Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 40
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 5 Gün Gelmedi
abdullahank 107 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 197 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 202 Gün Gelmedi
atlantis 223 Gün Gelmedi
baris dursun 223 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 232 Gün Gelmedi
adacala 233 Gün Gelmedi
admin 235 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 235 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
Vicdanlı Olmak
Yazar Fakir - Mayıs 25 2010 - 06:15:28
Vicdanlı Olmak/Kerem Atbaş

Kerem Atbaş Kaderin aynı acıları ve sevinçleri, aynı aydınlık ve karanlık günleri tattırdığı insanları olarak, içerisinde yaşadığımız bu gezegende, yaşamda kişinin ruhsal dünyası ne kadar derinse, düşüncelerin ufku da o kadar engin ve sadedir.
Bilinç ise değişimdir, yeninin girişidir..
Berrak düşünce her zaman temiz ve yalın bir sevgiyi oluşturur. Dolayısıyla dünyada doğruluk kadar, iyi bir dost ya da arkadaş bulunamaz.
Çünkü doğruluk öyle bir şeydir ki ne kadar harcarsanız harcayın eksilmiyor.
Hatta tazeliği ile güzelliği, her geçen gün artmaktadır. Hakeza halk tarafından kabul gören yaşam biçimi ise ahlakın sade ve güzeline inanırlar. Bu da bize gösteriyor ki doğrunun her şekli güzeldir.
Güzellik ise ortak duyumdur. Tüm ilişkilerde ortak olan insanın kendisi olduğuna göre, güzelliğin insan içinde bulunması gerektiğidir.
Güzellik, insanın bir halidir. Güzellik: Deneyimle bulunabilinir, duyulabilinir ya da tanımlanabilinir.
Bu deneyim bilimsel bir gerçekliktir.
Çünkü güzellik toplumsaldır, nesneldir...
Mutlulukla güzelliği birbirine karıştıranlar çıkabilir. Her ikisi birbirlerinden kopuk olmadıkları halde aynı şeyde değillerdir. Mutlulukta insan kadar bir toplumsal üründür.
Çünkü mutlulukta toplumsal olduğu kadar bilimsel bir doğrultudur. Dolayısıyla, mutluluğun olgunluk çağlarında en başta,daha mütevazi,insancıl ve derindir.
Mutlu olmanın ilk kuralı temiz bir vicdana sahip olmaktır. İkinci kural ise sevdiklerine iyi bir dost olarak onları anlamaktır. Bu ortak bir duyumdur.
Olgunluk çağlarında mantıklı ve bilinçli bir mutluluk duygusu, sorumluluk duygusu doğrultusunda anlaşılırsa, yanılgılarımızdan kurtulmuş oluruz. Bu anlamıyla, bilinçsiz 'anılar' yalın yoksul ve kalıcıdır.Bilinçli 'anılar' ise olgun, zengin, akıcı ve kalıcıdır.
Gençliğin sıcak yıllarında mutluluk, çabuk elde edilecek şöhret arayışı, olağanüstü maceralar arzusu, zafer parıltılarıyla süslü hayal dünyasıdır. Böylesi durumlar, duyguların mantığın yerine geçtiği andaki yanılgılardır. Bu tür durumlarda dikkatli ve hassas davranma durumuyla karşı karşıyayız demektir.
Bir Rus atasözünde şöyle diyor "elbisen yeniyken, şerefin gençken koru."
Sürekli bir anlayış, güven, sorumluluk ve hoşgörü ile azda olsa sorunları açık yüreklilikle yazmaya çalışıyorum.
Ancak, tarihin hangi kesitine bakarsanız bakın, karşılığı ödenmeyen hiçbir hak, kendiliğinden verilmemiştir. Kazanılan olmuşsa karşılığı kat ve kat ödenmiştir. Karanlık dehlizlerde acı ve güçlükle çıplak bedenleriyle tarih yazanları, inkar ederek görmemezlikten gelinerek tarihi gerçeklikleri bilmeden sorumsuzca yaklaşanlar aramızda çıkabiliyor.
Toplumun değeri haline gelen güzel insanlarımıza "sözde aydın" demek ne kadar vicdanlı olunabiliniyorsa, bir diğer yanıyla da güzelin nimetinin peşinde koşup, değerlerini hiçe sayarak boğazına kadar kirliliğe bulaşıp "en çok ben acı çektim" diyenlerde o kadar vicdanlı olunuyor.
Yüzlerindeki maskeyi indirmeden, ne kadar güzel olduklarını anlatmaya çalışmaları, vicdanları gibi beyhudedir.
İnsanları bir anlık yanıltabilirsiniz, ama tarihi gerçekleri yok edemezsiniz. Tarihin karşısında tarihle hangi yüzle hesap vereceklerini de onlar düşünsün. Zavallıların yiğitlik yaptıkları nerede görülmüştür. Atıp tutmaları akılsızlıklarındandır.
Mutsuzluk: Adeta şiddetli bir kar fırtınası gibi insanı sınavdan geçirir. Maskeleri indirir. İç yüzünü ortaya çıkarır. İnsan gerçek dostlarını, akrabalarını felaket anında tanır. Yaşam insanın içerisindeki, insanların karakter özelliklerini belirler ve bizzat sınar. Sınama anlarında, inançsızların maskeleri çabuk düşer.
Güçlü inançları olanlar ise, tökezlemeden sınavları başarıyla geçerler. Günlük yaşam içerisinde bizim, hal ve gidişatlarımızın içerisinde değer yargılarımızla uygunluk arz etmelidir.
Gelenek ve göreneklerimizin gerekleri doğrultusunda, ölçü oranına göre yaşamımızı sürdürmeliyiz ki inanç ve düşünce gücümüzün büyüklüğünde çok iyi anlaşabilsin ve diğerlerine oranla olan farkımız olmalı ve bu doğrultu çemberi içerisinde kendini göstermelidir.
"İnsanlar bir şey yaparlar, çünkü bazı fikirleri vardır. Onlar, bu fikirlerini, maddi yaşam koşullarına borçludurlar. Çünkü onlar, bu yada diğer sınıftandırlar. Bu demek değildir ki toplumda yalnızca iki sınıf vardır; bir çok sınıf vardır. Başlıca iki sınıf savaşım halindedir. Demek ki, fikirlerin arkasında sınıflar bulunur. Toplum, birbirlerine karşı savaşım veren sınıflara bölünmüştür. Böylece, eğer insanların fikirleri incelenirse, bu fikirlerinde çatışma halinde oldukları ve bu fikirlerin arkasında, birbirleriyle çatışma halinde olan sınıfların bulunduğu görülür."
Tarih, insanların eseridir.
Tarihi yapan eylem, insanların iradesiyle belirlenir.
Bu İrade, onların fikirlerin ifadesidir.
Bu fikirler, insanların içinde yaşadıkları toplumsal koşulların yansısıdır.
Sınıfların kendileri, ekonomik koşullar tarafından belirlenirler.
Fikirler, yaşamda siyasal planda açığa çıkarılırlar.
Fikir savaşımlarının arkasındaki sınıf savaşımları toplumsal planda açığa çıkarılır. Tarihin devindirici güçleri, ekonomik koşulların belirledikleri sınıflar ve sınıfların savaşımlarıdır. İnsanların kafalarında kendilerini bir şey yapmaya iten fikirler vardır. Bu fikirler, insanların içinde yaşadıkları maddi yaşam koşullarından doğmaktadır.
Bu maddi yaşam koşullarını insanların toplum içindeki yerleri, yani ait oldukları sınıf belirler. Ve sınıflar ise, toplumun içinde geliştiği ekonomik koşullar tarafından belirlenir.
Olur olmaz her yer de her şeyi konuşmak marifet değildir. Ancak insanların arkasından konuşup karalamak, başka bir sınıfın temsilcisi olmak demektir.Her düşünce veya fikir bir sınıfın ürünüdür. Hiç kimse kendisini kandırmasın. Bu eski ile yeninin savaşımıdır. Mühim olan olayları doğru algılayıp doğru yaklaşmak gerekir. Tarihi önem taşıyan, politik ön sezi ile ileriye dönük perspektifleri ile geleceği daha iyi gören, olayların akışı ve gelişimi içerisinde, olay ve olguları derin tarih bilinciyle tahlil eden, doğru zamanı ve doğru yeri seçmesini bilen, başlangıçları ile sonuçlarını doğru sonuçlandırmasını bilen insanlar, akıllı insanlardır. Akıllı olmak yetmiyor. Marifet o aklı doğru kullanmaktan geçer. Aydınlıklardan bir şeyler bulmak, hiç bir şeyi ifade etmez. Ustalık karanlıklarda saklı olanı bulmaktır.
"zamanın acılaştırdığı
kavruk, bir direnmedir hasret
üfler acıya ve zamana karşı
kerem yalımını sevdaların
ve yaratır nice yenilgilerden
mermer anıtını UMUT'un…
kerematbas@gmail.com

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan