Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 42
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 6 Gün Gelmedi
abdullahank 108 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 197 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 202 Gün Gelmedi
atlantis 223 Gün Gelmedi
baris dursun 223 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 232 Gün Gelmedi
adacala 233 Gün Gelmedi
admin 235 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 235 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
EYLÜL GELDİ Mİ
Yazar Fakir - Eylül 13 2008 - 06:01:12
EYLÜL GELDİ Mİ ÇATLAR RUHUM ../Sezer Nişancı

Sezer Nişancı Oldum olası sevmedim ben Eylül'leri. Kış hazırlıkları olurdu evlerde. Sürekli uyarılırdık annem tarafından.
-Balkona çıkma tarhana var!
-İpteki biberlere dokunma!
-Tepsideki salçadan bir parmak alma!
-Masa üstündeki kesilmiş erişteleri saymaya kalkma!
-Reçel kavanozlarının üstündeki tülbenleri içine doğr ittirme!
Demek yapardım ki bunları uyarırdı annem.. Çok da hatırlamam salçaya parmak daldırmamdan başka suçumu.
Yani ipe dizilip de kurumaya bırakılmış biberlere dokunmanın,onların cıngıldayan seslerinden keyif almanın, kırmızılarına dokunmanın neden suç olduğunu hiç anlamadım bugüne kadar. Sonra erişteleri saymaya çalışmak...Matematiğimi ilerletiyordum aslında ben, annem farknda değildi))) Bir tabağa kaç adet erişte sığar onun mantıkla deneyini yapıyordum. O ise; "kirlenecek- tertemiz ,el değmeden olsun" derdindeydi eminim. Bu sebeple hiç anlaşamazdım ruhumca annemle. Bir temizliktir gidiyordu 100 m2 lik evin içinde. Temizlik terörü! diyordum ben buna. Faşizan baskıyla hareket, dokunma, üst baş kirletme, bağırıp - çağırma özgürlüğüm elimden alınıyordu.
Okullar açılırdı her Eylül'de bugünkü zamanlar gibi. Mastaf katlanırdı ve ardından yakacak derdi çöreklenirdi. Bütçeler altüsttü ve ben arkadaşımın yurt dışından gelmiş çizme modelli kalem kutusunda gözlerim, sokardım timsahlı kalemlerimi ceplerime. Kalemtraş edinemediğimiz zamanlarda babamın körelmiş jiletlerine ne olmuştu ki? Onu da bir defter-kitap arasından çıkarıp, çok zaman cebim içinde ve parmaklarımı kan revan bulurdum umursamadan.
Evdeki temizlik ve tertip koşullamasının bir diğer kuvvetli elemanı olan babam da kitap ve defterlerin temizliğine ve düzenini takılırdı. Ömrüm boyunca okuldan eve geldiğimde kitaplarımı savurtamadım şöyle yatak üstüne ya da yerlere. Hiç sevmiyordum ben o kitapları.Hiç tatmin etmedi beni o kitaplar. Bana neydi ki bilmem ne imparatorluğundaki asker sayısının kaç olduğundan? Hangi şehzadenin anasının kim olduğundan bana neydi? O ülkenin kaç km2 olduğundan bana neydi ki?
Ya da Ayşe teyzenin havuzuna akan iki çeşmenin hesabıyla o havuzun kaç M3 olduğundan bana neydi? Ayşe teyzenin eli durmazdı ki açardı aşağıdan bir musluk bahçe sulamaya...
Doldur havuzu doldurabilirsen. Gıcık olurdum hem Ayşe teyzeye hem de matematik öğretmenime. Evde de, bu ikiliye yandaşlar vardı yani. Ayşe teyzenin bahçesindeki erik ağacından başka igilendiren yoktu ki beni. Eylül'de dökülürdü o ağacın yaprakları, sararıp solardı her bir hücresi...
Birgün, mevsimlerden bir mevsimde Gemerek'te alkışladılar silah doğrultanları,cana kıyanları ve ben o zaman susmayı değil daha çok haykırmayı öğrendim.
Bugün, 24 yaşındaki oğlumun ağzına zorla lokma tıkıştırırken daha 18 e varmamış o çocuğun ipte sallanan bedeni geldi gözlerimin önüne. Diğerleri, 22-23-24 yaşlarına zor ulaşmışlar vatan için. Vatanı soymadan sadece Halkların kardeşliği diye diye uzatmışlar boyunlarını urganlara. Bağımsız Türkiye, demişlerdi de başka birşey dememişlerdi.
Yazılan bir senaryoyu oynattılar bizlere. Ara ara içinde figüran olduk her birimiz. Bazen tüpgaz kuyruğunda bazen meydanlarda bulduk kendimizi ve görev bildik her birini.
Sonra Eylül'ler gele geçe büyüdük. Eylül'lerden bir Eylül'de vuruldu çocuklar sokak ortalarında.
Hala uğruna ölünecek vatanın sahibi olduğumun bilincinde olarak, kendi sehpalarını kendileri deviren delikanlıların dik duruşuyla durdum ben o Eylül'lerde. Yeni yetme aklımın ermediği ama illa ki haklı mücadele için, özgür bir ülke için, bağımsız bir ülke için ölünebileceğini ben o Eylül'lerde öğrendim.
Bu Eylül'ün tam da 12 sinde içerimdeki sıkıntı büyümekte. 28 yıl önce değil de 28 saat önceymişcesine...
Çıkaralım takvimden Eylül'leri ve yaşamamış sayalım,desek...olmaz ki. 12 Eylül 2008 İzmir

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan