Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 43
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 5 Gün Gelmedi
abdullahank 107 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 197 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 201 Gün Gelmedi
atlantis 222 Gün Gelmedi
baris dursun 223 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 232 Gün Gelmedi
adacala 232 Gün Gelmedi
admin 234 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 235 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
HALİLEFENDİ MAHALLESİ-2
Yazar Fakir - Temmuz 25 2009 - 12:49:35
HALİLEFENDİ MAHALLESİ-2/Engin Kasap

Engin Kasap ''Şengezer 'in Hatırasına''

Uzun yıllar önce sevdamı yüreğime yükleyip, hatıralarımı, acılarımı doldurduğum valizimle başımı dayadığım şehirlerarası otobüsün iki numaralı koltuğunda geldiğim bu yabancı şehirde, bu ihanetlerle kirlenmiş İstanbul'da, koynunda volkanları taşıyan bir dağ gibi sustum. Suskunluğumu delice haykırmak isterken, içime ağuları akıttım ve öylece sustum.
İçimdeki yığını, yüreğimdeki yarayı, gözlerimde ki damlayı sormayın.

Uzak ayrılıkları göze alıp geldiğim bu şehirde dostlarım, arkadaşlarım oldu. Başımızda kavak yellerinin estiği yıllar geride kaldı. Üstadımız Cahit Sıtkı Tarancı bir şiirinde,
'' Yaş otuz beş yolun yarısı eder,
Dante gibi ortasındayız ömrün…'' diyor.

Oysa bizler ömrün başını, ortasını, sonunu hesaplamaya çalışırken hayat elimizden akıp gidiyor.
Giden, göz yaşlarımızla sulayıp büyüttüğümüz sevdalarımız, hatıralarımız ve acıyı, tatlıyı paylaştığımız dostlarımız, arkadaşlarımız ,yakınlarımız oluyor.Halilefendi Mahallesi
konulu yazıyı yazdıktan sonra Sevgili dostum, arkadaşım Fakir aradı, bazı dostları unuttuğumu, özellikle Zeyno Amcayı'da konu alan bir yazı yazmamı istedi.

Başım gözüm üstüne, Zeyno Amca unutulmamıştır, bir yazıda koca bir mahalleden bahsetmek olası değil, yazamadıklarım küsmeyecek darılmayacak.

Zeyno amca, tam adıyla Zeynullah KARA , yiğit lakapla anılırya bu aileye de Sotlikler denir, bu lakap nerden gelir, manası nedir bilmem ama dostlarımız, kapı komşularımızdı.Babamla yaşıttılar.
Abdul,Zeyno,Mamoş,Nesrullah amca komşumuzdu,adını anımsamadığım bir kardeşleride rahmete ermişti.Hoşnaz nenenin kocası, oğlu vardır Gözel abi, can parçası,yürek yarısı, salına salına gezer hal, yordam bilir. Dostluğu unutulmaz can komşumuz.
1970 yılında Mamoş amca hayvan almaya gittiği Şavşattan dönerken tipiye yakalandı, çığ düşmesi sonucu hayatını kaybetti. Ardında Zafer,Taner ve Leylayı öksüz, Faizer ablayı boynu bükük bıraktı.

Zeyno amca, şaka yapmayı severdi, borcum olsunda, bombadan olsun derdi.

Asker DEMİRKAYA ile ortak bir dükkan almıştı,(anne tarafından dedem) dükkan işbankasının altında bulunur, ortak olmalarının sebebi Halamın kocası olmasıdır.Perihan (peri) halamla evliydi, ayrıca kardeşi Nesrullah (kara) amcada Seyahat Bibimin kocasıdır.
Babam kardeşinden ayrıldığında kol kanat geren, tarlasını, çayırını bize veren, yürekli, mert bu adam Elektirk santralinde çalışırdı, lakabı Kara, soyadı Kara'ydı.

Nasıl unuturum onları, nasıl unuturum Zeyno amcayı, iç içe geçmişiz, acılarda, mutlulukta beraber olduğumuz, aş ekmek paylaştığımız dostlarımızdı.

Zeyno amca hayvan alıp satardı, dedemle ortak iş yaparlardı, dedem öldükten sonra oğlu Katip DEMİRKA'ya ile devam etti dostlukları. Zeyno ve Katip Bacanaktı.Perihan ve Behice halam dünya güzeliydi.Çarşıdan geçerlerken insanlar kahvelerden çıkar bakarmış.

Birgün Zeyno amca bu olaya tanık olmuş, eh demiş oğlum ağzınızı açacağınıza gözünüzü açsaydınız.
Zeyno amcanın büyük oğlu Şengezer bizden büyüktü, 1978-1980 döneminde Ardahan'da çıkan olaylardan dolayı, liseyi Hikmet TURA ile beraber Hanak'ta okumak zorunda kalmıştı. Ardahan ikiye bölünmüştü bir yanda Sağcılar, bir yanda solcular. Biz ortada kalmıştık, ailece hem sağcılarla, hem solcularla akrabaydık.Kayatürkler sağcı,Güngörler solcuydu, Çık çıkabilirsen işin içinden.

Bugün bu yazıyı Zeyno amca ekseninde yazmamın asıl nedeni oğlu Şengezer, hala oğluydu, can parçasıydı, uzun boylu, karayağız delikanlıydı, bileği bükülmez mert ve aynı zamanda ince ve narindi.

Birgün hastalandı Kan Kanseri olduğunu öğrendik, daha lösemi yeni tanınıyordu, Zeyno amca bütün imkanlarını kullandı, olmadı doktorlar, ilaçlar çare olamadı, genç yaşında, hayatının baharında ayrıldı aramızdan.

Ölümler vardır arkasında fazla hatıra bırakmaz, ölüm vardır bazı insana yakışmaz, bu öyle değildi, sevilen, sayılan bir gençti, arkasında yaralı yürekler bıraktı.Zeyno amcanın, Perihan halamın yüzü birdaha gülmedi, birdaha insanlarla şakalaşmadı Zeyno amca .Birdaha borcum olsun, bonbadan olsun demedi.

Biliyormusunuz yüreğimde kocaman bir boşluk var, yağmur yüklü bulut gibiyim, dokunsalar sel olur gözyaşlarım.

Göz yaşlarımı görmesin diye kuşlar,
Bir süre bakmadım gökyüzüne.
Sesimdeki buğu anlaşılır diye,
Konuşmadım kimselerle.
Ağladım……

Acılar insanlar içindir, aslında her ayrılıkta, her ölümde biraz daha büyürüz, hayatın anlamsızlığı ve çaresizliği yanında etrafımızda olup bitenlerin daha bir farkına varırız. Yaşama daha sıkı sıkıya tutunur, birlikte olduğumuz insanlara daha yakın olmaya başlarız.

Ölümü yok olmak, bir tükeniş, bir bitiş olarak algılamak yanlıştır.İnsan bu dünyaya bir sınav için gelir, iyiliklerle, sevap ve günahlarımızla sınav oluruz, dayanma gücümüz yoklukla, fakirlikle, hastalıkla,sabırla sınanır.

Velhasıl birgün musalla taşında İmamın "Ey cemaat-ı müslim nasıl bilirsiniz" diye sorduğunda geride kalanların yüzlerinde bir tebessüme, yüreklerinde bir sevgiye yer açabilirsek, ardımızdan selam. Sevgi ve dua alabilirsek ne mutlu bize.

Bütün gönül dostlarına selam ve saygılarımla.
kaleardahan@hotmail.com
24.07.2009- Engin KASAP/ İstanbul

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan