Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 45
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 6 Gün Gelmedi
abdullahank 108 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 197 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 202 Gün Gelmedi
atlantis 223 Gün Gelmedi
baris dursun 224 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 232 Gün Gelmedi
adacala 233 Gün Gelmedi
admin 235 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 236 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
DTP ve Esenyurt ..
Yazar Fakir - Mart 31 2009 - 06:36:09
DTP ESENYURT DA NEDEN KAYBETTİ?/Rodi Baz

Esenyurt’daki seçim sonuçlarını ve DTP’nin buradaki yenilgisinin nedenlerini ortaya koymadan önce, bazı analizler yapmak gerekiyor.
İşe klasik ve klişe bir deyimle başlamak istiyorum.
“Her yenilgi bir zaferdir”…
“Her yenilgi bir zaferdir” tezine oldum olası karşı çıkarım. Doğru da olsa işime gelmiyor. Özellikle de, hatalarımdan ders çıkarmamın bir süresi varsa, bu hiç ama hiç kabul edebileceğim bir şey değil.
Çünkü kendimi ahmak hissediyorum.
Hele ki, hatalarımızdan dönmenin siyasi sınırları varsa…Misal birileri size, bu hatanızı ancak beş yıl sonra tamir etme imkanına sahipsiniz derse, işte o zaman yanmışsınız.
Bu insan ömrüdür, dolapta saklanmıyor ki bayatlamaktan kurtulsun…
Fırsatçılar devrede…
Seçimlerin üzerinden çok az bir zaman geçmesine rağmen, bazı şeyler de artık netleşmeye başladı. Hırs yerini mantığa, rehavet yerini tedirginliğe bıraktı.
İşin en önemlisi, işe yaramaz, bencil, hayatında üç insanı bir araya getirme başarısını gösterememiş insanlara gün doğduğu için, ayrı bir öneme sahiptir.
Artık eleştirebilecekler!
Artık o karanlık ruhlarını tatmin edebilecekler.
Artık diledikleri gibi yargılayabilecekler…
Onarlın işi bunlardan ders çıkarmak filan değil. Kendilerini tatmin etmektir.
Bu yüzden bu altın fırsatları iyi değerlendirecekler…
Bu gün Esenyurt DTP’ye gittiğimde bunu daha iyi anladım. Daha önce yöneticilerle ve sorumlularla problemi olan bu tipler iş başındaydılar. Yine insanları ayrıntılara boğarak, hedef şaşırtarak, kendilerini konuşturmanın derdini taşıyorlardı. Onları için doğru veya yanlış yoktu, sadece başkalarının başarısızlıkları üzerinde başarılarını inşa edeceklerini sanan ahmaklar vardı.
Gün boyu onları dinledim.
Dehşet içinde kaldım.
Kimsenin sistemi ve çevrelerinde olup bitenleri görme gibi bir dertleri yoktu. Her şeyin müsebbibi olarak, birkaç yönetici gösterilmek isteniyordu.
Senden çıkacak en basit bir eleştiriyi büyütmenin gayreti sezinleniyordu. Bu tipler için bu gün bayram günüydü. Oysa bir çok dürüst bir çok yurtsever için zor bir süreçti.
Bu sonuçlardan sadece ilçe yöneticileri değil, her kes sorumludur...
Bütün bu analizlerden sonra Esenyurt’daki siyasi sonuçları değerlendirmek sanırım daha doğru olur. Çünkü bu hatalarımdan dönmek için koskoca 5 yıla ihtiyacımız var. Bu da bizim gibi balık hafızalı toplumlar için çok, ama çok, çok uzun bir zamandır. Kısaca telafisi çok pahalı bir sonuç.
Esenyurt’da DTP’nin bu denli olumsuz bir tablo ile karşı karşıya kalmasının asıl nedeni kesinlikle ilçe örgütünün yetersizliğiyle açıklanacak bir durum değildir. Bunun çok daha farklı boyutları var. Hatta Esenyurt’u da aşan, siyasi boyutları var.
Esenyurt’u yönetmek Türkiyeyi yönetmek anlamına geliyor…
Esenyurt Sadece, DTP için önemli değil, bütün siyasi parti ve organizasyonlar için önemlidir. Çünkü, Esenyurt mozaiğiyle küçük bir Türkiye’dir. Onu idare etmeyi başaranlar Türkiye’yi de idare edebileceklerdi…
Ama bir gerçek vardı ki, Bu küçük Türkiye’yi bazıları yıllarca ustaca yönetme başarısını göstermişlerdi. Çünkü, bu küçük ülkenin insanlarını gayet iyi tanıyorlardı.
Bunların başında Gürbüz Çapan CHP’si geliyor. Esenyurt yıllarca böyle yönetildi. Diğeri Tayip Erdoğan’ın AKP’siydi…
Bu konularda hayli tecrübeli oldukları bir gerçekti.
İttifaklar, ve dengeler iyi hesaplanmadı… Çapan faktörü gözardı edildi…
Esenyurt’da hesaplar yapılırken Gürbüz Çapan faktörü dikkate alınması gerekirdi. Bu maniplasyonlarda Gürbüz Çapan’ın önemli bir rolünün olduğu görülemedi. Çünkü bu küçük ülkenin Tiranlarından birisi de Gürbüz çapandır. Bu bazen CHP, bazen SHP ve hatta bazen DTP'ye bile evrilebilecek kıvraklığa ve esnekliğe sahip bir Gürbüz Çapan faktörü…
Bunu Bir savaş gibi görerek direnmeyle çözeceğini sanan ve klasik solcu tavırlarla aşamayacağını göremeyen DTP’li yöneticiler, metropollerdeki Kürt’lerin sosyal ve psikolojik durumlarını tahlil edemiyorlar. Esenyurt’u Şırnak’la karıştıracak kadar kent siyasetinden uzak bir anlayışla yönetmeye çalıştıkları için sonuç alamıyorlar.
DTP aslında Tuncer Bakırhan gibi değerli ve önemli bir isimi Esenyurt’da aday göstermeden önce, Esenyurt’daki diğer siyasi aktörlerin ve partilerin durumunu iyi analiz etmeleri gerekirdi. Bunların seçimleri kazanma taktikleri ve propaganda araçları ve etraflarında örgütledikleri çıkar gruplarının güçlerini iyi hesaplamaları gerekiyordu.
Bunlar yapılmadı.
DTP Şırnak ile Ardahan’ı karıştırdı…
Ne yaptılar peki?
Etnik aidiyetlerin kendi rollerini tıpkı Güneydoğudaki gibi oynayabileceklerini sandılar.
Büyük şehirlerin sokaklarındaki derin dehlizleri göremediler.
O entrikanın ve kirliliğin farkında olmadan pat içine düştüler.
Dahası bu farklı çıkar gruplarının uzun vadeli hesaplarını 35-40 günde bozacaklarını sandılar. Bunları gören siyasi rakipleri çok kolay bir lokma olduklarını anlamaktan gecikmediler.
Maniplasyonlar fark edilmedi…
Önce DTP’nin kendini güçlü hissetmesi için mitinglerde kendi adamlarına görev verdiler. Gidin dediler kazanacaklarını sansınlar. Kürtler oynamayı seviyor bırakın oynasınlar, güçlü olduklarını sansınlar diye, bizzat kendi kitlelerini harekete geçirdiler.
Ve nihayet de öyle de oldu. DTP bir mitingle Esenyurt’u alacağını sandı. Ardından CHP’nin eliyle bir kamuoyu araştırma şirketinin “anket sonuçları”ı servis edildi…
Kimdi bu “Acedemiturk” denen şirket?
Veya böyle bir şirket var mıydı?
Nerede yayınlanmıştı?
Yayınlayan gazete kimindi?
Bunları kimse sorma gereği bile duymadı. Çünkü ruhlarımızı okşamışlardı…
Öyle ki artık Kürtlerin çalışmasına bile gerek yoktu, iki ayda Esenyurt’u alabilecekleri sanısına kapıldılar. Artık her şey bitmişti. DTP kesin kazanacak görüntüsünü vererek, son rauntta DTP’nin kardını düşürmesini beklediler ve nihayet de öyle oldu. Peşinden DTP’yi nakavt edecek o meşhur sağ aparkat geldi…
Ne oldu, her kes CHP’nin üçüncü hatta dördüncü parti olmasını beklerken, CHP nerdeyse seçimi alacaktı.
Bu kadar olaya hakimler…!
Önce “Gürbüz Çapan gönüllüleri” adlı uyduruk bir oluşumun eliyle DTP’ye destek verileceği yönünde mesajlar verildi. DTP’nin buna inanması için de bir kahvaltı düzenlendi. Amaç DTP’yi kazanacağına ikna etmekti. Nihayet de öyle oldu. Hemen arkasında CHP’den bir ilçe başkanı istifa ettirerek, DTP’yi destekleyeceğini ilan ettirdiler. Oohhh her şey tamamdı. Şimdi sıra diğer propaganda araçlarını devreye sokmaya gelmişti.
Karşı taraf etkili propaganda araçları geliştirdi…
İşe olayları terörize etmekle başlayacaklardı!
Neymiş DTP burada kazanırsa, her gün olaylar olacak, Esenyurt karışacak, arsa ve bina fiyatları düşecek, Kürt’ler gelince dolayısıyla “terör” de gelecek, hiç birimizin huzuru kalmayacak, falan filan…
Peki bu propaganda yöntemi çok mu ucuzdu? Çok mu işe yaramazdı?

Hayır, hiç de yabana atılacak bir propaganda yöntemi değildi.
Hatta çok etkili bir yöntem olduğunu ben şahsen bir gazeteci olarak çalıştığım süre içerisinde çok rahat görebildim.
DTP seçimlerin iki ayda alınamayacağını bilmesi gerekiyordu…
Öte yandan seçimin uzun soluklu bir örgütlenmesinin ve hazırlık sürecinin olduğunun bilincinde olmayan DTP, biz seçim kararı alındıktan birkaç ay sonra herkesi ikna edebileceğimizi sanarak çalışma yürüttü. Bu değişim ve dönüşümlerin uzun soluklu pratik adımlarla olabileceğini göremedi. Elbette insanlar fikirlerini değiştirebilir. Elbette gitmek konuşmak gerekiyor. Ama bu son güne bırakılırsa bir anlamı ve etkisi olmaz. Bu gibi çalışmalara en az bir iki yıl öncesinden başlanmak gerektiğini hesaplayamadılar.
DTP’nin ne bir ekonomik programı, nede bir ekonomik modeli var…
Bir diğer faktör de ekonomik faktördür. Ve bence en önemli faktörlerden biri de budur. DTP’nin Türk metropollerinde başarısız olmasının nedenlerinden birisi de budur.
DTP sosyal ve ekonomik olarak umut olmayı beceremedi.
Kitleleri harekete geçirecek, kafalarında soru işaretleri yaratabilecek bir ekonomik model de yaratamadı.
Kısaca, kent kültürüne adapte olamadı.
Bölgenin tarihi ve sosyal yapısı analiz edilmedi…
Diğer yandan Kars ve Ardahan gibi Esenyurt’da güçlü bir kitle tabanı bulunan illerin durumlarını, tarihsel arka planlarını iyi okuyamadı. Tarihsel olarak hiç bir başkaldırı geleneği olmayan bu gibi toplumları iyi analiz etmek gerektiği ortadadır.
Tarihsel olarak, fazla iştah kabartan bir coğrafyaya sahip olmayan Kuzey Anadolu coğrafyası, hep bir sıçrama tahtası işlevi gördü. Çarlık Rusya’sı ve Osmanlı arasında gidip gelen, kah onu ,kah diğerini destekleyen iş birlikçi bir karakter oluştu. Bunun zamanla kalıtsal, sosyal bir hastalığa dönüştüğü görülemedi.
Devlet Kuzeyanadolu Kürtlerini dilenci kültürüyle kendine bağımlı hale getirdi…
Cumhuriyet tarihi boyunca devletin dilenci kültürünü bilerek yaydığı bir insan tipolojisi oluştu. İnsanlar nerdeyse çeperlerinin yıkılan duvarlarını bile devletten yapmasını bekler hale geldi. Yani asalak, güce tapan bir eğilim hakim oldu.
Bunu iyi analiz edemeyen DTP, Güneydoğu ile buraları karıştırdı. Aynı potada eritmeye çalıştı. Katalizör görevi görecek olan diğer argümanları iyi kullanamadı veya çalıştıramadı. Hal böyle olunca da yenilgi kaçınılmaz oldu.
DTP metropollerde ders çıkaramıyor…
Kısaca DTP metropol siyasetinde, onlarca yıldır ders çıkaramıyor. Dersin süresi de beş yıl olunca, faturası ağır oluyor.
Umarız bundan sonra, siyasi dengeleri ve bölgelerin sosyal ve siyasal yapıları iyi analiz edilir, ders çıkarılır.
hocvanhaber@msn.com

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan