Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 40
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 6 Gün Gelmedi
abdullahank 108 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 197 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 202 Gün Gelmedi
atlantis 223 Gün Gelmedi
baris dursun 224 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 232 Gün Gelmedi
adacala 233 Gün Gelmedi
admin 235 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 236 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
YAKLAŞIM VE TARTIŞMA
Yazar Fakir - Ocak 22 2008 - 21:29:54
YAKLAŞIM VE TARTIŞMA KÜLTÜRÜ ÜZERİNE

Doğal, özgür gelişme seyri izlemeyen toplumlar,tabi olarak, çok sorun yaşarlar:Ekonomide, siyasette, kültürde bir bütün olarak her alanda. Hele bizim gibi, bastırılıp- sindirmelerle sürekli atomize edilen kesimlerde bu gerçeklik kendini daha ağır hissettiriyor.
Öyle ki;aynı toplumun farklı bireyleri bile, çoğu zaman birbirini anlayamaz duruma geliyor.Çünkü toplumda hiçbir şey doğal gelişmiyor, sular mecrasında akmıyor.Sıkıştırmalar sonucu ya patlamalar yaşanıyor, yada örülen bentler aşılarak başka yönlere eviriliyor.
Bu talihsizlik, özellikle, kültür alanında, oldukça yoğun yaşanıyor.Derin bir tarihsel geçmişe ve kültürel birikime sahip olmamıza rağmen, ne yazık ki, kimi insanlarımızda hala kendini inkar,karşıtına benzeşme tutulan yol seçiliyor;benliğinden,kültüründen uzaklaşma yaşanıyor.Maneviyat, toplumsal değerler,önemsiz şeylermiş gibi algılanıyor.Dolayısıyla bu durum toplumun dağılmasına,bölük-pörçük olmasına da yol açıyor.Oysaki toplumları var eden,onları ayakta tutan, kendilerine saygınlık kazandıran bu değerler bütününün kendisi dır.
Yetmiyormuş gibi, birde toplum olarak bize dayatılanı,maalesef bireyler olarak, bizler birbirimize dayatıyoruz.Çoğu zaman "dediğim dedik,ötürdüğüm düdük" mantığı güdüyoruz .Böyle olduğu için, ne birlik olabiliyoruz,nede güç. Hem de toplumsal düşündüğümüzü,topluma hizmeti amaç edindiğimizi, söyleyerek yaparız bütün bunları.Açıktır ki, bu tür alışkanlıklardan ve çeşitli olumsuzluklardan kurtulamadıkça, belki de farkına bile varmadan ,toplumsal duyarlılıktan ve sorunlarımızı çözmekten de uzaklaşıyoruz.
Halbuki, herkesin her konuda mutlaka aynı düşünmesi gerekmiyor.Zaten böylesi bir tutum ne demokrasiyle bağdaşır,nede toplumsal gerçeğimizle.Farklı yaklaşımları
zenginliğimiz olarak görmeliyiz.Önemli olan, ret - yada inkarcı konuma düşmeden farklılıklarımızı demokratik gelişmenin gereği sayıp, birleştirici olmaktır.Yani gerekli ve elzem olan, bizleri bir arya getirecek,bir arada tutabilecek ,ortak yönlerimizi temel payda edebilecek , çoğulcu demokratik kültürü kavrayıp geliştirebilmek tır.
Bunu, özellikle arzulayıp,özlemini duyduğumuz eşitlikçi demokratik yaşamında "olmazsa olmaz,"koşulu saymalıyız, aynı zamanda.
Açıktır ki bu, bir uygarlaşma sorunudur.Bilgi birikim işidir.Toplum olarak buna ulaşmak durumundayız.Bunu kavrayıp içselleştirdiğimiz ölçüde ancak çağdaş anlamda toplumlaşır,sorunlarımızı çözüm yoluna koyabiliriz.Yoksa, ne ret -yada inkarcı,nede hazımsız- dayatmacı; birazda topluma tepeden bakan popilist "aydın" tavrıyla bir yere varılamayacağı açıktır.
Burada ,birlik beraberlik adına gerici,retçi zihniyetlerle uzlaşalım anlamında bir sonuç çıkarılmasın.Tam tersi,tabi ki dik duruş gerekli,tutarlılık ve yanlışların üzerine gitmek şart.Ancak bunu yaparken uslup ve yöntemimizi iyi belirlemeliyiz.Demek istediğim ; didişmeci,dağıtıcı dedi-kodu anlamında hal ve davranışlardan sakınma gerekliliği dır.
Açıktır ki, doğru hareket tarzı yakalanmazsa;yani toplumumuzun birliktenliği ve sorunlarına ortak sahip çıkma üslup ve yaklaşım biçimi kavranıp geliştirilmese, sorunları çözmek bir yana, daha çok sorunla karşılaşacağımız kesin. Sonuçta "doğruyu ben bilir, ben yaparım,"diyenlerin de kendi söylemleri ile baş başa kalmaları ve toplumla kendi aralarına set çekmeleri kaçınılmaz olur.Zararını ise toplum olarak hep beraber çekmeye devam ederiz.
Bu tür yaklaşımların toplumumuza değil,sorunlarımıza temel teşkil edenlere yarayacağı açıktır.Zira unutulmamalı ki, nasıl bugüne kadar,güneşi sıvamaya çalışanlara ,toplumumuzdan da bolca balçık taşıyanlar çıktıysa,bundan sonrada onların kocaman mızraklarına çuval olmak isteyenler de olacaktır.Bu anlamda toplumsallık diye bir derdi olanların, kurumlardan ve toplumdan uzak kalmaları ve kendini toplumun dışında görmeleri şeklinde bir lüksleri olamaz…olmamalı.
Diğer bir gerçeğimiz ise , bölge olarak,özellikle hep ötelenmiş geri bırakılmış bir konumdayız. Dolayısıyla çözüm bekleyen düzinelerce sorunumuz söz konusu.Mevcut dağınık halimizle bunların aşılamayacağı açık. Tamda bu noktada ,ilerici aydın insanlarımıza büyük sorumluluklar düşüyor.Açıktır ki sözünü ettiğim nedenler tüm yaşamımıza olduğu gibi, sosyal statülerimize de bu güne dek genellikle olumsuz yönde etkide bulunmuştur.Dolayısıyla okur-yazarı,aydın-çizeri az olan bir kesimiz.Bu "azın" görev ve sorumlulukları elbetteki çoktur.
Unutmayalım ki, bu günde, toplum olarak çok yönlü manipulasyonlarla karşı karşıyayız.Hele ki, bölge olarak var olan sivil toplum kuruluşlarımız, çoğunlukla, işlevsiz ve insiyativsiz durumdalar. Bu kurumlar ve sorumluluk hisseden şahsiyetler, eğer hareket kabiliyetlerini yitirmek istemiyorlarsa, mutlaka doğru noktalarda buluşmak zorundalar.Yoksa toplumsal gelişmenin dışına itilip, izole kalmaları içten bile değil.
Birileri “bütün bunları anlatmaya ne gerek var”, diye düşünebilir.Ama edindiğim izlenimler neticesinde bunları belirtmeyi gerekli görmekten öte,mutlaka üzerinde çok ciddi düşünülmesi gerektiğine inanıyorum.
berkantrast@hotmail.com

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan