Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 48
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 5 Gün Gelmedi
abdullahank 108 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 197 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 202 Gün Gelmedi
atlantis 223 Gün Gelmedi
baris dursun 223 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 232 Gün Gelmedi
adacala 233 Gün Gelmedi
admin 235 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 235 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
Duyarlı Olmak
Yazar Fakir - Mart 20 2008 - 18:42:26
Duyarlı Olmak/Mustafa Küpeli

Mustafa Küpeli Dünyanın hiçbir kentinde tek başına kurtuluş ve mutluluk yok. Düşünen insan, beğenileri ve eleştirilerini uygun bir dille, uygun bir ortamda ve uygun yerlere iletmesini bilen insandır,
Duyarlılığı göstermek sadece söylemekle değil bir şeyler yapmakla olmalıdır.
Duyarlı olmak aynı zamanda sahiplenmek, kafa yormak sorunlar karşısında çözümler üretmektir.
Duyarlı olmak; şablon ve kalıplaşmış görüşleri, dayatmaları sürekli sorgulamak demektir. Duyarlı olan insan hayattan zevk alabilen, kendisine ve çevresine katkı sağlayan insandır.
Duyarlı olmak için bir insanın siyasi düşünceyle ilgisi olması gerekmez.
Duyarlı olmak; kişinin, sivil inisiyatifin, siyasetçinin herkesin anlayış şekliyle doğrudan ilişkilidir.
Ortada bir konu veya sorun varsa ve sorun sizi de ilgilendiriyorsa o zaman birileri bir şey istemeden yapmanız gerekiyor.
Bir insan o bölgedeki sorunu fark etmemiş, görmemiş, anlamamış olabilir.
Birileri sizi uyardığı zaman hemen gerekli tepkiyi göstermiş olmalısınız.
Yanlışların düzeltilmesi ve olumsuzlukların ortadan kaldırılması için yapıcı katkı sağlar.
Kişilerin görevi; beğenileri, eleştirileri, karşılıklarıyla yaşadığı çevreye nasıl bir katkı sağlayacağı konusunda her zaman duyarlı olmaktır.
İnsanlar bir kuş gribine ne kadar duyarlılık gösteriyorsa, aynı insanların bir turban meselesine, hortumcuya talana bir şehri talan eden arazi mafyalarına ve ülkenin bütün meselelerine de o kadar duyarlık göstermesi lazım. İnsan nasıl bir kentin güzelliğine duyarlılık gösteriyorsa, o kentin talan edilmesine ve çarpık kentleşmesine de o kadar duyarlı olması lazım.
Unutulmamalıdır ki; duyarsız bireylerden oluşan toplumlar sürü mantığından bir adım ileri gedemezler.
Böyle toplumların güdülenmesi, yönlendirilmesi, kışkırtılması, maşa, uşak ve piyon olarak kullanılması ve bunlardan dolayı da her alanda aşağılanması kaçınılmazdır.
Duyarsız toplumlar ağzı ile kuş tutsalar, eğitimde, sanatta, siyasette, ekonomide, toplumsal yaşamda başarılı olamaz. Sadece günü birlik yaşamın ötesinde bütün hayatları bilinmezliklerle örtülüdür.
Mutlu toplumların geleceğini yaratacak, üretici, pozitif düşünceli, yaşadığı kentlerdeki sorunları çözmek adına çemberi genişletilebilmesi için toplumun dinamik güçlerinin, aydınlarının, işçisinin, işvereninin, siyasetçisinin, kısacası her kesimin, her anlamda duyarlı olması gerekmektedir.
Değil mi?
Duyarlı olmak; aklını, beynini, yüreğini, duygularını, düşüncelerini, ideallerini, inançlarını başkalarının ipoteği ve güdümü altına sokmamak, kiraya vermemek demektir.
Duyarlılık nasıl çoğalır dersek bencilliğin yerine; "Ben elbette önemliyim ama başkaları da en az benim kadar önemli, başkaları da en az benim kadar yaşama hakkına sahip" sorgulamasını yapabilen bireyler artmalıdır..
Yaşadığımız bölgelerde nasıl bir psikolojik ve sosyolojik ortam geliştirelim ki, "Bu toplumdan, bu insanlardan, bu ülkeden neler alabilirim, yerine neler verebilirim? Bu ülkenin gününe, geleceğine ne gibi katkılar getirebilirim? Dağarcığımdaki maddî, manevî birikimlerimi bu toplumla nasıl paylaşabilirim?"
Duyarlı bir insan arenada gücünü ve kimliğini ortaya koyabilsin artık!
"Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın"
"Boş ver bu dünyayı sen mi kurtaracaksın?"
"Devletin malı deniz, yemeyen domuz"
Belki her konuda söyleyecek ve eleştirecek bir şeyler buluyoruz. Hükümetleri, başbakanları, bakanları, yerel yöneticileri, bürokratları ve hatta hangi iş olursa olsun o işi yapanları dahi eleştiriyoruz. Ama sadece eleştirmekle kalıyoruz. Önemli olan eleştirilen konularda çözüm üretmek.
Halk olmanın en önemli birinci basamağı toplumsal duyarlılığı olan bireylere sahip olmaktır.
Gelin her konuda ve her yerde duyarlı bireyler ve duyarlı toplum yaratmak adına kendimizden başlayalım, duyarlı davranalım.
İnsan düşünen varlıktır. Yaşadığı hayatı düzenlemek, değişiklikler, yenilikler yapmak, mevcut durumu olumlu yönde geliştirmek ve kısaca bulunduğu yere damgasını vurmak ister.
İnsanlar, verilenlerle ve bulduklarıyla yetinmez. Güzelin daha güzelini, iyinin daha iyisini daha büyüğünü aramaya çalışır. Bu arayışın kendine, çevresindekilere zarar vermediği, aşırı hırs, bencillik ve tatminsizlik yaratmadığı ölçüde yararlı olduğu görülmüştür.
Umut her zaman var.
Duyarlı insanlar da var. Sayılarının artmasını diliyorum
mustafakupeli36@gmail.com

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan