Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 53
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 5 Gün Gelmedi
abdullahank 108 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 197 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 202 Gün Gelmedi
atlantis 223 Gün Gelmedi
baris dursun 223 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 232 Gün Gelmedi
adacala 233 Gün Gelmedi
admin 235 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 235 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
KURDALENİN RENGİ
Yazar Fakir - Ekim 12 2009 - 06:31:44
KURDALENİN RENGİ

Ardahan'da eğitim .. Bundan bir kaç ay önce bir yaz günüydü. Ardahanlı öğrencilerimizin üniversite Seçme Sınavı (ÖSS) sonuçları açıklandığı gün ve sonrasında ortaya çıkan başarısızlığa hep beraber kahretmiş, üzülmüştük. Tabi ki hepimiz bundan dolayı büyük bir hayal kırıklığı yaşamıştık. Bu başarısızlıkların nedenleri konusunda büyük bir tartışma ortamları yaratılmış, fikirler zikredilmişti. Fakat ne acıdırki somut hiçbir gelişmenin yaşanmadığını bugün yine hep beraber görmekteyiz.

Bir Ardahanlı olarak, sorumluluğumuz gereği elimizden geldikçe gerek yazdığımız yazılarla kalemimiz yazdığı kadar kağıda döktük. Fırsat buldukça çeşitli toplantılarda konuyu gündeme taşıyarak, nedenler konusunda insanlarımızın konuya bakış açılarını ve duyarlılıklarını yoklamaya çalışmıştık. Çok başarılı bir kamuoyu oluşturulmuş, sağduyu sahibi Ardahanlıların sorunu sahiplenmek adına çeşitli söylem ve eylemlerde bulunduğunu yine hep beraber görmüştük. Eğitim sistemimizin çarpıklığı ve yetersizliği irdelenmiş, yeterli kapasiteye sahip eğitimci kadroların bölgeye gönderilmediği konusunda söylemler yüksek sesle dile getirilmeye çalışılmıştı. Hatta tüm sivil toplum kuruluşlarına, demokratik kitle örgütlerine, milletvekillerine ve milli eğitim bakanına seslenerek, eğitim sistemi alanında iyileştirilmeler yapılması için yapılabilecekler sıralanmıştı. Yine bu konuda kendilerine büyük görevler düştüğünün altı çizilmiş, sorunu sahiplenmeleri anlamında çağrılar yapılmıştı. Hepimiz biliyoruz ki, bölgede görev yapacak öğretmen bulmak konusunda çok büyük sıkıntılarımız var. Yıllardır Ardahan ve ilçelerinde öğretmen açığı her türlü söylem ve eyleme rağmen devam ederken, bugün bu bölgelerdeki eğitim başarı ortalaması Türkiye ortalamasının çok altında olması gerçeği hiçbir izaha ve açıklamaya gerek bırakmamaktadır. Yıllardır eğitimci yetersizliği dile getirilmeye çalışılarak ilgili makamlardan sistemin gözden geçirilmesi konusunda baskılar yapılmıştır. Özellikle mecliste bulunan Ardahan milletvekilimiz Ensar Öğüt’ün defalarca konu hakkında önergeler vermesine rağmen hiç bir sonuç alınmamıştır. Bölgeye tayini çıkan öğretmenlerin uzun vadede görev yerlerinde kalmaları için tedbirler alınması gerekirken, hiçbir ilerleme sağlanamaması başarısızlığa uygun zemin hazırlamıştır. Eğitim ve eğitimci yetersizliği sos verirken, tehlike yıllar önce geliyorum diye sinyallerini yaymaya devam ediyordu. Ama hiç kimse önlem almak için en ufak bir girişimde bulunmadı. Öyle ki, meseleyi sahiplenen sağduyulu, sorumluluk sahibi insanlara rencide edici davranışlarda bulunmayı dahi denemişlerdir. Bir tek örnekle açıklamak gerekirse, çiçeği burnunda Ardahan üniversitesi dekanı Sayın Prof. Dr. Ramazan Korkmazın konunun vehameti karşısında göstermiş olduğu hassasiyet hala hafızalarımızda tazeliğini korumaktadır. Başlatmayı hedeflediği siyah kurdale ile protesto kampanyası gündemindeydi. Bunun karşısında bazı kesimlerden aldığı bu kadarı da olmaz dedirten vurdumduymaz rahat tavırlar yeterli örnektir. Sağduyulu insanlar tarafından yapılmak istenenler çok basit ancak bir o kadarda gerekli şeylerdi. Bu eylemin amacında konunun acilen gündeme getirilmesi sağlanarak tedbirler alınması istenmişti. Bütün çabalara rağmen kayda değer hiçbir gelişme sağlanamadı. Sağlanamadığı gibi günlerce ülke basınına ( kuzu çevirme - siyah kurdale diyaloğuyla ) mizahi bir uslupla konu olmaktan kurtulamamıştı.

Öğretmen açığı olduğu halde yeterli kadrolar verilmemesi tabi ki başarısızlık için tek başına yeterli bir nedendir. Ama alınan başarısız sonuçlardan sonra gündemimize gelmesi kabul edilir bir durum değildir. Yılların birikiminden sonra bu tablonun ortaya çıkması tabi ki sürpriz değildir. Anadolu da bir laf vardır. “ Ne ekersen onu biçersin” Bu sıkıntılar devam ettiği sürece alınan başarısızlıklar her zaman kaçınılmazdır. Gerekli donanımı olmayan öğrencilerden başarı beklemek kocaman bir hayaldir. Başarı beklemek için emek verecek, gerekli koşulları oluşturacaksınız. Yıl boyunca boş geçen, yarıyılda tayinini alıp giden öğretmenin bıraktığı derslerden sınavlara giren öğrencilerden sihirbaz olmasını bekleyemeyiz.

Biraz empati yapalım ve pencerenin diğer tarafından, yani o kaçmak için fırsat kolladıklarına inandığımız eli öpülesi öğretmenlerimizin tarafından bakalım meseleye. Başarı istiyorsanız önce yatırım yapacaksınız. Alt yapı oluşturup, sistemi basitleştireceksiniz. Başarının temel noktası, olmazsa olmazı eğitimciler olduğu gerçeğini göz ardı edemeyiz. Onları inançlı kılacak, uzun vadede faydalı olmalarına olanaklar sağlayacaksınız. Bunu kabul edelim. Ardahan veya doğunun herhangi bir bölgesinde görev yapan öğretmenleri ve kamu görevlilerini çok ağır koşullar beklemektedir. Ekonomik olarak büyük maliyetlerle karşı karşıya oldukları gerçeği unutulmamalıdır. Eğer siz bu bölgelerde görev yapan insanlara cazip koşullar oluşturmaz, görev bilinci enjekte etmezseniz, görev heyecanlarını okşamazsanız onlardan fedakârlık bekleyemezsiniz, buna hakkınız yoktur. Öncelikle sorunlarını asgariye indirerek minimize edeceksiniz. Öğrencilerine karşı ezilmelerine müsaade etmeyecek, öğretmen olduklarını hatırlatıp, saygınlık kazandıracaksınız. Çok öğretmen tanıdım ve birçok öğretmen arkadaşım oldu. Bazen bir soru sorup bin ah işittiğim ve çok dramatik hikayeler de duyuyorum onlardan. Şimdi sorarım size? Bir öğretmenin bütün bir eğitim dönemi boyunca bir çift ayakkabı, iki gömlek ile idare edip etmediğini onlara sormaya gerek yok herhalde. Bu öğretmenin marka giyen öğrencisi karşısında duyduğu eziklik ortadayken saygınlıktan ve görev heyecanından söz edilebilir mi? Çarşılarda ve semt pazarlarında ek işler yaparak ayakta kalmaya çalışan bu onurlu insanlar, öğrencileriyle karşılaştığı zaman utancından başını eğerken, görev aşkından ve saygınlıktan söz edilebilir mi? Cevap ortada, tabi ki hayır. Aslında utanması gereken onlar değil değil. Yasadışı bir şey yapıyormuş gibi, öğrencileri görmesin diye köşe bucak kaçması gereken o onurlu insanlar olmamalıdır. Utanması ve mahçubiyeti yaşaması gerekenler, onları bu duruma mecbur eden çarpık sistem, adaletsiz ve haksız bu sistemin başında bulunan zihniyettir.

Milli eğitim bakanlığı sekiz ayı kış olan bölgede acımasız doğa koşulları ile mücadele etmek durumundaki öğretmenler için yeni bir ücret politikası geliştirerek, bu sorunun çözümü konusunda yapılacak bazı iyileştirmelerle düzeltmenin bir çıkış yolunu bulmak zorunda. Başka bölgelerden gelerek öğretmenlik gibi kutsal bir görevi ifa etmeye çalışan bu insanların faydalı olmaları bekleniyorsa, zor yaşam koşullar karşısında ekonomik, ailevi ve sosyal konularda sıkıntı yaşamamaları çok önemlidir. Ardahanlı olmayan biri için orada yaşamanın koşulları gerçekten çok zor. Kira ve ısınma gibi giderler, göreve gelen öğretmenler için çok önemli maliyetler oluşturmaktadır. Bu durumda aldığı ücretle bu koşullarla başa çıkmasını beklemek aşırı iyimserlik olur. Doğuda ısınma sorununu tezekle karşılayan bir öğretmenin, aynı ücreti alan ve batıda görev yapan meslektaşları kadar faydalı olmasını istemek inandırıcılıktan çok uzaktır. Tabi ki görevlerini yapmaya çalışacaklardır, çalışıyorlarda, ama psikolojik olarak onlar kadar rahat olabilir, onlarla kıyaslanabilirler mi? Bunu Türk kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Kimi öğretmenlerimiz kiralık ev bulamadığından dolayı birkaç arkadaşlarıyla birleşerek otel odaları kiralamaktadır. Bütün bu sıkıntıları yaşamaya mahkûm ettiğimiz bu eğitim neferlerinden sonuç almak mümkün mü?

Eğer eğitim düzeyindeki başarısızlığı aşmak istiyorsak, öncelikle bölgede görev yapan eğitimcilerden başlanması gerektiğinin altı kırmızı çizgilerle çizilmelidir. Onların yaşam standardını batıdaki meslektaşlarıyla aynı seviyeye getirmekten başlanması gerektiği gerçeği iyice kavranmalıdır. Doğuya rotasyonla gidecek öğretmenlere ek ödemeler yapılarak bölge cazibeli hale getirilmelidir. Ortada olan sorunlarına teşhis koyup kalıcı çözümler üretilerek istikrarlı bir devamlılık sağlanmalıdır. Gerekirse başka ülkelerdeki eğitim sistemleri incelenerek değerlendirilmelidir. Tabi ki onların sistemini taklit edelim demiyoruz, ama Türk eğitim sistemine özgü bir çözüm paketi üretilerek üzerinde çalışılabilir. Farklı ve radikal projeler geliştirilerek konuyla ilgili fikirler filtre edilerek ele alınabilir. Eğitim düzeyindeki başarı yakalanmak isteniyor ve geçmiş yıllardaki özlenen o başarı çizgisi elde tekrar arzulanıyorsa, o halde bütün bunların hayata geçirilmesi çok önemlidir. Bölgede görev yapan insanların, bölgenin yaşam koşulları göz önüne alınarak ekonomik, sosyal ve barınma gibi sorunlarını çözüme kavuşturduğunuz zaman kısa vadede sorunlarınızı bitirmiş, hedeflediğiniz başarı çıtasını da eksiden artıya taşımış olursunuz.

21. Yüzyılda olduğumuzu düşünürsek hala köylerimizde görev yapan öğretmenlerimizin banyo ve tuvaleti olmayan derme çatma evlerde yaşamak zorun da olduklarını göz ardı etmememiz lazım. Lojmanı bulunan bazı köyler olsa bile, bölgenin çetin kış koşullarına uygun yapılmadığı için ne yazık ki boş ve atıl bir vaziyette duruyor. Bunlar bilinmeyen şeyler değildir. Buna fazla şaşırmamak lazım. Çünkü buna benzer o kadar çok örnek var ki. Bütün bu olumsuzluklar varken, başarıdan ve istikrardan bahsedilebilir mi? Bütün bu meseleleri çözüme kavuşturmak için, eğitim sisteminde büyük ve kapsamlı reform sayılabilecek hareketler başlatmak önemle gereklidir. Çünkü görev yapmak için bölgeye gelen insanların çoğu ailelerini yanında getiremiyor durumdadır. Genellikle bekâr evleri ve otel köşelerinde aile özlemiyle görev yapmaya çalışan öğretmenlerden fazla bir şey beklemek haksızlık olur. Önce bütün bu sorunlarımızı masaya yatıracak, beyin fırtınaları eşliğinde tartışacağız. Tartışacağız ki sorunlarımızı çözüm noktasında birleştirelim. Bunu başardığımız gün en önemli sorun gibi karşımızda duran öğretmen açığı sorunumuzu da aşmış oluruz. Ardahan il milli eğitim müdürü Şemsettin Kılıç’ın Ardahan ilçe milli eğitim müdürleri ve Ardahan valiliği ile sorunun çözümü konusunda kordineli olarak başlattığı “ Ardahan ili eğitime destek projesi,, bizleri gelecek için biraz daha umutlandırıyor. Ardahan valisi Mustafa Tekmenin ifade ettiği gibi, bu sorun sadece eğitim kurumlarının sorunu değil, toplumsal bir sorundur. Bu bağlamda sorunun toplumsal boyutu iyi analiz edilerek çözüme katkısı ortaya çıkarılmalıdır.

Sık sık değişen öğretmenden dolayı özgüvenini kaybeden öğrencinin bu özgüvene dayalı kayıplarını telafi etmek bazen çok zaman alabilir. Biz görünen eksiklerimizi tamamladığımız zaman süreci kısalması içinde fırsat yakalamış oluruz. Burada ailenin sürece katkısı çok önemlidir. Eğer il milli eğitim müdürü başlattığı projenin startını ailelerden verirse başarılı sonuçlar alacağından hiç kuşku duymamalıdır. Çünkü Aile ile çocuk arasındaki duygusal bağ öğretmenlerin işin kolaylaştırır. Onların daha başarılı öğrenciler yetiştirmesini teşvik eder. Öğrencilerin ailesinden sonraki durağı öğretmenleridir. Hatta topluma faydalı birey olmaları için her türlü fedakârlığı yaptıkları için ailelerinden bir adım önde bile kabul edilebilirler. Çünkü öğretmen olmazsa ailenin bireysel olarak çocuğuna verebileceği hiç bir şey yoktur. Kısacası sorun toplumsal bir sorundur. Ele alınması gerekiyorsa toplumsal boyutu ile ele alınmalıdır. Çözümlerin kısa vadede elde edilmesi için, bireysel olarak üzerimize düşen bir sorumluluk varsa her noktasında katkı sunmaya hazırız. Yeter ki bir daha kurdalelerin rengiyle uğraşma gereği duymayalım.
Saygılarımla
Osman Kamacı
osmankamaci@hotmail.com

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan