Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 44
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 6 Gün Gelmedi
abdullahank 108 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 197 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 202 Gün Gelmedi
atlantis 223 Gün Gelmedi
baris dursun 224 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 232 Gün Gelmedi
adacala 233 Gün Gelmedi
admin 235 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 236 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
Ardahan Öyküleri
Yazar Fakir - Eylül 11 2009 - 08:31:01
Ardahan Öyküleri
Valoglar, pasrongalar/Yılmaz Yalçıner

Yalçıner Yılmaz Hızek: Atların hızlı gidişine uymuş yavaş da hızlı; süratte de hızla çekilerek götürüldüğü yöne gidiyordu.. Atların hala-hatırı kalmasın diye, hiç ses etmiyordu...
Hızek seçilemiyordu karanlıktan,
Tipi var! Esiyor! Vuvultusu adeta " Vay şivan " sesi!
Kaç kişi boğulacak şimdi bu tipi de?
Baharın gelmesiyle aynı sözü söylerdi. Ahali: "Kaç kısmeti kesik boğulacak, Kura nehrinde?."
Papağlı hızekçi Daşo Dayı, boğulup, moğulmayalım? diye aklından geçiriyordu. Bir yandan da, şimdi ne sayıda adam boğulacak tahminini yapıyor. Düşündüğü ile konuştuğu arasındaki ayrıyeti, Haşo Emi sezdi. Erkekliğe leke sürmemek için kurdalamadı.
Dizlerine keçe almış, oturdukları yerde vojlar, Taştan'ın elindeydi.Kamçı da boş elinde, atlara şakkıldatıyordu. Biçimleri seçemiyorlardı. Hoş: Sesler olmasa ya, hephepine anlayamayacaklar. Göz gözü görmüyordu!
Kızağı izlerken birden kızağın dışında ki zemini şekil gibi görmeğe başladılar. Vuvultusu ile serpeleyen kar yağışı: Burnu olan her canlıya, nefes birakmayacak kadar havasız koyuyordu.
Boğulma, usulca ve uyku uyur gibi geliyor!....
Kars'tan Ardahan'a nakliye kızaklarla yapılırdı. Yıllar evvel. Taştan Dayı, kantarmayı halı çırpan gibi hamletti. Biçimleri ezbere bellediğini anladı. Atların kuyrukları ortak yöne toplanırsa o vakt kuyruk'tur diyebiliyordu. Göz gözün önünü görmüyor!..
Atların pasronga'ya sallanan püsküllerini iki üç tanesi yığılınca tanıyabiliyordu.
Püskülleri yakın ve çoğaldığında: Saraç Kiraz Dayının vitrininde, seyrettiği izlenimlerle birleştirip, çıkartıyordu.
Heyko'nun hanı, Aliko'nun hanı, Gürzo'nun hanı, Hasköylü Şemso'nun hanı, Gülabert'te Faik kirva'nın hanı....
Hanları sayıklıyordu. Haşo Emi soluğu alamayınca göğsü daralıyordu. İsimleri aklına getirip tılsımlıyordu, kendince. Bununla avunuyordu....
...İsmeyil Eminin yeri, Memet Çavuşun hanı, Meliköyde Eyo'nun hanı, Kars'ta Kemal'ın hanı, Sarzep'te meşhur Müşür, Telat kirvaların hanları.....
Nereye gidiliyor? Haşo ile Daşo Dayı unutmadılarsa;bildikleriyle kalırlar.
Atlar bilmiyor ki nereye gittiklerini sürücü ve yoldaşı bilsin?
....Haşim Dayı Aliko'nun hanında. Peyke de şilte yastığa sırtını vermiş. Kont'a dayaklanan direğin yanbeyindeki katlanmış- kaldırılmış döşekleri seyrediyor..Döşegin dengini beyaz çarşafla örtmüşler!..
Çarşaf: Kireçle badanalanmış zeminde kararıyordu. Çarşaf; sedirde serili kahverengi keçenin üstüne dikden inip yüzeye yarım metre eninde yayılmıştı.
Beyaz çarşaf ; beyaz kireç zemin de kararıyorken. Keçenin kahverengi üzerinde daha açılıyordu. Çok, çok beyazlaşıyordu. Bu aynı zaman da oluyordu....
Açık renk; açık zeminde kararıyor; koyu zemin de açılıyordu....
Hızegi kim sürüyordu?
Taştan Emiymiş. Vojları değiştiriyordular: Ara da bir...
Haşim Dayı zor zoruna nefes alıyor.
- " Ölüp, mölmüyak." diye de söylendi!..
Taştan'ın Kamçısının degenegi. elinde... Degeneg, han'da ki deng gibi oluyor. Degenek atın ala renk baldırında açık sarılaşıyor. Havaya doğru zeminin kar beyazlığında ise kararık, koyu sarılaşıyordu.
Mazide mi kaldı .. Haşim Dayı:
_ Elin oğlu acaba bunu keşfetmiş midir? dedi!..
" Bir Renk: Kendinden açık renk üzerinde kararır. Kendinden koyu renk zemininde ise açıklaşır."
Haşim Dayı'nın bu keşfi bin dokuzyüz kırklar..
İzlenimci ressamların keşfettikleri sene ise bin sekiz yüz altmışlar....
Paris'te.....
Kars'tan çıkıp geliyorlar...
Pasrongalar bir çizgiyle uzanıyor...Taştan Emi ayağının altında ki samanların karma-karışıklığından gözünün yorgunluğunu arındırmak için bakışını pasronganın cetvelle çekilmiş sırığa sardırdığın da rahatlayan sinirleri; şakaklarına rahatlığı yayıyordu. Ensesinden kalkıpta gelen seğirmeyle uyuyuşulup kaldı.
Şınarka telefon direği gibi tak dedi, durdu!...
İki ahbap-çavuşlar, zınk!.. Duran hızek'ten indiler.
Atlar durmuştu! Atlar açlık'tan durmuştu.
Hızek istop etti. Herşey durdu.
Atlara alaf vermemiştiler. Gece " Şeyhan'a da eğlenmiştiler."
Gece boyu koridor'u sesle çınlatmışlardı.
Çınlatı:
" Oyna yavrum oyna,
Sen get öbürü gelsin!"
Yetişen kafileler alaf ve azık verdiler de kendileri ve atlar karınlarını doyurdular.
Şükür; bir rezillik çıkmadı!.....

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan