Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 43
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 6 Gün Gelmedi
abdullahank 108 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 198 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 202 Gün Gelmedi
atlantis 223 Gün Gelmedi
baris dursun 224 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 233 Gün Gelmedi
adacala 233 Gün Gelmedi
admin 235 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 236 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
MİSKAL ABLANIN KARA BAHTI
Yazar Fakir - Haziran 20 2009 - 14:16:36
Ardahan Öyküleri/Yılmaçz Yalçıner
MİSKAL ABLANIN KARA BAHTI

Yalçıner Yılmaz Miskal'ın aşkında neler yoktu neler ki !
"İNCOMMENSURABILITY !"
Tay lolooo ! O da vardı !
_Eşşedibillah vardı ! O dediğinden
Miskal'ın aşkında ,
Eşölçülemezlik ?
Allah kabul etsin , neyse o ,vardı !
Miskal Yaylacıkta yaşardı burada doğmuştu annesinin babasının cici kızı olarak çok sevilgin büyütüldü. Miskal Abla Yaylacığın da sevilen çocuğu , bebeği , genç kızı ve geç kalan kızıydı , Miskal Abla ; Miskal ablanın otel de kalacak hali yoktu ev de kalmıştı tabii . Ola baba , insanoğlu yazısı kısmeti kapalıysa ne yapsın ? Gerçi Molla İsa şemsü'l kübra ya baktım demişti . Miskal Abla'da iki tavuk bir de İnönü'nün üstünde olduğu paradan vermişti . Tam tamına kaç lira verdi . Onu bir Allah , bir Molla İsa , bir de Miskal Abla bilir . Biz mi biz zurnanın son deliği olabilirsek ne gam !
Miskal o gedeyi seviyordu . Gede miskalı sevmiyordu !
Şiddetli sevmek ve sevmemek ile büyük bir aşktı .
İki ayrı şeyin , kavramın kıyaslanamazlığını söyleyen düşünürler :
_ Kadının seviyorum dediği şeyle erkeğin seviyorum dediği şey arasında en azından iki ayrı durum yatar ....
Yol da yürümek ile dağ da yürümek arasında , ikisinde yürümek söz konusu iken aynı şey değil bahsedilen yürümek , derler .
Her şey başka ..
Başka iklimler ...
Başka başkalar ...
Bunca bahar gelir gider ...
Her bahar da ,
Hızarcı Necib'in bahcesinde o gül topunda aynı daldan aynı gül mü koparılır ?
Beçere Miskal Eyo kişinin kızıydı . Evleri Laz Cemilgilin karşısında kip kıyak evdi . İki göz odaydı . Ambarın önünde oturur ; yoldan aşağıdan gelen , kim gelirse gelsin onları seyre dalar vaktini geçirirdi . Merakla kurulu saat gibi bakardı ambar'a ; neden ambarın çatısı tahdadan dı ? Özözüne soruşardı . Ve niye kışın ambara ısınmağa gelinirdi ? . Ev bu kadar sıcak olmuyordu !. Kim bilirdi cevabını ?. Ambar sıcak olurdu kışın ; yazsa serin . Tahtadan mıydı sebebi ? ..Tahtanın sebeb- i hikmetinden bir sualdi ? Sorur dururdu !..Bilemezdi !..
" YEL DEVİRSİN SEBEPLERİN KÖKÜNÜ
SIRTIMA VERDİLER SİTEM YÜKÜNÜ "
( Reyhani..)
O ara bir oğlan rücah oldu . Gede Ardahan da askerliğini süvari alayında yapıyordu . Elazığlıydı . Yaylacığın suyu da menşur ki katır sırtında Yaylacığın suyunu iki göz bidona doldurur dönerdi . Oğlan evli ve üç çocuk babası . Katıra vurdu mu bidonları gomba taş kimi Yaylacıkta . Ne var ki on dakkalık yol ; şimdi savrulduk buralardayız , diyarı gurbetteyiz de gidemiyoruz , Ardahan da olana ne var ki iki dakka üç dakka bilemedin beş dakika ... Vay ne zor muş Ardahan dan uzak kalmak ? Yeni yeni anlıyor insan !..
" _ TORPAK BAŞINA ANACAN !"
Yaz baharın oğlan bulaktan su almaya gelince . Bulağın başından ..Saatlerce ayrılmazdı ... Desmalını yıkar .. ..Ayağını yıkardı . Kız gelsin de görem diye kürünleri de temizlerdi . Yalandan taşları dığarlıya dığarlaya çeğil yapardı . Laz Halilgil'in çepere kadar dayanırdı nerdeyse taş dizme işi...Yalan .. Miskalı görecek ya mahanaynan taş dizer ...Oyalanırdı !..
Miskal , netice olarak asker oğlanla evlenmeğe anlaştı . Beh koydular . Askerlik hıtamında terhis bir tarafa düğün bir tarafa , anlaşma öyleydi .
İmam nikahı kıyıldı . Askerlik de bitti . Sayılı gün ne ki ? Bir iki üç ...
Molla İsa imam nikahını kıydı . Kağızmanlı Hocaların yanlarında yetişmişti . Töreni kusursuz tamamladı . Nikah ve düğün birlikteydi . Davetliler iki oda bir de aşhanada oturdular, erden sona erecek ki tören insanlar yarınına biçine kalksında gitsinler . Sıcağın tesiriyle de belki davetli insanlar adda dudda şeylerden konuşmuyorlar . Yaz ve biçin yorgunluğu ; biçinin kafada konuşula konuşala dercedilmesi ahalinin kafasını ...Sıkmıştı !...
Miskalın düğününde çağrılılara şirinlik getirdiler , dağıtdılar !. Kişmiş şeker enva-i çeşit çerez; yiyenler bir avuç da çeplerine koymuştular . Ardından mağar tepsisi dolaştı . Bazı anlatılara görede yemek verildi denir : Etli kartolnan bulgur pilavı bir de tamas hoşafı ...Bulgur pilavını elde etme şekliyle anlattılar : Buğdayı kaynatarak bulgura çevirirmişler .... Kaynayan buğday kurutulup kabaca el degirmanında kikire isimli taşda , öğütülürmüş . Bulgur buğdaydan buğda bulgur dan böyle neşet edermiş vesselam .
Miskal elinde bohçası yanında müstakbel eri . Gün ışığı güneşden çıkmış ; güneş unutulmuş mu ? Henüz hayır haber yok ta !. Çeperlere dayanmış kızlar, uşaklar,pağıllanan arvatlar , Miskal'ın evde kaldığına .. Miskal'ın evde kaldığına üzüldüğünün on katı sevinenler mi ! Ne ararsan ? Miskalın hicrine ah ofla üzülüyor anası babası, halası . Keşke evde kalsaydı diyenlerin hayıflanmaları !. Çeşitli duyguların serbest piyasası gibi hepsini görebilirdiniz . Çamaşırların ipe serilmesi gibi . Serilmiş mandallan asılmıştı sanki hisleri insanların ; iyisi vardı kötüsü yok değil di !.Var dı var...
Gedenin kolu , Miskalın elinde . Kerpetenle çıkaramazlar , Miskal anan ölsün ! Zor bulmuş . Bırakır mı ? .. Lom versen sökemezsin bu izdivaç'ı .
Saray karı göğe başını kaldırarak Mevlaya. " müteşekkir oldum . Şükür olsun hüda sana ." dedi . Mikropların dediği olmamıştı . Ne dersin ? o fırsant ta Molla İsa 'ya bir pel katdıra bilirmiyiz diye düşünenler vardı . " İNSAN İNSANIN KURDUDUR " demiş bir düşünür adam haklı vallaha da tillaha da !.
Miskal ve yavuklusu , imam nikahlısı elele uzaklaşıyor .. Yaylacık kaldığı dağların başında konduğunnan kaldı . Gidenler uzanıyor , Yaylacık kısalıyor, küçülüyor . Miskal'la yürüyecek hali yok ya !. Çakıldığı yer de çakıldı !. Yalnız bir tebessümle evladına uğurlar olsun diyebildi . Tebessüm etti :
" GÜLE GÜLE MİSKAL !...."
... Bir gün tıklayınca geçmişi ; google - earth ' de , herşeyi görebilecek miyiz ? Miskal' in düğününü , emval-i metrukesine daha iyi bakabileceğiz mi? Kim bilir ?...
Eski meydana geldiler burada bir yazıhane vardı . Simsar Hasan ve Necmi Günal ' ın yazıhanesi . Meydan da yine bir fasıl merasim . Şahabettin Dayı , Kahraman Enişte , Dursun Dayı Mal meydanına gelmişti . Yazıhane Mal meydanı böğür böğüreydi . Onlar da ahil adamlar .. Miskal'a , damada iyi yolculuklar dilediler . Şadin Dayı :
_ Kahraman ! Oğlanı gözüm tutmadı ama haydi Allah dan hayırlısı .
Burunlu vabis yanaştı . Bindiler ... Vır ha vır , haaaa vırrr ! Erzuruma indiler !...
İki gün sonra ..
Ardahan ...
Yazıhanede Miskal kapının ağzında ki seki "varmış " onda oturuyor ...
Ağlıyor !..
Kainat inşa -ı' n dan beri ağlamak vakadır amma !..
Miskal ağlıyor !..
Herkes sakkız çiğner amma Miskal ağlıyor !...
İki gözü bir çeşme akıyor !...
Yaylacıklı Jülük bir çocuk orada " bitti. "
_ N' ldu Miskal Bacı ?
Miskal anlattı . Meğer yolda oğlan herşeyi anlatarak Miskal'ın eğimini ölçmüş . Kuma üstüne götürüyormuş ! Miskal'de artan tepki ile Hoçvandan itibaren rengini göstermiş . Susuz da Kars da Sarıkamış da velhasıl Hasankala da tamamen hayır demiş . Oğlan da Erzurumda oynayacağı oyunun kurgusunu Hasankala'nın o çıkışı var ya yokuşdan aşağı inen yer..İşte orda tam , kurma kurmaya başlamış ...
Erzurum garajı ufak bir yer . Bingöl den Tuncelin den Muş tan Artvin den Rize den Karaköse den gelen gidenle kesişme yeri aynı şimdiki gibi...
_ Miskal sen otur ben karşıdaki yazıhaneden Elazize iki bilet alayım . Allah vekil bileti aldı geldi . Miskal' a gösterdiği bilet ; bir kişi yazıyordu . Saat'i : 18 idi . Vesayit' in yeri Miskalın arkası ; dönse ancak göreceği noktadan kalkacak vasıta .. . Dalın dan vurmadılar mı ? Sezarı da !.
" _ Brütüs sen de ha !. Ah dalım !." dememiş miydi ?.
Zalım oğlu zalım İyice kandırmak için . kızcağıza :
_ Geçikirsem meraklanma, akrabalara bir iki halat alacam ! Tamam mı ?
_ Tamam !..
...............................
Bekle ,
Bakın !
Kar etmiyor . İnsanoğlunun içinden inanmayan duygular bir an gelir..
Uyanır ... Miskal "işaretlen "gösterilen yazıhaneye gitti . Yazıhaneciler dinlediler . Ona , bir güzel lisanı uygunlukla anlattılar . Miskal anladı tam anladı . " ALDATILMIŞTI "
Erzurum'un merhametli insanları hemen son posta kamyonlara ulaşmaya başladılar . Telefonlarla bir akide şekeri dağıtım kamyonuna ulaştılar ciddi tenbih ve talimatlarla miskalı teslim ettiler . Ardahana garaj'a bilgi verdiler .
" Kaç böyle kandırılan geliyor ki ! "
Umduğun gibi çıkmıyor karşındaki sevsen de !
Eşölçülemezlik ?
" HER ÖKÜZ BİR ÇUBUĞNAN SÜRÜLMEZ " demek ki !
Yoluda metre ile ölçeriz suyuda , göz yaşını kova ya yığsak onu da metre ile ölçeriz amma olmuyormuş demek ki!
Sevdin !
Sevilmedin !
Böylede olmak oluyormuş ! Ha !
Miskal Ardahan yazıhanesin de köylüsü " Jülük" çocuğa anlatırken ,
demiş ki :
_ Şero kardaş ; baht- e mın kara !.
Kara bahtlı Miskal 'ın bahtı kararmadı bilakis açıldı .
Yaylacıklı Çoban Alo ile Alonun talipliğiyle mutlu evlilik gerçekleştirdi . İstanbula göçtüler . Çok değerli çocukları olmuş . Sanatkar çocukları araba tamir ustalarıymış . Zengin örnek kişiler ...Bilmeyiz ki Miskal Abla hayatta mı ? Alo Emi ?
Sağ iseler selametlikler !
Göçmüşlerse , Allah rahmet etsin !
Hasankaleden geçtilerdi değil mi ?
" GÖRELİM MEVLAM NEYLER
NEYLER İSE GÜZEL EYLER ! "

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan