Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 50
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 5 Gün Gelmedi
abdullahank 108 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 197 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 202 Gün Gelmedi
atlantis 223 Gün Gelmedi
baris dursun 223 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 232 Gün Gelmedi
adacala 233 Gün Gelmedi
admin 235 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 235 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
Hülya Avşar
Yazar Fakir - Ağustos 26 2009 - 05:16:08
Hülya Avşar ve Kürt meselesi: Yine ve nihayet!/NurCetin A.

Nur Çetin A. ‘Babası Kürt değil miydi?’, “Evet yaa, hem de bayağı bir aşiretti baba tarafı”, “Ne peki şimdi bu ettiği laf; akılsız mı, cahil mi?”, “Yok akılsız değil de, şuursuz işte biraz”, “Aslında söyleyecek bir sürü şeyi olması lazım değil mi; kim bilir nasıl geçti o çocukluk günleri, nasıl bir ruh haliyle”, “Tam da bu dönem konuşulacak insan tabii aslında”, “Di mi, sırf bu mesele üstüne”, “Bunlara da ulaşılmıyor ki ha dedin mi”, “Helin Haberturk’te röpçü oldu ya, mesleki dayanışma diye ondan istesek!”...
Geçen perşembe Begüm’le işyerinde gazete karıştırırken aramızda bu balonlar uçuştu.
Baştan alalım: Geçen haftanın perşembe günkü gazeteleri, Sezen Aksu’nun Kürt açılımına destek vermesiyle ilgili görüş beyan eden sanatçı kutularıyla doluydu. İçlerinde en dikkat çekeni de Hülya Avşar’ınkiydi.
Cuma günü burada uzun uzadıya yer aldı, isteyen tıklayıp bakar, Avşar’ın söyledikleri bir açıdan tam da ondan beklenecek sakil stildeydi. Her zamanki, hadi ‘fütursuz’ diyelim, üslubuyla döküp saçıyordu. Sezen Aksu hakkında “Ne biliyor ki açılım konuşuyor” dediğine dair başlık atmıştı gazetelerden biri.
Ama o unutulmaz Ergenekon analizini bilenler için bile, gene de, tam da içinden geldiği (Kars/ Ardahan/Hasköylü Kürt baba Celal Avşar’la Egeli Türk anne Emral Bozkır’ın ortak
mahsulü) meselenin bu kadar dışında duruyor görünmesi, tuhaftı.
Sonra günlerden pazartesi oldu ve Devrim Sevimay’ın iki gün sürecek Hülya Avşar söyleşisinin ilk bölümü yayımlandı Milliyet’te. Dün de ikinci ve son bölümü. Şunu kesinkes söylemek gerek: Mükemmel bir söyleşiydi.
Hülya Avşar’la yapılmış nice mülakat gördük şu hayatta, alınmış nice görüşe, tırnaklanarak kullanıldığı için onun ağzından çıktığını varsaydığımız nice yoruma maruz kaldık... Ve daha önce hiç böyle bir şeyle karşılaşmadık.
Belli ki ustaca kotarılmış bir editing işlemi var burada. Devrim Sevimay’ın becerisi, başarısı. Beş saatlik bir konuşmanın hülasası.
Hülya Avşar ‘Bunun sonucunda da tarihinde belki de ilk defa Hülya Avşar’ın bir şeyler anlatabildiğine şahit oluyoruz. İkinci cümle itibarıyla kelime tekrarına düşmeden, boş konuşmadan, kendini sığ, şuursuz, ‘Amaan ben dedim oldu’cu, ‘Oooh, kıskananlar çatlasın’cı göstermeden, aklıselim sahibi biri olarak anlatmış, anlattırılmış.
Çok ilginç ayrıntılar öğreniyoruz Avşar’ın anlattıklarından ve daha önemlisi o ayrıntılardan bir bütünü hissedebiliyoruz.
Sevimay’ın eklediklerinden de keza; misal şu parantez: “Arada sırada geçen bu “bizimkiler” sözü aslında bu söyleşinin öznesi; Avşar bu kelimeyi bazen Kürtler için kullanıyor, bazen Türkler için ve her seferinde de bunu hiç farkında olmadan yapıyor.”
Yaklaşık 30 bin vuruşluk bir ‘Soru-Cevap’tan hiç boşuna uğraşmayalım cımbızlamaya. Denk düşüremeyenler mutlaka dönüp okusun, değecek.
Eline sağlık Devrim Sevimay. Bir gün bunu söyleyeceğim hiç aklıma gelmezdi ama, eksiğine gediğine, aralarda takılabilecek onlarca kulba rağmen, ağzına sağlık Hülya Avşar!

Ortaçağ’da olsa Eda Taşpınar’ı taşlarlarmış!
Radikal okuru böyle şeyleri pek takip etmiyor, halbuki bilse neler kaçırıyor, dünkü gazetelerin çoğu bir ‘sosyete-magazin’ figürüne dair recm kararını açıklıyordu. “İkoncan skandalı”, “Eda gibi kadınlar Ortaçağ’da taşlanırdı”, “Eda iffetsiz kadınmış, Ortaçağ’da olsak onu yakarlardı”, “Taşpınar’ın ayak oyunları”; bunlar bazı başlık tercihleriydi.
Mesele şu: Bir süre önce yedi yıldır beraber olduğu işadamı Nurettin Hasman’dan ayrılan Eda Taşpınar, sörf hocası Bora Kozanoğlu’yla birlikte olmaya başlamış, olaylar hızlı gelişmiş, ikili evlenmeye karar vermiş.
Şimdi doğal olarak ne var ki bunda diyoruz önce. Birileri ayrılır, sonra o birileri, başka birileriyle birlikte olmaya başlar. Dünya böyle döner, hayat böyle geçer.
Fakat belli ki Hasman’a çok feci dokunmuş bu gelişme, öyle bir açmış ağzını ki, yazık, en çok kendi kötü hissedecek yıllar geçtikten sonra kendini.
“İffetsiz kadınmış. Kandırıldım. Boya döküldü, sıva çıktı, şerefsizmiş. Ortaçağ’da olsa onu yakarlar, taşlarlardı” diyor Hasman.
“Çok aşağılık bir kadınmış. Onun için yaptığım her şey haram olsun. Ben meğer boktan bir kadınla berabermişim” de diyor.
İddiası, Taşpınar’ın yeni sevgilisiyle, kendisiyle beraberken birlikte olmaya başlaması. İnsanlar üç günde âşık olamazmış birbirine, öyle diyor.
Canı yanmış insan çok tehlikeli bir organizma. Karşısındakinin canını en pis nasıl acıtır, onu hesap ediyor. Eda Taşpınar, ikoncan aşağı, ikoncan yukarı diye zaten senelerdir dalga geçilen, en azından el üstünde tutulmayan bir tip. En fena nereden vururuz zaten ‘light’ bulunan bir kadına? Ona Türkçe olaraktan, adlı adınca ‘hafif’ deriz, ‘iffetsiz’ deriz, yaa kalkmamış tedavülden, hâlâ fena halde yürürlükte olan bir kelime bu Türkiye’de.
Esaslı bir Eda Taşpınar portresi hedefliyorum bir dahaki yazı günüme. Üşenmezsem!

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan