Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 54
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 6 Gün Gelmedi
abdullahank 108 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 198 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 202 Gün Gelmedi
atlantis 223 Gün Gelmedi
baris dursun 224 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 233 Gün Gelmedi
adacala 233 Gün Gelmedi
admin 235 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 236 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
Bir yolculuğun hikâyesi
Yazar Fakir - Mart 23 2010 - 17:05:37
Bir yolculuğun hikâyesi-3/Nazmi Seven

Nazmi Seven Merwan bozuntuya vermeden "Evet benim köyüm orada kaldı hem de bütün köyler benimdir" diye ekledi duygusal bir tonla.

"Hey hey eğilin" diye uyardı. Dılgeş kendisini kayaların arkasına vererek "Mizgin (Gurbet Aydın) arkadaş boğazda duruyor" diye sürdürdü. "Bizi görürse kesin o da buraya gelir bu ufukta kalabalık iyi sayılmaz" dedi kurnazlık karşımı bir kaygıyla.

"Hayır, gelip de baksın canı istiyorsa" diye karşı çıktı Merwan. "Bakmak parayla mı yoksa Dılgeş?" diye azarladı onu sevecenlikle.

"Hayır" diye kendini savundu. "Burası Xırbikê Besta'dan görünüyor. alıngan bir ifadeyle.
-Tam gözüktüğü sayılmaz, hem varsın görsünler ne yapabilirler ki- dedi en sonunda.

Bitmek bilmeyen dik ve tüketici dağ tırmanışını yeni aşan Mizgin Deryê Sa'da soluklanıyordu adeta. Tam boğazda oturdu bir an evvel. Hem nefes alıyor hem de etrafa göz gezdiriyor sevinçle. Uzun süredir bu denli sarp ve yorucu tırmanışlar aşmamıştı. Kendisi için bir gelişme olarak değerlendiriyordu. Artık böylesi sarp ve sert tırmanışlar gerçekleştiren ayaklarına güveniyordu. Ayaklarına sevgiyle baktı. Onları öpmek, kutsamak geldi içinden. Artık onlar sınavı gören dağı olan Gabar'a uzanmıştı. Oradan tarihte Nuh peygamberin şahsında bütün bir insanlığı bugün ise onların şahsında aynı işlevi gören Cudi dağına ardından diğer dağlara uzun bir hat çizmişti.
Bu arada Botan dağları onun ayaklarını kendine uygun hale getirmesine hayretle bakıyordu. Önce Gabar, Cudi, ve şimdi Herekol dağı onu hızla değiştirdiğini görüyordu. Dağ koşullarının insan fizyolojisine yaptığı etkiyi daha iyi kavrıyordu. Mardin ovasından Botan dağlarına gelirken özellikle Gabar'da, Cudi'de ne kadar zorlandığını anımsadı. Kendisini o denli zorlayan dağları ne çabuk özlediğini düşündü. Gabar, Cudi bir nevi onlar olmak isteyenin sınav alanlarıydı, Kâbe'siydi. Adresi olmuştu. Tarihte kurtuluş adresi olduğu gibi bugün yine özgürlük adresi olmuştu.

sirkildi. Başını kaldırdı çevresine baktı. Ve Merwan'ı gördü. "Onlar ne yapıyorlar" diye sordu. Yanında oturan kız arkadaşına "Lübnan Kürtlerindendi kız" tecrübesi yoktu onunda. Adını gün doğdu koymuştu yani Roza. Daha kısaydı Kürtçe anlamı. Roza afallayan gözlerle Mizgin'in işaret ettiği tarafa baktı. Çok sakin bir tavırla "onlar araziyi seyrediyorlar" diye karşılık verdi.
Mizgin -hadi kalk biz de dürbünle doyasıya bakalım- diye atıldı. Kaslarına girmiş yorgunluğu reddeden bir hareketle ayağa kalkıp yürüdüler. Uzak mesafeden anlamlı bir şakayla "son bakış mı?" diye seslendi Mizgin ilerlerken.
-Belki de öyle diye karşılık verdi Merwan gülerek. Sonra kimse geride kaldı mı? diye sordu. Mizgin.
Artçılar geldiklerine göre kimse kalmamış sanırım" Sonra Dılgeş'e bakarak, o dürbünü ver biz de bu büyüleyici manzaraya bakalım diyerek elini dürbüne atarak attı. Hüzünlü bir nefes çekerek oturdu. Dirseklerini dizlerine oturtarak dürbünü gözlerine yerleştirdi.
Burada Gabar, Çırav görünmez, dedi mırıltıyla. Ama Cudi'nin dorukları göklere meydan okuyor âdete diye belirtti haykırırcasına.
Dürbün önce Cudi'ye kilitlendi. Mertçe daldı gitti bir an. Nuh gemisinin oturduğu safine denilen nokta yakalanmıştı. Uzun uzun inceledi. Gözleri Sefin'ede daldı gitti bir an. Hafızası tufan efsanesine kaymıştı.
Acaba şimdi gözümle gördüğüm yerde mi insanlık kurtuluşu sağlamıştı? diye düşündü bir an. Az ötesinde "Derya Cebrail" vardı. Allah'ın sevgili kurtuluş meleği olan Cebrail'in ne işi vardı orada? Belki de Nuh dedenin yardımına koşmuştu. Hemen karşıdan bakan yamaçta Şehrî Nuh (Şırnak) sıradan bir rastlantı olamazdı. Burada yeni bir doğuşun efsanesi gizliydi. Acaba ikinci bir doğuş mu aynı dağlarda gerçekleşiyordu. Belki de öyleydi. Ha bir su tufanı, ha bir ateş tufanı. Efsaneye bakılırsa bütün yeryüzü sular altında kalıyor. Şimdi ateş altında. Arada ne fark var ki?

**DEVAM EDECEK

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan