Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 38
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 6 Gün Gelmedi
abdullahank 108 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 197 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 202 Gün Gelmedi
atlantis 223 Gün Gelmedi
baris dursun 223 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 232 Gün Gelmedi
adacala 233 Gün Gelmedi
admin 235 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 235 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
NEYİ NASIL ..
Yazar Fakir - Haziran 09 2008 - 17:50:13
NEYİ NASIL ÖĞRETECEĞİZ ÇOCUKLARIMIZA?/Sezer Nişancı

Sezer Nişancı Bir yanlış örnek var ki, sorma gitsin / Çocuklarımızdan utanıyorum

Yaz demeden, tatil demeden üste para harcayıp, belki de hiç istemediğimiz yüzlerce adamı seçiverdik gene.

Hiç bir icraatı anlatmayan, mahalle ağzı söylemlerle dolu propaganda sürecini tamamladık ve hakkettiğimizi aslanlar gibi getirdik başımıza. Her şeye rağmen hayırlı olsun demekte yarar var.

Ancak;

Çocuklarıma verdiğim ev eğitimi sürecinde, ki; Bunu pek çok kişinin yaptığından eminim... dedik ki;

-Yalan söylenmez, ayıptır.
-Çalınmaz, haramdır.
- Güçsüz ezilmez, günahtır. Vs vs vs...daha neler demedik ve öğretmedik ki çocuklarımıza?

Seçim öncesi müthiş bir atışmayı izlerken TV de, 7 yaşındaki yeğenim aynen şöyle dedi bana:

-Yalan söyleme diyorsun ama bak bunlar da söylüyor.

Evet adamlar göze baka baka yalan söylüyor ve bunu 7 yaşındaki çocuk anlıyor.
Bu durumda açıklama yapmak o kadar zor ki...
Yani,
-O seçildi, benim temsilcim , yavrum ! söyleyebilir diye geçiştirmeli miyim ? yoksa, evet, haklısın mı diyeyim?
Haklısın dersem kendi kendimle çelişeceğim. O , söyleyebilir! desem, çocuk büyüyüp öyle olmaya özenecek. Ne yapsam ne etsem bilemedim ki?

Neyin günah, neyin haram olduğunu doğru örneklerle açıklamalıyız da, nasıl başaracağız bunu?

Muskanın sadece kadın göbeğine yazıldığını, ama neden sadece erkek hocalar tarafından kadın göbeğine yazıldığını nasıl izah etmeliyim?

Mantık bitti, söz sustu bende.
Ayrı saflarda yer alırmış gibi görünüp de aynı mücadeleyi veren ve biz halkların iyi niyetlerini suistimal eden siyasiler, sayenizde çocuklarımız sizlere özenir oldu.

Siyasi olmaya değil, dokunulmazlık zırhına bürünüp de ne dalavereler! yapabiliriz diye planlar kurmaya başladı tüm çoluk çocuk. (Parti farkı yok, nasılsa hepsi aynı)

Bizlerin verdiği eğitimle, “Laik temelli Atatürk Cumhuriyetinin” bölünmez bütünlüğüne değil de , bugünkü siyasetçilerin ağızlarının içine düşüp, halkın % 47 si böyle düşünüyorsa- haklıdırlar- dan yola çıkıp ana baba eğitimini hiçe saydılar.
Aydınlığa dair tüm umutlarım bitti bu ülke için diye düşünürken, çok değil , daha geçen yıl sadece saçları uzun diye yobaz / faşistlerce dövülen oğlum için yazmış olduğum bir şiirim geldi aklıma... (Demek ki hala umudum varmış o anda) hemen paylaşayım istedim...belki bugüne de yakışır...

YARIM ASIRLIK ÖMRÜM

Elli yüzyıl gibi yaşadım ben bu ömrü.
Geri dönüp baktığımda,
bir çıkmaz sokak kadar kısacık.
İki ihtilal,
üç idam.
Üç idama karşılık,
üç kıyam.
Vayyy!
Sonra,senede iki kez değişen hükümetler
Sayıları hayli çok, seçilmiş katiller dolaşıyordu
Ve adımları usul usul yaklaşıyordu.
Görür gibi olduk mu gölgelerini,
sessizce bindirilip demirden kuşlara,
ya selamet !deyip yolluyorduk onları uzak diyarlara.
Her şey Devletin selameti için yapılıyordu sessizce.
Ben /sen, görmemek için sımsıkı kapatıyorduk gözlerimizi.
Salağa yatıyorduk hatta her birimiz.
Biz gençken mavi yağlı kağıtlar sarardık ampullerimize.
Komşu düşman bizi göremesin diye tepeden.
Oysa ne yapacaktık ki sınırda bekleyen düşmanı?
Düşman karşında.
Hırsız sağında,
Katil solunda.
Siz karşımızdayken,
“DEVLETİMİN HER KÖŞESİ BİLFİİL İŞGAL EDİLMİŞKEN”
Sınır,sınır ötesi,kimin umurunda?

Elli yüzyılı sıkıştırdım ,
kısacık ama bitip tükenmeyen sancılarla yıllara böldüm.
Oğullar emzirdim ak sütümle.
Değmedi gözüm,kirpiklerinin gölgesine.
Köpek sevdim.
İti bildim,uzak tuttum seni kuduzundan.
Perçemlerin ucuna kan değdi yavrum.
Böğrüne tekme.
Rüyana oynaşan kızlar girmeli senin,
it eniği değil.
Yanağına vurdukları yumruk bana olaydı…
Gözlerim körfeze dalgın bakarken,
kurdum tüm planlarımı.
Mısra mısra döşendim.
haykırdım semaya olanca avazımla.
“ATEŞ OLSANIZ CÜRMÜNÜZ KADAR YER YAKARSINIZ!”
Ateş olsam,kendim kadar yakarım sizi!
Ateş olsak,yanarsınız ormanlar gibi.
ATEŞİZ inan!
ATEŞİZ!,aynı
“KUVVA ORDUSU GİBİ”

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan