Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 56
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 6 Gün Gelmedi
abdullahank 108 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 198 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 202 Gün Gelmedi
atlantis 223 Gün Gelmedi
baris dursun 224 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 233 Gün Gelmedi
adacala 233 Gün Gelmedi
admin 235 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 236 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
Türkiye Ardahan’ı Anlattı ..
Yazar Fakir - Eylül 30 2009 - 01:33:26
Türkiye Ardahan’ı Anlattı ..

Yağmur ve doludan sonra kar perişan etti .. Ulusal olarak yayınlanan Türkiye Gazetesi Ardahan’a geniş yer ayırdı .
Behçet Fakihoğlu- İrfan Özfatura isimli Türkiye Gazetesi Muhabirlerinin Ardahan’ı Türkiye’ye anlattıkları yazı dizisi şöyle;

ARDAHAN tarih ve tabiat cenneti

Tarihî kale ve surların yanı sıra Ardahan; yüzlerce çiçek türü, dağları, vadileri, akarsuları, gölleri ve zengin hayvan çeşitliliğiyle de olağanüstü güzellikte
HER YERDE BU GÜZELLİKLERİ GÖREMEZSİNİZ!
Yeşil alanların bol olduğu Ardahan, bozulmamış tabiatıyla birçok canlıya ev sahipliği yapıyor. Onlarca kuş türü, sincaplar, geyikler, ceylanlar, tabii hayatın türlü türlü güzelliğini yansıtıyor...

Ardahan, Kura Nehri’nin kıyısında kurulmuş, küçücük bir şehir. Karşıdaki Ardahan Kalesi, şehrin tarihî geçmişini hatırlatıyor. Kaleye gitmek için, nehir istikametine yöneliyorum. Nehrin güzelliği, kalenin muhteşemliği ile bağdaşmayan köprü için üzülüyorum. Ama Başkan Faruk Köksoy’un kale ve nehir projesinin, köprüyü de içine aldığını, aslına uygun yapılacağını öğrenince seviniyorum. Köprü’den Kura Nehri’nin iki tarafına bakıyorum. Nehrin ovada kıvrılarak akması, kıyıda bulunan yeşil ovada kazlarla sığırların karışık yayılması, görülmeye değerdi. Kura Nehri, sınırımızı geçince Gürcistan’dan Azerbaycan’a, oradan da Hazar Denizi’ne dökülüyor.

MUHTEŞEM BİR ESER
Kale’ye yöneliyorum. Bu muhteşem eserin çevresinde görüntü kirliliği yapan yapılara üzülürken, yine Başkan’ın projesi imdadıma yetişiyor. Kale, şehir merkezinin kuzeyindeki Kura Nehri’nin hemen sol kıyısında bulunmakta. Ardahan Kalesi’nin Selçuklular tarafından yapıldığı ve Osmanlılar döneminde de sürekli olarak kullanıldığı biliniyor. Kale giriş kapısında bulunan kitabe, beni derinden etkiliyor: “Arap, Rum ve Acem ülkelerinin, deniz ve karalarının sahibi, Padişahların Padişahı, Selim Han’ın oğlu Sultan Süleyman-ı Azam adına yaptırılmıştır. Mülkü kıyamete kadar baki kalsın. Yapılış tarihi: Miladi 1544...”

TEŞEKKÜRLER ALBAYIM
1980-82 yıllarında burada Piyade Alay Komutanlığı görevinde bulunan Kurmay Albay Osman Şap da bu kitabeyi okur, sonra da döner kalenin yıkık haline bakar, kendisini sorumlu hisseder. Muhteşem Süleyman namına yazılanları emir telakki eder. Askerinin içinden 56 taş ustasını ayırır, başlarına da İnşaat Mühendisi bir Asteğmen verir. Aralıklı çalışmayla, 2 senede Kale’nin duvarları aslına uygun şekilde tamir edilir. O zamanlar Ardahan’da Kaymakam olan Mustafa Malay (Merkez Valisi) ile Hüseyin Atak (Sakarya Valisi) yardımcı olur. Baştoklu Köyü Muhtarı Fariz Köksoy (Başkan Faruk Köksoy’un babası) köydeki traktörleri toplar, taş taşımada yardımcı olur. Kısacası, Anadolu’nun bu en mamur kalesini Kurmay Albay Osman Şap’a borçluyuz. Teşekkürler Albayım...
O zamanlar, Ülkü ismindeki Komando Çavuş da duygularını şu dörtlükle dile getirmiş: “Sakarya’dan, Tuna’dan/ İbret al Ardahan’dan/ Vatana kale yapan/ Askeri ile onaran/ Sıvaslı bir kumandan...”

‘ANADOLU’NUN KİLİDİ...’
Girişteki bir başka yazı ise içimi yakıyor: “Ardahan can idi gitti, Lisan-ı Tük idi gitti, Sultan Hamid’e haber verin, Anadolu’nun kilidi gitti!” 1877’de yazılmış bir ağıt, Ruslar buraları alınca, Ardahanlılar çok acı çekmiş, bir kımı 93 muhacirleri olarak yollara dökülmüş. İbret alınsın diye o zamanlar söylenmiş bu ağıt, kale girişine asılmış... Klasik Osmanlı hisarları görünümündeki kalenin giriş kapısının eyvan tarzında yüksek bir kemeri bulunmakta. İçinde bir mescit ve hamam kalıntısı bulunan kale; duvar örgü tekniği, çokgen kuleleri ve konumlandırılmış biçimi ile Rumeli Hisarı’nın küçük bir versiyonu gibi. Kulelerine çıkıyor, şehri, ovada kıvrılan nehri ve uzaktaki yeşil dağları, ovaları seyre dalıyorum...
Pist uzunluğu 6 kilometreyi bulan Yalnızçam Kayak Tesisleri, yaylaları ve bakir kalmış diğer güzellikleri ile Ardahan, mutlaka görülmesi gereken bir serhat şehrimizdir...

RUMELİ HİSARI GİBİ...
Klasik Osmanlı hisarları görünümündeki kalenin giriş kapısının eyvan tarzında yüksek bir kemeri var. İçinde bir mescit ve hamam kalıntısı bulunan kale; duvar örgü tekniği, çokgen kuleleri ve konumlandırılmış biçimi ile Rumeli Hisarı’nın küçük bir versiyonu gibi...



Hamza Kopuz, Ardahan’daki bal türleri hakkında bilgi verdi.

Ardahan balının sırrı; Kafkas Arısı
Çiçek çeşitliliği ile öne çıkan Ardahan, kaliteli balı ve arıcılığı ile haklı bir şöhret kazanmış. Ardahan ve civarında Kafkas Arısı bulunmakta, başka arı ırklarının buralara girmesine izin verilmemekte. Bununla ilgili kurulmuş, Kafkas Arısı Üretim Eğitim ve Gen Merkezine gidiyor, Müdür Hamza Kopuz’dan bilgi alıyoruz. Türkiye’de tek olan bu merkezde, Kafkas Arısı’nın ıslahına, saf olarak muhafazasına yönelik çalışmalar yapılıyor. Kafkas Bal Arılarının gen kaynağı olarak muhafazası projesi, 2002 yılında uygulamaya konmuş, devam ediyor. Sakin huylu, centilmen, dayanıklı, dili uzun olan Kafkas Arısı; derin tüplü çiçeklerin nektarını iyi değerlendirir. Soğuk iklim bitkilerine adapte olmuş. Bu arının orijinal vatanı Kafkasya, ülkemizde de Artvin ile Ardahan’da bulunur. Kafkas Arısı, çiçek nektarlarındaki şeker oranı yüzde 10-11 iken bile çalışmaya başlıyor. Diğer ırklar, bu oran yüzde 18 iken çalışıyor. Bu merkez, bir taraftan da suni tohumlama ile bu ırkı çoğaltmaya çalışmakta. Burada üretilen saf anaç arılar ihtiyaca göre veriliyor.

Çıldır Gölü, Akçakale Adası, Şeytan Kalesi...

Belediye Başkanı Faruk Köksoy, ilin güzelliklerini bizzat göstermek için, Çıldır Gölü’ne götürüyor. Yol boyunca, yeşillikler içinde yayılan kaz ve sığır sürüleri eksik olmuyor. Çıldır Gölü, il merkezinin 45 kilometre doğusunda ve deniz seviyesinden 1959 metre yükseklikte. 124 kilometrekarelik bir alana sahip olan bu tatlı su gölü, Doğu Anadolu Bölgesi’nin, Van Gölü’nden sonra en büyük gölüdür. Çıldır Gölü; adası, kuşları ve balıkları ile ayrı bir güzelliğe sahip. Çevresinde bulunan tarihî eserler ve tabii güzellikleri ile önemli bir turizm potansiyeli bulunmakta. Gölde 16 tür balık yaşıyor. Göl yüzeyi kışın 80 santimetre kalınlığında buzla kaplanmakta, insanlar buz üstünde at kızakları ile dolaşmakta ve buzları kırarak balık avlamaktadır.
Gölün güzelliklerine bakıyor, Akçakale Adası’na geçiyoruz. Çıldır Gölü içerisinde 2200 metrekarelik bir alana sahip olan Akçakale Adası’nda bulunan kalıntılar, burada önceleri bir yerleşim yerinin bulunduğunu göstermekte. Akçakale Adası, birinci derecede arkeolojik bir SİT alanı. Adada, üzeri düz bir dolma tepenin (tümülüs) eteklerine açılan çukurlara kurulmuş dolmenler (taşlıdam) bulunmakta. Ada üzerinde bir kale, bir şapel ve bir kule kalıntısı ile kaya üzerine işlenmiş çeşitli motifler de var. Kıyıda çok sayıda yaban kuşunun bulunması dikkatimizi çekti. Taşevlerin birine giriyoruz. Koca kayalarla yapılmış, içerisinde ekmek pişirilecek yerin de olduğu bu binlerce yıllık taş ev çok etkileyici. Bu adada benzer evlerin çokluğunu görüyor, bunların hâlâ neden turizme kazandırılmadığını düşünerek ayrılıyoruz, ada çıkışında kerevit ve balık tutan vatandaşlarla sohbet ediyoruz...
Çıldır ilçesinden geçerken, Aşık Şenlik’in büyük heykelini görüyoruz. Savaş yıllarında insanlarımızı düşmana karşı direnişe teşvik eden bu aşığımızın, “Can sağ iken yurt vermeyiz düşmana” sözleri zihinlere ve gönüllere kazınmış... Yıldırımtepeye çıkıyoruz. Yol kenarına geçip kuzeye bakıyoruz. Aktaş Gölü ve hemen yukarısında kanyon... Gürcistan sınırı, bu gölün ortasından geçiyor. Güneye yöneliyoruz, derin ve etkileyici bir kanyon, uzakta da yalçın kayalıklar üzerindeki Şeytan Kalesi! Bulunduğumuz yerde de, sanki ilkbahardaymışız gibi, renk renk çiçekler... Başkan’ın bize yapmak istediği sürprizi anlıyoruz, gerçekten bu kadar güzelliğin, görsel şölenin bir arada olması tam bir sürpriz oldu benim için...
Çıldır ilçe merkezine yakın Karaçay Vadisi’nde, oldukça sarp, kayalık bir alana kurulmuş Şeytan Kalesi, Urartu kalelerini andırmakta. Kalenin oturtulduğu yüksek alan, yapının güvenliği açısından önemlidir. Surlarının içinde şapel ve su sarnıcı bulunan kalede, suya inen gizli bir su yolu da bulunmaktadır. Yörenin en önemli kalelerinden olan Şeytan Kalesi birçok savaşa sahne olmuştur. Kale kenarındaki vadide akan su, yeşile bürünmüş vadiyi bembeyaz bir şerit gibi süslüyordu....
Kayalık bir alana kurulmuş Şeytan Kalesi, Urartu kalelerini andırmakta.
Türkiye Gazetesi

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan