Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 42
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 6 Gün Gelmedi
abdullahank 108 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 197 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 202 Gün Gelmedi
atlantis 223 Gün Gelmedi
baris dursun 224 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 232 Gün Gelmedi
adacala 233 Gün Gelmedi
admin 235 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 236 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
HAYRETTİN HEVEŞ
Yazar Fakir - Ocak 31 2009 - 12:16:49
TOPLUMA ADANMIŞ BİR HAYAT
HAYRETTİN HEVEŞ

HAYRETTİN HEVEŞ Bir toplumun çoğunluğunun yaşadığı ortalama hayatlar vardır:
Doğmak-Büyümek, İş-Güç edinmek, evlenip çoluk çocuğa karışmak

**HAYRETTİN HEVEŞ

(TOPLUMA ADANMIŞ BİR HAYAT)

Bir toplumun çoğunluğunun yaşadığı ortalama hayatlar vardır: Doğmak-Büyümek, İş-Güç edinmek, evlenip çoluk çocuğa karışmak, en çok da ele, güne muhtaç olmamak için didinmek. Yada sosyal terminolojideki karşılığı ile “ekonomik bağımsızlığını kazanmak.”

Bundan gayri; uyarına gelirse hani “zaman ve enerji” den artanla sosyal bir varlık olmanın icabı olarak toplum için de çalışmak.
Ana damar olarak şark kültüründen beslenen bizim gibi toplumlarda ortalama bireylerin yaşam serüveni bu parametrelerden ibarettir. Ama bazıları var ki bu ana damar kültüre rağmen bu ortalama kalıba sığmaz, rutini bozar, nevi şahsına münhasır “takılır”. Bu sıra dışı kişilikte, içinde yaşadığı topluma adanmış bir hayat vardır. Hani derler ya “toplum adamı olmak.” diye bir hal var ya. İşte Hayrettin’i bu kategoride ele almak gerekir. Bu tespit bir duygusallığın dışa vurumunun ötesinde ona hakkını teslim etmektir.
Gerçekten de o içine doğduğu coğrafyayı ve kaynağını o coğrafyadan alan kimlik değerlerini hep başının üstünde tuttu. Kelimenin tam anlamı ile ayakları her daim yere sağlam basan samimi, sahici bir toplumcu idi. Ait olduğu topluma böylesine karşılıksız adanmış bir hayatın sahibi olarak Hayrettin aynı zamanda hayatla dalga geçen nüktedanlığıyla çevresinin neşe kaynağı idi. Ruhu daralan, canı sıkılan onu görünce rahatlar, adeta ondan terapi alırdı. Bu psikolojik katkı için özel bir çaba göstermez içinden geldiğince söyleşip davranırdı. Onun “meclis”ine, masasına, muhabbetine ve kahkahasına ortak olan herkes “zaman” dan kopar, çok “yük” ten hafiflemiş olarak kalkardı. Adeta herkesin derdi ona kalırdı, ama o hiç belli etmez, yüksünmezdi.
Herkesin her anında düğününde-cenazesinde hiç eksik olmazdı. Her daim bakımlı yüzünden ve gözlüğünün ardındaki o kocaman gözlerinden öyle sıcak ve sahici bakardı ki ve dilinde akan “bal” ile bunu öylesine tamamlardı ki yüreğindeki dost sıcaklığını karşısındaki herkes ama herkes ta içinde hissederdi.
Hayatını en çok paylaşmak üzerine kurgulamıştı. İyimser olmak, her şart altında yaşama sevincini diri tutmak, yarına dair umut taşımak onun hayat felsefesinin diğer ayakları idi.
O Göle’nin ortak aklını, temel insani değerlerini ve vicdanını temsil ediyordu. Şu son 25 yılda İstanbul’ da evlenen her Gölelinin mutluluk resimlerinde onun her daim gülen cemalinden kareler vardır. Görüntü kayıtlarında hoş sohbeti, fıkraları ve o müthiş vücut dilini tamamlayan barok sesinden türküleri vardır Dengbejimizin. Bir adam kendine ait bir hayatı galiba ancak bu kadar derinlemesine ve hiçbir fayda elde etme kaygısı taşımadan bir toplumla paylaşabilir.
Bir gün sordum “seninle Erdal aslında radyo yada TV programı yapabilirsiniz. Biraz diksiyon falan … Zeki-Metin yanınızda halt etmiş…” dedim. Bana “abi bizi değiştirirler, kalıba sokarlar …..” diyerek kaide ve kuraldan haz etmediğini belirtti.
Aslında “güldürmek” gibi bir “derdi” yoktu onun. Sokağı, çarşı-pazarı, köyü, şehri kısacası hayatı ve bunlar üzerinde gelişen insan ilişkilerini iyi gözlemlerdi. “Hayat” tan aldığı bu ham kesitleri “Hayrettin Heveş formatı” ile hiçbir yapaylığa kaçmadan yeniden üreterek bir kahkaha tufanına dönüştürürdü. Kürtleri küçümseyen “Laz” fıkralarına zeka ürünü ince göndermeler dolu öyle fıkralarla karşılık verirdi ki muhatabı tarifsiz mahçubiyetler yaşardı.
Halkına ve değerlerine yönelik aşağılanmalara tahammülsüzlüğünü tarif etmede, gözbebeklerindeki büyümeyi anlamlandırmada kelimelerin kifayetsizliğini ve bu konudaki çaresizliğimi ifade etmekle yetineceğim. Bu nokta onun için sözün bittiği yerdi. İşte o öylesine bir Hayrettin idi. Yalansız, dolansız, coğrafyasına ve değerlerine sevdalı idi. Ölümüne 3 gün kala belki her saat ama ısrarla “beni köye götürün” dedi. Bu onun samimiyet sınavı idi.
Tanıyan herkes için ondan bir gün bile ayrı kalmak onu özlemek için yeterdi. Dostları sadece Gölelilerden ibaret değildi. Karadeniz’ in damadı idi. Babası Ecemdi. Ülke birliğinin tam merkezinde yer alırdı. Önce insan sonra bu ülkenin yurttaşı, en sonunda Göleli idi.
Kısacık bir ömre enine-boyuna-derinlemesine dolu dolu bir hayat sığdırdı. Acıları bala çevirme ve paylaşım üzerine inşa edilmiş tarifsiz güzel bir hayat! Coğrafyasına ve değerlerine sadakatı iman derecesinde özümsemiş ve Gölesini kıble mertebesinde kutsamış güzel insan! Bu telaş bu acele niye! Kürt-Laz, Göleli olan olmayan bu ülke insanlarından binlercesi arkandan ağlayarak seni uğurladı. İnan herkes hala şokta. “Son 100 metre” yi bu kadar mı hızlı koşacaktın! Ama hiç belli etmedin! Aşk olsun Xreddin!
Herkes gibi Canberk, Toprak, Bengü ve beni tarifsiz kederler içinde bıraktın. Yüreğimizi burktun. Ruhunu ferah tut. Mertoş ve Ecem bize yadigarındır artık.
Ji Xaliya te Pırbe Brayemin Xereddin.

**Bengül-Asım Karabacak

Bilgi Notu:
Ortak değerlerimize sahip çıkma adına İstanbul Göle derneği öncülüğünde Hayrettin Heveş konulu bir değerlendirme toplantısı yapılmasını talep ediyorum.

Önerilerim:
· Göle derneği salonuna Hayretin Heveş kültür merkezi adının verilmesi
· Vefatının 40.cı gününe yönelik kapsamlı bir organizasyonun yapılması
· Yaz mevsiminde mezarının anıt mezara dönüştürülmesi
· Göle’deki belli kamusal alanlara isminin verilmesi için ilgili kurumlar nezdinde girişimde bulunulması
· Göle kaşar festivali kutlamalarında onun adını yaşatacak bir sanat-kültür faaliyetinin sürekli hale getirilmesi
· (Bir dostun hatırlatması olarak) Göle Orman İşletmesinin teknik rehberliğinde bir ağaçlandırma faaliyetinin başlatılması vb.

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan