamı Cavit Çetin’in Ardahan ili için kaleme aldığı 5 ana temel sorun ve çözümü,

***Hayvancılık ve Tarım

“İlimizin en önemli ekonomik faaliyet alanını oluşturan hayvancılık, özellikle son 15-20 yıllık süreç içersinde oldukça geriye gitmiştir. Gelişmiş ülkelerin bir çoğunda sanayi önemli bir ekonomik kaynak olmakla birlikte tarım alanlarındaki gelişmelere verdikleri önem ise hiç de az değildir. Batılı ülkeler gelişmişliklerini tarımla ilgili sorunlarını çözdükten sonra yüzlerini sanayi toplumuna dönmeleri sonucuna borçludurlar. Bizde ise politikacılarımızın sorunları yerinde değil de, masa başında işi çözme kabiliyetleri ( ! ) sebebiyle sorunlarımız daha da çıkılmaz hale gelmiştir. Açık açık belirtiyorum arkadaşılar; Başlangıçta biz tarım toplumuyduk. Doğa bize bu hakkı vermişti. Demişti ki: Size ben tarım ve hayvancılıktan ekmek yemenizi nasip edeceğim. İlk önce bu konuda uzmanlaşın, bu konuyla ilgili sorunlarınızı çözün. Daha sonra sanayi toplumu olmanız için alt yapınız kuvvetli olur demiştir. Biz ne yaptık tarım ve hayvancılıkla ilgili sorunlarımızı çözmeden, sanayi toplumu olma sevdasına düştük. Geldiğimiz nokta ise belli; Ne tarım toplumu olabildik, ne de sanayi toplumu olmayı becerebildik. Ama hiç bir şey geç değildir. Gerekli alt yapı çalışmasıyla özellikle hayvancılık konusunda gerekli gelişmeleri gösterebilir, yeni iş alanları yaratabiliriz. İlimizin ekonomisini canlandırmada öncelikli sektör olan hayvancılığın, hayvansal üretime dayalı sanayi ile desteklenmesi gerekmektedir. Böylece hem hayvansal üretimde zamanın şartlarına uygun üretim yöntem ve teknikleriyle üründe verim, kalite artırılacak hem de sanayi alanında gelişmemiş olan yörede sanayi canlanacaktır.Türkiye büyükbaş hayvan varlığının % 2.56’sının Ardahan’da bulunduğu düşünülürse, yörenin et, süt ve deri işleme gibi hayvansal üretime dayalı sanayi tesislerine hammadde sağlayacak potansiyele sahip olduğu görülecektir”

***Sanayi

“Bir bölgenin kalkınmasında en önemli faktörlerden birisi de sanayileşmedir. işletmenin verimli ve kârlı olabilmesi için kuruluş yerinin önemi büyüktür. Her şeyden önce mal üretebilmek için gereken hammaddeyi ucuz ve kolaylıkla sağlayabilecekleri bölgeleri tercih ederler. Üretilen malın kolaylıkla pazarlanabilmesi için kuruluş yerinin pazar merkezlerine yakın ve ulaşımın kolay olması gerekmektedir. Çalışacak insan gücünün de bol ve ucuz olması, özellikle kalifiye elemanın kolaylıkla sağlanabilmesi önemlidir. İşletmelerin kuruluş yeri seçiminde dikkat ettikleri bir diğer husus da Organize Sanayi Bölgesi ve Küçük Sanayi Sitesi gibi altyapı yatırımları götürülmüş özel sanayi alanlarının bulunmasıdır. Bütün bu koşullar göz önüne alındığında memleketimizin bir işletme olarak gerek ekonomik gerekse doğal faktörler açısından çekici bir merkez olmadığını görmekteyiz. Bu nedenle Ardahan, bugüne kadar sanayi alanında yeterli gelişimi gösterememiştir. Ülke genelinde belli avantajlara sahip bölgelerin sanayileşme açısından hızla gelişmesi, bu bölgelerle diğer bölgeler arasında gelişmişlik farkını açmaktadır. Bu durum, ülke içerisinde sosyal ve ekonomik anlamda çeşitli sorunların doğmasına yol açmaktadır. Ardahan gibi sanayileşme konusunda birtakım dezavantajlara sahip bölgeler için özel projeler geliştirilerek uygulamaya konulması, hem bölgeler arasındaki gelişmişlik farkını ortadan kaldıracak hem de bahsedilen sosyo-ekonomik sorunların çözümüne katkı sağlayacaktır. Ardahan’daki üretim potansiyeli dikkate alındığında, özellikle tarımsal üretime dayalı sanayi tesislerini besleyebilecek bir potansiyele sahip olduğu görülmektedir. İlde sanayinin gelişmesi için tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin iptidai usullerden kurtarılarak modern ve verimli işletmecilik yöntemleriyle üretimde miktar ve verimin artırılması, Organize Sanayi Bölgesi ve Küçük Sanayi Sitelerinin kurularak ildeki sanayi altyapısının tamamlanması gerekmektedir”

***Posof Türkgözü ve Çıldır Aktaş sınır kapısı

“Bir serhat şehri olan Ardahan, doğu komşularımızdan Gürcistan ve Ermenistan ile sınırdır. 1990’lı yıllarda bu ülkelerde meydana gelen rejim değişiklikleri ilimiz için yeni bir imkan doğurmuş, bu dönemde Gürcistan ile Ardahan arasında ticari ve sosyal ilişkiler gelişmiştir. Ardahan ile Gürcistan arasında biri Posof Türkgözü diğeri Çıldır Aktaş olmak üzere iki sınır kapısı bulunmaktadır. Posof ilçemiz sınırında bulunan Türkgözü Gümrük Kapısı 1995 yılında faaliyete geçmiştir. Çıldır İlçemiz sınırında bulunan Aktaş Gümrük Kapısı ise Gürcistan tarafında bulunan eksiklikler nedeni ile henüz faaliyete geçmemiştir. Gürcistan sınırında bulunan bu kapılar bu ülke ile sınır ticaretini gündeme getirmiştir. Sınır ticareti sınır illeri ile bunlara komşu olan illerin ihtiyaçlarını karşılanması amacıyla karşılıklı olarak yapılan ticari işlemlerdir. Bu ticaretin amacı; bölge halkının ihtiyaçlarını sınır bölgelerinde kısa sürede ve daha ucuza temin etmesi, istihdamın arttırılması, bölge halkının refah düzeyinin yükseltilmesi ve bölge ekonomisine canlılık getirilmesidir. Özellikle 1997yılından sonra ilimizin ticari hayatında büyük bir canlılık meydana gelmiştir. Özellikle ilimize sınırsız miktarda motorin ithal etme izninin verilmesi esnafımızın büyük çoğunluğunu bu işle uğraşmasını sağlamıştır. 1998 yılının ortalarına kadar yoğun şekilde devam eden ve ilimizin ekonomisine önemli miktarda para girişi sağlayan motorin ithalatı il genelinde diğer sektörlerde de canlılık getirmiştir. Özellikle inşaat sektöründe gözle görülür bir kıpırdanma olmuştur. Ancak önceleri vergiden muaf olarak yapılan motorin ithalatına Bakanlar Kurulu’nun kararı ile vergi ve fonların % 80’e çıkarılması, ayrıca ithal edilen motorinin il ihtiyacı fazlasının il dışına çıkarılmasının yasaklanması ile motorin ticareti durmuş ve ilimizde meydana gelen canlılık azalmıştır”

***Kars-Tiflis-Bakü Demir Yolu

“Diğer önemli konu ise İlimizin komşu ülkelere ve yurtiçi ulaşımını ilgilendiren, bölgemize hem ekonomik hem de turizm açısından canlılık getireceğine inandığımız Kars-Tiflis-Bakü Demir Yolu bağlantılarından birisinin de ilimiz sınırları içersinde olmasıdır. Bu istek bölge halkımızın şimdiye kadarki kötü talihini bir nebze olsun değiştirecek bir istektir”

***Avrupa Birliği ve Hükümetin başarılı icraatları

“Bilindiği gibi ülkemiz Avrupa Birliğine girebilmek için bir çok alanda önemli adımlar atmaktadır. Hükümetimizin azimli ve kararlı politikası neticesinde gerek günlük yaşamda, gerek kamusal alanda ve özellikle üretim kademelerinde önemli gelişmeler sağlanmıştır. Avrupa Birliği uyum sürecinde tanına bir çok krediler mevcuttur. Ama çoğumuz bilmediği için kullanılmamaktadır. Çoğu hibe ve uzun vadeli düşük faizli kredi olan bu kaynaklar özellikle tarım sektöründe büyük yatırımlara olanak verecek düzeydedir. İlimizin bu kaynaklardan faydalanmasını sağlayacak her türlü olanakları seferber edip bize tanınan bu hakkı halkımıza sunmayı bir görev bilmekteyim. Böylece uyum sürecine katkıda sadece hükümetimizden değil kendi çabamızla da bir şeyler yapmış olacağız”
balcesme75@hotmail.com-karakayaardahan@mynet.com
Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

Yayınlanan raporlarda en huzurlu il olarak ilan edilen Ardahan’a Çevik Kuvvet müdürlüğü kurulacak!..

>Ardahan'da 600'e yakın polis görev yapıyor<font> <font face=İşsizliği çözme konusunda hiçbir yatırımın yapılmadığı Ardahan’da devlet yeni bir müdürlük daha kuracak. 13 bine yakın kent nüfusuyla Türkiye’nin en huzurlu ili olma sıralamasında üst sıralarda olan Ardahan’da kurulacak yeni müdürlüğün, toplumsal olayların ilk önleyicisi olan Polis Çevik Kuvvet Müdürlüğü olacağı bildirildi.
Emniyet Genel Müdürlüğü Sözcüsü İsmail Çalışkan, Ardahan’ın da içinde bulunduğu 43 İlde görev yapan Önleyici Hizmetler Şube Müdürlükleri'nin kaldırılarak yerlerine Çevik Kuvvet Şube Müdürlükleri'nin kurulacağını bildirdi.
Emniyet Genel Müdürlüğü Sözcüsü Çalışkan, haftalık olağan basın toplantısında, Ardahan’ın da içinde bulunduğu 43 ilde kurulması düşünülen Çevik Kuvvet Şube Müdürlükleri hakkında bilgi verdi. Çalışkan, ülke genelinde toplam 38 il emniyet müdürlüğü bünyesinde toplumsal olaylarda görevlendirilmek üzere Çevik Kuvvet Şube Müdürlükleri faaliyet gösterdiğini hatırlatarak, şöyle dedi
"Çevik kuvvet birimi bulunmayan 43 ilimizde ise, önleyici polislik hizmetleri ile birlikte toplumsal olay görevleri de Önleyici Hizmetler Şube Müdürlükleri tarafından yürütülmektedir. Önleyici Hizmetler Şube Müdürlükleri'nin zaman zaman meydana gelen toplumsal olaylar karşısında yetersiz kaldığının görülmesi üzerine, söz konusu illerde meydana gelmesi muhtemel yasadışı toplumsal olaylarla daha etkin ve profesyonel bir şekilde mücadele edilebilmesi amacıyla, çevik kuvvet birimi bulunmayan 43 ildeki Önleyici Hizmetler Şube Müdürlüğü'nün kapatılarak yerine Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nün kurulması 24-26 Ocak 2007 tarihleri arasında Emniyet Genel Müdürlüğü'nde düzenlenen 'İl Emniyet Müdürleri Değerlendirme Toplantısı'nda gündeme alınmıştır. Yapılan bu toplantıda; söz konusu illerimizde Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nün kurulmasının uygun olacağı değerlendirilmiş olup, bakanlık makamının 30 Ocak 2007 tarihli olur'larına istinaden Adıyaman, Afyon, Ağrı, Amasya, Artvin, Balıkesir, Bilecik, Bitlis, Bolu, Burdur, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Edirne, Giresun, Gümüşhane, Isparta, Kastamonu, Kırklareli, Kırşehir, Kütahya, Muş, Nevşehir, Niğde, Ordu, Sinop, Tekirdağ, Tokat, Tunceli, Uşak, Yozgat, Aksaray, Bayburt, Karaman, Kırıkkale, Bartın, Ardahan, Iğdır, Yalova, Karabük, Kilis, Osmaniye ve Düzce olmak üzere toplam çevik kuvvet birimi bulunmayan 43 İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Önleyici Hizmetler Şube Müdürlükleri'nin kapatılarak, bu illerimizde Çevik Kuvvet Şube Müdürlükleri'nin kurulması uygun görülmüştür."
>Ardahan'da 600'e yakın polis görev yapıyor<font> <font face=Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü kurulacak 43 İl Emniyet Müdürlüğü'nde; Önleyici Hizmetler Şube Müdürlükleri'ne bağlı resmi devriye ekipleri, motosikletli ve bisikletli polis timlerince yürütülen önleyici polislik hizmetleri Çevik Kuvvet Şube Müdürlükleri tarafından yerine getirileceğini belirten Çalışkan, Önleyici Hizmetler Şube Müdürlükleri tarafından yürütülmekte olan ve suç soruşturması niteliğinde olmayan önleyici polislik görevlerinin de Çevik Kuvvet Şube Müdürlükleri'nce yerine getirileceğini vurgulayarak, böylece Asayiş Şube Müdürlükleri'nin uzmanlık gerektiren hırsızlık, kapkaç, yankesicilik, gasp, cinayet gibi alanlarda uzmanlaşmalarının sağlanmış olacağını söyledi.
Pasaport Tanzim Sistemi alımı hakkında da bilgi veren Çalışkan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti namına verilen pasaportların Uluslar arası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) normlarına uygun olarak tanzim edildiklerini kaydederek, "Gerekli olan pasaport tanzim sistemi alımı için yürütülen teknik bazdaki çalışmalar tamamlanmıştır. Bu alıma ilişkin ihalenin 26 Mart 2007 tarihinde yapılmasına karar verilmiştir. Söz konusu alımın gerçekleştirilerek projenin hayata geçirilmesi halinde; pasaportlarımız, tüm dünyada ICAO normlarına uygun olarak işlem yapan makinelerin tamamında okunabilecektir. Chipli, elektronik pasaport standartlarına uygun olarak tanzim edilecek, bilgilerin kaydedilmesi, kayıtlı bilgilerin kontrol edilmesi gibi işlemler hızlı ve en önemlisi yüksek doğruluk ve güvenlik içerisinde yürütülebilecektir" dedi.
Bilindiği kadarıyla Ardahan ve 5 ilçesinde 600'ün üzerinde polisin görev yapıyor.
Haber ekleme saati: 00.19-03/02/2007
Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com
Kars'ta şüpheli paket korkuttu

>Fünye ile patlatıldı<font> <font face=Kars Fen Lisesi Pansiyon binası kapısı girişine konulan şüpheli paketin içerisinden sahte bomba düzeneği çıktı.
Olay, bugün saat 13.00 sıralarında Kaleiçi Mahallesi'ndeki Fen Lisesi pansiyonu önünde meydana geldi. Koli bantlarıyla sarılmış bir paket bulan okul görevlisi, bunu pansiyona taşıdı. Arkadaşlarının “Bomba olabilir neden içeri getirdin?” diye tepki gösterdiği görevli, şüpheli paketi bahçe içerisindeki bir ağacın yanına bıraktı.
Korku dolu dakikaların yaşandığı pansiyondaki olayla ilgili polis aranarak bilgi verildi. Kısa sürede okula gelen Emniyet Müdürlüğü bomba imha uzmanı, koliyi fünyeyle patlattı. Özel olarak hazırlanmış paketten bomba yapımında kullanılan düzenek ile birlikte çalar saat, pil ve kablo gibi malzemeler çıktı. Eski mezunların toplantısının olduğu bir sırada ortaya çıkan sahte bomba düzeneği olayıyla ilgili olarak soruşturma sürdürülüyor.
Haber ekleme saati: 23.01-02/02/2007
Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

DTP Kars İl Başkanı Av. Mahmut Alınak: 'Ben değil Çapan benimle uğraşıyor'

>Av. Mahmut Alınak<font> <font face=Demokratik Toplum Partisi Kars İl Başkanı Av. Mahmut Alınak yaptığı açıklamada İstanbul/Esenyurt Beldesi Başkanı Dr. Gürbüz Çapan’ın kendisiyle uğraşmak için Kars’a gelip aday olduğunu öne sürdü.
Çapan’ın Kars’ta ortaya koymak istediği politikayı kendisini eleştirme üzerine kurduğuna da dikkat çeken Kars DTP İl Başkanı Av. Mahmut Alınak Ardahan’da yaptığı açıklamada, Dr. Gürbüz Çapan’ın Esenyurt’ta kendisiyle çok uğraştığını, buna doymamış ki Kars’a gelip isminin üzerinde siyaset yaparak buna devam etmek istediğini ileri sürdü.
Kendisinin partisinin politik çalışmaları çerçevesinde Kars’ta politika yaptığını ve halkının sorunlarıyla birebir ilgilenmeye çalıştığını da belirten Av. Alınak benim Çapan’la işim olmadığı gibi kimseyle işim olmaz. Ben hukukçu ve siyasetçiyim. Biz Kars ve bölgenin sorunlarıyla ilgilenir, halkımızın sıkıntılarının çözümüne uğraş veriyoruz’ diye sözlerini tamamladı.
Haber ekleme saati: 22.46-02/02/2007
Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com
Çapan’ı Ardahan ve Kars’a pazarlıyorlar, ama kazanamaz!”

>Remzi Yeni<font> <font face=Ardahanlı bir grubun İstanbul/Esenyurt eski Belediye Başkanı Dr. Gürbüz Çapan'ı ziyaret ederek, Ardahan'dan Milletvekili adayı olması yönünde kendilerinden rica da bulunmasına aslen Göleli olan CHP Büyükçekmece İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Remzi Yeni’den tepki geldi.
Çapan’ın siyasette vizyonunun bittiğini ileri süren CHP’li Remzi Yeni’nin bu konuda yaptığı açıklamayı aynen yayınlıyoruz.
“Ben eski bir dernekçiyim. Göle Derneğinde 9 yıl yöneticilik yaptım, kendi köyümün Dernek Başkanlığını yaptım, Göle Derneğinin Esenyurt Şube Başkanlığını yaptım. Bu toplantının liderliğini yapan kişinin şahsını da, yaptığı dernekçiliği de tanımıyorum. Gürbüz Çapan eğer Milletvekili olacaksa Kars'tan olmalı, Ardahan'dan değil. Ardahan'da Milletvekili olacak adam yok mu? Ardahan'da nice Gürbüz Çapan'lar var. Mevcut Milletvekilimize ne olmuş ki? gidip Gürbüz Çapan'a rica da bulunuyoruz. Ardahan'da çok çalışkan, çok akıllı Milletvekilimiz var. Ensar Öğüt ve geçmiş dönemde Faruk Demir vardı. Yani bugün yanına gidip, "Aman elinizi ayağınızı öpelim, gelin Ardahan'dan Milletvekilli olun" diyen arkadaşlar kesinlikle Ardahan'ı temsil etmiyorlar. Çünkü bende Ardahanlıyım, o arkadaşlar Çıldırlı. Sayın Çapan'ın köyü daha önce Çıldır'a bağlıydı ve Arpaçay' a bağlandı. Eğer o kadar Ardahan'ı seviyordular neden gidip Kars'a bağlandılar? O olacak gibi bir şey değil, çünkü hiç kimse bunu onaylamaz ve o arkadaşları da tanımıyoruz, onlar beni de temsil edemez, Beni gidip Gürbüz Çapan'a da pazarlayamazlar. Onlar kendi öz iradesini kullanmışlar. Kendi şahsı fikirlerini orada beyan etmişler. Ardahanlıları temsilen geçiyorlar, ama bizler onlara o yetkiyi vermedik.” dedi.
Aynı zamanda İşadamı olan Göleli siyasetçi hemşerimiz çapan’ın adaylığı konusunda görüşlerine şöyle devam etti. ”Bence Gürbüz Çapan'ın siyasi misyonu bitmiştir. Gürbüz Çapan 15 yıl Esenyurt'ta Belediye Başkanlığı yapmış fakat kendinden sonrası için bir siyasi kadro yetiştirmemiştir. Arkasında siyaset yapabilecek 3-4 kişi de olsa kimseyi bırakmamıştır. Şimdi bizim toplum onun cezasını çekiyor, başarılı olacağına inanmıyorum.”
Haber ekleme saati: 21.25-02/02/2007
Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

BANKALARIN YÜZDE ELLİSİ SATILDIĞI TAKTİRDE EKONOMİYİ YABANCILAR YÖNETİR

>Prof. Dr. Esfender Korkmaz<font> <font face=İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Eski Dekanı ve CHP Parti Meclisi Üyesi Prof. Dr. Esfender Korkmaz, Bankaları %50 si yabancılara satıldığı taktirde Ekonominin kontrolünün yabancıların eline geçeceğini söyledi. Korkmaz, İş Bankası yabancılara satılırsa, iktidara geldiklerinde geri alacaklarını da ifade etti.
CHP Beykoz ve Şile teşkilatlarının düzenlediği “Ekonomide Atatürk’ten AKP’ye, Özgürlükten Tutsaklığa” adlı toplantılarda konuşan Prof. Dr. Esfender Korkmaz, AKP İktidarının uygulamakta olduğu yanlış ekonomik politikaların, Köylüğü, Çiftçiği, Memuru, Esnafı, kısacası üretim yapan her kesimi olumsuz etkilediğini kaydederek şöyle konuştu: “ AKP İktidarında üretici kesimler hızla yoksullaşmış, İşçi ve Memurun alım gücü yaşam standartlarının altına düşmüştür. Köylünün dört yıl önce sattığı hayvanın fiyatıyla bu gün sattığı fiyat aynı olmasına rağmen, giyimden yiyeceğe aldığı her şeye yüzde yüz zam gelmiştir. Cumhuriyet’in seksen yıllık birikimleri olan ve kar eden kuruluşları yabancılara peşkaj çekilerek, buradan gelen paralarla da dış borç ödenmiştir. Oysa bu paralarla yeni yatırımlar yapılarak, yeni istihdam alanları yaratılıp, işsizlik tamamıyla da olmasa, kısmi olarak azaltılmış olması gerekirdi”

**BANKALAR YABANCILARIN ELİNE GEÇTİĞİ TAKTİRDE EKONOMİYİ ONLAR YÖNETİR.

AKP İktidara geldikten sonra bir çok kuruluş gibi bankaları da yabancılara satmaya başladığını, bu satışların yüzde elliği geçmesi halinde, Ekonominin yönetiminin de onların eline geçeceğine dikkat çeken Korkmaz, “Bu satışlar, Osmanlı’nın 1838’te başta İngilizler olmak üzere yabancı ülkelere gümrüksüz imtiyazlı ticaret hakkı vermesiyle başlayıp, Duyuyi-umumiye götüren süreçle aynıdır. Atatürk böyle bir tabloda ülkeyi teslim aldı. 1923-32 Yılları arasında Liberal Politika var ama, vatandaşta henüz sermaye birikimi olmadığı için, Devlet öncülük ederek Özel Sektöre için altyapı hazırladığı gibi, kendiside yüzlerce fabrika yaptı. Atatürk döneminde Limanlar ve Demiryolları Millileştirildi. Eğer bunu gerçekleştirmeseydi 2. Dünya Savaşında ülke bataklığa sürüklenirdi.

***KÜRESELLEŞMEDEN EN BÜYÜK ZARARI TÜRKİYE ÇEKTİ

Küreselleşmeden en büyük zararı Türkiye’nin çektiğini, bu nedenle Ulusal Ekonomiye yönelik politikaların uygulanması gerektiğini, çünkü Ulusal Ekonomik Politikaların uygulanması halinde ülkenin kaynaklarının başkalarına peşkeş çekilemeyeceğine dikkat çeken Korkmaz, “Bu gün iktidar, Merkez Bankası’nda 60 milyar dolar rezerv olduğundan bahsederek övünüyor. Oysa yine bu hükümet döneminde bütçenin 34.8 milyar dolar cari açık verdiğini unutuyor. Bu açık demek, toplumun emeğinin dışarıya transferi demektir. Cari açıklar özelleştirme yoluyla kapatılmaya çalışılıyor” dedi.

***YABANCI SERMAYE YATIRIM YAPMIYOR ..

AKP iktidara geldikten sonra yaptığı 28.5 milyar dolarlık özelleştirmenin 11 milyarını yabancılara yapmış. Devlete ait kar getiren kurumlar bir biri ardına yabancılara satılırken, buralardan elde edilenlerle de dış açık kapatılmaya çalışılıyor. Bu yabancı şirketler yatırım yapmadıkları gibi, kazandıklarının vergilerini de vermemektedirler. Karlarını ise dışarı çıkarıyorlar. Doların bu gün değeri 2 lira 10 kuruş olması gerekirken Bindörtyüzler de dolaşıp duruyor. Çünkü yüksek faiz nedeniyle kimse yatırım yapmıyor ve ne olacağını bilmiyor. Bir yılda IMF’ye 5 milyar dolar borç ödenmiş.
Haber ekleme saati: 12.02-02/02/2007
Haber/Foto: Ümit Kılıç/İstanbul

YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/Yine aynı dalavere ..

>Fakir Yılmaz<font> <font face=Dışişleri Bakanı Abdullah Gül bugün Amerika'ya gidiyor.
Nedeni ise her yıl ısıtılıp, ısıtılıp Türkiye'nin önüne getirilen bayat filimin vizyon'a girmesini engellemek.
Yani bir gün Fransa'nın, bir gün İngiltere'nin, bir gün ise İtalya'nın ısıtıp ısıtıp Türkiye'nin önüne getirdiği Ermeni filminin şimdi de Amerika'nın senatosunda ısıttığını görmekteyiz. Dikkat edilirse isimlerini verdiğimiz ülkelerin tümü dünyaya silah satan ülkeler..
Ve Gül daha yola çıkmadan, bir açıklama geliyor, 'Türkiye 100 bilmem ne özellikli tanksavar almak için ihale açacak!'
Ne tesadüf değil mi?
Fransa Helikopter ve radar satmak istediğinde, İngiltere gemi satmak istediğinde, Norveç, İspanya, Danimarka, İtalya ve de diğerlerinin silah satmak istediklerinden oynadıkları filimin bir versiyonunu da Amerika oynuyor..
Işın kısacası Türkiye'ye silah satmak isteyen her ülkenin oynadığı bir oyundur, Ermeni Tasarısı konusu..
Ki; Biz bunu kaç defa yazdıysak ta anlatamadık.
Peki çözüm nedir sizce diye soranlarda oldu bizim bu tür yazılarımız ardından ve bizde hemen cevabını verdik, emekli Koramiral Attilah Kıyak'ın dediği gibi.
Türkiye bu Ermeni sopasını silah tüccarı ülkelerinin elinde almak için hareket etmeli ve başta Ermenistan olmak üzere komşularıyla barışık bir politika izlemelidir diye.
Bu tezimizin doğruluğu da ortaya koyan görüşlerimizi nedeni ise aşağıda yazdıklarımızdır.
Bakın İngiltere'nin Kıbrıs adası hassasiyetinin nedenini öğreniyoruz, Rum kesiminin Lübnan'la birlikte Akdeniz'de petrol aramak için kolları sıvadığı bir sırada.
Ki; Bu bilinmeyen bir durum değildir. Akdeniz'in altının Ortadoğu'da bulunan petrol kaynaklarının ana tabakasını oluşturduğunu ..
'Vay efendim gemileri sürün' demektense, çağırıp Lübnan'ı, hatta Rumları.. Varsa bir kaymak birlikte yiyelim, birlikte yapmak varken, Ermenistan kapısını açarak komşum aç iken ben tok yatmam denmelidir.
Yoksa! yoksa her yıl birileri çıkıp, tehdit eder, milyon dolarlık silah ihalelerinin kendilerine verilmesi için..
Tezimizi yeniliyor ve diyoruz ki; Düşmansa en büyük düşman dost görünüp en büyük düşmanlığı yapanlardır.
80 yıldır aynı filimi başımıza oynayanlardır.
Bu nedenle bundan sonra ki politik çıkışları yeniden değerlendirip, işin tam tersine gidip, pastanın paylaşılması gerekirse komşularımızla yaparız denilmelidir.
Aksine, daha çok seyrederiz Ermeni Tasarısı, Kerkük Meselesi ve daha nice isimli bayatlanan filimler...
Olanda bütçemizin belini kıran milyon dolarlarımızın, dost görünüp, düşman olanların kasasına gider. Biz yine diyelim dedik, sayın Gül'ün Amerika gezisi sırasında..
fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58

EK-14/13/02/2007 Günlerinin Haberleri
Yazar Fakir
YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/
Potansiyel vekil adayları!..

Fakir Yılmaz> İyiden iyiye yaklaşan genel seçimler öncesi hareketlenen siyaset arenasının heyecanını, sitemiz olan www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com a ve de cep telefonlarımıza gelen mesaj ve çağrılarda daha iyi anlıyoruz.
Siyaset sahnesini yakından takip edenlerle, bu sahne de oynamak isteyenlerin ilgi odağı olduğumuz şu günlerde tartışılan diğer bir konu ise, ‘Bende milletvekili adayıyım’ adlı yazımız ardından benim de adaylığımın olumlu veya olumsuz tartışıldığını izliyorum.
Çoğu potansiyel adayımızın Ardahan’da ki politik gelişmeleri bir çok dostlarından olduğu gibi benden de almak üzere sıkça cep telefonuma başvurduğu şu günlerde yazdığım bu yazı üzerine benden bir şeyler öğrenmek isteyen ‘potansiyel adaylarımız’ ın bir hayli azaldığını da hissettiğim bir süreçte, milletvekili adaylığı düşündüğümü olgunlukla karşılayıp, bu yönde arayanların sayısının da bir hayli arttığını da görüyorum.
“Bu Fakir Yılmaz’dır diyorsa yapar” diyenlerin ise merakla beklediği ikinci adımımı değerlendirmeye aldığını da izlerken, benim aday olup, seçimler de ne kadar etkili olabileceğimi, en çok bir süre önce aday olduğum ESOB seçimlerinde bana 20 oy bile vermeyenleri kara kara düşündürdüğünü de görmüyor değilim.
Çünkü, seçimlerine üç gün kala aday olduğum, Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı seçiminde bana 20 oy bile vermeyen Ardahan’ın büyük lortları ve de seçim cambazlarının, üç adayın yarıştığı o seçimde aldığım oylar karşısında dudakları kurumuş, boğazları tıkanmış, az daha kalpten gitmiştiler ..
Nedeni ise üç gün kalarak girdiğim seçimlerde kazanmazsam da büyük bir oy almış, hatta seçim günü saat 03.00’a kadar başkanlığı garantilemiştim.
Ancak, birilerinin benim seçilmem halinde kendilerinin silineceğinin korkusuyla, hiçte alakaları olmadığı halde ESOBB seçimine karışıp, Ardahan siyasetinin ustalarından olan babamın yokluğunu ve de benim acemiliğimi de fırsat bilip, o saatte sonra ne kadar hasta, kör, topal ve de sahte üye varsa toplayıp getirdiklerinde anlamıştım ayak oyunlarını.
Kimilerine, KURT geliyor, kimilerine FEZO’nun oğlu kazanıyor, kimilerine GELİRSE SİZE RAHAT YOK denilerek son anda seçimi kazanmamı engelleyenlerin milletvekili adayı olmam halinde, bu kentte oynadıkları cambazlıkları tüm Ardahan genelinde oynayamayacaklarını iyi biliyorlar. Oynasalar da başta Ardahan köylüsü olmak üzere, mazlum, perişan, mağdur ve de her seçim de hep bu grupların yalanlarına inanan halkın buna izin vermeyeceğini iyi biliyorlar.
Evet, ‘Bende milletvekili adayıyım’ yazımın ardından benimde ismimin de geçmeye başladığı önümüzdeki seçimlerde yeni isimlerinde ortaya çıkma ihtimalini görüyoruz, genel seçimler öncesi vekil adaylarını ve de bunların potansiyelini ölçerken.
AK Parti’nin 6 bin oy ile vekili olan Kenan Altun’un yanı sıra son günlerde yoğun bir çıkış yapan İşadamı Göleli Cavit Çetin’in, Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı Gürbüz Süleymanoğlu’nun, hatta AKP İl Başkanı Yardımcısı Engin Şanlıtürk’ün isimlerini tartıştığı şu günlerde, Ardahanlı işadamı B. Harziyanlı Nihat Atam’ın da ismi gibi sürprizler yeni yeni ortaya çıkıyor gibi ..
CHP’nin mevcut vekili Ensar Öğüt ile mücadele edenleri konuştuğunu izliyorum.
Benim de iyi bir arkadaşım olan Suat Aktaş’ı, Ardahan eski Milletvekili Faruk Demir’i, eski İl Sağlık Müdürü Dr. Taşkın Aktaş’ı ve de İsmet Atalay’a kaz yedirerek her seçim öncesi ismini gündeme sokmaya çalışanı tartışan CHP’lilerin kimsenin Öğüt’ü aşamayacağına olan inançları %70’ler seviyesinde. Bana da sorulsa, CHP Öğüt isminde yanlış yaparsa yazık olur derim.
“Peki, o geçtiğimiz seçimlerde sandığa gömülen siyasi partilerden ne haber?” diye sorulursa DYP’nin mevcut Belediye Başkanı ve potansiyel milletvekili adayımız olan Mikail Kayatürk tarafından elde tutulduğunu gözlüyoruz. Kardeşini DYP İlçe Başkanlığına getiren, delegenin büyük çoğunluğunu belediye çalışanlarının ismiyle değiştiren Kayatürk’ün DYP’de birinci vekil adayı ismi olduğu konuşulurken, birkaç kişiyi gardiyan ettiği öne sürülen sol partilerin iktidarda olduğu günlerde hapishanelerin genel müdürü olan Zeki Güngör’ün isminin ısıtılmaya çalışıldığını duyuyoruz. Benim bile tanımadığım bu şahsın kime ve neye güvendiği de bilmiyorum.
DSP’nin geçtiğimiz günlerde sürpriz şekilde yaptığı atama ile yenilediği Ardahan İl ve İlçe Örgütüne koyduğu isimlerin mevcut Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Latif Tosunoğlu’na yakın olmaları, benim olduğu gibi bir çoklarına, ‘Acaba?’ dedirtmiyor da değil .. Ha bu arada, Tosunoğlu’nun ATSO başkanlığına seçildiğinden bugüne kadar ki sessizliğini tren yolunu mana ederek bozması ve mevcut vekillere sert çıkışı ise bu ‘acaba?’ yı biraz daha güçlendirdi gibi..
ANAP’ta Sürmeli Kılıç dostumuzdan başka kimsenin kalıp kalmadığını bilmediğimiz bir süreçte MHP’nin tüm ülke de olduğu gibi Ardahan’da da ilgi odağı olduğunu izliyoruz. Bu ilgi odağının, MHP’nin Ardahan’da seçimi kazanacak olarak algılanmamasını isterken, göstereceği adayı ile ‘ne olur, ne olmaz’ ı da dedirtmiyor değil.
İki dönem vekil olmasına karşın hızını alamayan ve Şavşat ilçesinden gelip, Ardahan’a yerleşen ailenin çocuğu olan hemşerimiz Saffet Kaya’yı da unutacak değiliz.
Kaya’nın, DYP Genel Başkanlığına oynayıp, bunu başaramayınca partiden uzaklaştırılması ardından Ardahan’a gelip, kendisine, ‘Başbakan Saffet’ diye bağırtması halen ‘gülünerek’ tartışılırken, isminin de güçlü potansiyel vekil adayları arasında olduğunu söylemek gerek. Şimdilik parti bulamadığı söylenen Saffet’in bağımsız dahil her yolu deneyeceğini, çünkü kafasına başbakan olmayı koyduğunu (!) iyiden iyiye anlayan Ardahanlılar, Ankara’da çorba içmek için kendisini ziyarete gidenlerden rapor aldığını gözlüyoruz..
Kars’ta aday olacağını tam olarak açıklamamasına karşın Ardahan’da ki siyasi gelişmeleri yakın takibe alan Esenyurt eski Belediye Başkanı Dr. Gürbüz Çapan’ın bile her an dümeni Ardahan’a kırabileceği beklenen Ardahan’da, partilerin İl ve İlçe Başkanlarının burunlarında kıl aldırmadıkları da gözlemlerimizin arasına takılan diğer bir ayrıntı. Çünkü başta iktidar partisi AKP’nin emekli imam İl Başkanı Koyuncu olmak üzere başkanların sık sık seçimlerde merkez konumuna gelen Ankara’ya ziyaretler yaptıkları da dikkat çeken diğer bir konu.
Tabi seçimler de ortaya çıkıp, kaz geceleri düzenleyip, hem sattıkları biletlerle köşe olan, hem de sadece çantalarında taşıdıkları evraklarla başkan olmaktan öte bir iş yapmayan dernek başkanlarını da unutmamak gerek.
Çünkü, görüyoruz ki seçim yaklaştıkça, kaz partileri, pardon kazlı geceler ard arda düzenlenmeye başlamış bile. Tabi vekil adayı potansiyelini değerlendirip, halka ve adını taşıdıkları Ardahan’a hayri olmayan çatra derneklerini iyi pazarlamak için..
Adayını tabanın belirleyeceği söylenen adayla seçime gideceği söylenen bölgenin etkili partilerinden DTP, yani “Demokratik Toplum Partisi ne yapıyor?” diyerek, bu yönde soru soracakların bir hayli çok olduğunu görür gibiyim.
Çünkü DTP’nin ülke’de olduğu gibi bölgede atacağı adım benim gibi herkes tarafından yakın takibe alınmış. Bağımsız aday göstermeleri halinde Ardahan’ın iki vekilinin birisini zorlayacağı konuşulan DTP’nin Ardahan ve Göle dışında bir türlü örgütlenmemesi partinin seçimlerde aleyhine mi, lehine mi olacağı bilinmezken göstereceği adayın önemine dikkat çekiliyor. Av. A. Yavuz Yılmaz’ın isminin önde olduğu gözlenen DTP adayları arasında Göleli, öğretmen Avukat adayı Yaşar hocanın Av. Yılmaz’ın yanında staj görmesi tesadüf mü bilinmiyor.
Benim gözlemlerimde görünen seçim arenasında ki potansiyel vekil adayları şimdilik bunlar olurken, Av. Müzeyyen Çiftçi’nin, Ardahan’da vekil adayı olmayı düşündüğünü ima etmeye çalışan amcası Yücel Çiftçi’ye, ‘Sen dur benim şansım daha yüksek’ der mi bilinmez. Çünkü kendisiyle hem mahkemelik olduğum için, hem de onun benle küs olduğu için eskisi gibi bir araya gelip, kritik yapamadık.
Evet demiştik ya, ‘Ben de milletvekili adayıyım’ diyebilecek yiğitler aranıyor diye .. Ki; O yiğitlerin çoğu şimdilik sükût durur, nasıl olsa benim gibi erkenden, ‘Bende milletvekili adayım’ deyip kendilerini hedefe koymazlar.
Nasıl olsa seçime bir ay kala, GALO KÖYLÜ gördükleri Ardahanlının başına seçime bir ay kala konar, oylarını alır vekil olurlar ya ondan ..
fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58
SARIKAMIŞLI ÖĞRENCİLERE GÖNÜLLÜ ÖĞRETMENLİK

Milliyet Gazetesi'nin başlatmış olduğu Baba Beni Okula Gönder kampanyasına destek veren Sabancı Üniversitesi'nden bir grup öğrenci, 12-17 Şubat 2007 tarihleri arasında Sarıkamışlı kız öğrencilerle buluşuyor.
Sabancı Üniversitesi bünyesinde zorunlu ders olarak verilen Toplumsal Duyarlılık Projeleri'nin bir parçası olan proje kapsamında, Sabancı Üniversitesi öğrencileri, Kars Sarıkamış'ta yer alan Milliyet Kız Yurdu'nda kalan kız öğrencilere derslerinde destek olurken aynı zamanda ders dışı çeşitli sosyal etkinliklerle öğrencilerin sosyal becerilerini ve özgüvenlerini artırmayı hedefliyor. Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Uğur Sezarman da öğrencilere fen derslerinde yardımcı olmak için projeye gönüllü olarak destek veriyor. Programdan yaklaşık 150 öğrencinin yararlanması hedefleniyor.
Sabancı Üniversitesi Toplumsal Duyarlılık Projeleri kapsamında geçtiğimiz aylarda bir grup öğrenci yine Kars'taki kız öğrenci yurtlarını ziyaret ederek, buradaki gençlere ÖSS'ye hazırlık konusunda gönüllü öğretmenlik yapmıştı.
Haber ekleme saati: 13.30-13/02/2007
Haber: Gümüşpala Kortağ/Kars
Tren gitti, bizimkiler Ankara’ya yürüyecekmiş!..

Tren tartışılmayadevam ediyor.." Ardahan için hayati bir önem taşıyan Kars Tiflis Demiryolu projesi Ardahan saf dışı bırakılarak imzalanmasının ardından projeyi bu hale getiren siyasiler eylem yapacaklarını açıklıyorlar.
İktidar partisi Milletvekili Kenan Altun başta olmak üzere Ak Parti il teşkilatının projeyi göz ardı etmesi, halka ve temsil ettikleri ile karşı olan sorumlulukları bir tarafa bırakıp parti içerisinde liderlik kavgasına tutuşan siyasiler proje imzalandıktan sonra Ankara'ya yürüyeceklermiş?
İl başkanı Koyuncu zaman gazetesi muhabirine yapığı açıklamada uzun süreden beri projeden haberdar olmadığı belli ederken bir gerçeğide gün ışığına çıkarmış Bu projenin bu aşama gelmesinin asıl sorumlusunun kendi milletvekilleri olduğunu vurgulayan Koyuncu Vekili sorumlu tuttu.

***Koyuncu:" Eğer istasyon yapılmazsa Ankara'ya yürürüz" dedi.

Ardahan Ak Parti İl Başkanı Nusret Koyuncu" Demirden İpek Yolu" projesinin , Ardahan'ın lehine olacak şekilde düzeltilmemesi durumunda , Ankara'ya yürümekten başka bir çarenin kalmayacağını söyledi.
Durumun net olarak henüz belli olmadığını dile getiren Koyuncu :" Eğer gerçekten Çıldır'a bir İstasyon yapılmayacaksa bu bizim için son derece vahim bir durumdur.Ben böyle bir sonucu halkıma açıklayamam. Böyle bir durumda tek bir suçlu vardır o da Bizim kendi Milletvekilimizdir. Sayın Kenan Altun'un Başbakanın karşısına çıkıp , vakit kaybetmeden bu durumu düzeltmesi gerekir .Ben böyle bir durumda söyleyecek bir şey bulamam. Dileriz İstasyon meselesi bizim anladığımız şekilde değildir, dileriz gerçekten bir istasyon yapılır, aksini düşünmek bile istemiyorum.Gerekirse halkımla beraber Ankara'ya yürümeye hazırım "dedi.Ensar Öğüt imza kampanyası başlattı 
***Öğüt: ‘İstasyonun Cambaz’a kurulması için mücadele edeceğiz’

Öğüt: ‘İstasyonun Cambaz’a kurulması için mücadele edeceğiz’

Konu hakkında bir açıklama da Ardahan Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ten geldi. Ardahan Öğretmen evinde düzenlemiş olduğu bir basın toplantısıyla konuyla ilgili bir açıklama yapan Ensar Öğüt, CHP olarak bir imza kampanyası başlattıklarını, bu kampanyanın Ardahan’da olduğu gibi tüm ülke genelinde hemşerilerimize imzalatılacağını belirtirken kendisinin bir muhalefet partisi milletvekili olarak gerek Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu için gerekse diğer bir konu ve sorunlar için bütün gücüyle mücadele ettiğini de belirtti.
Haber ekleme saati: 10.56-13/02/2007
Haber: Bülent Kılıç/Fakir Yılmaz-Fotolar: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com
Vali ve emniyet müdürü değişiyor mu?

İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan Valiler ve Emniyet Müdürleri Kararnamesinde Ardahan Valisi ile İl Emniyet Müdürünün isimlerinin de olduğu ileri sürüldü.
Sitemiz ve Gazetelerimizin istihbarat servislerinin konu hakkında yaptığı araştırmada hükümetin Ardahan Valisi ile İl Emniyet Müdürlüğüne yeni isimler atayacağı yönünde ki iddiaların güçlülüğünü tespit ederken, İl Emniyet Müdürünün merkeze, Valinin ise diğer bir büyük ile atanacağı söylentilerine rastladı. Ardahan Valisi Murat Yıldırım’ın Trabzon’a vali olmak için şu Ankara’da uğraş verdiği yönündeki iddiaların yanında İl Emniyet Müdürünün her an merkeze çekilmesi beklendiği ileri sürüldü.
Haber ekleme saati: 19.17-12/02/2007
Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com
BİZİM HABERİMİZ HÜRRİYET'TE MANŞET OLDU!

Bu bizim haberimiz" Sitemiz ve gazetelerimizin bir hafta önceden kamuoyuna duyurduğu, ‘O şimdi öğretmen’ başlıklı haber bugünkü Hürriyet Gazetesi’nde birinci sayfadan manşet olarak çıktı.
Gazetemiz köşe yazarı aynı zaman da Kars’ta yayınlanan Çağdaş Kars Haber gazetesinin Yazıişleri Müdürü Gümüşpala Kortağ imzalı haberimiz bugünkü Hürriyet Gazetesi’nde, aynı gazetenin Kars muhabiri arkadaşımız Mukadder Yardımcıel imzasıyla ‘Namus Sürgünü’ başlığıyla birinci sayfada verildi.
Bir çok gazete ve sitenin de yakında takip ettiği gazetelerimiz ve de sitelerimizin haberlerinin imzalarımızla ulusal basında geniş yer aldığının son örneği olan bu haber yerel gazetelerimiz de çıkmış ve kamuoyuna duyurulmuştu.
Haber ekleme saati: 17.00-12/02/2007
Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com
HOPARLÖR DUASI!
Bir eli duada, bir eli hoparlörde ..

Damal müftüsü dua eder yardımcısı hoparlör tutar" Ardahan’ın CHP’li Posof Belediye Başkanı Şükrü Bozyiğit’in babasının cenazesine katılan Damal Müftüsü Şahin Yıldırım mezarlıkta pilli mikrofonda dua ederken, bir din görevlisi de müftünün hemen arkasında durup, hoparlörü bir eliyle tutarken diğer eliyle dua etmesi dikkat çekti.
Aynı zaman’da Posof eski Belediye Başkanı olan Mustafa Bozyiğit’in vefat etmesi ardından cenazesi bugün düzenlenen bir törenle Posof mezarlığında toprağa verilirken, Bozyiğit’in cenaze töreninde ilginç görüntüler ortaya çıkması dikkat çekti.
Dedesinin  başsağlığı sırasına girdi" Müftünün mikrofonla dua ederken, pilli hoparlörü bir din görevlisini de hoparlörü yüksekte tutması için görevlendirirken, duanın bitimi ardından mezarlık çıkışın verilen başsağlığı törenine Bozyiğit’in kız torunu Deniz Bozyiğit’in de sıraya girmesi dikkat çekti.
Haber ekleme saati: 16.29-12/02/2007
Haber/Fotolar: Fakir Yılmaz/Posof
Ölenler binbaşının karısı ve oğlu oldukları ortaya çıktı!

Kaza fotosu> Dün Erzurum’da geçirdikleri trafik kazasında ölenlerin Ardahan'da bulunan 25 nci Mekanize Tugay'ın da görevli olanbir binbaşının eşi ve oğlu olduğu öğrenildi.
Eşi ve tek oğlunu kaybeden İstihkam Kıdemli Binbaşı 39 yaşındaki Mehmet Tatlıdil, memleketleri Osmaniye’deki cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu.
Erzurum- Horasan Karayolu’nun Pasinler İlçesi çıkışında dün sabah saatlerinde meydana gelen kazada, ‘Koç Ardahan’ şirketine ait Taşkın Hançer yönetimindeki 34 BPR 49 plakalı midibüs iddiaya göre yoğun sise rağmen aşırı hızla gittiği için yolun sağında park halinde duran 65 AL 106 plakalı kamyona arkadan çarptı. Kazada, midibüsün ön kısmı hurdaya dönerken 43 yaşındaki Yazgülü Yasumut, 28 yaşındaki Asuman Tatlıdil ve oğlu 7 yaşındaki Ahmet Yağız Tatlıdil öldü.
Asuman Tatlıdil ve oğlu Ahmet’in cenazeleri memleketleri Osmaniye’ye getirildi. Mehmet Akif Ersoy Mahallesi’ndeki babaevine getirilen cenaze törenine katılan Asuman Tatlıdil’in eşi Ardahan’da görev yapan İstihkam Kıdemli Binbaşı Mehmet Tatlıdil, sinir krizi geçirdi. Yakınları tarafından sakinleştirilmeye çalışılan Tatlıdil’in feryatları cenazeye katılanları gözyaşlarına boğdu. Anne ve oğlunun cenazesi, kılınan namazın ardından Osmaniye Belediyesi Asri Mezarlık’ta gözyaşları arasında toprağa verildi.
Haber ekleme saati: 16.12-12/02/2007
Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com
Eğitim/Öğretim’de çağ atlayacağız ..

3. dershane Göle'de açılıyor Bugün çalacak zillerle 2006-2007 Eğitim/Öğretim sezonunun ikinci yarısına başlayacak olan okulların Ardahan’da ki eğitim düzeyinin en iyi seviyeye gelmesi için milli eğitimle birlikte el ele verip, çalışacağını belirten Ardahan İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet yıldırım, inancımız ve ekibimiz bu yönde tamdır. Ve bunu başarmak için bütün gücümüzle çalışacağız.

***Velilerin ilgisini istiyoruz!

2006/2007 Eğitim Öğretim sezonunun başlangıcından önce Gazeteci Fakir Yılmaz’a açıklamalar yapan Yıldırım, Ardahan’da ki eğitim/öğretim sıralamasının diğer iller arasında en güzel seviyeye getirmek için çok iddialı olduklarını belirtirken, bunu yapmaya iddialı olan eğitim camiasının öğrenci velilerinden büyük destek beklediğini e sözlerine ekledi. Eğitim, öğretim boyunca velilerle kurulacak olan istişarelerle eğitimde ki seviyenin yükselmesi için velilerin önerleri de alarak bu yönde hareket edeceklerini belirten İl Milli Milli Eğitim müdürü Mehmet Yıldırım, Ardahan’da ki eğitim/öğretimde yaşanan sorunların çözümünde kendilerinin olduğu gibi velilerinde büyük sorumluluğunun olduğunu, bu nedenle öğrencilerinden yakın ilgi beklediklerini sözlerine ekledi.Ardahan İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Yıldırım **Alt yapıda büyük ilerleme sağlandı ..

Bir çok okul ve lojmanının onarılıp, yenilendiğine de dikkat çeken İl Milli Eğitim Müdür Mehmet Yıldırım başta köy okulları olmak üzere bir çok okulun teknolojinin son ürünü olan internete bağlandığını ve eksikliklerinin giderildiğini belirttiği açıklamasında öğretmenlerinin büyük özveri ve emek verdiği öğrencileriyle daha ilgilenmeleri için gerekli şevk ve zevki vermek içinde okulları sıkça ziyaret edeceğini de sözlerine ekledi

**225 okulda 23 bin 750 öğrenci okuyacak ..

2006-2007 Eğitim Öğretim sezonunun ikinci yarı yılına başlayan Ardahan’da ki okulların, 6'sı bağımsız Anaokulu, 206'sı İlköğretim okulu, 19'u Genel ve Mesleki Teknik Lise olmak üzere toplam sayısı 225 olurken bu okullarda 23 bin 750 öğrenci eğitim görüyor. Ardahan'da ki okullarda yaşanan sorunların başında gelen birinci sorun, yeterince hizmetlilerin olmayışı olarak gösterilirken, bu okullar da öğrencilere ..Tatillerini basma keserek geçirdiler eğitim veren bin 27 öğretmenin de çeşitli sorun ve sıkıntılarla baş başa yaşamakta olduğu bildirildi.

**Tatillerini basma düzeltip, hayvanlara bakarak geçirdiler ..

23 bin 750 öğrencinin 15 günlük birinci yarıyıl tatilinin büyük bölümünü evlerinde geçirdikleri gözlenen Ardahan’da bir çok öğrenci de başta ailelerinin birinci geçim kaynağı olan hayvanlara bakarak geçirirken, bir çoğunun da sosyal v ede kültürel etkinliklerin yokluğunda tatillerini, evlerinde ki tek eğlence aracı olan televizyonların başında geçirdikleri öğrenildi.
Haber ekleme saati: 02.44-12/02/2007
Haber/Fotolar Fakir Yılmaz
Göle’de Dershane açılıyor

3. dershane Göle'de açılıyor Ardahan kent merkezinde bulunan iki dershaneden sonra üçüncü dershane kentin en büyük ilçesi olan Göle’de açılıyor.
Göle’de bulunan kızılan binasında açılacak olan Göle Dershanesi için çalışmaların devam ettiği gözlenirken, alınan bilgilere göre Kızılay Göle Şubesi tarafından binanın büyük bölümünün yıllık olarak dershaneyi açacak şahıslara kiraya verdiği öğrenildi.
Haber ekleme saati: 01.04-12/02/2007
Haber/Foto: tuğba Yılmaz/Göle
Trafik kurallarına uymayan levhalar!..

Levhalar yollara değil sokaklara.. Her geçen gün artan araç sayısıyla cadde ve sokaklarının araç parkı haline geldiği Ardahan’da, trafik kurallarını hatırlatan levha ve işaretlerinin adeta çöpe atıldığı görülmektedir.
Sinyalizasyon sisteminin kurulduğundan bu yana doğru dürüst çalıştırılamadığı Ardahan’da trafik levhaları da aynı akıbete uğramış halde, yok kenarlarına, sokak aralarına atılmış durumda. Kent merkezinde olduğu gibi, köylerinin tanıtım levhalarının bakımsızlık ve sahipsizlikten kaderine terk edildiği gözlenen diğer önemli bir konu.
Haber ekleme saati: 12/02/2007
Haber/Foto: Barış Bilgin/Ardahan

Sayfa 1 - 233 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 > >>
Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan