Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 8
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 32 Gün Gelmedi
abdullahank 184 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 274 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 278 Gün Gelmedi
atlantis 299 Gün Gelmedi
baris dursun 300 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 309 Gün Gelmedi
adacala 309 Gün Gelmedi
admin 311 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 312 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
Alişten..
Yazar Fakir - Kasım 25 2011 - 06:04:51
Kayıp Kent/Ali Kaya
‘öörtmenler’ günü

Ali Kaya Saat sabahın 6'sı.
Bu yüklemsiz cümle gibi fark edilmeyen, olmasa da olur dediğim uykusuzluğumun da katlanıp gün içinde uzun uğraşlar verdiğimiz haberlerimizin aydıngerden kalıba, oradan da size ulaşması için matbaaya gelmişiz; elimiz, üstümüz, başımız gazete...
Karşımızda ki sözde 1 milyoncunun önünde ki kalabalık şaşırttı ilk önce. Hepsi çocuk ve ilk dikkatimi çeken şey ise gözleri oldu bu çocukların...
Nasıl bir heyecandır bu, nasıl bir sevgidir...
"Ben fenciye alacam, ya sen?" "Yok, la ne fencisi ben müzikçiye bir de bedenciye alacam" Bedencilerin de en kızdığı üsluptur. Beden eğitim öğretmeni demek lazım. Öğretmenler günü gelince, aklıma tek bir kare gelir. Masanın üstünde bir dünya selpak. Öğretmenlerin de diğer insanlar gibi hayatlarında ki rolleri çok açıktır ama zordur. O rolü çok iyi oynarlar... Böyle insan gibi insan olmayı, böyle baktıkların da umutla bakmayı...
Bu kutsal görevi üstlenen insanlara verilen değerin ayaklar altında olduğuna inanıyorum...
Ata'ya sormuşlar;
" Paşam vekil maaşlarını düzenleyeceğiz ne kadar maaş verelim? "
" Öğretmen maaşlarını geçmesin " demiş.
Aklı başında olduğunu düşündüğümüz insanlarla uğraşmak bile mümkün değilken, akılları haddinden fazla gereksiz şeyler peşinde koşan, henüz akılları başlarına gelmemiş çocukları eğiten sabır abidelerinin hakkının ödenmediğini düşünüyorum.
Tüm bu olanlara rağmen sabah bir çift gözün gelip ‘ööööörtmenim’ deyip gününüzü kutlaması tüm bunları silip atıyordur sanırım.
Dün Halk Eğitim Merkezindeydim. Öğretmenler günü için tertiplenen merasimde yine en büyük sıkıntıyı öğretmenlerin çektiğine bilakis şahit oldum. Öğretmenlikle ilgisi olmayan diğer katılımcılar; merasim için tertiplenen sandalyelerde oturup, sıkıcı şiir ve konuşmaların bitmesini sabırla beklerken; Öğretmenler de merasim için hazır kıta ve durmadan kaynaşıp duran öğrencilerin başında; -yapma evladım, doğru dur yavrum, beni verem ettin oğlum diye dolanıp, durmaktaydı.
Öğretmenlik iş veya meslek değil, kutsal bir görevdir bence. Bu görevi üstlenenler erdemlilerdir. Okuduğunu anlamayan, belki 50 defa '-Anlamayan var mı?' diye soran; kimsenin çaktırmadığı zamanlar da bile dönüp orayı bir daha
anlatan... Kırmadan, utandırmadan kızan... 100 alan öğrencisine parasıyla aldığı çikolatayı esirgemeyen, yazılı kâğıtlarına Polat Alemdar yazıp imza çakan psikopatlara bile sabreden, ayın sonunu zor bela getirip burjuva öğrencisinin kullandığı 2 bin TL'lik cep telefonu adaletsizliğinin bile bir önemi yoktur bunlar için... Yılmadan, usanmadan o kutsal görevi layıkıyla yerine getiren siz değerli asıl emektarlar... Bu erdem isteyen önemli görevi üstlenmiş tüm insanlara saygılarımı sunuyorum.
Kutluyorum ööörtmenler gününüzü...

**Bedelli Aslanlar..

Bir gün ormanda Aslan, Kurt ve tilki ava çıkarlar. Bu hayvanlar günün sonunda başarılı olur bir geyik bir öküz ve birde tavşan avlamayı başarırlar. Getirirler şöyle ortaya koyarlar avlarını. Ve Aslan Kurda bu avlarını eşit bir şekilde paylaştırmasını söyler. Kurt da başlar hemen... Sayın Aslan Bey... Bu öküz size, şu geyik bana ve şurada duran tavşan ise tilkiye. Aslan bi tane çakar kurda. Aslan tilkiye döner, "Dağıt la şunları" der. Tilki ise başlar söze. Aslan abi. Bu öküz sizin akşam yemeğiniz için, şu geyik sizin öğlen yemeğinize tabi. Tavşan ise sabah kahvaltınız, der. Bir adaletsizlik olmalı bu hikâyede. Adalet güçlüden yanadır her daim. Güçlü parasıyla gücünü gösteriyordur, artistçe... Aslan belki yapısı gereği bunu yapmış tamam artistlikle bir alakası yoktur ama ben bedelli aslanlardan bahsediyorum. Aslında birer tilki olan… Parasıyla güçlü aslanlar ne zaman zorlukla karşılaşacaklar da yeri geldiğinde empati kurabilecekler... Bir dilenciye bile bozukluklar arasından en ufağını seçen bu zengin aslanların bir zorluk çekmesi gerek ki; bu askerde mümkündü... Adaletsiz koca dünya... Boydaşı zanneder bunlar en dipsiz uçurumları... "Ya kardeşim adam kazanmış" diyor bu konuyu destekleyenler. Adam kazanmış da
Hani kamu düzeni, hani ne oldu ortak mal mevzusu...
Fakirlerin hiçbir şey de hakları yok tamam biliyoruz hatırlatmayın sürekli bu gereksiz uyarıyı.
Ancak asıl mesele, her seferinde 'bedelli' çıkararak Türkiye'deki askerlik sorununa, Türkiye'deki ekonomik soruna çözüm getirdiğini sanmak...
Asıl mesele her şeyi bir çırpıda unutmak. Benim bugün yüreğim buruk açıkçası. İnsanların onurlarıyla oynamak hiç yakışır mı? Bu düzen, düzen değil... "Yok ya, o öyle değil aslında biz çok adaletliyiz" diyorsanız her ay erlere 1000 TL maaş ödemelisiniz...
Bugün hiç selam çakmamanın, o üniformayı üstüne giymemenin bedeli 30 bin lira… Askerde ki çavuşlar her ayın 15'inde aldıkları 30 TL için kaç çeltik atıyor duvara; kaç bahar geçer çok sonra bunları unutmaya... Kaç insan daha şehit olur... Söyleyin bana; kim kime galip gelecek? 30 bin TL verip kaçaklığa bir son verecek bedelli korkak aslanlar mı? Yoksa 30 TL'nin her saniyesini an be an yaşayan onurlu insanlar mı? Dalkavuk bir aydınlık yerine onurlu bir karanlığı seçemediklerimizin sonucudur bu çıkmazlar... Herkese armağan olsun... Saat sabahın 3'ünü gösterse de 2,5 saat sonra işe gidecek olsam da. Biraz daha uyumayıp biraz utanmam gerek… Tüm diller de şu an susmak, biraz başımı öne eğip utanacağım… Bunun bile bir erdem olduğunu hesaba katarak, bedelli aslanlardan farklı olarak, yurdumda meydana gelen adaletsizliğin en çok hangi bölgelerde meydana geldiği sorularını çözeceğim.
Ve son olarak hazin bir paragrafın anlatım bozukluğuyla bu burjuvalara eyvallah diyenler; esen bile kalmayın…
Sen zengin oğlusun incitme yazıktır Ata'nı ver 30 bin TL gariban
Kurtarsın vatanı...
Siz onurlu insanlar…

**Merkeze daha çok var mı?

Koca sayfayla anlattığımız dertleri bir önce ki gün 51 şimdi ise 37 ekrana dönmüş sayfamızda anlatabilecek miyiz? Neler yapabileceklerimize bir bakalım!
Çoğunuzun başına gelmiştir. Metropol şehirlerden gelen misafirlerimize uygun ortamı oluşturamamalarımız ya da gelenlerin şu sorusu aniden kafa atmalarımıza neden olmuştur.
"Merkeze daha çok var mı?"
Ve bu soruyu en övüneceğim caddem kongre caddesinde işitmem ise ayrı bir zincirleme kazadır benim için. Tavrım çok enteresandı, o an o kadar bozuluyorsunuz ki, ne yapacağınızı bilmeden garip garip davranıp bir an önce Alaşara, Ahsen, Marka, hatta oradan yukarı çıkabilirsen Aytemize doğru bir ışınlanmak isteğiyle içiniz heyecanlanıyor, "Ulan buna vurmuyağ mı?" gibi saçma sapan düşüncelerle de sarsıldığım olmuştur.
Şehir Merkezi yollarının, şöyle asfalt ya da bilmiyorum şu yapboz olan taşlardan başka arabaların akacağı yolların olmasını isterdim...
Şehrin ortasında bir kaz heykeli, ne bileyim kendi heykelinizi de dikebilirsiniz, heykel olsunda bir güzellik olsunda bir adım öteye gidemeyen idarecilerin kendi heykellerini dikmesine de razıyız...
Bir arkadaş aradığında "heykelin ordayım" demek ne mutluluk verici olurdu.
Bir arkadaş aradığında merkez cami olarak adresi belirtmekte iyidir fakat ne anlatmak istediğimi aktardım umarım...
He birde parkın ordayım var... Parkın ordayım dememe rağmen hangi park cevapları kadar doğal olmalıdır benim bunları düşünmem...
İkinci parkımızın oluşu kadar sevinçlerimizle bütünleşen duygularımız "Ulan daha ne istiyorsunuz, size bir tane daha park yaptık" diye bize kızan idarecilerimiz aklıma geldikçe biraz daha umutsuzluğa düşüyorum.
Zira bir trafik ışığını yapamayan bir il örgütünden bu kocaman sorunların çözümün de başarılı olabilme ihtimalleri bunları her düşündükçe sıfıra iniyor...
Ben buralardan gitmeden görmek isterim şu yanan ışıkları bir güzellik; heykel örneğin, beceriksizliğinizi hiçe sayarak kendi heykelinizi bile dikmeniz inanın şu an ki durumunuzdan farklı olacaktır, bizlerin gözünde.
Merkeze daha çok var mı?
Ne istiyorsun la, ne olaydı iyi olurdu!
Ne, mangal mı yapsınlar çarşının ortasında, ne olsun dans mı etsinler...
Tabi ki bunlar birer saçmalıktan öteye gidememekte.
Gelen adam şöyle tarihin kendini iyiden iyiye hissettireceği o kokunun ambiyansının hissettirileceği bir ortam ister...
Şöyle bir baktıklarında şahinle müziğin sesini sonuna kadar açmış bir lobbazın akşamın bir saati taktığı gözlükle cırttık atması da o misafirin umurunda olmaz...
Ona saçma gelecek olan bir trafik ışığının bile olmamasıdır; güzellik diyelim bunlara... Bir güzelliğin olmamasıdır, bir sınır kentinde. Tarihin hala nefes alıp verdiği bir kentte…
Şimdi bu kırık dökük arzularımla bizden yiten giden bütün sevinçlerden arta kalan siz yöneticiler; yine de çok üzülmeyin, öyle çok yalan var ki ceplerinizde bir kaç yaşamı daha çıkartırsınız; bu sahte mutluluk dergilerinizde...
Şimdi ben size soruyorum sayın yöneticilerim, sayın idarecilerim…
Merkez olmaya, merkeze daha çok var mı?
a75kaya@hotmail.com

Yorumlar
Henüz bir yorum yapılmamış.
Yorum Gönder
Yorum yapmak icin giriş yapmalısınız.
Oylama
Sadece üyeler oylayabilir.

Lütfen Giriş Yapın.

Henüz oylanmamış.
Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan