Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 44
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 5 Gün Gelmedi
abdullahank 107 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 197 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 201 Gün Gelmedi
atlantis 222 Gün Gelmedi
baris dursun 223 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 232 Gün Gelmedi
adacala 232 Gün Gelmedi
admin 234 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 235 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
ÇOK YAŞA HOÇ-FED
Yazar Fakir - Temmuz 13 2008 - 23:43:21
ÇOK YAŞA HOÇ-FED/Bahattin Kılıç

Memleket, halayların çekildiği benim memleketim .. MEMLEKET ÖZLEMİNİ GİDERDİN BİZLERE ..

Çoktandır memleketime gitmemiştim. Tam 7-8 yıl gibi uzun bir zaman olmuştu. Koca bir ömür. Çok özlemiştim. Adeta burnumda tütüyordu. Gitmek istiyordum.
Çünkü orada doğmuş, orada büyümüştüm. Tatlı-acı anılarla dolu bir yaşamım orada geçmişti. İlk tay tay duruşu, ilk emeklemeyi orada öğrenmiştim. En güzel arkadaşlıkları, dostlukları orada yaşamıştım. Çocukluk ve gençlik aşklarımız, sevdalarımız orada başlamıştı.
Umutlarımız, hayallerimiz orada yeşermişti. Gurbet dahil,ilk yolculuklarım hep orada başlamıştı. Daha önemlisi, baba yurduydu. Unutmak,özlememek mümkünmüydü?
Köyümden, memleketimden uzak kaldığım bu süre içinde, çoğunlukla oradaki insanların yaşam koşullarından nelerin değiştiğini, büyük kentlerde göremediğimiz o eski dostluk, arkadaşlık ilişkilerinin bizim orada devam edip etmediğini; yani bir bütün olarak oradaki sosyal gelişmelerin boyutunu oldukça merak ediyordum. Bunun için, gidip görmeyi,dost ve akrabaları ziyaret etmeyi çok istiyordum.
Derken,baba yurdunu unutmayan bir çok insan gibi bende Hoç-Fed’in organize ettiği bu yıl ki, ‘Hoçuvan Yayla Şenliğini fırsat bilerek, birbirinden değerli bir çok arkadaşla birlikte memleketimi (köyümü) ziyaret etme sevincini yaşadım.
Hayli uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra köye vardığımızda gördüğümüz ilk manzara karşısında ne yazık ki morallerimiz bayağı bozulmuş, yüreklerimiz burkulmuştu.
Çünkü; o cıvıl cıvıl çocukluk ve gençlik yıllarımızın geçtiği, her biri acı-tatlı anılarla dolu toprak yüklü, taş duvarlı köy evlerimizin çoğu, yıkık döküklerle adeta harabeye dönmüşlerdi.
Keza, çoğu Hoçuvan köyleri gibi bizimde köyümüz bakımsız, yollarımız hala patikaydı. Yaylalarımız elektriksiz, yolsuz ve susuzdu. Orada ki insanlarımızın yaşam koşullarının hala eskisi kadar ağır ve zor olduğu her hallerinden belliydi.
Türkiye'de ki devasal gelişmelere rağmen, metropollerden gelipte köyünü, memleketini bilim ve teknoloji çağı olan 21. yy da ,bir çok açıdan, hala ilkel denilebilecek koşullarda görmek doğal olarak bizleri şaşırtmıştı, üzmüştü, hayrete düşürmüştü ..
Sanki başka bir ülkeydi orası. Oysa orada ki insanlar, nede çok hakkediyorlar herkes gibi insanca yaşamayı,çağın nimetlerinden yararlanmayı.
Ancak esmer alınlı sevgi dolu yüreklerin nasırlı ellerle bizleri teker teker kucaklayarak bağırlarına basmaları, kısa sürede bu burukluğumuzun yok olmasına, yerini sevince bırakmasına fazlasıyla yetip artmıştı bile.
Ardahan merkezine vardığımızda da durum pek farklı değildi. İl olmasına rağmen, hala oldukça geri kalmış bir durumdaydı. Ankara,İstanbul,İzmir gibi büyük kentlerin sıradan herhangi bir mahallesiyle kıyaslamak bile mümkün değildi.
O kadar geri bırakılmış. Unutulmuş, sorunlarına el atılmamış. Ne mimari, ne sosyal, ne de ekonomik olarak herhangi bir yatırım ve ciddi bir ilerleme yok gibi.
Tek iyi tarafı;bütün yokluk ve sıkıntılarına rağmen, oradaki insanların sıcak ve samimi olmalarıydı.
Geçmişten gelen o misafir perverliklerini korumalarıydı.
Bu güzel yönleri şenliğe de yansıdı. Kimi eksik ve yetmezliklerine rağmen, karşılıklı anlayış ve hoşgörüyle bütün sorunlar zamanında aşılarak, insanlarımızın kendi dilleri, kültürleri,gelenek ve görenekleriyle buluşup kaynaşmaları sağlandı. Zor denilen şey başarıldı. Güzel bir şenlik yapıldı.
Elbetteki Hoç-Fed'inde çeşitli konularda kısmi de olsa , eksik ve yetmezlikleri mutlaka olmuştur. Henüz daha kurumlaşmasını bile tamamlayamamış bir oluşumun her şeyi eksiksiz ve dört dörtlük yerine getirmesi zaten beklenemezdi. Bu ayrı bir tartışma konusu olmakla beraber, elbette ki Hoç-Fed yetkilileri bu konuda ki eksik ve yetmezliklerini mutlaka ivedilikle tespit edip kendi bünyesi içinde açığa çıkaracaklardır. Bir daha ki etkinliklerinde benzer şeylerin yaşanmaması için bunu gerekli ve zorunlu göreceklerdir.
Ancak ,altını çizerek belirtmek gerekiyor ki; bu etkinlik,her şeye rağmen, Hoç-Fed için bence iyi ve başarılı bir sınav oldu. En önemlisi, bölge insanı Hoç-Fed'i yakinen tanıdığı gibi, Hoç-Fed’de bölgeye olan yürekten bağlılığını gösterdi.
Bütün bunların yanı sıra, kimi tahriklere rağmen, Hoçvan insanı olgun ve sağ duyulu duruşuyla çağdaş dünyada ki uygarlık ailesinin bir parçası olduğunu ve geçmişini gelecekle buluşturma noktasındaki net tutumunu güzel bir şekilde sergilemiş oldu.
Öyle ki; Çalabaşi-Kelik yaylası, kent ile köyün birleştiği, gurbet ile sılanın hasret giderdiği, yüreklerin ortak attığı,lokmaların paylaşıldığı bir panayır alayına dönmüştü. Eminim ki, sadece gidip görenleri değil, duyup öğrenenleri bile daha şimdiden bir sonraki şenliğin heyecan ve coşkusu sarmıştır.
Ne var ki, yüreklerimiz orada kalsa da, o güzel insanlarımızı kendi yaşam koşullarıyla baş başa bırakarak tekrardan gurbet yolunu tutmak zorundaydık. Hem de onca ısrarlarına rağmen, zaman darlığından dolayı, çoğuna misafir olup, kendileriyle dertleşmeden. Hatta çoğuyla vedalaşmadan...
Bu yazı vesilesiyle, ilgi ve duyarlılıklarından dolayı,kendi adıma, bütün insanlarımıza teşekkür ederken, vedalaşmadan ayrıldığım bütün dost,akraba ve arkadaşlarımdan da özür diliyorum.
Ayrıca bitirmeden şunu da eklemek istiyorum; Selmi hanımın www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com da ki köşesinde önermiş olduğu "Herkes köyüne ya da Ardahan'a bir ev yapsın" önerisine tamamen katılıyorum. Bunun geniş bir kampanya ya dönüşmesi dileğiyle, kişi olara bende elimden geleni mutlaka yapacağım.
Herkese içten saygı ve selamlarımla..
Hoşçakalın, dostçakalın...
bahattin.kilic@hotmail.com

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan