Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 34
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 5 Gün Gelmedi
abdullahank 107 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 197 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 201 Gün Gelmedi
atlantis 222 Gün Gelmedi
baris dursun 223 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 232 Gün Gelmedi
adacala 232 Gün Gelmedi
admin 234 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 235 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
Referandum öncesi ..
Yazar Fakir - Eylül 07 2010 - 11:44:28
Yazarlarımızı okuyormusunuz?
Referandum öncesi mutlaka okunması gerek bir yazı ../Nejdet Kanbir

Nejdet Kambir **KİMSESİZLERİN KİMSESİ ..

87 yıllık tarihi olan cumhuriyet rejimimizi, bana en hoş tarif eden cümle şu olmuştur; “Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir.” Aman entelektüel düzeyi yüksek olsun, aman bilimsellik içersin, aman büyük söz ettiğimi sansınlar diye dikkat edeyim de anlaşılmaz şeyler söyleyeyim kaygısı olmayan bir ilerici, halkı anlasın, halkı benimsesin, halkı, önceki rejimden farkını fark etsin diye, en bilimsel sözcüklerle Cumhuriyeti; kimsesizlerin kimsesi olarak tarif etmiştir.
En bilimsel sözcük dedik, çünkü bilim basittir-anlaşılırdır!
Rejimlerin, gelecek şekillenmesindeki temel felsefeleri, toplumun ortak hukuk metinlerinin en tepesindeki metni, Anayasa metinlerine de bu bilimin basitliği yaklaşımıyla, Cumhuriyetin "kimsesizlerin kimsesi" olması tanımlamasıyla bakmaya çalışan biri olarak referanduma sunulan maddeleri anlamaya çalışıyorum.
Anayasa değişikliği maddelerini okurken ikinci değişiklik maddesinde anayasanın 20. maddesine ek paragrafın içeriğinde bir ayrıntı hızımı kesiyor ve diğer maddeleri okumama epey bir ara verip düşünmeme neden oluyor.
Bunun benim öğrenme-anlama konusundaki bir alışkanlığımdan kaynaklandığını söylemeliyim. Oldum olası okuduğum bir metinde anlamadığım bir sözcük oldu mu durur, sözlük ve ansiklopedi veya başka bir kaynaktan öğrenmeden, anlamadan okumayı sürdüremem.
20. maddeye ek paragrafı okurken de böyle bir süreç yaşadım. Ve aşağıdaki sürecin sonunda ilk HAYIR kanaatim oluştu.

HAYIR İçin İlk Tespit;
Madde şöyle diyor; “Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.”
Altını çizdiğim ve koyulaştırdığım sözcük bu duraksamanın nedeni. Ve bir soru; ne tür kişisel veriler silinebilir?
Doğumumuzla birlikte başlayan kayıt ve siciller, öldükten sonra bile kimi zaman kullanılır, bizden sonrakiler tarafından ve kamu hukuku gereği. Ve zaten kayıtlarımız, kişisel verilerimizin ya bizim istemimiz veya kamu adına ilgili kurum ve kuruluşlarca tutulur. Diyeceksiniz ki sizi fişliyorlarsa, buna kim itiraz edebilir, açıkça şöyle bir hüküm olsaydı olmaz mıydı; “bir yargı süreciyle kesinleşmiş hüküm olmadıkça, herhangi bir suç iddiasıyla veya yasadışı bir faaliyet kanaatiyle kayıt tutulamaz, tutulmuşlar silinir,” O zaman biz anlardık ki fişlemeler kalkacak, hukuk dışı bir işleme izin verilmeyecek ve bu herkes için olacak.
Benim dikkat çekmek istediğim husus adli sicil kayıtlarının ve adli sicil arşiv kayıtlarının silinmesi hususudur. Bu konuda 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 9. maddesi şöyle diyor;
Madde 9 - (1) Adlî sicildeki bilgiler;
a) Cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması,
b) Ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikâyetten vazgeçme veya etkin pişmanlık,
c) Ceza zamanaşımının dolması,
d) Genel af,
Halinde Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinerek, arşiv kaydına alınır.
(2) Adlî sicil bilgileri, ilgilinin ölümü üzerine tamamen silinir.
(3) Türk vatandaşları hakkında yabancı mahkemelerce verilmiş olup 4 üncü Maddenin birinci fıkrasının (f) bendine göre adlî sicile kaydedilen hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkûmiyet hükümleri, kesinleştiği tarihten itibaren mahkûmiyet kararında belirtilen sürenin geçmesiyle, Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce adlî sicil kayıtlarından çıkartılarak arşiv kaydına alınır. Adlî para cezasına mahkûmiyet hükümleri ile cezanın ertelenmesine ilişkin hükümler, adlî sicil kaydına alınmadan doğrudan arşive kaydedilir.
Kanunu’nun 9. maddesindeki düzenlemeyle ölüm hali hariç 1. ve 3 bentlerde adli sicil kayıtlarının arşive alınması düzenlenmiş olduğu görülüyor. Asıl iş bundan sonra başlıyor, yani kanaatimce 20. maddeye ek yapılan paragrafla arşiv kayıtlarının silinmesine yönelik bir hukuki zemin oluşturulmaya çalışılıyor.
Şayet bu değişiklikler yürürlüğe girecek olursa 5352 sayılı yasanın 12/1. maddesinin değiştirilmek istenmesi durumunda anayasaya aykırılık, böylece ortadan kalkmış olacaktır. ( ölüm hariç) 80 yıl saklanacak bir kayıt, ilgilinin isteği üzerine silinebilecek hale gelecektir. İlgili madde şöyle;
Madde 12 - (1) Arşiv bilgileri, ilgilinin ölümü üzerine ve her halde kaydın girildiği tarihten itibaren seksen yılın geçmesiyle tamamen silinir.
(2) Fiilin kanunla suç olmaktan çıkarılması halinde, bu suçtan mahkûmiyete ilişkin adlî sicil ve arşiv kayıtları, talep aranmaksızın tamamen silinir.
(3) Kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucunda verilen beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi halinde, önceki mahkûmiyet kararına ilişkin adlî sicil ve arşiv kaydı tamamen silinir.

**Peki, silinirse ne olur?

Kimi kamusal görevlere girerken kimi suçlardan mahkûm olmamış olmak gerekmektedir.
Siyasete girerken de bazı kısıtlar vardır. Örneğin anayasamızın 76. maddesi böyle bir kısıtlamayı tarif etmektedir.
B. Milletvekili seçilme yeterliliği
MADDE 76. – (Değişik : 13.10.2006 - 5551/1 md.) Yirmibeş yaşını dolduran her Türk milletvekili seçilebilir.
(Değişik : 27.12.2002 - 4777/1 md.)En az ilkokul mezunu olmayanlar, kısıtlılar, yükümlü olduğu askerlik hizmetini yapmamış olanlar, kamu hizmetinden yasaklılar, taksirli suçlar hariç toplam bir yıl veya daha fazla hapis ile ağır hapis cezasına hüküm giymiş olanlar; zimmet, ihtilâs, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlarla, kaçakçılık, resmî ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, terör eylemlerine katılma ve bu gibi eylemleri tahrik ve teşvik suçlarından biriyle hüküm giymiş olanlar, affa uğramış olsalar bile milletvekili seçilemezler.
Ancak bu kısıtları, özellikle altını benim çizdiğim sınırlamaları, bu maddeyi değiştirerek ortadan kaldırmayı düşünmüş olsalar ve değişiklik paketine koymaya kalksalar, AKP’nin, her halde sandığa gömüldüğü son seçimi gibi bir sonuç oluşurdu 12 Eylül 2010’da. Ama ne yaptılar? Bunu mümkün kılacak, bu maddeyi baypas edecek ve anayasaya aykırı olmayacak Adli Sicil Kanununda değişiklik yapmanın anayasal zeminini oluşturdular. Afla adli sicil kaydından silinip arşiv kaydına alınmış bir suç, bu düzenlemeyle arşiv kaydında 80 yıl saklanmaktan çıkarılabilecek ve AKP broşüründe söylendiği gibi “rahatsız edici ise silinecek”.
Bir avuç haramzadeyi rahatsız eden geçmişlerinden onları kurtarmak toplumu rahatsız etmeyecek mi?
Şimdi kimsesizlerin kimsesi Cumhuriyet, bir avuç haramzadenin cumhuriyetine dönüşüyorsa buna HAYIR demek, her cumhur mensubunun görevi değimli?

**HAYIR İçin İkinci Tespit;

Okumaya devam ederken malum paketi, birde 5. maddeye takıldım. Aradakileri hızlı anladığımı söyleyebilirim. Değişikliğin bu maddesi mevcut anayasanın 53. maddesinde değişiklik ve kaldırmayla eklemeler yapıyor.
53. maddeye ek paragrafı okurken de böyle bir süreç yaşadım. Ve aşağıdaki sürecin sonunda ikinci HAYIR kanaatim oluştu.
Madde şöyle diyor; “Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptirler.
Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar Uzlaştırma
Kuruluna başvurabilir. Uzlaştırma Kurulu kararları kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir.”
Malum okuma hızımı kesen, bu maddedeki “diğer kamu görevlileri” tanımlamasıdır. Memur, tamam. Ya; “diğer kamu görevlileri”, bunlar kimlerdir sizce? Olmaya bunlarda kamuda çalışan işçiler olsun?
Çünkü Anayasamızın 128 ve 129 maddelerinde sadece Üst kademe yöneticileri ayrıca belirtilmekte, bu maddelerde de memurlar ve diğer kamu görevlileri tabiri kullanılmaktadır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 279. maddesinde de tarif edilen kamu görevlisi kavramına da kamu da çalışan işçiler de girmektedir.

Şimdi denilebilir ki niye bu kadar basit bir konuyu önemli bir şey söyleyecekmiş gibi dolandırıp duruyorsun? Demek lazım, hak veriyorum. Basit olduğunu da kabul ediyorum, başta da demiştik, bilim basittir diye!
Anayasanın 54. maddesi bu değişiklik paketinde yok. 54. madde işçilerin grev hakkını düzenliyor. Ve diyor ki; “Toplu iş sözleşmesinin yapılması sırasında, uyuşmazlık çıkması halinde işçiler grev hakkına sahiptirler.”
Şayet 53. maddedeki “diğer kamu görevlileri kamuda çalışan işçiler iseler, o zaman bu değişiklik ile uzlaştırma kurulu toplu sözleşme hükmünde karar verdiği zaman işçilerin grev hakkı, yani 54. maddenin hükmü ne olacak?
BOŞTA KALACAK!
İşte size ikinci bir HAYIR gerekçesi daha!
Yok yok, sanmayın ki bütün maddeleri burada değerlendirmeye kalkacağım! AKP’nin 40 Evet’ine 80 hayır demek için uğraşacağım sanılmasın. Bana bu kadarı yetiyor! Hele ilk gerekçem yok mu? O bana tek başına yetiyor. Çünkü Cumhuriyetin temel felsefesi benim gibi kimsesiz cumhur fertlerinin genelini kucaklamak iken, bu düzenleme bir avuç azınlığın temize çıkarılmasını düzenliyor.
HSYK ve Anayasa Mahkemesi konusu mu? Onu ‘büyüklerimiz’ her gün tartışıyor. Ben garip kimsenin beni aydınlatmadığı konularda takılınca biraz araştırıp düşündüm o kadar.
82 Anayasası halkoyuna sunulacağı zaman rahmetli Uğur Mumcu Ankara’da bir sinema salonunda panel düzenlemişti. O günü ömrümce unutmadım. Sorduğum soruları unuttum belki, ama o insanın tek başına bir parti gibi gösterdiği aydınlatma çabasını hiç unutmadım. Şimdi dönek liboşluk yapan o zamanın kimi solcuları, Uğur Mumcu’yu hatırlarına getiriyorlar mı hiç?
Bugün ortada olan içerikten çok siyasi çığırtkanlıktır. Üzücü olan bu kısmıdır. AKP gündemi böyle dolduruyor, partizanlıkla işi götürmeye çalışıyor. Bu tuzağa düşmek topluma, geleceğe bir şey katmaz. İçerik tartışması önemlidir.
Son bir söz; AKP diyor ki; “Yarın yeni bir Anayasa için harekete geçeceğiz.”
Demek gerekiyor ki; Peki yeni bir Anayasaya hala ihtiyaç olacaksa bu ‘paket’ için niye bu kadar yoruluyorsunuz?
Ülkemizde 80 sonrasında şahit olduğumuz gecelik kararnameler gibi geçici Anayasalar dönemi mi göreceğiz?
Yazık değil mi?
Bir de demezler mi; ‘Sen yenisini yapacaksan, bunu kim yaptı?..’
Saygılarımla…
**Nejdet Kanbir DSP Çıldır İl Genel Meclis Üyesi

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan