Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 38
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 5 Gün Gelmedi
abdullahank 107 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 197 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 201 Gün Gelmedi
atlantis 222 Gün Gelmedi
baris dursun 223 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 232 Gün Gelmedi
adacala 232 Gün Gelmedi
admin 234 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 235 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
Saadet öğretmen ölmeseydi?
Yazar Fakir - Nisan 27 2010 - 06:27:49
Saadet öğretmen nasıl etseydi ki ölmeseydi?/Nizamettin ÖZTÜRK

Saadet Ulus Yurttaşların yaşamış oldukları acılar onlara; 'Sahi devlet denen koca organizasyon ne işe yarar?' sorusunu sordurmaktadır. Bu söz klasik olduğu kadar son derece ürkütücüdür. Çünkü 'devlet'ten sözedilmektedir. Acıların oluşmaması için, artık tek başına 'uhrevi yakarışların' yetmediği çağımızda, insanlar yaptıkları işleriyle de bağlantılı olsa kendi aralarında örgütlenmenin yollarını hep aramaktadırlar. Örgütlenmeden mahrum olanlar zorunlu olarak devlet denilen organizasyonun kocaman pençesi içinde; yaşamlarını sürdürecek ya da sürdüremeyecektir. Öyle ki bu devasa organizasyon, çoğu zaman yurttaşın hiçbir bakışını, talebini karşılamayan, yaşamı zorlayan, daraltan türden kuralları; üç-beş 'süper' beyin tarafından icat ederek insanların önüne koyulmaktadır. 12 Eylül rejiminin Anayasa ve ona dayalı yasaları bu türdendir.

Denilmek istenen şu: 'bu dünyada yaşayacaksan ya devlet mantığına dayalı kurallara uyarak yaşayacaksın, ya da daha yaşın on bir de olsa dört duvar arasında dünyanın kaç bucak olduğunu öğrenerek büyüyeceksin. Daha da olmazsa dünyanın nasıl döndüğünü öğrenemeden toprak ananın bağrında kendine yer bulacaksın...' Örgütlü insanlar, çalışanlar ve halklar artık bunu kabul etmiyorlar. En somut bir örnek: örgütlülüğünü devlet mantalitesinden uzak bir anlayış içinde 'sağlamış' olan Kürtler bu Newroz da söyleyeceklerini net söylediler. Tekrara girmeyeceğiz!

Daha çok insana ve daha çok insan aklına dayalı örgütlülüğün yaratmış olduğu görkemli Newroz Bayramı süresince ortaya çıkan muhteşem tablo; artık bu ülkede kolay kolay büyük acıların 'yaşatılamayacağını' göstermiştir. Ancak bireysel acıların devam etmeyeceği anlamına gelmiyor. Newroz'dan bir hafta kadar önce ülkenin bir ucundan diğer ucuna herkesi üzen bir cinayet işlendi. Cinayet her yönüyle ilginçti! Ülkenin en büyük metropolü İstanbul'da öğretmenlik yapan henüz gencecik bir kadın, kendisine musallat olan adamın gazabından kurtulmak için, yaşam standardı düşük hatta mahrumiyet bölgesi Ardahan'ın Göle ilçesine atamasını yaptırmayı bir çare olarak görmüştü. Yaşamak uğruna kar-kış demeden oraya gitti. Babası da kendinden bir parça evladının önünde yaşamsal bir tehlikenin varlığını hissetmenin ötesinde görmüş olacak ki, kızıyla birlikte oralara gitti. Kim bilir acılı baba da belki askerlik filan dışında oralara gitmiş değildir...

Baba ve kızı bu tehlikenin aşılması için bununla yetinmeyerek, korunma talebiyle devlet denilen organizasyonun, (Canan Arıtman kabul etmese de) Kürt coğrafyasındaki birimlerine başvuruda bulunuyorlar. O sürecin nasıl işlediğini, Ardahan-Göle ve diğer ilçelerine habercilik hizmeti veren Kuzey Anadolu gazetesi etraflıca işleyerek ulusal basına da yansımasını sağlamıştı. Biz uzatmayacağız.

Genç Saadet öğretmen, hayatta kalabilmek için devlet prosedürünün işletilmesinde bir eksiklik mi yaşamıştı... Daha nasıl etseydi ki yaşayabilseydi? Göle'yi bilirim. Bir yabancı, daha şehrin girişinde anlaşılır. Demek ki başvurusu çok da önemsenmemiş ki, Göleli ya da o havaliden olmayan katili güvenlik birimlerince dikkate alınmamış... Var sayalım ki, Genç öğretmen ve babası prosedürü işletemediler, yanlış yere başvurdular? Yol göstermek çok mu zordu? İnsanlar kendi aralarında sora sora bir adrese ulaşırken, devlet organizasyonu içinde ilgili mercilere ulaştırılmıyorlar. Sonuç ortada. Öğretmen Saadet Ulus daha ömrünün baharında henüz 24 yaşında iken, bir insan kasabının elindeki satırla Göle'nin kaldırım taşları üzerine kanı akıtıldı. Bu hunharca cinayet Göle halkını son derece rahatsız etmiş, bu nedenle halkın tepkisi Göle'nin tarihi perspektifine uygun olmamıştı(!) Çünkü yabancısı oldukları bir kültürün ürünü olan 'linç' girişimiyle tepkilerini gösterdiler. Aslında kendilerinin de asla tasvip etmedikleri bu tepki biçiminin yanlış olduğunu fark ettiklerini edinilen izlenimlerden anlaşıldı.

İşin en tuhaf yanı ise, Saadet öğretmenin kanlar içindeki tabutunun Göle'den ayrılışının ardından, Ardahan Valisi eli kanlı katili yakaladıkları için Göle Emniyeti'ni ödüllendiriyor. Sayın Vali, adam kaçamamış ki kendisi teslim olmuş. Vali Bey'in acılı insanların hissiyatını dikkate alıp almadığını bilemiyoruz. Ancak ortada bir pratik de var! Bakın nedenleri ne olursa olsun, katil hedefine kilitlenmiş, satırıyla, bıçağıyla elini kolunu sallayarak avuç içi kadar şehre dalıp amacına ulaşıyor. İşte devlet denilen devasa hantal organizasyon demek ki yurttaşlarına başka pencereden bakıyor. Şunun anlaşılması gerekiyor. Satırlı bıçaklı biri yerine, koltuğunun altında kitaplarıyla şehre girip dolaşan biri olsaydı 'hele bir bakın bu neyin nesidir!?' GBT vs. vs.'lerden sonra daha çok kalıp kalmayacağı, oralardansa muhtar bile çağırıldığı olasılık değil, 'olan'(!) işlerdendir.

Başka genç öğretmenlerin ve hiçbir insanın katledilmemesi, işkence görmemesi, tacize tecavüze uğramaması için Newroz'u örgütleyen ruhla herkesin kendi alanında örgütlenmesinin şart olduğu artık iyice anlaşılmalıdır.

nizamettin_ozturk@hotmail.com

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan