Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 36
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 5 Gün Gelmedi
abdullahank 107 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 197 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 201 Gün Gelmedi
atlantis 222 Gün Gelmedi
baris dursun 223 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 232 Gün Gelmedi
adacala 232 Gün Gelmedi
admin 234 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 235 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
SİZDEN GELENLER
Yazar Fakir - Nisan 01 2009 - 21:13:50
Sizden gelenler ..

Sizde yazın, bizde yayınlayalım .. **CANIM ARDAHAN ..

Evet kıymetli Ardahanlı hemşehrilerim ben bir Ardahanlı olan fakat Ardahan dışında yaşayan ama Ardahanı çook seven bir Ardahan aşığıyım.
Kıymetli dostlarım bir cümle içinde bu kadar çok Ardahan kelimesi kullanılırmı demeyin.Ben belkide farkında olmadan yazmışım ama silme ihtiyacıda duymadım.
Çünki memleketimi o kadar çok seviyorum. Şimdi Türkiye genelinde yapılan yerel seçimlerden beni en çok ilgilendiren Ardahan belediyesinin seçimidir .
Şu anda ben bu yazıyı yazarken izlediğim ve öğrendiğim bilgiler doğrultusunda sonuçlarda bir süpriz olmazsa Ardahanda iktidar partisinin adayı kazanıyor.
Benim içinönemli olan bundan sonrası.Ben bir gurbetçi Ardahanlı olarak bundan sonra artık Ardahanı bir şehir olarak görmek istiyorum.Şehrin ortasında köpek leşlerinin olduğu, şehrin ortasında büyük baş hayvanların serbestçe yayan geçtiği ,şehir içi yollarının ve kaldırımlarının çok bakımsız olduğu bir Ardahan görmek istemiyorum sevgili dostlar.
Ee istesekte istemesekte demokrasinin gereği olarak bu seçim sonuçlarına saygılı olmak zorundayız. Çünkü çoğunluğun kararıdır,halkın kararıdır.Burda bundan sonra
Ardahanda yaşam sürdüren halka bir görev düşmektedir.Belediyenin bütün faaliyetlerini denetlemek ve tek çıkar Ardahan olmalıdır.
Artık Ardahan'ı bir köy, kasaba görüntüsünden kurtarıp modern bir şehir görüntüsüne kavuşturmanında tam fırsatıdır. Çünki gördüğüm kadarıyla Ardahanda siyaset üstü vahim bir durum mevcuttur.
Bence sağcısı ile solcusu ile bunu bir fırsata dönüştürüp herkesin mücadele etmesi gereken tek hedef Ardahanın artık kalkınması ve Anadolumuzun en doğusunda parlayan bir yıldıza dönüştürülmesidir.
Çünki Ardahanın bu potansiyeli yakalayacak özelliklerinin olduğunu hepimiz bilmekteyiz. Doğallığını kaybetmeden çok güzel projeler geliştirilebilir.
Öncelikle Ardahanlı iş adamlarını ikna edip Ardahana yatırım yapmaya razı etmek, hatta mecbur etmek gerekmezmi? Beni kimse yanlış anlamasın ama değerli dostlar
artık aramızın çok açık olduğu komşu ülkelerle sıcak ilişkiler kurmanın da zamanı gelmiştir.
Ardahana kurulabilecek fabrikalardan bu komşularla ticari ilşkileri geliştirip
ihracat ürünleri satılamazmı? Yok yok çok şey istedim galiba. Çünki böyle şeyler olursa Ardahan ve çevresi kalkınır,işsizlik sorunu ortadan kalkar.Ardahan halkı artık
devletten yardım bekleyen değil,üreten ve devlete vergi veren sınıfına girer.Neyse değerli dostlar konuyu fazla dağıtmadan yazmak istediklerimi sizlerle paylaşmaktan gurur duyuyorum.
Belediyeden konu açılmışken gazetemizin sahibi ve kıymetli köşe yazarı Selmi hanımın bir yazısını hatırladım.Yanılmıyorsam Erzuruma giderken Oltudan
geçişlerinde o şirin beldenin belediye farkını hemen farketmiş ve hayran kalmış.Bizim Ardahanımızda öyle güzel görüntüler görmek istiyorum.
Kıymetli dostlar sizlerden özür dileyerek daha önce yazıp sizlerle paylaştığım bir yazımın son bir kaç cümlesini yine sizlerle paylaşmak istiyorum .
ürçü lisan ettiysek af ola.
( _ Hani bazen derz ya boş palavralara karnımız tok diye.Artık halkımız uyanmıştır boş palavralara ne cevap verecek hep birlikte göreceğiz.
Halkı yoksullaştırıp iki ton kömürle ve market gıda paketleri ile satın alabileceklermi? yoksa halkımız gereken cevabı oyları ile verecekmi? )
ÖZCAN AKÇAM
29- 03- 2009

**Hanak İlçem ..

Hanak İlçeme 10 hizmet ettim
Tatile memlekete gittim
Ne yapmışlar diye merak ettim
Yine üzülen ben oldum

Nice vaadlarla seçime girenler
Memleketli değil sanki görmeyenler
Şimdiye kadar hizmet için gelenler
Ne yapmışlar yine görmedim

Boşuna kandırmayın canlarımı
Yine mi? emmeyin kanlarımı
Yazık giden boş zamanlarıma
Yine üzülen ben oldum
İsmail75

***KORGELİ DERNEĞİ ..

DERNEK OLUŞUMU İLE İLGİLİ YAZDIĞIMIZ YAZI; BİRLİK VE BERABERLİĞİN ÖNÜNÜ KESMEK VE OLUŞUM SÜRECİNİ SEKTEYE UĞRATMAK OLARAK DEĞERLENDİRİLMEMELİDİR. BU OLUŞUM İÇİNDE BULUNAN “BİRKAÇ KİŞİ” HARİCİNDE HERKESİN TEMİZ DUYGULARA SAHİP OLDUĞU BİR GERÇEKTİR. ÖRGÜTLÜLÜĞÜN KENDİNİ ACİL OLARAK HİSSETTİRDİĞİ BUGÜNLER DE BUNUN ÖNEMİNİ ÇOK İYİ BİLMEKTEYİZ. BÖLGEDE VE HOÇVANDA GELİŞTİRİLEN HER TÜRLÜ OLUMLU GİRİŞİMLER HALKIMIZIN MENFEATİNEDİR. ÖRGÜTLÜ GÜÇ ÖRGÜTLÜ TOPLUMU YARATIR. BİLİNÇLENMEYİ VE KENDİNE SAHİP ÇIKMAYI PEKİŞTİRİR.
SON DÖNEMLERDE SEÇİMLE BERABER BÜYÜK BİR HAREKETLENMENİN YAŞANDIĞI BİR SÜREÇTE HOÇVAN HALKININ ARTIK YETİNMECİ, İRADESİZ VE VERİLENİ “NİMET” SAYAN BİR TAVIR İÇİNDE OLMADIĞI GÜN GİBİ ORTADADIR. İÇİNDE BULUNDUĞU GERÇEKLİĞİ, KÜLTÜRLÜLÜĞÜ VE SOSYALLEŞMEYİ NASIL BİR SİYASAL GÜÇE DÖNÜŞTÜRDÜĞÜ HER GEÇEN GÜN KARŞIMIZA ÇIKMAKTADIR.
ARDAHAN’DA ATILAN HER TAŞ BURDA VİCDANLARIMIZA DÜŞTÜ. SON OLARAK ARDAHAN DA GELİŞTİRİLEN “TAŞLAMA” OLAYI VE SONRASINDA YAŞANANLAR ASLINDA HOÇVAN VE GÖLGELİ HALKININ MEVCUT SİSTEMLE ARASINDAKİ BİR KIRILMANIN GÖSTERGESİDİR. HALKIMIZ, ORADA GELİŞTİRİLMEK İSTENENİN NE DEMEK OLDUĞUNU ÇOK İYİ BİLMEKTEDİR. KENDİSİNİN SİSTEM TARAFINDAN NASIL BİR YAŞAMA VE BAKIŞA YAKIŞTIRILDIĞINI ÇOK İYİ GÖRMEKTEDİR. O GÜN ARDAHAN’DA YAŞANANLAR BÜTÜN BÖLGE HALKINDA DERİN BİR HESAPLAŞMAYI YAŞATMIŞTIR. O GÜN TAŞ ATANLARLA BUGÜN KORGELİNİN TEMSİLCİSİ OLARAK ORTAYA ÇIKAN BU “BİRKAÇ” KİŞİ ARASINDA BİR FARK YOKTUR. O GÜN ORDA OLSAYDILAR ONLARDA O TAŞLARI BİZE ATARLARDI. ÇÜNKÜ BURDA FEODOAL İLİŞKİLERİNDEN DOLAYI GİRDİĞİ HER EVDE; KİMLİĞİ VE DİLİYLE İLGİLİ ANTİ-PROPAGANDA YAPAN BU “BİRKAÇ” KİŞİ O “TAŞLARI” HAYLİ HAYLİ ATARLARDI.
HOÇVAN KENDİ KİMLİĞİNDEN DOLAYI SİYASİ BİR AYRICALIĞI YAŞIYOR. FAKAT BÖLGEDE YILLARCA SÜREN KIRIMDAN EN AZ ETKİLEŞİMİ YAŞAYAN KESİM OLDU. BELKİ KİMLİĞİNİN ÇELİŞKİLERİNİ ÇOK YAŞAMADI. FAKAT HİÇBİR ZAMAN DUYARSIZ KALMADI. VE “TAŞLAMA” OLAYIYLA ÇELİŞKİLERİNİ ÇATIŞTIRIP NETLEŞMİŞTİR. HALKIMIZIN BU ONURLU VE KENDİNE YAKIŞAN TAVRI BİZİM, HALKIMIZA OLAN SAYGIMIZI DAHA BİR PEKİŞTİRMEKTE VE BİZE MORAL DEĞERİ OLMAKTADIR.
HALKIMIZ PEŞKEŞÇİLERİN OYUNUNA GELMEYECEKTİR.
KORGELİ HALKI OLMASI GEREKEN YERİ ÇOK İYİ BİLMEKTEDİR. HERBİR İNSANININ NE KADAR DEĞERLİ VE ONURLU OLDUĞUNU ÇOK İYİ BİLMEKTEYİZ. YAŞAMDAKİ DURUŞU DA GÜN BE GÜN BUNU ÇOK İYİ ORTAYA KOYMAKTADIR. HALKIMIZ DİYALETİK DÖNÜŞÜMÜ KENDİNDE GERÇEKLEŞTİRMİŞTİR. BİZ BUNUN YARATTIĞI DÜŞÜNCEYLE HALKIMIZIN ÇEKİLMEK İSTENEN FAŞİST DÜZLEME GELMEYECEĞİNİ VE KENDİ DEĞERLERİNİ KENDİ İNSANIYLA, KENDİ DÜŞÜNCESİYLE, KENDİ DEĞERLERİYLE GERÇEKLEŞTİRİP KENDİ STRANLARINI (MÜZİK) SÖYLEYİP BÜYÜK HALAYINI ÇEKECEĞİNE İNANIYOR VE GÖRÜYORUZ. BU ANLAMDA NE GEREKİYORSA SEFERBER EDİLMELİDİR. HERKES ÜZERİNE DÜŞÜNİ BÜYÜK BİR SEVİNÇLE YAPMALI VE KENDİSİNE BİR BORÇ BİLMELİDİR. YETER Kİ; HALKIMIZIN KİMİN DOST KİMİN DÜŞMAN OLDUĞUNU ÇOK İYİ BİLSİN. DÖNEMİ KAZANMAK NETLEŞMEYLE VE İYİ-KÖTÜ AYRIŞIMIYLA ORTAYA ÇIKACAKTIR. ARTIK HİÇ KİMSE ÜZERİMİZDEN POLİTİKA YAPMA FIRSATI BULMAMALIDIR. DERNEK BAŞKANI CEMAL HOCAYI SELAMLIYORUZ. BU “BİRKAÇ KİŞİ” KONTRA HAREKETİNİN SEKTER TUTUMLARINI İYİ GÖRMELİ VE OYUNLARINA GELMEMELİDİR. ÇALIŞMALARDA BÜTÜN HALKIMIZI KUÇAKLAYAN, “BAŞKA DÜŞÜNEN” DÜŞÜNCELERİ DE BU ÇALIŞMAYA ÇEKMELİDİR.
BÜTÜN HALKIMIZI SELAMLIYOR DERNEK ÇALIŞMALARINI YAKINDAN TAKİP ETMELİ VE FIRSATÇILARA MÜSAMA GÖSTERMEMELİDİR.
SAYGILARIMIZLA,
HEVAL ROJHILAT

**PEYGEMBERİMİZDEN BAŞKAN ADAYLARINA TAVSİYELER

Yerel Seçimlerin yaklaştığı şu günlerde malesef gerek yöremizde ve gerekse ülke çapında partilerin ve adayların karşılıklı suçlamaları artarak devam ediyor. Hz. Peygamber'in bu konuda öyle bir öğüdü var ki, kulaklara küpe olacak türden. Kuşkusuz hiç hoş bir manzara yok ortada.
Sırf seçim kazanma ve bir koltuğa yerleşme uğruna her şey göze alınmalı mı diye sormadan edemiyor insan. İddialar yalan yanlış bu kadar ortaya saçılmalı mı? Bırakın rakip adayları gözden düşürmek için böyle davranmayı, düşmana bile husumet beslerken hakkaniyete riayet etmeli, adil olmalı, kusuru olduğundan fazla abartmamalı, hakikate dayanmayan bir dedikoduyu iddia olarak ortaya saçmamalı insan. Geçtiğimiz günlerde bir serlevha gibi her yere asılmasının iyi olacağını düşündüğüm bir hadis-i şerifi okuduğumda aklıma hemen yerel seçim atmosferi geldi. Keşke her aday okusa diye geçirdim içimden. Derken, bu muhteşem hadisi şerifi yöremiz Başkan adaylarının sitemizi takip ettiğini bildiğim için ola ki birkaç adaya faydası olur diye buraya taşımanın uygun olacağını düşündüm. Dilerim dikkate alan olur. Ebû Cürey b. Süleym (r.a.), Peygamber Efendimiz (s.a.s)'e, “bana bir şeyler öğret, bir tavsiyede bulun” deyince, Rasûlullah Efendimiz: "Hiç kimseye sövme!" buyurduktan sonra, tavsiyelerinin sonuna şunu da ekledi: "Eğer bir kimse sana söver veya sende bulunduğunu bildiği bir şey sebebiyle seni ayıplarsa, sen o kimse hakkında bildiğin şeyler sebebiyle onu ayıplama. Onun bu (hareketinin) vebâli/sorumluluğu kendisine aittir." (Ebû Dâvûd, Libâs, 24; Tirmizî, İsti'zân, 27.)
Siyaset ortamına, medya diline veya gündelik yaşamdaki sohbet ortamlarına dikkat edildiğinde, sevmediğimiz, dünya görüşünü paylaşmadığımız kişi, zümre, cemaat, parti, grup, fraksiyon veya benzerleri hakkında ölçüsüz bir üslup ve saldırganlık duygusunun hakim olduğu dikkati çekmektedir. Bizden olmayanı, bizim gibi düşünmeyi imha anlayışına dayalı zihniyet yapısı giderek yaygınlaşmaktadır. Sevmediğimiz kişi veya grupların bir açığı ortaya çıkmaya görsün, bunu fırsat bilerek ve olayı gereğinden fazla abartarak onlarda sanki hiç iyi haslet yokmuş gibi tamamen sıfırlayıcı, yok edici bir yaklaşım sergilenmektedir. Siyasi propaganda yaparken bile, sırf muhalif parti veya rakip aday diye onda olmayan kusurları sanki varmış gibi yansıtmak, eksiklerini, yanlışlarını gereğinden fazla abartmak insafa sığmaz. Ne buyuruyor Peygamber Efendimiz; "Eğer bir kimse sana söver veya sende bulunduğunu bildiği bir şey sebebiyle seni ayıplarsa, sen o kimse hakkında bildiğin şeyler sebebiyle onu ayıplama.” Ne kadar zor değil mi? Başkaları sizin veya ait olduğunuz sosyal çevrenin bir kısım ayıp, eksik veya kusurlarını sıralarken onlara aynıyla mukabelede bulunmamak... Susmak ve sabretmek…Ama eğer rehberimiz Peygamber Efendimiz ise, örnek alacağımız rol model de O (s.a.v) olmalıdır. Bireysel ve toplumsal yaşamın her yanını saran kirlenmeden en az düzeyde etkilenmenin yolu ve bu bataklıktan salimen çıkmanın anahtarı, yol göstericimizin tavsiyelerine uymaktır.Kimi örnek alacağız? Mustafa Akkad’ın yönettiği ve ünlü aktör Anthony Quin’in başrolünü oynadığı 1980 yapımı Lion of Desert (Çöl Aslanı) filmini bilirsiniz. Hatırlanacağı gibi filmde, Libya’daki direnişin öncüsü ve sembolü Ömer Muhtar’ın son nefesine kadar ülkesi için verdiği bağımsızlık mücadelesi sinematografik bir dille perdeye aktarılmaktadır. Filmde yer alan en etkileyici repliklerin başında, Ömer Muhtar’ın çatışmalarda ele geçirilen ve esir edilen İtalyan askerlere iyi davranılması yönünde mücahitlere yaptığı tavsiye gelmektedir. Mücahitler kendisine, “ama onlar bizden birini ele geçirdiklerinde çok kötü muamele ediyorlar ve öldürüyorlar” cevabı verince, Ömer Muhtar; “onlar bizim hocamız değil” cevabı verir. Keza aynı şekilde Kurtlar Vadisi Irak filminde de yakalanan gazeteciyi öldürmek üzere olan Iraklıları Kadiri Şeyhinin durdurup "Sen Allah mısın ki onun cezasını veriyorsun? Böyle yaparsan bizim onlardan ne farkımız kalır kalır." diyerek o gayr-i müslimi kurtarması...Kısacası, bir Müslüman en zor anlarında bile Müslümanca davranmayı asla hatırdan çıkarmamalıdır. Aklıselimi ve ilahi fermanları göz önünde tutmayı ihmal etmemelidir. Nasıl davranması gerekiyorsa öyle davranmalıdır. Onun davranış biçimini rakiplerinin tutumları değil, hakikatin bizatihi kendisi belirlemelidir.
Ömer Muhtar’dan söz etmişken yazımızı yine onunla bitirelim. Ömer Muhtar’ı esir alan ve 15 Eylül 1931 de İtalyan Sıkıyönetim Mahkemesi önüne çıkarılıp idam edilmesini sağlayan İtalyan General Rodolfo Graziani, hatıralarında Ömer Muhtar’dan söz ederken şunları söyler; “O, dinine ait hiçbir şeyi ihmal etmeyecek ve dinini herhangi bir maddi menfaat karşılığında satmayacak üstün bir kişiliğe sahipti. Dünyevi hiçbir çıkar peşinde olmayan bir kişiydi. Üstelik hayli fakir bir adamdı. Din ve vatan sevgisinden başka hiçbir dünyevi şeye malik değildi. O vatanına saldıranlara karşı da korkusuzca savaşıyordu. Vatanına yapılacak herhangi bir saldırıyı karşılıksız bırakmayı kabullenecek bir şahsiyet değildi…” Ömer Muhtar’ın mücahitlerinin “ama onlar bize böyle yapıyorlar” diyerek zulmüne işaret ettikleri General Graziani’nin son tahlilde Ömer Muhtar hakkındaki değerlendirmesi işte bu şekildedir. Sehpaya çıkarılsa bile, fazileti önünde düşmanın bile eğildiği bir kişilik var karşımızda… Sizce bu savaşı gerçekte kim kazandı dersiniz? Şunu demek istiyorum. Öyle fazilet timsali hayatlar sürdürmeliyiz ki, bize ait her şeyden ve değerden nefret edenler bile, gün gelip hakkı teslimi edebilsinler. Seçim kazanıp bir koltuk sahibi olacağız diye, tüm değerleri ayaklar altına almaya değmez. Biraz ölçü lütfen
EN EMİN OLANA EMANET OLUN!
Harun

**Hoçvan ..

Bu Hoçvan hapseder adamı,
alıp başını gidemezsin,
gitsen geri geliceğini bilirsin..
çayırın karşısı memleketim,
çocuk kalmış,temiz kalmış memleketim..
bir kaç zaman ayrı kalacağız seninle
bi okuyup adam(!) olup geleceğim
adam olunuyormuş ya okuyunca!
ama hep aklımda yayların,
sende büyüdüm,sende bıraktım çocukluğumu..
bi kaç güne geliyorum yine..
öğle uykusundaki çocukluğum uyansın biraz..
gülsüme söyledim şimdi,
Harmanda saklambaç oynarız gelince diye,
şu koca halimizden utanmadan,her yaz oynarız biz,
yaş kaç olursa olsun..
dedim ya çocukluğumu bıraktım orda..
Mehmet abi bile oynar bizimle,
Mehmet abim büyüdü,izmir’de şimdi
Ali ustanın oralarda..
ama onun aklında da memleket var bilirim..
Mehmet abim taşta ev yapardı küçükken bize,
inşaat mühendisi çıktı şimdi
benim aklım havalardaydı..
ne olucağım dememeli!
oysa bizim hoçvanda daha çok şey öğrenirdim ben..
neymiş efendim okuyacağız,
diplomamız olucak,mühendis çıkacağız..
sabahları ayaz olur, soğuk olur
kaz eti balı bol olur mesela,
güneş batarken köy odalarıda elimizde çay bardaklarıla,
dünyayı kurtarırız ,sosyalist fıkralarda…
içten kahkahalar atmayı iyi biliriz mesela selayla,
ağlanıcak hallerimize..
dostluğu çok iyi biliriz,
birimiz ağladı mı hepimizden akar o yaşlar..
pek mühendis işi değil ya bunlar,
idare ediyoruz işte..
fotoğraf çekmeyi de iyi biliriz mesela,
her anı çekeriz,makinelere gerek yok
aklımda hepsi..
aşk acısını da bizim oralarda öğrendim ben!
bi kaç teknik terim kaldı öğrenemediğim,
kalktım geldim peşinden teknik üniveristeye…
gelmez olaydım,aşkın tekniği mi olurmuş..
yapıştı mı yakana bırakmıyor bu hoçvanl ruhunu almadan…
şairler boşuna şiir yazmamış bunca sene…
her ruha bir şiir bir şarkı yaptırmadan bırakmamış yakasını…
zor be hoçvan seni yaşamak..
ama ben ruhumu memlekette bıraktım.
kusura bakma hocvan,benimkini alamazsın..
bak şiir yazdın sen de deme sakın,şair değilim ben
memleketimin hikayesi bu..
biz memlekette öğrendik ruh kanatmayı şiirler yazmayı
sana kalan bir iki cümle..
Pangis, xeskar, panik, beberek ,korgeli ve nebioğlu ’ymış..
kalabalık yalnızlıklar bunlar beni karıştırma..
sen bilir misin bizim oraları
kalabalık insanlar vardır orda
ekmeğini bölersin,ruhunu gözyaşını bölersin
çocukluğunu tamamlarsın..
korkma fazla kalmayacağım
dedim ya biraz adam olup döneceğim…
sanki çocukluk suçmuydu be HOCVAN
hadi al şu şiiri beni azad et…
Hoçvanlı………..

Mehmet Zeki YILDIZ

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan