Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 44
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 5 Gün Gelmedi
abdullahank 107 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 197 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 202 Gün Gelmedi
atlantis 223 Gün Gelmedi
baris dursun 223 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 232 Gün Gelmedi
adacala 233 Gün Gelmedi
admin 235 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 235 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
E-Muhtara…
Yazar Fakir - Temmuz 17 2009 - 11:24:41
E-Muhtara…/Yahya Işık

Yahya Işık Herkesin çok bir atraksiyon beklediği Başbuğ'un açıklamaları sonun da oldu. Bazıları tatmin olamamışa benziyor. Bahsi geçen söz "Türkiye de dünya da bunu görecek" bize ordunun AKP'yi ve güleni bitirme planını nasıl yorumlayacak ve çok önemli dengelerle oynayacağı havasını verdi. Ama beklentiler ya da bazılarının beklentileri içlerinde kalmışa benziyor…
Seyrederken kendimi bir an ilkokulda ki matematik dersinde zannettim izlerken; hoca kızar ilk önce saatini çıkartır, sonra ceket gelir ve yaramazlık yapan çocukların duvarda ki resimleri kızarmış yanakları belirirdi sus pus olmuş sınıfta.
Evet, Başbuğ hem çok kızgındı ama tokat atacağı çocuklar yanında yoktu ve kimse müdürle öğretmenin kavga etmesini istemiyordu. Yaramazlık yapan ise müdürün çocuklarıydı ..
Sonra derse geçti bizim hoca. On beş sene de bir darbe alışkanlığı olan bir gelenekten gelen biri değildi sanki "e-muhtara'yı" hiç duymamıştı sanki…
Hukuk dersi, demokrasi dersi, özgürlük dersi… Hoca kendi branşı dışında bütün dersleri işledi.
Sivil mahkemelere proje ödevlerini veriyordu; "belge olmayan belgenin" kimler tarafından ortaya sürüldüğünü bulmalarını. Sanki ortada böyle bir girişimin olmasından çok bunun ortaya çıkmasına kızmış gibiydi bizim hoca… Belgede ki imzanın sahte veya kimin olduğunu istemiyordu ve bunu yapmamaları noktasında uyarıyor sivilleri.
Bizim gibi "sivil"lerin olmadığı ülkeler, ya da halkın güdülecek bir sürü olduğu kanısına, halkın kendisinin inandığı toplumlarda, trajik durumlar sık sık yaşamakta.

Orduyu hedef alan psikolojik harekât ..
Her zaman ordu kendisini devletin bekasını sağlayan bir kurum olarak gördü. Toplumun egemen ideolojiden saptığını ya da kendi çizdikleri çizginin dışına çıktıklarında kanısına vardığı anda onu hizaya getireceğine yeminler içmiş yuvarlak masa şövalyeleri gibi kanıksattılar.
Ancak işin aslı ise şöyleydi sınıflar arası savaşta egemen zümrenin tarafından yapılacak her türlü düzenlemede çıkarları doğrultusunda hareket etmektir. Bunun böyle olmasından ileri geliyor her şey.
Bizim toplumumuzda şuan da oluşmakta olan İslam-liberal sentezinde bir zümrenin çıkarlarını kesecek bir iradede olan ve genelde kontrollerinin şuan da başka zümrelerde olduğu bir kurum istememekteler. Ama aynı zamanda da istikrarsız ve güvensiz çatışma ortamında, iktidar ve baki temsilcinin kutuplaştığı bir ülke olmamalı. Bu hem ulusal hem de uluslar üstü zümrenin işine gelmiyor. Bir yandan kimlik sorunlarındaki çözüm "seksen yıldır Kürt diye bir şey yoktur bilinciyle yoğrulmuş, Alevilere dinsiz gözüyle bakılmış bir kabuğu kırmak zordur." sürecini kabul edecek bir toplum oluşması için kamuoyu yaratmaya çalışırken bir yandan da bu durumu halletmeye çalışıyorlar. İşin püf noktası aslında bence bura da gizli.

AKP ve Gülen Cemaati…
AKP'nin demokrasi havariliğine soyunması açıkçası kendisine çok uzak bir kavram. Kendisini ne kadar demokrasiyi savunan biri olduğu geçmiş konuşmalarında ki "demokrasiyi bazı amaçlar doğrultusunda kullanılacak bir araç" olarak gördüğü aşikâr. Özellikle tabanı cemaat kültürü ile yoğrulmuş bir partinin demokrasiyi hayata geçirecek olmasına inanmak aymazlıktır.
Kendi üstlerine gelinmedikçe Seçim yasası, partilerin şeffaflığı vb. gibi konularda neler yaptığı ortadadır.
Halkın meclise seçtiği partilerin görüşme taleplerini dahi kaile almayan bir pozisyondadır.
Seçim dönemlerinde ki genel başkan atamalarından bellidir.
İfade özgürlükleri kapsamında yaptığı, mesela 1 Mayıs olaylarında ki tavrı; demokrasiye insan haklarına, ifade ve protesto özgürlüklerine ne kadar inandığının bir göstergesi…
Gülen cemaati ise gerçekten dikkate alınması gereken bir noktada, bu ülkede ki en kitlesel ve en örgütlü cemaat.
Devlet memurları dışında ki pozisyonu çok kuvvetli olan, sokak muhalefetinden uzak, bütün birimleri kısmen hücre modeli ile örgütlenen, her adımları hesap edilerek yürüyen programlı davranışlar gösteren bir cemaat.O kadar programlıdır ki hareketin deşifre olabilecek her türlü adımı hesap ediyorlar.Mesela cemaat evinde kalanlar aralarında farklı bir samimiyet oluşturup cemaat evinden çıkmasınlar diye belirli periyotlarla ev değiştiriyorlar, her yıl farklı ağabeyler ve ablalar üzerine yapılan kontratlar vb.. çok ufak ama programı çok ayrıntılı ve düzgün hazırlandığının göstergesidir.
Sosyal devletin yok olduğu "hep bahsedilen ama kendinden meçhul", gençlerin her türlü muhalif düşünmeye yasak getirilmiş kültürle yetiştirildiği toplumumuza; gençlik tarafından popülaritesi çok yüksek. Tabi burada dikkat edilmesi gereken unsur bizim için çok vahim… Elbette her düzeyde insanlar diledikleri gibi düşünmeye sahiptirler. Bunu hizmet alan ya da hizmet veren gibi bir portreye sokmayacağım ama burada bu ülkenin geleceğinde söz sahibi olacak gençlerin gitgide kafalarına örümcek ağlarının örülmesidir.
Eğer harekete geçerlerse bu ülkede çok büyük dengelerle oynayabilecekleri bir gerçek…

Şimdi bende AKP'yi ve Gülen tarikatını geriletmek için psikolojik harekat planını açıklıyorum…
Birincisi ordunun düzen tehlikeye girdiğine inanmasını ve halkı hizaya getirmesini beklemek ..
İkincisi tarikatın kendini deşifre etmesini ve bu planlı hareketin kendiliğinden çökmesini beklemek…
Üçüncüsü seçeneğimiz çoktan seçmeli;
a) İsyan, devrim, özgürlük deyip kehanetin gerçekleşmesini beklemek
b) Eşit, Özgür, Demokratik bir dünya; bir ülke yaratmak için, mücadelemize her yönden devam etmek.... Tıpkı 80 öncesi faşizmle nasıl mücadele etmişsek, bugünün koşullarında gericilikle mücadeleyi başkalarına havale etmeden, kendi perfektifimizde son evreye kadar götürecek halk örgütlenmesini yaratmak olacaktır.

Son söz:
"bu ıssız karanlıkta
sesimi yalnız bırakma
birlikte söyleyelim türkümüzü ..
gel
ağaçlar halaya dursun
yürüsün orman
başlasın bağ bozumu"
O:T.

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan