Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 37
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 5 Gün Gelmedi
abdullahank 107 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 197 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 201 Gün Gelmedi
atlantis 222 Gün Gelmedi
baris dursun 223 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 232 Gün Gelmedi
adacala 232 Gün Gelmedi
admin 234 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 235 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
ARDAHAN ÖYKÜLERİ
Yazar Fakir - Mart 02 2009 - 01:54:45
ARDAHAN ÖYKÜLERİ ..
KAHVEHANELER

Yalçıner Yılmaz Kahvehaneler...
Müstecirleri...
Ardahan...
Topal Meminin kahvehanesi,
Saitin kahvesi,
Leylek palasın altı ,
İdris'in yayla palas kahvehanesi,
Her zaman favori; "Şehir kulübü"
"Şehir kulübü" konseptti, dünyada varmış zaten.
Sahil Palas...
.. Aktaş nalburun yerinde ;. Erdemellelilerin kahveanesi.
Aksoy'ların barok mimari binanın ikinci katındaki kulüpler..
Yıldızların, Baboşların kulüpleri.
Yaylacıklı Ekrem'in kahveanesi...

Sobanın önünde Kaşgacı çocuk, sobanın külünü çekiyor. Üsten de kapağı kaldırmış kömür atıyordu.
Anasının dokuduğu beyaz eldiveni, elinden çıkardı. İki elini, avuçları aşağı bakar vaziyette, sobanın sıcağına tuttu. Elini ısıtıyor. Soba :
-Eller havaya !
-Teslim ol! Demiş de kaşgacı teslim olmuştu!. Sanki.
Kaşgacı şöyle teslim olmuştu; Avuçlarını "Yağmur duasında" açanlar gibi
180 derece yatay yere uzatılı tutuyordu. Elinin üstünü görüyordu.
Sobayı "Avuçiçi havaya ters bakan"" elin altından çek. Aynen "Yağmur duası eden bir siluet.
Kaşgacı çocuk ellerini ısıttıkca,vücudu ısınıyordu. Eli ısınıyordu. O ,ellerini oğuşturuyordu. Oğuşturdukçada ısınıyordu .
"ısınıyorum!" Belki de sanıyordu. Psikolojik bir aldanma da olabilirdi. Isınıyormuydu ? Isınıyordu!.
Aldantıda olsa hoştu !
Tevfik Fikret :
Boşuna dememiş o vakıt;
" İnan oğlum, Şifadır aldanma! "
........
Herşey ,her yer de. Resim duvardadır.
Kahvenin duvarında asılı ,İsveç Alpleri manzarası.Matbu basım , renkli ,çerçeveliydi. Kısa kenarları: dik, uzun kenarları : Yatay dı. Resmin arka planı , resmin üstünden başlayıp.. Aşağıda , resmin ön planıyla sonlanıyordu.
Sol önde ; Çocuk figürü ,çocuğun elinde sopa havaya kaldırmış haa! deyince köpeğe vuracak! Sol elinde ekmek torbası.Kıskıvrak yakalamış , tutuyor. Kendini mi? Ekmek torbasını mı savunuyor ? Kendinden başka kimsenin bilmesine olanak yok!
Çocuğa ,çemkiren köpek ve kendini savunan figür ön plan olmakla birlikte ana tema ve formu da oluşturuyordu.
Orta plan da: Sağ boşluğu ,tamamen dolduran ,tek kat,çatılı ev.Kapısı sola açılıyor.Veranda' nın röflesi kapıyı mavi gölgelere bulamış.Manzaranın bütününe ışık soldan giriyor.Günün , sabah zamanı, renk egemenliği mavidedir.Doğudan başlayıp güneş . Maviyle yürür. ardından, güneyde diklenip zirve yapar.Bu, dem sapsarıdır ışık. "Sarı sıcak!" denmesi buradan gelir.Güneş zevaline erdiğinde, turuncu herşeyin üzerinde leçek gibi serilir!..
Kompozisyonun arka ve son planı : Renklerin söndüğü alandır . Uzaklık, bakan gözle,son nesnenin arasında havanın yoğuşmasından renkler sola,sola handiyse hemini mora keser.
Dağlar ;Mor dağlar.. Ulu dağlar.. Çatılı şirin ev!..İt'i degeneknen koyluyan çocuk..Tablonun güzelliği ,cam çerçevede bir çiviyle Eko' nun kahvesinde duvara asılıydı
Güzelden ; güzel dağlar, Ardahan dağlarıdır.Onların ,resmi ,hayali,tablosu ,yağlı ,suluboya peysajı da asılı olmalıydı.
Rahmetli Kadana Zikri :
O eski kahveler .. _ Edebiyat'a , sanat 'a , kültür' e havas edin! Gençler ! Demişti.
Çünkü ;
" _ Hayat kısa, sanat uzundur."
..................................
Tavşan kanı çaylar geldi. Masaya kondu." Tayyare uçması " Eko çayın servis edilmesine "ad" takmıştı."Tayyare uçması" dedimi ,parası olmayan müşteri sıvışırdı. Çünkü uçma onun masasına kondu mu ? Ya uçağa binecekti. Ya da hava alanını terk edecekti.
Çay bardağı ince belli;"AJDA" bardaklardı.Belinden sarı yaldızlı iki sıra şerit geçmişti.Bu; bardakların rütbe_i şahsiyeti: "Bardakların şahı." Olduğunu simgelerdi.Tabak ise beyaz porselendi. İçyüzünden kabak çekirdeği gibi sıra,sıra ala renk puan dolanırdı. Tabağın imgesi ,ortak imge olarak ,kahve müdavimlerinin bilinçaltına yerleşmişti.Öyle bir yerleşmeki bu,çay,bardak,kaşık ve tabağın renk biçim ,diğer form değerlerini rüyalarımızda görürüz kimileyin.A ha isbatı,baba !
Şeker: Muhabbeti ,zaten ayrı bir Horata.İstanbul 'da "Erzurum şekeri" Bulamayınca ,insanlar, çayı başladı ; Karıştırarak içmeye! Ardahan da iken "Erzurum şekeri' ni " Sorarak içen,insanlar, tatlı yaparak çayı içtiler!
Çayı hızlı içme alışkanlığını ise hiç bir "Ardahanlı" terketmedi.Ağzımızda "Teneke" varmış gibi aynen devammm!..
Japonların incelemesi: Erzurumlular çayı içerken ağızlarını boru gibi
yaparak çayı soğutuyormuş.Bizlen oturup çay içen bazı ,alışkın olmayan arkadaşlar "_ Ne var ben de yaparım! "derler. Adeti tam kavrayamadıklarından çoğunun ağzı "Yandı !"
Kırmızı çaylar geldi!..Dangır,dungur masaya kondular. Boğaziçi vapur martıları gibi şıngır,mıngır!..
Çayın dumanı üstünde..
Haleleri halka , halka, değirmi, çember, çember.
Kokusu da enfes!..
Oyuncular, oyuna dalmış. ...
...Seyirciler, gelen çaydan içerdi..
İki oyuncu ile beraber iki de seyirci bir masa da . Dört çay geldi. Tasvirini yaptığımız "çaylar"
Girgin olan seyirci,tutuk olan seyirciye: Eğilerek, kulağına;
_ İç !.
_ Ya ! Parası !..
_ Oynayanlar, verecek ! Korkma!
Gözün yamanlık görmesin daa!Arka, arkaya nasıl içtiler!
Onbeş çayı .
İçmek değil sanki yutmaktı onlarınkisi.
Birazdan HILAPORT kopacak!..
"_ TEZE BEŞ GETTİN; EMİM OĞLU !..."

28/02/ 2009 Gebze / yalciner17@hotmail .com

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan