Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 50
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 6 Gün Gelmedi
abdullahank 108 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 197 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 202 Gün Gelmedi
atlantis 223 Gün Gelmedi
baris dursun 224 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 232 Gün Gelmedi
adacala 233 Gün Gelmedi
admin 235 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 236 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
BAK SEN FARENİN YAPTIĞINA
Yazar Fakir - Şubat 15 2008 - 18:51:58
BAK SEN FARENİN YAPTIĞINA ../Ahmet TUNÇ

Ahmet Tunç Günlerden pazar.
Pazarın rehaveti ile eşofmanlarım üzerimde saat sabahın 10’nu.
Kapı çalındı.
‘Allah Allah kim bu saate?’ dedim kendi kendime ..
Demeye kalmadan oğlum baba komşumuz seni çağırıyor dedi.
Hayır mı şer mi içimde belirsiz bir duygu ile çıktım karşılamaya bir telaş, bir heyecan bu bizim yan komşumuz.
‘-Abi rahatsız ettim ama senin yardımına ihtiyacımız ..’ var dedi.
‘-Ya komşu ne oldu?’ dedim.
‘-Abi bizim evde bir fare var bunu nasıl yok ederim. Geceden beri uyuyamadık. çoluk çocuk tedirginiz ..’
Şaşırmamla beraber, bıyık altında gülmeden de edemedim.
-Bak komşu dedim telaşa gerek yok.
Sorun sadece fare ise benim bildiğim
3 yöntem var dedim.
Eskiler ne demiş
“Komşu komşunun külüne muhtaçtır”
Bizim komşuda bizim önerimize muhtaç.
Komşunun yardımına koşmamak olmaz tabi ..
Bu yöntemi google amcadan okumuştum. Yararı olurmu bilmem ama sen bir dene istersen dedim. Ve başladım anlatmaya ..
Düşünün bir fare nasıl öldürülür?
aynen aktarıyoroum;
Üç tür fare öldürme yöntemi vardır;
1) Fizyolojik Yöntem
2) Biyolojik Yöntem
3) Psikolojik Yöntem
Bak komşu dedim;
Fizyolojik yöntemde fareyi yakalarsın, başına bir tuğla ile vurursun ve fare ölüverir.
Biyolojik yöntemde ise, fareyi yakaladığında burnunu sık. Burnunu sıktığın fare nefes almak için ağzını açtığında da zehri boşaltırsın ve malum fareyi bir süre sonra ölmüş görürsün dedim ..
-Komşu son yöntemi iyi dinlemen lazım en önemlisi ve etkili olanı bence budur deyip başladım anlatmaya.
Psikolojik yöntemde ise fareyi yakalaman gerekmiyor.
‘Fare oturma odanızın ortasından geçiyormu?’ dedim.
Komşu başını salayarak, sorumu onayladıktan sonra devam ettim anlatmaya.
Siz hiç oralı olmaz, işinize devam edersiniz. Fare, "her halde fark etmediler " diye düşünerek tekrar ortanızdan geçer. siz yine ilgilenmeyip işinize devam edin. Bu duruma iyice sıkılan fare, fark edilmediği düşüncesi ile tekrar ve size daha yakın mesafeden ortanızdan geçer. Siz yine işinize devam edin dedim komşuya. Fark edilmeme sonucu değersizlik duygularına kapılan fare iyice yıpranacaktır komşu.
-EEE abi sonrası ne olacak? dedi komşu
Nemi olur derseniz, neler olmazki ..
Nitekim fark edilmeme, önemsenmeme, değersizlik ve yok sayılma duyguları sonucu, farenin iç salgıları ve mide asit oranı hızla artmıştır komşu. Bir süre sonra artan mide asidi oranı farenin midesini delerek iç organlarına zarar verecek düzeye ulaşır.
İşte komşu tam bu noktada artık fare psikolojik yöntemle de ölmüştür dedim ve uğurladım komuşumuzu.
Bunları neden anlatma gereği duydum dersiniz.
Her yerde bir fare vardır mutlaka. Aslında konu olan fare değil ama fare bir temsil niteliği taşır bu yazımda.
Eğer siz illada bir şeyler yapmak istiyorsanız yüreklice yapmanın onurunu yaşamalısınız.
Fare misali kendinizi göstermek veya gündeme mi getirmek istiyorsunuz bunuda delikanlıca yapın.
Yoksa mazallah sizinde mide asidinizin oranı artar iç organlarınıza zarar verir ve ölüverirsiniz ..
Çocuklara anlatılan masallarda klasikleşmiş cümle ile, bir varmış bir yokmuşla başlayan hikayelerin birinde, bir ilçede bir adam varmış.
Bu adamın işi gücü devamlı birilerini bir yerlere şikayet eder durmasıymış. Dedik ya bu bizim adamımız kendini herşeyden sorumlu tutmak bir yana dursun ilçenin önde gelenleri ilede endamlı giyim kuşamı ile halen utanmadan sıkılmadan oturur kalkarmış. Fare misali fark edilmek için ortalıkta durmadan cirit atmayıda ihmal etmeden.
Neyse konuya gelelim; Bizim bu adam bir mektup yazmış bir yerlere.kendini kainatın sorumlusu hisedip sanki kendisi çok dürüstmüş gibi yalan dolan kendi çıkarı veya başkalarının piyonluğunu üstlenerek vermiş veriştirmiş.
Nerden biliyorum derseniz buda bizim işimizin bir parçası gazeteci olmak.
Ama sadece gazeteci olmak ..
Yoksa Donkişot misali zırhlarımızı giyip yel değirmenlerine karşı savaşmak değil amacımız.
Gerçekleri doğruları anlatmak.
Her neyse konu dağılmasın,
İlçe sakinlerinin görüpte yapmacık dediğimiz türden ona gösterdikleri saygı ifadelerinin ardından söylenen küfürleride bilen bizim bu ilçe kahramanımızın işi gücü fare misali her deliğe girip çıkmasından bıkan halk ama önemli bir not kahramanımız asla bıkmaz girip çıktığı yerlerden büyük haz duyar.
Duyar çünki kendini fark ettirmek onun artık yaşam tarzı olmuş.
Evet bıkan halk esnaf, memur işçi daha kimler varsa bundan kurtulmanın yolunu ararlar ama bulamazlar.
Neden bulamazlar bizim bu halk kahramanımız onun tabiri ile kendini halk kahramanı ilan ettiğinden elinde bulundurduğu birde kötü amaçlı kulandığı silahı varmış..
Bu silah bizim bildiğimiz silah değil. Silahlarında bir çok şekli var.
Bunun markası ne Beratta ne Glok suikast silahı, ne de G-3 piyade tüfeği ..
Kahramanımızın silahı dedikodu, yalakalık ve kalemini kulanarak yazılar ve mektuplar yazmasıymış.
Önemli bir dipnot yazdığı mektuplarda rumuz kulanan kahraman isim yazmaktan neden çekinir oda meçhul.
‘Bir musibet, bin nasihattan iyidir’ derler ya işte; bende tam bu noktada, ‘başına gelmeyen kalmadı ey kahraman .. Senin aklın ne zaman başına gelecek?’ diyorum ama bu gidişle gelmesi zor görünüyor ..
Kahraman bizim ya!..
Yine de son bir çağrıda bulunayım ..
Bak fari, pardon komşu olmadı özür beyefendi!..
‘Sen artık kendini namazına niyazına verip, elinde tespih ile ibadet zamanın geldiğini düşünerek camide bir yer işgal etsen iyi olur .. En azından yaptığın günahların Allah katında vereceğin hesap zamanında faydası olacağı düşüncesi ile kalın sağlıcakla ..

Son bir NOT: O kendini bilir.....
selektor4@hotmail.com

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan