Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 45
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 5 Gün Gelmedi
abdullahank 107 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 197 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 201 Gün Gelmedi
atlantis 222 Gün Gelmedi
baris dursun 223 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 232 Gün Gelmedi
adacala 232 Gün Gelmedi
admin 234 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 235 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
Cavit Çetin haberi
Yazar Fakir - Ekim 07 2008 - 18:53:48
Çetin, Yerel Seçimler öncesi çarpıcı açıklamalarda bulundu ..

Cavit çetin 22 Temmuz Genel Seçimlerinde Adalet ve Kalkınma partisinde milletvekili aday adayı olan Ardahanlı hayırsever iş adamı Cavit Çetin, Ak parti genel merkezi tarafından yapılan temayül yoklamasında %90 oy almasına karşın birilerinin yanlış hesapları ve kirli siyasetleri nedeniyle milletvekili adayı olamamıştı. Yine 22 Temmuz Genel seçimlerinde AK Parti Genel Merkezi tarafından il merkezinde gerçekleştirilen ankette de başarılı olan Çetin, gelecekte kendi koltuklarında korkanların kurbanı olmuştu. Ardahan başta olmak üzere ilçelere ve köylere yapmış olduğu hizmetlerin yanı sıra yardım severliliğiyle de ismi sürekli ön plana çıkan iş adamı Cavit Çetin, Mart ayında yapılacak Yerel seçimler öncesi çarpıcı açıklamalarda bulundu. İşte Ardahanlı iş adamı Cavit Çetin'in kaleme aldığı yazı dizisini aynen yayınlıyoruz.

Merhaba sevgili hemşerilerim; "Sağlıklı Şehir; planlanmış, sorunları iyi irdelenmiş şehirdir"
Öncelikle Ardahan'ın üzerine serpilmiş sorunlar yumağının ve bu ölü toprağının Ardahan'ın üzerinden kalkması için uzun yıllar Ardahanlı sevenler olarak girişimlerde bulunduk. Bunun en güzel yolu gecikmiş de olsa basın - yayın yoluyla yapılan girişimlerdir bana göre. Bu vesileyle bu meslekle uğraşan tüm gönüllü arkadaşlara, Ardahan ilimizin sorunlarını tüm dünyaya taşıyanlara ve emeği geçenlere bu siteleri yayına hazırlayan ve Ardahanlılara kazandıran arkadaşlarıma teşekkür ederim. Bu site ve gazetelerimiz kurtarıcı kadroların kurulması için bir vesile olur dileğindeyim.
Ardahan 1920 yılında il olmuş 1926 yılında ilçe olan Ardahan, 1992 yılında tekrar il oldu. 239 köyü 139 bin nüfusu 19 Bin polis askeriye 120 bin nüfuslu olan ilimiz, sürekli güç vermekte, ekonomik olarak sürekli kan kaybetmekte, insanlarımızın yaşam standartları, çağın epey gerisinde kalmaya başlamaktadır. 1992 yılına kadar süren ihmalkarlık, 1992 yılından il olmakla beraber devam etmiştir. Buradan, Ardahan'ın içerisinde bulunduğu tabloyu mü sadenizle ortaya koymak istiyorum. Ardahan İlinin 80. yıl önce bir en büyük kongre caddesi ne uzamış nede kısılmış 1992 Yılında il olan Ardahan il statüsüne kavuşması için yeterli çaba gösterilmemiş, Ardahan'la il olan ilçelere bakıldığında bu fark görülecektir.
Yerel yöneticilerden kaynaklanan sorunlar
Geçmiş yıllarda İlimizdeki ve ilçelerimizdeki yerel yönetimlerin, denetlenmiyor olmasından dolayı, bir keyfi yönetim söz konusuydu. İlimizin ve ilçelerimizin şehirleşmesi, insanlarımız iyi koşullarda yaşayabilmesini sağlayabilecek yerel yöneticilerimiz, bu konuda başarısızdırlar.
Bildiğimiz gibi Türkiye'nin birçok ilinde kurulan "Ardahan" kelimesini içeren dernekler büyük bir potansiyele sahiptirler. Belediye başkanlarımız buradaki potansiyeli harekete geçirme noktasında pasif kalmışlardır.
Zaten kısıtlı imkanlara sahip olan belediyelerimiz, ellerindeki bu örgütlü toplumdan faydalanma şansını da zorlamamışlardır. Belediye başkanlarımız ülke siyasetinden uzak kaldıkları gibi, Ardahanlı siyasetçilerle de çözüm ortamı kurmaya çalışmamışlardır. Gurbette yaşayan işadamlarıyla sıkı ilişkiler içerisine girmemişlerdir.
Tıkanan noktalarda onlardan yardım istememişlerdir. Kendi yöresinin Siyasetçisiyle, Bürokrasisiyle, Dernek yöneticileriyle, İş adamları ve basınıyla hep kavga halinde olmuşlardır. Böylelikle Ardahan'ın gelişmesi ve büyümesi için atılacak tohumları engellemişlerdir.
Bu noktadan hareketle önce Ardahan yerel yöneticileri barışı sağlayıp iş adamların siyasi potansiyel görmeyip bir yatırımcı gibi görmeleri gerekir.
Halka hizmet Hakka hizmet sloganıyla yola çıkacağımız 'Ardahan, Yerel Yönetimler ve Sorunu' konusunda şimdiye kadar gördüğümüz eksiklikler ve yapılması düşünülen çalışmalar hakkında sizlere bilgi vereceğim. Yerel yönetim, ulusal sınırlar içerisindeki değişik büyüklüklerdeki topluluklarda yaşayan insanların, ortak ve yerel nitelikteki gereksinimlerini karşılamak amacıyla kurulan ve hukuk düzeni içerisinde oluşturulmuş olan anayasal kuruluşlardır.
Yerel yönetimin bir parçası olan Belediye, karar organı belediye Meclisi, Yürütme organı ise Belediye Başkanından oluşmaktadır. Değerli hemşerilerim, Ardahan'da yerel yönetimlerin kendi yağı ile kavrulmasının yanı sıra, kendisinin dışında katacağı plan ve projelerin ne gibi ve ne tür şartlarda ele alınacağı yönünde bazı çalışmalarımız oldu. Ardahanlı hemşerilerimin bu yönde bize karşı göstermiş olduğu büyük teveccühlerine layık olmak için naçizane bu yönde Ardahan Belediyesinin kurtuluş reçetesini ele alacağım. Şu an ve daha önce Ardahan Belediye başkanlığını yürüten çok değerli ve şahsiyetli arkadaşlarımız oldu. Bunların hepsi kendilerine göre belirli alanlar da başarı gösterdi. Ancak büyük şehirlerde de gördüğümüz gibi Belediyecilik bir ekip işi, bizim gibi belediyelerde güzel çalışmalar yapmak için ilk etabpta radikal kararlar alıp bu kararları uygulamak için harekete geçmemiz lazım.
Dünyada her şeyin bir şekilde olmasının, oluşmasının illa ki bir sebebi vardır. Ve birçok olgu bir zaruretin sonunda olmuştur. İhtiyaç içerisindeki insan önsezisi ile bilgi, beceri ve yeteneklerini kullanmak suretiyle hep yeni bir şeylerin olması için uğraşıp durmuştur. Ve hala da yaşamda ihtiyaçlar nihayetlenmediğinden arayış, deneme, yapma, bulma ve yaratma çabaları sürmektedir. Ateş, tekerlek ve ilkel silahla başlayan bu çabalar artık en üst seviyede teknolojiden istifade edilerek nano seviyelere ulaşmıştır. Ve çabaların tamamı yaşamı uzatmak, kaliteli ve sağlıklı kılmak ihtiyaçlarının tatminine yönelik sürüp gitmektedir. İnsanların birlikte yaşamalarının tarihini bilmem ama ilk birlikte yaşamaya dair bilgiler M.Ö 11'nci yüz yılları işaret ediyormuş. Toplu ve bir arada yaşamaya ilişkin bilgiler ise M.Ö 6500 yılında görülmüş, ilk kent oluşumları diye değerlendirilen bu yerleşim yerlerinin dünyada ilk rastlandığı coğrafya yine her insanlık ilk'i gibi Anadolu'ymuş. Temelinde zaruretler olan bu yerleşimler bir şekilde oluşurken gelişim ve değişimleri zaman içinde meydana gelmiş. Yani bu kentler kurulurken bir plana uyulmamış. Dünya üzerinde ilk önce tasarlanıp sonra kurulan ilk şehir; Milet'li Kent Meclisi üyesi Hippodamos'un kurgulayıp planladığı PRİENE şehriymiş. (Priene Söke'den az ileride, Milet'in kuzeyinde, Dilek yarım adasının güney eteklerinde yer alıyor.)
İşte o günlerden itibaren de kent planlaması gelişerek günümüze kadar gelmiş bir bilim olmuş. İnsanların; sağlık içinde, aktif bir yaşam sürebilmeleri tüm diğerleri gibi bu bilimin de dayanağıdır. Yani farkına varana dek tüm planlar ve plan tadilatları ve ilaveleri, odağında güya sadece insan olmuş. "Kullan babam kullan" bir de bakılmış ki planlar insana yaradığı ölçüde çevreye-doğaya darbeler indirmekte. Planlanabilecek çevrenin yitip gitmekte, bitmekte olduğunu geçte olsa fark ettikten sonra elbette sonuçları yine insanlık yararlarına vesile olacak çevre düzeni planlarına önem verilmeye başlanmış. Çok şükür tam sona gelmeden yani her şey bitmeden farkına varıldı da hoyratlık frenledi. Sermaye ve emek taleplerinin uzlaşısıyla oluşan Kentler; temelinde bu iki sınıfın farklı ve çelişik yaklaşımlarıyla şekillenmiştir. Kentlerin kuruluş nedenleri ille de bu sınıflardan kaynaklanan karşılıklı çıkarlardır.
Bu iki sınıf; idare ediliş biçimlerini, inançlarını, yaşama dair özel taleplerini hep ekonominin simgesi olarak algıladıklarından, yaşadıkları yerlerin şekillendirilmesinde, kentlerin kuruluşunda bunu göstermişlerdir.
Geçmişte kim güçlüyse hâkim olan ne ise bu kentlerin siluetine yansımış. Örneğin bir kale, bir kilise, bir cami, saraylar sonra fabrika bacaları, dev üretim tesisleri ve şimdilerde rezidans, iş merkezi görkemli gökdelenler…
Bugün kentlerin içine girdiğinizde, siluetlerinin de biraz dışında farklı bir gerçekle karşılaşırsınız.
Tüketim toplumu haline gelmiş kent yaşayanlarındaki yeni alışkanlıklar sebebiyle oluşan üst yollar, alt yollar, batan yollar velhasıl hep yollar, kent merkezine kadar girmiş gros marketler, sanki insandan daha önemliymiş gibi araçlara-otomobillere yapılan gri-şekilsiz estetik yoksunu katlı otoparklar, kentin tarihini yansıtan tarihi yapıları gölgelemiş, tamamen kapatmış veya yıkıma mahkûm etmiş yüksek ve kat yükseklikleri dahi farklı ve abartılı renkleriyle şehri palyaço suratına döndüren binalar, tabelalar, kornalar, sirenler birbirine nazire yaparcasına ayrı notadan sesler; antenler, çanaklar, güneş enerjisi sistem aparatları daha birçok şey.
Yeşilsiz, ağaçsız, meydansız kent merkezleri, daha çok kazanmaya, daha çok ranta yönelik bir sürü uyumsuz düzenlemeler ve suratları asık gülmeyen; koşan, temposunu dahi ayarlayamadıkları bir biçimde yürüyen, bir birinin gözlerine asla bakmayan, konuşmayan, birbirine temas etmekten ürken, düşünen ama iyi şeyler düşünmediğini belli eden kalabalıklar... Nedense bir türlü birlikte çalışmaları sağlanamayan kamu kurumlarının harap ettiği yollar, kaldırımlar, toz, toprak, çamur, işgalci iş makineleri ve hayatlarından bezmiş, yorgun, pişman işçiler.
Sokakların içine kaldırımlara dağılmış poşetler, çöpler; hastalıklı-yoz sokak hayvanları…
Bir virane, birkaç apartman; kaldırımların üzerine çıkarılmış otomobiller, kamyonlar; direklere zincirlenmiş motosikletler, bisikletler ve hayvanlar; elleri, yüzleri ve giysileri toz toprak içerisinde çocuklar-çocuklar…
Ya evlerin içleri; gergin, sorunlu karı-kocalar; yaşamayı zül addeden ihtiyarlar; dışarıdaki dünyayla irtibatı hiç olmayan engelliler; beklentisi, talebi ve hırsı kalmamış gençler ve hiçbir şeyin farkında olmayan çocuklar ve yine çocuklar… Kent siluetinden başlayıp vardığımız en son noktada yarınlarımız geleceğimiz, çocuklarımız var.
Nereden nereye değil mi?
Ama aynen de böyle değil mi?
Bu ne yaman çelişki?
Dünyada her şey bir zaruretin sonucudur derken, insani boyutlarıyla değerlendirerek söylemiştim.
İnsanlara zaman ve değer vermeden ve insani hedeflerle davranmaya özen göstermeden yapılacak ve yapılan her şey dünyanın sonunu yaklaştırmaktadır.
Her şey önce insani, ekonomik, sosyal ve kültürel süzgeçlerden geçirilerek planlanmalıdır.
İnsanı tanıyıp, sevmeden; onların katılımını sağlamadan, metazori ve "yaptım oldu" mantıksızlığı ile yapılan plan ve tasarlamalar; hayatı hiç kimse için kolaylaştırmadığı gibi adeta ecele çağrı mektubudur.
Kaldı ki; bizlere şehirleri yönetmek üzere geçici süreyle verilen yetki; şehirlerin yaşayanları tarafından; onlara daha iyi ortamda daha güvenilir gelecek öneren tekliflerimizi benimseyip, uygun gördükleri için verilmiştir.
Günü kurtarmak amaçlı, kalıcı olmayan, geniş kitlelerce benimsenmemiş, çoğunluğu kapsamayan, popülist ve palyatif uygulamalar çok tehlikeli uygulamalardır.
Bu tip uygulamalar ve yanlış tercihler gelecekte çözümü daha da güç ve hatta imkânsız kronik sorunlara neden olurlar.
Sağlıklı Şehir; planlanmış, sorunları iyi irdelenmiş şehirdir.
Sağlıklı bir şehir planlamasında hedef süreç; en kısa onlarca yıl olmalıdır.
Ancak günümüzde birçoğu insan hayatıyla direkt ilgili ve sosyal içerikli sorunları; Şehir Plancılarının hazırladığı bina ve arazilerin kullanımını tarif eden kentsel planlarla tamamen ortadan kaldırmak da artık kolay ve hatta mümkün görünmemektedir.
Her ne kadar insanların iyi ve düzenli yaşamasını amaç edinmiş olsalar dahi; Şehir Planları uygulamaları, beklentilerin dışında farklı sonuçların ortaya çıkmasına da sebep olmaktadırlar. Bu farklılığı yaratan en önemli unsurların başında idare biçimi, yasal zorunluluklar gelmektedir.
Eğer şehirler gelecekte yaşanabilecek sağlıklı ve çekici yerler haline gelecekse; şehir plancılarının katı yasal sınırlar içerisinde sadece binalara, yapılaşmaya odaklanmaları hata olur. Maalesef bugüne kadar ki uygulamalar, istemeyerek de olsa böyle olmuştur ve olmaktadır.
Hâlbuki odak insandır ve insanların talepleri, beklentileri, yaşam biçimleri, sosyal, ekonomik ve kültürel yapıları üzerine odaklanmak zorunluluktur. Ardahan ilimizin içinde ve yönetiminde bile yer almadığı Dünya Sağlık Örgütü Sağlıklı Şehirler Projesinin çeşitli aşamalarında görüldüğü gibi, artık dünya; şehir planlamalarının politika ve uygulamalarının sağlık üzerindeki etkilerinin önemini kavramak durumundadır.
Kısaca Sağlık ve Şehir Planlaması kavramlarının birlikte, birbiriyle tam uyumlu kullanılabildiği bu planlamalar "Sağlıklı Kent Planlaması" adını aldıklarında ve uyguladıklarında memnuniyet yaratacaklar; sorunları çözecek, yaşam kalitesini yükseltecek, yaşamı kolaylaştıracak ve sürdürülebilir olacaklardır.
Dolayısıyla; Sağlıklı Şehir Planları farklı sektör ve aktörlerin, şehrin sağlık ve yaşam kalitesini arttırmaları için bir araya geldikleri önemli bir süreçtir.
Devamı Sayfa: 4’te
ilebilmesi için en üst seviyede siyasetçiler ve plancılar,
-Sağlık seviyesi üzerinde etkisi bulanan çeşitli kamu sektörleri, özellikle de çevre,eğitim,şehir planlaması ve inşası,ulaşım,istihdam ve sosyal hizmetler;
-Gönüllü organizasyonlar ve özel ilgisi bulanan gruplar,
-Strateji ve politikalar geliştirerek planın öngördüklerini yerine getirmekte önemli bir rol oynayabilecek diğer uzman ve gruplar,mutlaka bir arada bulunmalıdırlar.Kısaca iyi yönetişim ilkeleri hakim kılınmalıdır.Yapılan Planlar;
Yerel alanların tanımlanması,
-Sektörler arası işbirliği,
-Toplumsal katılım,
- Eşitlik,
- Barınma,
- Ulaşım,
- Kamu alanları,
- İzleme ve değerlendirme başlıklarını ihtiva etmelidirler.
Sağlık ile ilgili etkilerin şehir planlamasının merkezine yerleştirilmesi gereği; Şehir Planlaması işinden sorumlu olanların karar vericiler yanında daha katılımlı çok sayıda kurum ve kuruluşları da bünyesine alan çalışmalar yapmalarını gündemde tutmaktadır.
Yeni kentler yaratmak, var olan kentleri yaşanabilir kılmak faaliyetleri; artık mahalle bazında ve geniş halk katılımlı çalışmaları da bünyesinde tutmak zorundadır.
Toplulukların kendi yaşadıkları yerleri ve dolayısıyla kendilerini etkileyecek kararlarda daha fazla söze ve güce sahip olmaları etkin ve çağdaş planlamanın sıçrama taşıdır.
Yapılacak master planlar, kent için öngörülen stratejilerin sonuçları dolayısıyla başarısı içinde önemlidir. Ve bu aşamada da meslek kuruluşlarından-akademisyenlere kadar genişletilmiş ihtisas gruplarıyla çalışmak gerekir.
Yapılacak sağlıklı kent planlaması; en alttan-en yukarıya kadar tüm toplumca benimsenmiş misyon, vizyon ve ilkelerinin uygulanması, ortak hedeflere bilgili ve bilinçli yönlenmenin temini ile başarılı olacaktır.
Yine uygulanacak bu planlama; her aşamasında kaynakların en etkin kullanımını, şeffaf ve açık olmayı, denetlenebilir ve tenkit edilebilir olmayı bünyesinde bulundurmalıdır
Sonuç olarak; kentsel planlamaya yönelik sağlıklı bir yaklaşım gereklidir.
Yaşamı etkileyen tüm sorunların öyle veya böyle çözümü ise yukarıda kısaca değindiğimiz çağdaş sağlıklı kentsel planlamanın içindedir. Bu mantıklı süreç; aşama aşama önce yaşadığımız yerlerin ve nihayet sonunda dünyanın da kurtuluşu olacaktır.
Bilinmelidir ki; Ardahan'ın topyekün taşınacağı bir başka Ardahan yoktur.
Sayın Valimizin bu yöndeki çabaları dışında her hangi bir çaba olmayıp, özellikle idarecilerimizi bu yönde bir şeyler yapmaya çağırıyorum. Kaçan fırsatlara yeni kaybedilmiş fırsatlar eklemeyelim. Bu sadece Valimizin çabasıyla olmaz, diğer yöneticilerimizin bu yönde bütün olanaklarını seferber etmeleri gerekmektedir. Bir kentin en önemli avantajı kullanılabilir ve ekonomiye kazandırılabilir doğal kaynaklarının olmasıdır, bu bizde fazlasıyla mevcuttur. Tek eksiğimiz birliktelik ve sahiplenmektir. Unutmayalım ve yeter ki azimli olalım.
Sayfa 3’ün devamı
Bu süreçte;
-Hazırlığın her safhasında toplum,
-Planın politik olarak kabulü ve yerine getirilebilmesi için en üst seviyede siyasetçiler ve plancılar,
-Sağlık seviyesi üzerinde etkisi bulanan çeşitli kamu sektörleri, özellikle de çevre,eğitim,şehir planlaması ve inşası,ulaşım,istihdam ve sosyal hizmetler;
-Gönüllü organizasyonlar ve özel ilgisi bulanan gruplar,
-Strateji ve politikalar geliştirerek planın öngördüklerini yerine getirmekte önemli bir rol oynayabilecek diğer uzman ve gruplar,mutlaka bir arada bulunmalıdırlar.Kısaca iyi yönetişim ilkeleri hakim kılınmalıdır.Yapılan Planlar;
Yerel alanların tanımlanması,
-Sektörler arası işbirliği,
-Toplumsal katılım,
- Eşitlik,
- Barınma,
- Ulaşım,
- Kamu alanları,
- İzleme ve değerlendirme başlıklarını ihtiva etmelidirler.
Sağlık ile ilgili etkilerin şehir planlamasının merkezine yerleştirilmesi gereği; Şehir Planlaması işinden sorumlu olanların karar vericiler yanında daha katılımlı çok sayıda kurum ve kuruluşları da bünyesine alan çalışmalar yapmalarını gündemde tutmaktadır.
Yeni kentler yaratmak, var olan kentleri yaşanabilir kılmak faaliyetleri; artık mahalle bazında ve geniş halk katılımlı çalışmaları da bünyesinde tutmak zorundadır.
Toplulukların kendi yaşadıkları yerleri ve dolayısıyla kendilerini etkileyecek kararlarda daha fazla söze ve güce sahip olmaları etkin ve çağdaş planlamanın sıçrama taşıdır.
Yapılacak master planlar, kent için öngörülen stratejilerin sonuçları dolayısıyla başarısı içinde önemlidir. Ve bu aşamada da meslek kuruluşlarından-akademisyenlere kadar genişletilmiş ihtisas gruplarıyla çalışmak gerekir. Yapılacak sağlıklı kent planlaması; en alttan-en yukarıya kadar tüm toplumca benimsenmiş misyon, vizyon ve ilkelerinin uygulanması, ortak hedeflere bilgili ve bilinçli yönlenmenin temini ile başarılı olacaktır.
Yine uygulanacak bu planlama; her aşamasında kaynakların en etkin kullanımını, şeffaf ve açık olmayı, denetlenebilir ve tenkit edilebilir olmayı bünyesinde bulundurmalıdır
Sonuç olarak; kentsel planlamaya yönelik sağlıklı bir yaklaşım gereklidir.
Yaşamı etkileyen tüm sorunların öyle veya böyle çözümü ise yukarıda kısaca değindiğimiz çağdaş sağlıklı kentsel planlamanın içindedir. Bu mantıklı süreç; aşama aşama önce yaşadığımız yerlerin ve nihayet sonunda dünyanın da kurtuluşu olacaktır. Bilinmelidir ki; Ardahan'ın topyekün taşınacağı bir başka Ardahan yoktur.
Sayın Valimizin bu yöndeki çabaları dışında her hangi bir çaba olmayıp, özellikle idarecilerimizi bu yönde bir şeyler yapmaya çağırıyorum. Kaçan fırsatlara yeni kaybedilmiş fırsatlar eklemeyelim. Bu sadece Valimizin çabasıyla olmaz, diğer yöneticilerimizin bu yönde bütün olanaklarını seferber etmeleri gerekmektedir. Bir kentin en önemli avantajı kullanılabilir ve ekonomiye kazandırılabilir doğal kaynaklarının olmasıdır, bu bizde fazlasıyla mevcuttur. Tek eksiğimiz birliktelik ve sahiplenmektir. Unutmayalım ve yeter ki azimli olalım.
Saygılarımla
Cavit Çetin-0532 735 54 77
Saygılarımla Cavit Çetin-0532 735 54 77
Haber: Özkan Karakaya

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan