Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 44
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 5 Gün Gelmedi
abdullahank 107 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 197 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 202 Gün Gelmedi
atlantis 223 Gün Gelmedi
baris dursun 223 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 232 Gün Gelmedi
adacala 233 Gün Gelmedi
admin 235 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 235 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
Yorgun haberci-2
Yazar Fakir - Şubat 23 2010 - 09:26:58
Yorgun haberci-2/Nazmi Sevin

O yorulur mu?.. **Geçen sayıdan devam ..

İki gencin masum olayı artık binleri bulan ve her geçen gün ihmali nedeniyle başvurulan Avrupa hümanizmine dayandırılmak zorunda kalınmıştı.
Doktor artık yarasına derman bulamaz hale mi gelmişti. Ki kendi yarasına çare bulamayan bir doktorun neden hala ben doktorum demesi ilginç değil midir?
Aslında bir devlet doktor gibidir. Tekil bireyden sınıfsal topluluğa kadar hepsinin yarasına çare olmak değil midir görevi. Yarası olan gocunur derler o klasik düşünce büyükleri ..
Bir doktorun görevi o yarayı iyileştirmektir onu bir daha kanamaması için çaba verendir.
İşçisinden işsizine, çocuğundan emeklisine, hocasından ateistine, en uç düşünceli vatandaşının bile arzu ettiği hayatı vermekle yükümlüdür devlet ..
Tabip ne kadar ustaysa hastanın ileriki hayatı da o kadar iyi olmaya müstahaktır. Ama tabip yaptığı tıbbi bir operasyonda hastanın vücudunda herhangi bit tıbbi alet bırakırsa işte o zaman o yara daha da vahim olur yani hastanın hayatı ve bireysel hakları hakkında bir iç açıcı durum göz önünde bulundurulamaz.
Zira, tabip artık ne yaparsa yapsın o yara hep o bireyin hafızasında kalacaktır ..
Bireyin, tabip hakkında düşünceleri artık ilk baştaki; daha sedyede olan düşünceleri birbirini tutmamaktadır. Kaldı ki bireyin tabibe olan itimadından bahsetmeye gerek kalmamıştır artık. Tabip, hatasını kabullenmezken daha da feci hale gelir bu gelenek haline gelmiş senaryo yavaş yavaş son bulmaya yüz tutmuştur. Gelinen nokta insani hakların ihlalinin eskiden olduğu gibi değil daha çok hümanizmin doruklarına doğru yol almıştır.
Haberci, matbaa da günün son haberlerini yayınlamaya başlamıştı. Her zaman olduğu gibi gene kafası karışık bir psikolojiyle gelen telefonların kulağı sağır eden cevaplarla cevaplandırıyordu.
Haberci, matbaa da çalışan elemanlara eve ekmek götürmesi için onları var gücüyle tembih ediyordu. Hızlı, kaliteli haber yapmak için günün 24 saati bitmek bilmeyen enerjiyle işine sarılan haberci, bilgisayara yeni haberleri yayınlamak için internetten http://www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com sayfasına girerek günün en dinamik haberlerini yayınlamaya çalıştı.
Hani emekçi sakalları derler ya işte habercinin sakalları da umuda uzanan emeğin helaline yoğrulan ve hayatın acı yüzünü, kendi alın teriyle harmanlayan bir kişilik. 24 yıllık bir habercilik deneyimi ile yerel gazetenin bölgedeki ilk mucidi. Daha çok insani değerlerin yıpratılmasına karşı cephe alan ve insanın değerli bir birey olduğunu savunan haberci, bölgenin içinde bulunduğu geri kalmışlığı dünyaya yansıtmak için çalışıyordu. İşte bu çalışmaları onu ve bölge insanının sosyal hayatını değiştirmek zorundaydı bir gün. Bu durmak bilmeyen çabanın ve sarf edilen emeğin karşılığını alacaktı. Tabi bu belki de gelişmelerin sağlanması için bir ön emek olabilirdi. Ama gene de çocukların bu günleri görmemeleri için yapılıyordu bütün çalışmalar.
Her geçen gün biraz daha gelişen, büyüyen bir bölge ve bölge halkı olmak içindi her şey. Ülkenin içinde bulunduğu en büyük sorunları en çok bu bölgede görülüyordu. Açlık, işsizlik, okuma oranı, sanayi, eğitim, sağlık ve daha birçok eksiklik. Bunların aşılması için yapılan bütün çalışmalar belki de eksik kalacaktı.
Çünkü halkın bu yönde eğitime yönünün kapalı olması bölgeye ciddi bir eksiklik kazandırıyordu. İşte bu büyük sorunu oradan kaldırmak için bir Yüksekokul tayin eden devlet erkânı buradaki halkın eğitimini sağlamaya çalışmıştır. Öğrenci kavramı, soğuğun hâkim olduğu, insan yaşamının zor olduğu bu coğrafyada, ülkenin gelişen aktif beyni artık bu bölgenin kalkınması için çalışacaktı.
Donan beyinleri tekrardan eritmeye ve sıcaklığını almasına bir yol görünmüştü artık. Aktif beyinler. Eğitim şartları ne kadar zor bile olsa gene kendi çevresindeki halkın gelişimi için elinden gelen gayreti gösteriyordu, her ne kadar onlar bunu suiistimal etse de.
Artık habercinin de bu topraklarda hayatını sürdürenler gibi bir umudu doğmuş bu olanlara içinden sevinmiş görüntüsü vardı. Öğrenci ve asker bu bölgedeki geçim kaynağı olmuştu esnafın.
Gelişen bir yer olmaya yüz tutmuş ve halkın düşünce yapısı değişmeye yol almış bir konuma gelmiştir. Bütün bunlar bölgeye gelen tüm insanların hayatını ve buradaki hayata bakış açısını şekillendirmek açısından çok önemli bir yere sahipti.
Çünkü ülkenin her yeri aktif beyinlerle dolu iken burada olmamasının büyük bir eksiklik olacağını, daha kötüsü de çağın ardına düşecek olmasıydı.
Geçmişinin kalabalık toplumlara ev sahipliği yapan bölge, artık terk edilmiş, virane yerleri temsil ediyor. Daha önceki dönemlerde yoğun bir nufüsü olan bölge, bu zenginliğinden iflas etmiş bir işadamını temsil ediyor. Daha yoksul daha fakir konumuna gelmiş. Ekonomi adına bir çalışma sahası bulunmamakla beraber, halkın da zendin tabakası diye adlandırılan bireyleri büyük şehirlerde konut sahibi olmaya ve buradaki topraklarını satmaya başlamıştır. Sağlık adına da pek bir şey denilemez ya ama devlet bir sağlık kurumu halkın hizmetine konulmuş.
Çok ciddi durumu olan hastalar çevredeki büyük sağlık kurumlarına nakil ediliyordu. Zaten işsizlik diz boyu. Tek geçim kaynağı ise hayvancılık o da ayrı bir dert.
Hayvansal gıdalardan ve hayvanın getirisinden faydalanmak için de hayvanın beslenmesi lazım. İşte bütün bunlar ayrı bir senaryo. Bölgenin gelişmesi en başındaki aktif beyinlere ihtiyacı var. Hayvan, tarım, eğitim. İşsizlik gibi temel eksiklikleri ortadan kaldırabilecek seviyeye ulaştıracak olan aktif beyinlerdir.
Habercinin de görevi bütün bunları ve gelişmeleri olağanca gücüyle topluma lanse etmektir. Ki 24 yıllık hayatında bu gelişmeleri beklemiş ve olanları en hızlı şekilde vermek olmuştur.

**DEVAM EDECEK ..

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan