Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 68
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 10 Gün Gelmedi
abdullahank 112 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 202 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 206 Gün Gelmedi
atlantis 227 Gün Gelmedi
baris dursun 228 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 237 Gün Gelmedi
adacala 237 Gün Gelmedi
admin 239 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 240 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
Sitemiz yazarlarından yorumlar..
Yazar Fakir - Ocak 13 2013 - 15:20:39
Yazarlarımızı okuyor musunuz?
Kısa yazıyor ve
öz konuşuyorum!

Rodi Baz Yaklaşık bir ay oldu yerele ilişkin bir şeyler yazmadım.
Aslında yazmak istemedim demek daha doğru.
Elle tutulan bir şeyler olmayınca insanın içinden yazmak da gelmiyor.
Doğrusu kendisine STK’cılığı yakıştıran, mangalda kül bırakmayan bazı dernek, federasyon vb. türevler için biz yazmaktan yorulduk desek yeridir…
Bunlar öylesine aymaz ve ahlak yoksunu ki, sonunda bizim eleştirilerimizin önünü almak için akla hayale gelmeyecek yöntemler denemeye başladılar.
Her şeyi ve herkesi kendilerine uydurmaya çalıştılar.
Ve hatta yetmezmiş gibi bizim taklitlerimizi icat etmeye çalıştılar!
Halbuki bunlara kafa yoracaklarına proje üretmiş olsalardı, zaten bütün bunlar da yaşanmayacaktı.
Biz her zaman doğru bir yerde durduk.
Eleştirilerimizi STK'ların sosyal hayata müdahil olmaları ve öncülük etmeleri için sıraladık.
Ne var ki, geri, feodal ve köylü kurnazlığına sıkı sıkıya sarılmış olan “Küçük Ağalar'a" bu durumu bir türlü anlatamadık.
En küçük bir eleştirde dahi, “siz bizi çekemiyorsunuz, siz de kim oluyorsunuz, ben bilirim, sizin aklınıza, eleştirilerinize ihtiyacımız yok” gibisinden komplekslere girmeye başladılar.
Hiç şüphesiz bunlardan bir kısmı eleştirileri daha olumlu karşılarken, bir kısmı hala bildiğini okuyor.
Evet biz biraz yorulduk!
Aslında yorulduk demek de doğru değil, “bu beton kafalılar ve beton yüreklilerden umudu kestik” demek daha doğru.
Öyle de yaptık…
Çünkü onlara göre eleştirmek “düşmanlıktır”…!
Kısa yazıyor ve öz konuşuyorum!
Her şeye rağmen, biz binbir emekle kurulmuş olan bazı STK’lara olan ilgimizi kaybetmedik, fırsat buldukça da eleştirilerimizi sürdürmeye kararlıyız…

Yazarlarımızı okuyor musunuz?
Kar yağardı Göle’ye

EBRU OĞUZHAN  Kar yağardı Göle'ye biz çocuktuk. Üşürdük buz tutardı ellerimiz ayaklarımız ama mutluyduk. Hiç şikayet etmezdik unuturduk üşüdüğümüzü sıcak sobanın başında toplandığımızda.

Kar yağardı Göle'ye biz çocuktuk. Hayallerimiz, umutlarımız vardı bizim. Azla yetinmeyi bilir, paylaşmayı sever en küçük şeyle mutlu olmayı başarırdık.

Kar yağardı Göle'ye biz çocuktuk. Sabah ekmek kokularıyla uyanır, pencereden kar tanelerini seyrederken okula gitmek için hazırlanır, kapanan bahçe yolunun açılmasını beklerken sadece kar küreklerinin sesini duyardık. Karları yararak yürürken mutluyduk. Karların üstüne uzanır mutlaka adımızı yazardık .Yağan kar tanelerini izler en büyük kar tanesini yakalamak için uğraşırdık. Gök yüzünden süzülerek gelen her tane yere yaklaştıkça diğerleriyle birleşir yerde büyük bir kar örtüsü oluşurdu. Biz yeni kar tanelerine ulaşmak için bıkmadan koşardık.

Kar yağardı Göle'ye biz çocuktuk. Kartopu oynardık. En büyük kardan adamı yapmak için uğraşır atkılarımızı kardan adama takar gözlerini düğmelerini kömürle tamamlamak için yarışırdık.

Kar yağardı Göle'ye biz çocuktuk. Akşam olunca evlere çekilir ay ışığı altında buz tutan karda son kez kaymak için gizlice evden çıkar terliklerle, leğenlerle, tahta parçalarıyla ellerimiz donana kadar bahçe içinde oynamaktan alamazdık kendimizi.

Kar yağardı Göle'ye biz çocuktuk. Uzun kış gecelerinde en büyük zevkimiz radyo dinlemekti.

Arkası yarınları heyecanla bekler hiç bitmesini istemeden dikkatlice dinlerdik. Bitince uyku saatimiz gelir yün yataklarımıza, kaz tüyü yastılarımıza gömülerek bu kez nenemin anlatacağı hikayeleri dinlemek için sessizce beklerdik. Bu hikayelerin içinde kaybolur aklımızın bir yanı radyodaki arkası yarında kalırken bir yanı nenemin anlattığı uzuuuun hikayenin sonunu merak etmekle geçerdi. Bu uzun hikayeler bir -iki gecede bitmez devamını ertesi gün dinlemek zorunda kalırdık. Çünkü bütün günün mutlu yordunluğu ile hayallerimizin içinde yoğrulurken uyumuş olurduk.

Kar yağardı Göle'ye biz çocuktuk. Sevdalarımız, umutlarımız, hayallerimiz vardı bizim. Gurbeti, ayrılığı, mutsuzluğu bilmiyorduk. Mutluyduk....

Hala kar yağıyor Göle'ye,

Biz büyüdük, biz gurbeti yaşadık, acıları, ayrılıkları ölümleri tatdık.

Umutlarımızı, sevdalarımızı, özlemlerimizi, sevgilerimizi, Göle'de bıraktık. Her kar yağışında hala hepimiz için bir kar tanesi daha düşmekte toprağa. taki bahar gelip karlar erimeye başladığında her birimizin umudu sevdası bir kar çiçeğinin yaprağında parlayana kadar.

Sevgiyle kalın....
EBRU OĞUZHAN

Yazarlarımızı okuyor musunuz?
K.A.I.S.İ.A.D OLARAK ELEŞTİRİ YAKIŞMADI

Hüsnü Bediroğlu Kurucusu aralarında bulunduğum, KAISİAD Derneği 3. Yaşına girerken İki yıldan beri Kars Cumhuriyet Balosu adı altında, siyasetçi, Vali, Belediye Başkanları, Rektörler gibi makamları kullanarak, popüler mekânlarda geceler düzenleyip çıtayı yükselme çabaları altyapı alanını dolduramadığı ve söylemlerin henüz eyleme dönüşmediği. Üç İli temsil kimliğiyle Bir yıl içerisinde üç defa giderek küçültüp mekân değiştirerek, hedefin belirsizliğine karşın:
Başkan Süreyya hanımın diğer bazı sivil toplum kuruluşlarını da 30-40 yıldan beri örgütsüzlükle suçlayıp eleştirmesi, bazı dernekler bir tarafa fakat bugüne dek 10 binlerce öğrenciye burs veren, Okul, Yurt, sağlık Birimleri kazandıran kurumlarını görmezden gelmesi KAISİAD için yakışmadı, çünkü KAISİAD'ı kurduğumuzda önemli hedefler koymuştuk, aralarında vefakâr çok değerli birkaç işadamı arkadaşlarımız var, onlara da hakaret sayılmaz mı?
Geçen yıl yine benzeri bir gece düzenleyerek 500 civarında paralı davetiyeli balo yaptı, daha sonra Kars ve Ardahan gezileri düzenledi, şimdi yine aynı Balonun daha da görkemli ve iktisadi anlamda getiri elde ettiğini görüyoruz.
Kars yöresinden gelen Vali, Belediye başkanı, Iğdır Vali, Ardahan Vali, Belediye Başkanı Milletvekilleri
Katılmışlar. Memnuniyet vericidir.
Saygılarımla.

Yazarlarımızı okuyor musunuz?
Gelin Birlik Olalım

Şemsettin Şenel Gelin birlik olalım!
Barış çığlıkları atalım, sevelim sevilelim.
Serhat Ardahan'ımıza umut, yoldaş, kardeş olalım.
Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz olalım.
Hepimizin sevdası ve çabası Ardahan'sa gelin kardeş olalım.
Aynı şarkıları söyleyip aynı sevdaları yaşayalım.
Ardahan Dernekler Federasyonu çatısı altında kenetlenelim.
Yok öyle ucuz cambazlıklar.
Niye? Ben bu, sen o, diyerek birbirimiz üzerinde ucuz kahramanlıklar yapmaya son!
Gerçek Ardahanlı isek gerçek olanların umutları olmak! Kültürümüzü değerlerimizi yaşatmak amaçsa eğer gelin birlik olalım. Aynı türküleri söyleyelim.
Ardahan bir vatan!
Herkesin baba yurdu, ne kadar gurbette olsak da sevdalarımız Ardahan ile odaklaşır.
Bir yazı yazmıştım: "Dernekler Ne İş Yapar?"
Şimdi soruyorum: Herkes Ardahan üzerinde güzel oyunlar oynar. Biri över, biri döver, biri kurtarır, biri kutlama yapar, biri sahibini arar, birileri de güya Ardahan değerlerine sahip çıkar anlamında kurtuluşlar yapar.
Medya onun bunun, aşık para ister, sanatçı kendini pahalıya satar, iş adamı burnundan kıl aldırmaz, dernek başkanı da Ardahan'ın kurtarıcısı olur. Yerler içerler ve de nara atıp geçerler.
Öylesine ucuz kahramanlıklar yaratırlar ki…
Vesselam, bizim karnımız tok böyle kurtarıcı ve kahramanlara. Şimdi ben de sorarım!
Böyle çığlık atmak boş!
Gerçek Ardahan sevdalısı umut olacak kahramanlar, iş adamları isterim ki değerlerine, kültürüne, Ardahanlının sorunlarına sahip çıkacak dernekçiye, siyasetçiye, iş adamına ihtiyaç var.
Ardahan yerinde…
Derneksek, vakıfsak, iş adamıysak, sanatçıysak hodri meydan! Amaç Ardahan için bir şey yapmaksa önümüzdeki 23 Şubat Ardahan'ımızın kurtuluşunu, Ardahan'da -30 derecede basınıyla, sanatçısıyla, iş adamıyla kutlayalım.
Varlığımızı tanıtım, tanıyalım.
Projelerimizle Ardahan'ımıza çözüm üretelim. Yatırım yapalım. Organik olan ürünlerimizi; balımız, kaşarımız, yağımız, etimiz, suyumuz, havamız, güzelliklerimizi ön plana alarak tanıtım projeleri hazırlayarak potansiyel zenginlikler sunalım.
Gelin birlik olalım!
Tanıyanları sevelim, tanımayan cambazları uyaralım.
Ardahan üzerinde ne basit politika ne de kahramanlık yapanlara son verelim. Doğru bir tanedir. İki doğru olmaz çünkü kesişirler. Ya olduğumuz gibi görünelim ya da göründüğümüz gibi olalım. Şimdi sizlere sesleniyorum. İl dışında ne kadar derneğimiz varsa hepsini 23 Şubat Ardahan kurtuluşundaki platforma çağırıyorum. Sayın valimizle görüştük.
Bu ülke Ardahan'ımızın kurtuluşunu hem tören hem de platformla sivil toplum, dernekler, vakıflar, sanatçılar, iş adamları Ardahan'da tanışma ve de plan projeleriyle Ardahan'da olmak. Olmayanları biz de tanımayacağız, arz ederek…
Ardahan İl Dernekleri Müdürü ile ve Sayın Valimizle karara vardık. Değerli basın yazarsa vakıf, dernek, federasyon, iş adamı, sanatçısı, medyası tamamlarsa niye olmasın işte meydan!
Sakın kızmayın biz federasyon olarak sayın Ardahan Valimiz, Artvin'li hemşerimizin isteğiyle böyle bir karar vardık.
Umarız ki Ardahan'ımıza gelecek olur, umut olur bu da birlikte olur. Bunun içindir ki gelin birlik olalım.
Şair Yunus'un dediği gibi “Gelin gardaş olalım!"
Ülkemize, memleketimize ve de masum güzel insanlarımıza umut ve gelecek olalım.
Saygılarımla..
Şemsettin Şenel
Ardahan Dernekler Federasyonu Eğitim Sekreteri

Yazarlarımızı okuyor musunuz?
Cevdet Amcamız Fena Kızmışlar!

Hüsnü Bediroğlu Türkiye tarihi boyunca siyasal nedenlerle Ardahan'dan il statüsü Karslıların köylü kurnazlığı ile iki kez gasp edildiğini sağır ve kör sultanlarda biliyor…
Gerçekleri saptırmak bize mi özgü?

İlyas YILDIZ

''Algılanamadı'' desek bizimki çapsızlık olur..
Allah'ta biliyor, Kul'da biliyor ki, ne demek istediğimiz çok iyi algılandı!
Cevdet Amcamızı, ''Ona Göre Ardahan Karsın Kazası!'' Haberimizle Fena Kızdırdık herhalde.
Öylesine kızmışlar ki, hızını alamayıp habere ilişkin iki yorumda bulunmuş!
Birinci yorumda aynen şunları aktarıyor;
''Sevgili İlyas, Sayın Gökçe 90 yaşında bir büyüğümüz… Sayın Doğrunun da arkadaşı. Doğru ilk, orta ve Üniversiteyi okuduğu dönemde Ardahan Karsın Kazasıdır. Sayın Gökçe o günleri gündemde tutuyor. Ardahan Kaza olarak Kars vilayetine bağlı idi, onu ifade ediyor. Ve Ekliyor, Sayın Abbas Gökçeyi Hepimizin okuması gereken Şair, Yazar ve Hukukçu kimliği ile bizlere mihmandarlık yapıyor.'' Diye de ücretsiz reklamını yapmaktan da kaçınmıyor!
Devam edelim!
''Lütfen Haddimizi bilelim… Değerli büyüğümüzden özür dileyelim. Sizin tenkitinize bir anlam veremedim sevgili kardeşim İlyas'' Diyerek sözlerine son koyması gerekirken aksine hızını alamayıp peşinden ikinci yorumu Ardahan Kültür Evinin ''Kültür Evinden Gazetecilere Teşekkür'' Başlığı ile yayınlanan haberin altına, bizi okurumuza şikâyet eder bir eda ile kaleme alıyor…
Cevdet amca bu ne yapsa yeridir(mi) desek acaba!
Bakın orada ne demiş sevgili Cevdet Amcamız;
''Sevgili okurlar, Sezer'in Hakkını Sezer'e verelim… Bir otobüs gazeteciyi Ardahan'a götürmek, Yedirip-İçirmek ve Ardahan ile kazalarını dolaştırmak kolay bir iş değildir.'' Diyerek Sanki Gazetecilerden diyet borcunuzu böylemi ödüyorsunuz dercesine bir tavır içinde!
Devam edelim!
''Bunları Ahmet Demirbaş'ın evinde misafir ettik, yemek verdik, gazetecilerimizi onore ettik. Ben bu gazetecileri organize eden ekibi kutluyorum. Öte taraftan da değerli büyüğümüz yazar Abbas Gökçe'yi de, 'Ardahan'ın Daha evvel Karsın Kazası olduğunu' ifade ettiği için eleştiren gazeteci İlyas arkadaşımı da kınıyorum. Herkes Sezer'in hakkını Sezere versin'' diye şikâyette bulunmuşlar!
Bitmedi daha… Sırada Şair, Yazar, Hukukçu kimliği ile Değerli büyüğümüz Abbas Gökçe'de var!
Bakın o ne diyor!

Yazarlarımızı okuyor musunuz?
Cevdet Amcamız Fena Kızmışlar!

Hüsnü Bediroğlu Türkiye tarihi boyunca siyasal nedenlerle Ardahan'dan il statüsü Karslıların köylü kurnazlığı ile iki kez gasp edildiğini sağır ve kör sultanlarda biliyor…
Gerçekleri saptırmak bize mi özgü?

İlyas YILDIZ

''Algılanamadı'' desek bizimki çapsızlık olur..
Allah'ta biliyor, Kul'da biliyor ki, ne demek istediğimiz çok iyi algılandı!
Cevdet Amcamızı, ''Ona Göre Ardahan Karsın Kazası!'' Haberimizle Fena Kızdırdık herhalde.
Öylesine kızmışlar ki, hızını alamayıp habere ilişkin iki yorumda bulunmuş!
Birinci yorumda aynen şunları aktarıyor;
''Sevgili İlyas, Sayın Gökçe 90 yaşında bir büyüğümüz… Sayın Doğrunun da arkadaşı. Doğru ilk, orta ve Üniversiteyi okuduğu dönemde Ardahan Karsın Kazasıdır. Sayın Gökçe o günleri gündemde tutuyor. Ardahan Kaza olarak Kars vilayetine bağlı idi, onu ifade ediyor. Ve Ekliyor, Sayın Abbas Gökçeyi Hepimizin okuması gereken Şair, Yazar ve Hukukçu kimliği ile bizlere mihmandarlık yapıyor.'' Diye de ücretsiz reklamını yapmaktan da kaçınmıyor!
Devam edelim!
''Lütfen Haddimizi bilelim… Değerli büyüğümüzden özür dileyelim. Sizin tenkitinize bir anlam veremedim sevgili kardeşim İlyas'' Diyerek sözlerine son koyması gerekirken aksine hızını alamayıp peşinden ikinci yorumu Ardahan Kültür Evinin ''Kültür Evinden Gazetecilere Teşekkür'' Başlığı ile yayınlanan haberin altına, bizi okurumuza şikâyet eder bir eda ile kaleme alıyor…
Cevdet amca bu ne yapsa yeridir(mi) desek acaba!
Bakın orada ne demiş sevgili Cevdet Amcamız;
''Sevgili okurlar, Sezer'in Hakkını Sezer'e verelim… Bir otobüs gazeteciyi Ardahan'a götürmek, Yedirip-İçirmek ve Ardahan ile kazalarını dolaştırmak kolay bir iş değildir.'' Diyerek Sanki Gazetecilerden diyet borcunuzu böylemi ödüyorsunuz dercesine bir tavır içinde!
Devam edelim!
''Bunları Ahmet Demirbaş'ın evinde misafir ettik, yemek verdik, gazetecilerimizi onore ettik. Ben bu gazetecileri organize eden ekibi kutluyorum. Öte taraftan da değerli büyüğümüz yazar Abbas Gökçe'yi de, 'Ardahan'ın Daha evvel Karsın Kazası olduğunu' ifade ettiği için eleştiren gazeteci İlyas arkadaşımı da kınıyorum. Herkes Sezer'in hakkını Sezere versin'' diye şikâyette bulunmuşlar!
Bitmedi daha… Sırada Şair, Yazar, Hukukçu kimliği ile Değerli büyüğümüz Abbas Gökçe'de var!
Bakın o ne diyor!
''Gerçeği görmek ve kabul etmek; Kur'an da da, ahlâkta da hukukta da belirtildiği gibi bir vicdan borcudur.
İnsan olan herkes onu kabul etmek zorundadır.
Ancak onu bilmemek ve bilmediğini de bilmemek dürüst insana yaraşmaz. Bilmeden başkalarına saldırmak da vicdan sahibi insanın işi olmasa gerek... Beni eleştiren yazının en az 20 yıl önce yazılmış olduğunu o kişinin anlamaması da bir kabiliyet meselesidir.
Yine de kendisini hoşgörü ile selâmlamak istiyorum.''
Fazla söze gerek var mı bilemiyorum ancak, bildiğim tek gerçek var!
Değerli büyüklerimizin halleri ortada… Ardahan'ın mevcut durumuna kılavuz gerekiyor mu varın buna siz karar verin!
Değerli büyüklerimin şunu çok iyi bilmeleri gerekir ki, karşılarında büyüklerinden görerek adeta alışkanlık haline getirdikleri, ''karşısındakileri çocuk görme'' alışkanlığından vazgeçseler iyi olur!
İyiniyetli Karslı dostlarımdan özür dilerim, Karslı deyince herkesi aynı kefeye koymak ahmaklıktır ancak, Türkiye tarihi boyunca siyasal nedenlerle Ardahan'dan il statüsü siyasal çıkarcı Karslıların köylü kurnazlığı ile iki kez gasp edildiğini sağır ve kör sultanlarda biliyor…
Ardahan'ın gelişimine siyasal çıkarları gereği her dönem gem vurmaya çalışanlar, dikkat edilirse siyasal çıkarları uğruna hareket eden Karslılar ve onların dümen suyunda giden kariyerim düşkünü Ardahanlılardır…
Kusura kalma Cevdet amca, Sende Abbas Amca.
Bugüne kadar rahmetli babam karşısında dahi haklı haksız eleştiri yapmadığım sürece hiç eğilip-bükülmedim… Değil ki sizler.
Özür dilerim…
Ben yeri gelince haddimi de bilirim.
Sizin gibi yaptıklarımı konuşanlardan değilim…Ardahan'a bir otobüs dolusu gazeteci götürdünüzse bunu gazetecilere jest anlamında yapmadığınızı sağır ve kör sultanlar dahi biliyor… Üstelik şu anda bunu bellide ettiniz!
Sakın bu konuştuklarımdan bir kötü bir anlam çıkarmaya çalışmayın ki boşa yorulmayasınız…
Şunu unutmamanızı dilerim!
Olanları bilemem ancak, genel anlamda gazeteciler sizler için birer atlama tahtası değildir. Bunu bilmenizi isterim!
Deliller ortada… Ben sadece gördüklerimi ve yaşadıklarımı aktarmakla mükellefim…
Toplumsal sorumluluğum bunu gerektiriyor.
Mevcut dergi bugüne hitabeden bir dergi ve dolayısı ile yazı geçmişten alıntıda olsa bugüne uyarlanması gereğini sizlerin benden daha iyi bilmeniz gerekir!

Gelelim 02.12.2012 Ardahan Dernekler Federasyonu toplantısından sonra Değerli Cevdet Amcamızın Sosyal Medya üzerinde Güven Doğruyol'a hitaben yazdıklarına!

-CEVDET ŞENTÜRK'ÜN GÜVEN DOĞRUYOLA NASİHATİ-
''Bugün dernekler federasyonu bir kahvaltı verdi, 20 veya 30 kişi vardık.
Sürekli havanda su dövüldü, bütün dertler federasyon, federasyon evet, bu federasyonun yatırım gücü ne olacak?
Hangi ekiple ne yapabilecek?
Yoksa dernekler yetmedi de birileri federasyon adı altında bir yerlere aday mı olmayı programlıyorlar?
Kura nehri ortada duruyor, olay hala çözülmedi.
Ensar Öğüt'ün hayvancılıkla ilgili bayağı uğraşları var, 'kurban bayramı arifesinde hayvanlarımızı Avrupa yakasında pazarlayamadık' diyor.
Sayın Doğruyol bu işler cesaret ister, arkana ekip kur bir kamyon kurbanlığı boğaz köprüsünden karşıya geçir ikide sopa ye tuz musun eriyesin, yumurta mısın kırılasın?
Senin şu ana kadar hiç bir eylemin yok, sen federasyona giden yolu tıkıyorsun kardeşim, iki senedir dağa fare bile doğurtamadın yazık oluyor birlikteliğimize.
Bugünde Kars Ardahan birliğine karşı olduğunu ifade ediyorsun… Karadeniz lobi faaliyetlerinden bahsettin… KARADENİZLİLER ARTVİNDEN ZONGULDAĞA KADAR HEMŞERİYİZ DİYORLAR sen ise KARSLI HEMŞERİLERİMİZİ bugün küstürdün.
Benim kardeşim, bu halka projeni açıkla, git vâkıfımızla (KAI VAKFI) görüş, akil adamlar hemşerilerimizle diyaloga gir sana gereken söylenir…
Yanaklarından öpüyorum benim kardeşim Güven.''
İşte Halimiz ortada sevgili Ardahanlılar…
Ne dersiniz?

Yazarlarımızı okuyor musunuz?
Ortadoğu’da kim kimin dostudur?/Rodi Baz

Rodi Baz Birlikte bakalım mı?
Sanırım dünyada Ortadoğu’daki kadar siyasal güç dengelerinin her an değişebildiği başka bir yer yoktur.
Bu güç dengelerindeki ani değişim trendleri sadece çağımızda değil, bilinen 10 bin yıllık insanlık tarihi boyunca bu coğrafyada dengeler hep histerik semptomlar göstermiştir.
Bu gün dost, müttefik olanlar, bir de bakıyorsunuz birkaç gün içinde “düşman” olmuşlar. Tıpkı Erdoğan- Esed kardeşliği gibi…
Peki bu kalıtsal, ruhsal bir refleks mi, yoksa toplumsal psikolojide ruhsal şekillenmeye dönüşmüş olan bir hastalık mı?
Her ikisi de…
Ama daha da önemlisi bu güç dengelerini iyi analiz ederek, siyaset bilimine uygun politikalar geliştirmektir.
Hiç şüphesiz ideolojik temelleri olmayan siyasete uygun politikalar üretmek daha zordur.
Sağlam ideolojik temeli olan siyasal ideolojik akımlarda bu arenada politika üretmekte oldukça zorlanmaktadır.
Esasen Ortadoğu’yu tarihi ve toplumsal dokusunu iyi bilen ve iyi analiz eden aktörler başarılı olabiliyorlar.
Her ne kadar bölgede politikalar küresel güç odaklarının çıkarlarına uygun dizayn edilse de, doğru bir siyasi analiz ve doğru taktik, politik hamleler farklı sonuçlar doğurabilir.
Bunun en iyi örneği Kürtlerin yeni Ortadoğu politikası…
Ortadoğu’daki Kürt hareketleri son çeyrek yüzyılda, diplomatik, askeri ve siyasi alanlarda ciddi başarılar elde ettiler. Bu başarı Kürt hareketini uluslararasılaştırdı. Siyasal ve politik alanda birer aktör olarak kabul görmeye başladılar.
Buna rağmen küresel güçlerin çıkarlarına kurban gitme olasılıkları her zaman vardır…

**ORTADOĞU’DA GÜÇ DENGELERİ…KİM, KİMİN DOSTUDUR!

ABD ile Türkiye Müttefiktir. Askeri ve ekonomik anlamda bir çok anlaşma ve sözleşmelerle karşılıklı yükümlülükleri var.
Aynı ABD Türkiyenin düşman olarak gördüğü Güneyli Kürt parti ve gruplarıyla sağlam bir askeri+siyasi+Ekonomik işbirliği anlaşmaları var. Barzani , dolayısıyla Güney Kürdistan İsrail’den sonra ABD için en güvenilir müttefiki…
Öte yandan ABD askeri ve üstünde şekillendiği kitle tabanı bakımından en büyük Kürt örgütü olan PKK’yi terörist ilan ederek Türkiye ile birlikte hareket ediyor.Türkiye’nin “Kürt sorunu”nda ki sağlam müttefiki İran, ABD’nin Ortadoğu’daki en büyük düşmanıdır. Halbuki aynı İran Türkiye ile birlikte geçmişte PJAK’a karşı bir çok ortak operasyon yapmıştır. PJAK (dolayısıyla PKK-KCK) ABD’nin hem görüştüğü, hem “terörist” ilan ettiği, güçlü bir kitle tabanı olan küresel bir örgüt.
ABD Türki cumhuriyetlerle ilişki kurmada Türkiye ile ortak hareket ederken, Ermenistan konusunda, ABD ile ters düşmekte. Ermenistan'da ABD'nin müttefiki...
Yine ABD Filistin’i saymasak bütün Arap devletleriyle “dost” ve müttefiktir.
Aynı ABD, İsrail’in Ortadoğu’daki tek koruyucu müttefiki, stratejik ortağı. ..
Daha da enteresanı başta ABD’nin müttefiki Arap ülkeleri olmak üzere bir çok Ortadoğu ülkesi ABD’nin stratejik ortağı olan İsrail’i “düşman” ve yok edilmesi gereken yapay bir devlet olarak görmekte.
Yine ABD Irak’da Saddam’ı devirerek yönetimi Maliki’ye bıraktı. Saddam’a karşı Maliki ve diğer Şii gruplarla hareket etti. Oysa maliki dini referans olarak İran dini lider Hamaney’e bağlı olduğu için de bir anlamda İran dostu ve müttefiki dolayısıyla da Amerikan karşıtı …
Türkiye Lübnan, Filistin, İran’la birlikte İsrail karşıtlığı üzerinde politika yaparken, aynı İsrail PKK’ye karşı askeri, istihbari ve diplomatik alanda Türkiye’nin en sağlam en güvenilir müttefiki.
Şimdi ABD karşıtlığının İran ve Lübnan’dan önceki son kalesi Suriye de düşmek üzere. Bunun için Türkiye kullanılıyor. Hatta savaşın en büyük cephesinin buradan açıldığı ve Türkiye’nin fiili olarak savaşa katılacağı da tahmin ediliyor.
Bu Suriye’nin ezeli düşmanı İsrail’in de istediği bir şey. Doğal olarak İsrail ve Türkiye askeri anlamda da fiili olarak Suriye’ye karşı birlikte savaşacaklar.
ÖSO’nun kuruluş gerekçesi ABD için: Esed’i devirecek manevila, bir kısım Arap devletleri ve İran için işbirlikçi ABD uşağı, hain…
Peki ÖSO kim?
ÖSO: Etnik olarak Arap
Teknik olarak küresel güçlerin zoraki yarattığı ve çoğunlukla Türkiye’nin Kürtlere karşı kullandığı bir çete…
HAMAS: Etnik olarak Arap
Teknik olarak: Türkiye’nin dostu, İsrail'in düşmanı
Türkiye de İsrail’in dostu…
Biraz toparlayalım!
Ama nasıl?
Ortadoğu’da kim kimin dostu, kim kimin düşmanı belli değil ki…
Not: ABD ismi En büyük küresel güç olduğu için sembolik olarak kullanılmıştır. Bunun içinde başta İngiltere olmak üzere bütün küresel güç odakları kastediliyor...

Yazarlarımızı okuyor musunuz?
Ardahan Öyküleri/Yılmaz Yalçıner
Çiftliğin kapıları hemen hepsi kapanmıştı..

Yalçıner Yılmaz Mustafa Öztürk, çiftliğin kapılarını; hemen hepsini kapamıştı. "Beş- on güne kalmaz Denizliye ailemin yanına varırım" demişti.
Tel örgüler: " Bir adamın " geçeceği kadardı, kaldırdık.
Ellerimizde nevala poşetleri, çiftliğin köpeği, beş’te biz, gümrükte ki gibi tek sıra " TEL ALTI" ndan geçtik.
Oda’ya girdiğimde hafsalam odanın en ilk uzunluğunu anladı. Upuzun bir galeri... Şark köşesinden... bu yan’a kitaplar, daktilo masası ve üzerinde telefonlar.
Masada elektirik kurumuna yazılmış dilekçe.
"Mustafa Öztürk çiftliği kapatacağı için dilekçeyi yazmıştır. " dedim.
Hayır, nedeni başkaymış: Elektrik saati 1000 KW, 1000 KW atıyormuş. Onun dilekçesiymiş
yazdığı.
Yatakhane de herşey düzenli ve tertipliydi. Bir erkek adamın yalnız başına yaşadığı burada, temizlik ve bakım beklediğimden fazlaydı.
Mustafa Öztürk 2001’de Ardahan’a dönmüş. Fakir’in gazeteden okuyorum; haber duvardaydı. Mustafa’nın gelişi ve Ardahan’a olacak yararlar bahsine matuf iki paragraf yazıydı yazı.
Toroshev’e çiftliği Mustafa; babasının, dedesinin arazilerinde kurmuştu. Toro’shev: Toro’nun dereleri demekmiş.
Ardahan’ın son Maarif Müdürü Mahmut Öztürk. Mustafa’nın babasıdır. Varlıklı ailedirler. Arazileri ve köyleri eski varlıklarını hala barındırıyordu.
Mustafa kümes’te yapmıştı. Oluklu saçla üstünü örtmüştü ve elekli telle çevrelemişti kümesi. Muhtemelen kaz ve tavuktu hayvanlar; su harklarını yaptırmıştı. Kümes boştu ve kapısı açıktı!
Çiftlik evin saçakları, etekleri duvar yazılarıyla cızılmıştı.
Mustafa Öztürk bildiğimiz ozanların abrozorlu sözlerini esirgememiş yazmıştı.
Renkli fırçalar harfler’e dizmişti.
Aforizmalar eşittir: Mısralar, satırlar,dizeler,üçlükler, dörtlükler, iledir ki; biz bunlara aforizma diyoruz.
İnsanları çok sevmişti.
İnsanlar: Ben ve ötekilerden bilmevcut kılındığı içerimliydi DUVAR yazılarında.
İnsanları çok sevmek. Sakınmak ve korunumlu olmak tecrübelerle subutetmiş gibiydi Mustafa’nın dünyasında benim öznel sezimdir sezdiğim.
Mustafa’nın aklında bir sual soruyordu?
Yemek yedik. Dağdan, kırdan, bayırdan konuştuk.
Ot’dan saman’dan ve alaf’ı da konuştuk.
Ciddi, ciddi herşeyi konuşmaklar konuştuk diyemeyeceğim. Bu akıl ve hesapları aşardı. Herşey’i çok rahat söyleyeceğimizi bilerek konuşuyorduk. Yaşlanmışdık belki ondan.
Büyük anlatı’dır o soru. O sorular, o soruları hasbihal eyledik.
O sual’a, o cevap: Mustafanın çiftliğiydi. Yığılıp gelmiştik. Çiftliğin kapısıydı.
Cevap mı? Okuduğu kitaplardı. Yatak’anenin kapıda ki iki ütü, iki ütümasasıydı. Şark köşesi... herşeyisiyle o soru? Yediğimiz yemek çeşitlerindeydi. Yazın tatilde TransKafkasya’ya akacağımızdı. Gürcüstanda ev alacaktık... telefonla aradığı arkadaşlarıylaydı... çiftliğin söğütlerindeydi. Yıkılmış eski şapel’di. Toro’un derelerde üzüm bağları ihdas oluna bilir miymiş idi.
Beyaz saçlar siyahkenki değildi ağarmıştı. O soru o cevaptı’ mıydı?
Büyük anlatıydı: O gece, o soru, o cevaba: Keşke herşey şimdiki gibi ağarmamış olsaydı!
ÇİFTLİĞİN HEMEN HER KAPISI KAPANMAMIŞTI!

Yazarlarımızı okuyor musunuz?
Testinin akıbeti ve Çapan-Kadıoğlu Görüşmesi

Ardahan Haberleri **İlyas Yıldız

Bugünlerde Ardahan Gündem üzerine Ardahancılık sendromu nasıl aşılırı tartıştığımız bir süreçte sürpriz bir gelişme yaşadık!
Esenyurt’u Esenyurt yapan Gürbüz Çapan ve Esenyurt Belediye başkanı Necmi Kadıoğlu görüşmesine getirmek istiyorum sözü...
Esenyurt eski Belediye Başkanı Dr. Gürbüz Çapan ve Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu arasında gerçekleşen sürpriz ziyarette neler konuşuldu bilemiyoruz ancak, bildiğimiz tek şey gerçekleşen sürpriz ziyaretin ‘basına kapalı’ gerçekleşmesi!
Oldum olası Türkiye tarihinde maalesef ki vazgeçilemeyen bir alışkanlık bu ‘Basına kapalı’ Ziyaretler.
İki zıt kutuplu siyasinin gerçekleşen ani ve sürpriz ziyareti… Hem de ‘Basına Kapalı’!
Aslına bakacak olursak bu bir Türkiye gerçeği.
Siyasal açıdan zıt görüşe mensup iki insanın zaman, zaman bir araya gelmeleri aslında sürpriz sayılmamalı!
Sürpriz sayılabilecek bir yaklaşım varsa yapılan görüşmelerin kamuoyundan gizlenmesi olayıdır…
Anlayamadığım bu tür görüşmelere inadına basına kapalı görüşme şeklinde izah edilmesi!
Ne görüşüldü, niçin basına kapalı?
Kimsenin umurunda da değil aslında.
Bazen halkın yararına gibi algılansa da genel olarak kazın ayağının öyle olmadığı bir gerçek…
Böyle olduğu içinde yapılan kapalı oturumlarda dönen binlerce dolabın farkına vardığımız zaman çoktan iş işten geçmiş oluyor!
Sonunda testinin akıbetini merak edenlere duyuralım istedik… Ne mi oluyor testiye?
Sanırım dönüp dolaşın o umurunda olmayanların kafasında paralanıyor!

**Cevdet Amcamız Fena kızmışlar!

Türkiye tarihi boyunca siyasal nedenlerle Ardahan’dan il statüsü Karslıların köylü kurnazlığı ile iki kez gasp edildiğini sağır ve kör sultanlarda biliyor… Gerçekleri saptırmak bize mi özgü?
‘’Algılanamadı’’ desek bizimki çapsızlık olur..
Allah’ta biliyor, Kul’da biliyor ki, ne demek istediğimiz çok iyi algılandı!
Cevdet Amcamızı, ‘’Ona Göre Ardahan Karsın Kazası!’’ Haberimizle Fena Kızdırdık herhalde.
Öylesine kızmışlar ki, hızını alamayıp habere ilişkin iki yorumda bulunmuş!
Birinci yorumda aynen şunları aktarıyor;
‘’Sevgili İlyas, Sayın Gökçe 90 yaşında bir büyüğümüz… Sayın Doğrunun da arkadaşı. Doğru ilk, orta ve Üniversiteyi okuduğu dönemde Ardahan Karsın Kazasıdır. Sayın Gökçe o günleri gündemde tutuyor. Ardahan Kaza olarak Kars vilayetine bağlı idi, onu ifade ediyor. Ve Ekliyor, Sayın Abbas Gökçeyi Hepimizin okuması gereken Şair, Yazar ve Hukukçu kimliği ile bizlere mihmandarlık yapıyor.’’ Diye de ücretsiz reklamını yapmaktan da kaçınmıyor!
Devam edelim!
‘’Lütfen Haddimizi bilelim… Değerli büyüğümüzden özür dileyelim. Sizin tenkitinize bir anlam veremedim sevgili kardeşim İlyas’’ Diyerek sözlerine son koyması gerekirken aksine hızını alamayıp peşinden ikinci yorumu Ardahan Kültür Evinin ‘’Kültür Evinden Gazetecilere Teşekkür’’ Başlığı ile yayınlanan haberin altına, bizi okurumuza şikâyet eder bir eda ile kaleme alıyor…
Cevdet amca bu ne yapsa yeridir(mi) desek acaba!
Bakın orada ne demiş sevgili Cevdet Amcamız;
‘’Sevgili okurlar, Sezer’in Hakkını Sezer’e verelim… Bir otobüs gazeteciyi Ardahan’a götürmek, Yedirip-İçirmek ve Ardahan ile kazalarını dolaştırmak kolay bir iş değildir.’’ Diyerek Sanki Gazetecilerden diyet borcunuzu böylemi ödüyorsunuz dercesine bir tavır içinde!
Devam edelim!
‘’Bunları Ahmet Demirbaş’ın evinde misafir ettik, yemek verdik, gazetecilerimizi onore ettik. Ben bu gazetecileri organize eden ekibi kutluyorum. Öte taraftan da değerli büyüğümüz yazar Abbas Gökçe’yi de, ‘Ardahan’ın Daha evvel Karsın Kazası olduğunu’ ifade ettiği için eleştiren gazeteci İlyas arkadaşımı da kınıyorum. Herkes Sezer’in hakkını Sezere versin’’ Diye şikâyette bulunmuşlar!
Bitmedi daha… Sırada Şair, Yazar, Hukukçu kimliği ile Değerli büyüğümüz Abbas Gökçe’de var!
Bakın o ne diyor!
‘’Gerçeği görmek ve kabul etmek; Kur'an da da, ahlâkta da hukukta da belirtildiği gibi bir vicdan borcudur.
İnsan olan herkes onu kabul etmek zorundadır.
Ancak onu bilmemek ve bilmediğini de bilmemek dürüst insana yaraşmaz. Bilmeden başkalarına saldırmak da vicdan sahibi insanın işi olmasa gerek... Beni eleştiren yazının en az 20 yıl önce yazılmış olduğunu o kişinin anlamaması da bir kabiliyet meselesidir.
Yine de kendisini hoşgörü ile selâmlamak istiyorum.’’
Fazla söze gerek var mı bilemiyorum ancak, bildiğim tek gerçek var!
Değerli büyüklerimizin halleri ortada… Ardahan’ın mevcut durumuna kılavuz gerekiyor mu varın buna siz karar verin!
Değerli büyüklerimin şunu çok iyi bilmeleri gerekir ki, karşılarında büyüklerinden görerek adeta alışkanlık haline getirdikleri, ‘’karşısındakileri çocuk görme’’ alışkanlığından vazgeçseler iyi olur!
İyiniyetli Karslı dostlarımdan özür dilerim, Karslı deyince herkesi aynı kefeye koymak ahmaklıktır ancak, Türkiye tarihi boyunca siyasal nedenlerle Ardahan’dan il statüsü siyasal çıkarcı Karslıların köylü kurnazlığı ile iki kez gasp edildiğini sağır ve kör sultanlarda biliyor…
Ardahan’ın gelişimine siyasal çıkarları gereği her dönem gem vurmaya çalışanlar, dikkat edilirse siyasal çıkarları uğruna hareket eden Karslılar ve onların dümen suyunda giden kariyerim düşkünü Ardahanlılardır…
Kusura kalma Cevdet amca, Sende Abbas Amca.
Bugüne kadar rahmetli babam karşısında dahi haklı haksız eleştiri yapmadığım sürece hiç eğilip-bükülmedim… Değil ki sizler.
Özür dilerim… Ben yeri gelince haddimi de bilirim.
Sizin gibi yaptıklarımı konuşanlardan değilim…Ardahan’a bir otobüs dolusu gazeteci götürdünüzse bunu gazetecilere jest anlamında yapmadığınızı sağır ve kör sultanlar dahi biliyor… Üstelik şu anda bunu bellide ettiniz!
Sakın bu konuştuklarımdan bir kötü bir anlam çıkarmaya çalışmayın ki boşa yorulmayasınız…
Şunu unutmamanızı dilerim!
Olanları bilemem ancak, genel anlamda gazeteciler sizler için birer atlama tahtası değildir. Bunu bilmenizi isterim!
Deliller ortada… Ben sadece gördüklerimi ve yaşadıklarımı aktarmakla mükellefim…
Toplumsal sorumluluğum bunu gerektiriyor.
Mevcut dergi bugüne hitabeden bir dergi ve dolayısı ile yazı geçmişten alıntıda olsa bugüne uyarlanması gereğini sizlerin benden daha iyi bilmeniz gerekir!
Gelelim 02.12.2012 Ardahan Dernekler Federasyonu toplantısından sonra Değerli Cevdet Amcamızın Sosyal Medya üzerinde Güven Doğruyol’a hitaben yazdıklarına!

-CEVDET ŞENTÜRK’ÜN GÜVEN DOĞRUYOLA NASİHATİ-
‘’Bugün dernekler federasyonu bir kahvaltı verdi, 20 veya 30 kişi vardık.
Sürekli havanda su dövüldü, bütün dertler federasyon, federasyon evet, bu federasyonun yatırım gücü ne olacak?
Hangi ekiple ne yapabilecek?
Yoksa dernekler yetmedi de birileri federasyon adı altında bir yerlere aday mı olmayı programlıyorlar?
Kura nehri ortada duruyor, olay hala çözülmedi.
Ensar Öğüt’ün hayvancılıkla ilgili bayağı uğraşları var, ‘kurban bayramı arifesinde hayvanlarımızı Avrupa yakasında pazarlayamadık’ Diyor.
Sayın Doğruyol bu işler cesaret ister, arkana ekip kur bir kamyon kurbanlığı boğaz köprüsünden karşıya geçir ikide sopa ye tuz musun eriyesin, yumurta mısın kırılasın?
Senin şu ana kadar hiç bir eylemin yok, sen federasyona giden yolu tıkıyorsun kardeşim, iki senedir dağa fare bile doğurtamadın yazık oluyor birlikteliğimize.

Bugünde Kars Ardahan birliğine karşı olduğunu ifade ediyorsun… Karadeniz lobi faaliyetlerinden bahsettin… KARADENİZLİLER ARTVİNDEN ZONGULDAĞA KADAR HEMŞERİYİZ DİYORLAR sen ise KARSLI HEMŞERİLERİMİZİ bugün küstürdün.

Benim kardeşim, bu halka projeni açıkla, git vâkıfımızla (KAI VAKFI) görüş, akil adamlar hemşerilerimizle diyaloga gir sana gereken söylenir… Yanaklarından öpüyorum benim kardeşim Güven.’’

Yazarlarımızı okuyor musunuz?
KİM YARATTI BU ALÇAK DAĞLARI?!!

Ardahan Haberleri Duydunuz mu büyük “GÜVENLİK ZAAFİYETİ”ni?
Olacak gibi değil; inanılacak gibi hiç değil…
Ne, Uludere’de 34 yurttaşımızın kendi nüfus cüzdanındaki ay ve yıldızı taşıyan helikopter ve uçaklar tarafından bomba ve kurşun yağdırılarak katledilmesi…
Ne, 29 Ekim 2012 günü yapılacak CUMHURİYET yürüyüşünde, Başbakan tarafından duyurulan “PROVAKASYON” istihbaratının “FOS” çıkması…
Ne, bu ülkede onlarca değerli aydının, bilim insanının “FAİLİ MEÇHUL” cinayete kurban gitmiş olması…
Ne, onlarca kişinin tanıklık, yapanın “ikrar” ettiği, günahsız aydınları telle boğup öldüren, üniversite öğrencilerini bombalayarak parçalayan, emperyalizmin “RESMİ VE SİVİL UŞAKLARI”nın, adında adalet bulundurmayı asla ihmal etmemiş ama adaleti yalnızca “mülkleri” için çarpıtarak kullanmış adaletsiz iktidarlar tarafından salınması, ellerini kollarını sallayarak aramızda dolanması…
Ne, devletin yakasını bir kere tutup bir daha bırakmadığı, işçiden, memurdan, serbest meslek etkinliğinde bulunandan, en alçakgönüllüsünden bir otomobil kullanma hatasına düşmüş, elektrik, su, doğalgazla yaşama gafletinde bulunmuş yurttaşlardan toplanan vergilerden bir kısmının sadaka toplayarak dalkavukluk etmeyi yaşam biçimi durumuna getirmiş olanlara dağıtılması…
Ne, komşu bir ülkede akmakta olan kanda, “YURTTA BARIŞ, DÜNYADA BARIŞ” diyen bir yiğit insan tarafından kurulmuş Cumhuriyet’i yönetenlerin adlarının geçmesi ve olanaklarının kullanılması…
Daha listeyi uzatabiliriz; ama asla aklınıza gelmeyecektir!
Bu ülkenin en büyük “GÜVENLİK ZAAFİYETİ”, Galatasaray adlı futbol takımının teknik direktörünün Mersin’deki maç sonrası yaptığı basın toplantısına, basından olmayan bir gencin de katılması ve bu ulu zât’a bir soru yöneltmeye kalkmış olmasıdır!
Hiç demeyin ki, “televizyonda izleyip gördük; çok masum bir gençti soruyu soran; sorduğu da yine en sıradan bir futbol sorusuydu” diye…
Kimin haddineymiş, adı dünyayı tutmuş, aldığı aylığa yüzlerce işçi, ya da memur maaşı üst üste konsa yetişilemeyecek, bu kocca şahsın karşısında bir sandalyeye oturmaya kalkmak, hele bir de soru sormak…
Kim bilirmiş ki, o koca şahsın çalıştırıcısı olduğu takımın, vakti zamanında Metin Oktay diye bir futbolcusu varmış. Onun da adı çok bilinirmiş ama, hiçbir alçak dağı yaratmaya kalkmamışmış…
Kim duymuş ki, bu METİN OKTAY, Ankara’da bulunduğu bir öğlen sonu, kaldığı otelin bahçesine elinden tutmuş dayısı tarafından getirilmiş on iki yaşındaki, bencileyin, sıska, çekingen bir Anadolu çocuğuna kendi sandalyesini verip kendisi ayakta kalmışmış…
Kim tahmin edebilirmiş ki, o çocuğun elinden tutmuş dayısı da, Anadolu’nun en Kuzeydoğu’sundaki bir köyde doğup yetim büyümüş, trenlerde kaçak yolculuk yaparak Ankara’ya varmış, okuyup devlet kapısında bir yer edinmiş, şimdi çoktan toprak olmuş, sıradan, güzel yüzlü, güzel yürekli bir insanmış… Metin Oktay da o dayıya “ağbi” deyip saygıda kusur etmezmiş…
Kim bilirmiş ki, bu satırları yazan, o 1964 yılının ılık bir bahar günü kendisine sandalyesini vermiş Metin Oktay’ın formasındaki renklere, takımın adında bir seçkinlik bulunsa ve kendisi de tüm seçkinleri ve seçkinliği günahı kadar sevmiyor olsa da, o gün bu gündür tutkuyla bağlanmışmış…
Bugün, medya yalakalarının yönelttiği, emperyalizmin şallak mallak ettiği bu ülkede çok güzel şeyler yaşandı… Anlatılacak, aktarılacak dünya kadar şey var…
Ama inanın, bu son olaydaki kadar büyük bir “GÜVENLİK ZAAFİYETİ” hiç mi hiç yaşanmadı!

ALPER AKÇAM
alperakcam@gmail.com

Yazarlarımızı okuyor musunuz?
ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ, Ardahan Mnaset, Ardahan Gundem, Göle Haber, Çıldır Haber, Çıldır Gazetesi, Hanak Gazetesi, Damal Gazetesi, ardahan haber ARDAHAN HABERardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABERardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABERardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABERardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABERardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABERardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABERardahan
ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ , Ardahan Mnaset, Ardahan Gundem, Göle Haber, Çıldır Haber, Çıldır Gazetesi, Hanak Gazetesi, Damal Gazetesi, ardahan haber ARDAHAN HABERardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABERardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABERardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABERardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABERardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABERardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABERardahan
ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ , Ardahan Mnaset, Ardahan Gundem, Göle Haber, Çıldır Haber, Çıldır Gazetesi, Hanak Gazetesi, Damal Gazetesi, ardahan haber ARDAHAN HABERardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABERardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABERardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABERardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN ardahan haberleri ARDAHAN HABERLERİ ardahan haber ARDAHAN HABER ardahan ARDAHAN
Yorumlar
Henüz bir yorum yapılmamış.
Yorum Gönder
Yorum yapmak icin giriş yapmalısınız.
Oylama
Sadece üyeler oylayabilir.

Lütfen Giriş Yapın.

Henüz oylanmamış.
Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan