Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 79
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 10 Gün Gelmedi
abdullahank 112 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 202 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 206 Gün Gelmedi
atlantis 227 Gün Gelmedi
baris dursun 228 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 237 Gün Gelmedi
adacala 237 Gün Gelmedi
admin 239 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 240 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
CESARET Mİ, CESAMET Mİ?
Yazar Fakir - Eylül 25 2011 - 10:37:19
CESARET Mİ, CESAMET Mİ?
/Av. Casim Yılmaz

Casim Yılmaz Sözlüklere bakıldığında cesametin anlamı büyüklük, irilik, fiziki olarak heybetli görünmektir.
Cesaret ise Türk Dil Kurumu sözlüğünde güç bir işe yahut tehlikeli bir işe girişirken kişinin kendinde bulduğu güven, yüreklilik, göz pekliği olarak açıklanmıştır.
Bilindiği üzere her cesamet'li şahıs ille de cesaretli olamıyor. Bunun en iyi öykü örneği Köroğlu ile Ayvaz arasında mandayı sırtlayan güçlü adamın cesaretsizliğidir.
Demek ki cesaretin cüsse büyüklüğü ' cesamet ' ile ilgisi yoktur. Cesametli şahısların cesaretli olamayacakları tezi de doğru değildir. Ancak bu iki özelliğin biri biriyle doğrudan ilişkisi bulunmamaktadır.
Yıllardır boğuştuğumuz sorunlara doğrudan çare bulacak cesaretli simalara ihtiyacımız var. Bu ihtiyaç arap baharı dediğimiz olaylardan sonra iyice belirginleşmiştir.
Örneğin doğu ve güney doğu sorunu, diğer bir deyişle bu sorunla birlikte terör sorununu çözmek için cesaretli adımlara ihtiyaç olduğunu, bu adımları atacak cesaretli yönetici ve yetkililere ihtiyaç olduğunu hiçbir aydın veya siyasi görüş sahipleri reddetmemektedirler.
Cesaretli bir devlet yetkilisi çıkıp dese ki ' evet, ben ülkemin huzur ve güveni için, tüm dünyada kapıyı çalan ekonomik krizin mağduru olmamak için, PKK ile görüşmeye ön ayak oldum, bu görüşmeyi faydalı buluyorum, artık ülkemdeki tüm annelerin göz yaşlarının dinmesini istiyorum, ülkemde kana kan yerine karşılıklı sevgi ve saygı istiyorum, üretim istiyorum, sorunlara çözüm için fikir istiyorum, bir birimizle savaşmayı değil, diyalog istiyorum, savaş başka ülkelerle çözümü mümkün olmayan ve ihtiyaç duyulan durumlarda olur. İç mesellerimizi halletmeden dış sorunlarda başarılı olamayız ' demesini bekliyorum
Bu tür cesaret kimilerinin iddia ettiği gibi PKK'ya teslim olmak değildir. Bir üst yetkilinin emekliliğe yakın bir dönemdeki söylemi ile ' karşı taraftan 35 bin aşkın militan öldürdük, daha ne yapalım? , gibi cesaretli değil cesametli laflarla bu konuda başarıya ulaşılmadığı ortaya çıkmıştır. Belki doğrudur 35 bin aşkın militanı öldürmüşsün ancak, senin bu hesabına göre 15 bini aşkın şehit verdirmişsin, bir o kadar fazlası ile de yaralı, sakat gaziler yaratmışsın, bunun başarısı nasıl izah edile bilir?
Ülkemizde kısa adı ile tarif edilen PKK sorununu çözme işi tehlikeli görünmüş olabilir, ancak tehlikeli bir işe girişilirken kişinin kendinde bulduğu güvene cesaret denildiğini unutmamalıyız.
Bir taraftan füze kalkanı nedeniyle hedef haline getirilmemiz, bir taraf tan Suriye, Libya, Mısır ile olası gerginlik ihtimali, diğer taraftan Kıbrıs Rum kesimi ve Yunanistan'la belirginleşen savaş halimizi görebildiğimizde iç sorunumuz tamamen halledilmeden bu dış sorunlarda başarılı olmamız beklenemez.
Aksi taktirde Sayın Şükrü Elekdağ'ın 20.09.2011 tarihinde bir TV programında açıkladığı şekli ile ' Rumların Kıbrıs da petrol ve doğal gaz araması önemli değil, önemli olan Türkiye'nin demokratik açılıma gitmeden sınır ötesi harekete devam' şeklinde komşu Ülkelerle savaş ortamına itmeye yeşil ışık yakışmış olur ki en büyük Türkiye aleytarlığı bu görüşten daha belirgin olamaz.
Bu ülkede cesaretli adımlar atılmazsa kafatasçıların yol göstermelerine maruz kalırız ve ülkemiz daha nice 50 bin vatandaşın ölümüyle baş başa kalınır.
Türkiyemiz, iç meselesini öldürmek veya ölmekle değil, diyalog ve çözüm yollarını göstermekle halletmelidir.
Sayın Elekdağın sınır ötesi hareketi körüklemesine rağmen mavi Marmara olayında 9 vatandaşımızın İsrail ordusunca öldürülmesinin hesabını neden sormaya yanaşmadığının çok merak ediyorum, terörle yurttaşlarımızın öldürülmesi ne kadar suçsa İsrail ordusunun aynı şekilde silahsız 9 yurtdaşımızı öldürmesi de daha fazlasıyla suçtur. Geçmişte Şeyh Said isyanını bastıralım diye Yunanista'na egedeki 900 adanın tümünü kaptırmışız, şimdi de PKK ya karşı savaşı devam edelim diye Kıbrıs ve Akdeniz de ki petrol ve doğalgaz kaynaklarını kaptırmış olmayalım Bahar Gökalp isimli bir gencimizin Evrensel Gazetesinin 21 eylül tarihli genç hayat ekinde yayınlanan yazısının bir paragrafında haklı olarak şu düşüncesini dile getirmiştir. :… , darbecilerden hesap sormak için kendi taleplermiz etrafında birleşip örgütlü mücadelemizle geleceğimize sahip çıkacağımıza ne yazık ki günümüzde hala bu ülkede refarandum, türban sorunu, futbolda şike olayları tartışılıp bu halkı bu tür yapay gündemlerle oyalarken, gençliğe şifre skandallarıyla, paralı, eşitsiz ve ana dilsiz bir eğitimle, işsiz - geleceksiz bir hayatı reva görüyorlar…)
Yazının başlangıcında Cesaretle Cesametin anlamını ve farkını izah etmiştim, ilgililere duyurulur.

Yorumlar
Henüz bir yorum yapılmamış.
Yorum Gönder
Yorum yapmak icin giriş yapmalısınız.
Oylama
Sadece üyeler oylayabilir.

Lütfen Giriş Yapın.

Henüz oylanmamış.
Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan