Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 41
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 6 Gün Gelmedi
abdullahank 108 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 198 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 202 Gün Gelmedi
atlantis 223 Gün Gelmedi
baris dursun 224 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 233 Gün Gelmedi
adacala 233 Gün Gelmedi
admin 235 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 236 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
Çapan: 'Kürt düşmanı değil
Yazar Fakir - Kasım 21 2010 - 16:36:26
Gürbüz Çapan: 'Kürt düşmanı değil, dostuyum'

Gürbüz çapan Rodi ile .. ESENYURT KURUCU BELEDİYE BAŞKANI DR. GÜRBÜZ ÇAPAN’LA SÖYLEŞİ…

Arya Haber ve Do-Jin Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Hoçvanlı/Gazeteci Rodi Baz ile özel bir röportaj yapan İstanbul/Esenyurt eski belediye başkanı Dr. Gürbüz Çapan kendisinin Kürt düşmanı olduğunu ileri sürenlere cevap verdi.
Yapılan röportajda sorulan sorulara çok samimi cevaplar veren Dr. Gürsbüz Çapan ile Rodi Baz’ın röportajı şöyle;

1989’da Esenyurt’un ilk kurucu belediye başkanı olarak seçilen Dr.Gürbüz Çapan’la “Kürt Sorunu” nu konuştuk, ilginç yanıtlar aldık.
Yaklaşık 15 yıl belediye başkanlığı yaptıktan sonra ikinci kez 2008 de Ergenekon davasında tutuklanan ve iki yıl yattıktan sonra tahliye olan Çapan, Özel yaşamından, Kürt sorununa kadar birçok konuda çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Sayın başkan Kamuoyunun da yakından bildiği gibi Esenyurt’ta siyasi hayatınızın hemen hemen her döneminde Kürtlerin büyük oranda desteğini aldınız. Ancak son yıllarda Ulusalcı bir çizgi izlediğiniz için Kürtlerin desteğini kaybetmiş gözüküyorsunuz. Sizi bu değişime iten neden neydi?
Siz öncelikle kafanızda bana karşı bir ön yargı oluşturmuşsunuz. Bir kere şunu söyleyeyim o dediğiniz kişi ben değilim. Bunu nerden çıkarıyorsunuz? Konuşalım. Ben aslında bu sorunun muhatabı da değilim. Kürtlere karşı böyle bir tutumumun olduğunu ve Kürtlerin böyle düşündüğünü nerden çıkarıyorsunuz?
Ben 76'dan beri Kürt halkının Siyasal kültürel haklarını savunmuş ve bu konuda mücadele etmiş, meşru temelde yürüttüğü kimlik mücadelesini desteklemiş biriyim. Kültürel haklarının verilmesini isteyen, bunun kendi içsel dünyasında gelişmesini sağlayan, eğitimin önünü açan bir anlayışı hep savundum.
Ne fark eder? Sen Kürt'sün, ben Türk'üm, diyen biriyim. Ama birlikte özgürce yaşama isteği ve iradesi gösterilmesi kaydıyla... Yani Bizim farklılığımızın birlikteliğimizi bozmaması gerek. Böyle düşünen biri nasıl Kürtleri inkâr eder?
Sayın başkan, Devrimci bir gelenekten gelmiş biri olarak zaten bunu savunmanız gerekmiyor mu? Yani bu sizi farklı kılmıyor. Asıl farklı olan şey yeni söylemleriniz.
Ben hala devrimciyim, devrimci olduğumu zannediyorum. Ama sen saymıyorsan ben ne yapayım. Bir kere kafadan telef ettin beni. Bana "ulusal solcu" filan diyorsun. Ben ulusal solcu değilim. Bunu nereden çıkarıyorsun? Benim ulusal solcularla hiç bir zaman yakınlığım olmadı. Ben mahkemede de söyledim: Bu ulusal solcularla ne yakından, ne de uzaktan hiç bir alakam yok diye. Ben bunların ne yanında, ne arkasında, ne de önünde oldum.
Bakın size bir şey söyleyeyim. Devlet bana asıl Kürt düşmanı olmadığım için yıllarca yapmadığını bırakmadı. Ben mahkemede de dedim: Bana dedim, ekmeğini yedirdiler yaralarımı sardılar, yaralarımı yaladılar, benden düşmanlık beklemeyin. Cehenneme gidin, siz savaşıyorsanız savaşın, ben Kürt halkıyla savaşmam dedim. Benden Kürt halkına düşmanlık beklemeyin. Bunu savunan biri için söyledikleriniz ne kadar gerçekçi?
Şimdi sen şu anda bu sorularınla bütün hayatımı sıfırladın. Hiçe saydın. Ben bunu kabul etmem. Böyle bir şey olur mu, nerden çıkardın bunları? Benim Ergenekon duruşmalarında söylediklerimi hiç duymadınız mı?
Tabi onları soracağız sayın başkan, örneğin çıkar çıkmaz ilk işiniz Bir şehit askerin ailesini ziyaret etmek oldu. Bu ilk etapta çok doğal gibi gözükebilir, ancak yıllardır yakıcı bir savaşın içinde olan Kürtler için bu ziyaretleriniz farklı okundu. Sizin ulusalcılarla birlikte hareket ettiğiniz yönünde yaygın bir kanaat oluştu.
Nerden çıkarıyorsun, kim onlar ya? Kimmiş şehit ailesi? Ya bizim akrabamız bunlar. Sen akrabana başsağlığına gitmez misin? Bunu nerden çıkartıyorsunuz? Bu bizim geleneğimizde var. Öyle denk düştü. Siz ölülerinizi kaldırmıyor musunuz? Benim yakınım ya, gitmeseydim mi? Bakın bunlar yanlış. Ne demek şimdi, Ben Akrabama ziyarete gitmeyecek miyim? Ya ben Kürt cenazesine de gittim. Ne demek şimdi, ben PKK'lı mı oluyorum? Bu nasıl bir düşünce?
Sayın başkan sizde bir eksen kaymasından bahsediliyor ve ya kamuoyu böyle algılıyor.
Hayır, senin eksenin kaymış. Benim eksenim kaymış filan değil. Bu nasıl eksen? Ya eski bir arkadaşım öldürüldü ben cenazesine gittim. PKK'lı mı oldum şimdi? Şimdi çocuğunuzu askere göndermişsiniz, askerde ölmüş, başsağlığına gitmeyecek miyiz?
Bunu kastetmediğimi tahmin ediyorsunuz sayın başkan...
Görüyorsunuz askere uğurluyor çocuğunu, sonra "En büyük asker bizim asker "diye yolcu ediyor. Bu bir realite. Bunun adını ne koyarsan koy. Bunları biz icat etmedik. Bunlarda bizim çocuklarımız değil mi? İnkar mı edeceğiz, çocuklarımıza sahip çıkmayacak mıyız?
Bir de toplumun hassasiyetleri var, algısı var.
Yani birileri kafasına bir şey koymuşsa ben ne yapabilirim. Toplumu zehirlemişler. Böyle şey olur mu? Ben daha malı bölmedik derdindeyim, sen başka bir şey soruyorsun. Neyi nereye koyacaksın?
Sayın başkan siz az önce, bir ön yargıya geldiğimi söylediniz...
Evet-evet o çok kötü bir şey, onu düzeltin. Bana sor de ki, bunu niye yaptınız ve ya niye söylediniz onun cevabını verelim. Böyle önyargılarla olmaz.
Sayın başkan ben size siyasi hayatınız boyunca destek vermiş olan Kürt halkının hassasiyetlerini soruyorum. Örneğin Newroz'la ilgili yazdığınız bir yazı bazı Kürtleri çok fazla üzdü ve ciddi tepkilere neden oldu.
Nedenmiş?
Efendim bu yazıyı ben de okudum. Aslında eski bir yazı. Ama her Newroz bayramında ısıtılıp tekrar servis ediliyor. Siz bu yazınızda Newroz'un aslında bir Türk bayramı olduğunu ve bu bayramı Kürtlerin çaldığını söylüyorsunuz. Tabi Kürtler böylesi ağır bir ithamla karşılaşınca da " Ya bizim bir bayramımız vardı, onu da Gürbüz Çapan elimizden almak istiyor" diye düşünüyor ve ya düşünebilir. Sayın başkan Newroz Bir Türk bayramı mı? Veya sorumu şöyle sorayım: Newroz'u Kürtlere yakıştırmıyor musunuz?
Ya bunu nasıl böyle anlarsınız. Bu bir mizahtır. Bunu farlı anlamamak gerekiyor. Bu bayram bütün Ortadoğu ve Kafkasların bayramıdır. Peki bu Ermenilerin bayramı değil mi?
Değil tabi ki…
Niye değilmiş?
Efendim, her bayramın veya her önemli günün mutlaka bir tarihçesi veya mitolojik bir söylencesi var ve 2500 yıldır kutlanıyor. Bir Kürt ve Fars bayramı olduğu Kürtlerin atası olan Med'lerin kuruluş günü olarak da biliniyor...
Bakın biz ta çocukluğumdan bilirim. Biz her yıl 21 martta ot yakardık "baca baca berware" diyip türkü söylerdik, bu bütün halkların bayramıdır. Bu bayram senindir veya benimdir demek doğru değil. Örneğin Noel bayramı var. Bu gün dünyada her kes kutluyor. Kutlamasın mı? Bunlar ortak değerlerdir.
Senin dediğine bakarsak biz Türk değiliz. Böyle şey olmaz. Bakın, bizde Nevruz ismi Kürtlerden daha çoktur. Bizim Kars'ın eski belediye başkanı Nevruz Gündoğdu’ydu. Yani siz bayrama tapu mu kestiniz, biz kutlamayacak mıyız?
Kürtler genel olarak Gürbüz Çapan'ın bayramı kendilerine yakıştırmadığını ve bu nedenle de ellerinden almak ve bir Türk bayramı yapmak istediğini söylüyorlar.
Bu espri kabiliyeti olmayan insanların yorumlarıdır. Ya Allah'tan korkun, burada Kürtlerin kutladığı Nevruz bayramlarının çoğundan yargılandım. Gürbüz çapan teşvik ediyor diye. Bu nasıl bir mantık? Hiç bir espri kabiliyetiniz yoksa ben ne yapabilirim...
En kötü zamanlarda bile ben Kürtlerle Nevruz'u kutladım. Yaptığın ayıp bir şeydir. Şu an senin DGM savcısından ne farkın var? Bizim burada Kürtlerle bir sorunumuz yok ki, nerden çıktı bu? İşin aslı şu: Sen malı bölelim derdindesin, ben bölemem diyorum.
Sayın başkan beni zor durumda bırakıyorsunuz. Bizim böyle bir derdimiz yok ve olamaz.Peki efendim "ana dilde eğitim"e nasıl bakıyorsunuz? Ayrıca da AKP'nin açılım politikasının içinde neler var ve bu açılımı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bakın siz AKP'ye daha çok inanmak istiyorsunuz.
Bunu nereden çıkardınız sayın başkan?
Öyle diyorlar, mahalleden...
Yani Kürt partileri buna daha çok inanmak istiyor. Onların duygularını okşuyor. Örneğin Diyarbakır milletvekili Sn Emine Ayna'nın dışındakiler daha çok inanmak istiyorlar. Bilemem daha çok şey yapmak istiyorlar diye, kendilerini inandırmışlar.Mahalle öyle söylüyor.Şimdi gidip Hoçvan'da evet oyu verin diyen ben değilim herhalde.
AKP Hoçvanda çok mu başarılı?
Ya bir dakika niye lafı bölüyorsun, Her konuda kendini ifade ediyorsun da Hoçvan'a geldiği zaman İngiliz Kürdü mü oluyor onlar?
Biz sormayacak mıyız, hep siz mi soracaksınız? Onlar Kürt değil mi? Niye dik durmuyorsunuz? Hala Bekliyorsunuz açılımın içinde bir şey çıkacak diye. Hayır bizim bilmediğimiz bir şey varsa, bizimle de paylaşın bilelim. Bana göre bunlar faşistlerin Müslüman kılığına girmiş bir devamıdır. Başka bir şey değil. Ben hapistim Ergenekon sanığı olarak yargılanıyordum. Dedim ki; yani ben açılım lafını destekliyorum ama içini doldurmak lazım. Bu o kadar kolay değil. Barış her zaman savaştan daha zordur. Yani savaş istersen anında çıkar.
Önemli bir şey söylüyorsunuz. Barış daha zordur. Peki barış nasıl olacak, bu sorun nasıl çözülecek?
Bakın dünya nasıl çözdüyse biz de öyle çözeceğiz. Tarihte birçok kavgalar olmuştur, ama sonunda hep barış olmuştur. Biz de öyle yapacağız. Başka çaremiz var mı? Dahası bu aptalca kavganın durması gerekiyor. Birileri bu kavganın durmasını istemiyor. Bakın geçen gün bir eylem oldu taksimde PKK üstlenmedi. Yanlış olduğunu söyledi, sonra bu eylemin ona yakın başka bir grubun yaptığı ortaya çıktı. Şimdi siz bu sorunu çözmeseniz daha başka gruplar ortaya çıkar. Daha büyük sorunlar yaşanır. Bunu önleyemezsiniz.
TAK diye bir grup üstlenmiş galiba
TAK veya başka bir şey, bu tür lokal gruplar çıkar. Artık bazı şeyleri daha iyi düşünmemiz gerekiyor. Bakın bizim başbakanımız veya genelkurmay başkanımıza bir şey olursa kimsenin kılı kıpırdamaz ama Apo için Moskova'da Londra'da yüze yakın insan kendini ateşe atıp diri-diri yaktı. Yani bu bir halka ağıttır, bir kutsama törenidir. Büyük bir tören yapıldı ve bitti. Şimdi APO'yu beğenmiyorsun, öyle bir Apo çıkar ki ananı ağlatır senin. Şimdi biz 80 milyon insanız, bir deli çıkıp hepimizi yakabilir. Bunu artık bir sulha bağlamak lazım.
Peki nasıl olacak bu iş, yani bir çözüm öneriniz var mı? Örneğin "anadilde eğitim"e nasıl bakıyorsunuz?
Bakın bu işi başkaları nasıl yaptı? Misal İrlandalılar nasıl yaptıysa biz de öyle yapacağız. Onlar çözdülerse biz de çözeriz. Yani biz her şeyden önce Kürt’ü kendimize benzeterek sevmemiz gerekmiyor. Kürdü Kürt olarak sevmemiz ve kabul etmemiz gerekiyor. Bence çözümün anahtarı burada. Yani Kürt’ü Kürt olarak seversek ancak o zaman bu iş çözülür. Ya işte "sende bizdensin Türk'sün" söylemleriyle bu işler çözülmez. Onları kendi kimlikleriyle kabul edeceksin. O zaman sorunun adını da rahatlıkla koyarsın. Her şeyden önce birbirinin hakkını gözeten ve birlikte yaşamanın hukukunu kurmak gerekiyor. Bu yapılmalı.
Peki anadilde eğitim konusunda…
Bakın çok net söylüyorum: Ben hiç bir zaman anadilde eğitime karşı çıkmadım. İnsanların anadilinde eğitim görmesinin kime ne zararı olabilir ki, bu bir zenginlik değil mi? Zaten öğretmesen de biliyor, zaten öğreniyor. Bakın ben 1974 de Mehmet Uzun'la hapis yatmıştım. O zaman şu Rizgari dergisini çıkartıyorlardı, Kürtçe olarak, Kotanlar filan da vardı. Diyarbakır’daki cezaevi sürecimizde de oldu. Annesini çocuğuyla kendi dilinde konuşturmuyorlardı. Yani bizi İngilizler ya da başka bir ülke işgal etmiş olsaydı ve dilimizi yasaklasaydı, bizim tepkimiz ne olurdu? Bize deseydiler İngiliz'ce konuş Türkçe konuşma, yaşanır mı böyle? Bunu böyle düşünmek gerekiyor. Ne olur Kürtçe konuşsa?
Misal Belçika'nın bir kısmı Felemenkçe bir kısmı Valonca konuşuyor. Bir şey mi oluyor. Pekala da anlaşıyorlar. Birlikte bir ülke kurdular. Bir kere bizim bu bölünme paranoyasından kurtulmamız lazım. "Ulusal hain" veya "kahraman" laflarından kurtulmamız lazım. Ancak karşılıklı saygıyla bunu başarabiliriz. Her şeyden önce dilimize hakim olmalıyız. Bir barış dilini tutturmalıyız. Birbirimizi aşağılamayan ötekileştirmeyen, itmeyen kakmayan, horlamayan bir dil kullanmalıyız. Lafa "onlar" diye başlarsan bu işi çözemezssin.
Sayın başkan, Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk'un "Kar" romanının Ermeniler tarafından sipariş edildiğini söylüyorsunuz. Burada Ermenilere karşı bir hasimhane tutum gözükmüyor mu? Bu tür söylemleri daha çok ulusalcılar dillendirirken, sizden duymak hayal kırıklığı yaratmıyor mu?
Bakın ben Kars'ın Ermeni kenti olduğunu düşünmüyorum. Kars alsa Ermeni kenti olmadı.
Gerçi bu tarihçilerin işi ama Türk göçlerinden önce buralarda hangi halklar yaşıyordu? Tabi biz bunu söylerken şimdi Kars bir Ermeni kentidir iddiasında değiliz, siz tarihe bir atıfta bulunduğunuz için söylüyorum.
Kars başından beri bir Türk kentidir. Erivan Ermeni kentidir. Aslında Kars herkesin göçüp geldiği bir kenttir.
Onuncu yüzyıldan önce bu şehirde kimler yaşıyordu efendim kimin denetimindeydi?
Kiminse kimin. Önemli olan bu gündür. Kars 1064 sonrası gelişen bir yerdir. Ondan öce Anı var. Yani eskiden kimin olduğu çok önemli değil. Tarihin gelişen süreçlerinde bir Türk kapısı görevi görmüştür. Öncesi Bağratiler, Ermeniler filan olabilir, ama bu Bir Türk şehri olmadığı anlamına gelmez.
Peki neden Kar romanı konusunda böyle bir önyargıya vardınız.?
Yani önce Ermeni'ydi sonra Müslüman oldular filan.. Bu benim kendi düşüncem. Burada bir şey aramanın anlamı yok. Yani bu arkadaşımız aslında önce Van'ı yazacaktı, yemedi.Yani kar romanında anlatılan Kars'ta böyle bir dini rütüel mi var? Biz Kars'ta eskiden ramazan ayında yemek yerdik sokakta. Gitsin Van'ı yazsın Yani aydınsan bazı şeylere katlanacaksın, dayanacaksın, bedelini ödemeye hazır olacaksın. Yandan tutmalı aydın olmaz. Yandan, yandan olmaz.
Sayın başkan siz Marksist bir gelenekten geliyorsunuz ve Türkiye sol hareketinin lokal düzeyde de olsa önderlerinden birisiniz. Siz belediye başkanlığı öncesi daha çok Marksist sol bir hareketle anıldınız. Ancak daha sonra kimliğinizde bazı flu çizgiler ortaya çıkmaya başladı. Siz kendinizi sosyalist devrimci olarak görmüyor musunuz?
Dev-Yol'cuyum ben. Hala Dev-Yol'cuyum. Hala bütün reflekslerimle halkın yanındayım, halkçıyım. O zaman mahkemede de söyledim. Ben de iyine varsa oradan geliyor. Kötülük yok.
Peki siz kendinizi bu gün itibariyle ruhen sosyalist, devrimci olarak görüyor musunuz?
Ben devrimci değilim. Devrimcilik o iş için çaba sarf etmek demektir. Bir süreklilik ister. Ama ben sosyalistim. Ruhum hep orada. Hep yanan halkların yanındadır. İlk isyanda 92’lerde filan gücüm yoktu, takatim yoktu. 99’larda daha aktif destek verdim. Çünkü o zaman hatırlı bir insan haline gelmiştik. Yani o zaman da beni Kürt yaptılar. O da kesmeyince Ermeni asıllı Kürt yaptılar. Bakın bir şey anlatayım: Ergenekon’dan tutuklamışlar orada bir astsubay diyor ki bana; "senin ne işin var burada" . Aslında bizim ordumuzun benim hakkımdaki kanaati Ermeni asıllı Kürt'üm. Güya 1800’ lerde dedem Erivan’dan gelmiş Van'a, Diyarbakır'a yerleşmiş, sonra kan davası olmuş karsa gelmişiz, gibi uydurma birçok senaryo yazıldı.
Sayın başkan Türk sol örgütlerinin militarist bir geleneği olduğu yönünde yaygın bir kanaat var. Bu kanaat sizin bir demecinizle iyice pekişti. Siz bir konuşmanızda "Türk askeri bizim kıblemizdir" diye bir cümle kurmuşsunuz. Türk askeri gerçekten sizin kıbleniz mi?
Onu nerden çıkardın? Benim öyle bir lafım yok. Benim kıblem halktır. Bunu nerede demişim ben?
Sizin resmi web sitenizde sayın başkan.
Allah-Allah ya inanılır gibi değil. Benim adıma neler yapılıyor. Neyse ona bakacağım ben, böyle bir şey yok.
Belki bir tekrar olacak, ama merakımı bağışlayın, sizin bu Newroz yazınız bir çeşit siyasi harakiri değil mi? Böylesi bir mayınlı alanı kurcalamanız size zarar vermez mi?
Ya bu ortak şeyimiz, dini bayramlar ortak şeyimiz değil mi?
Nerden ortak oluyor?
Örneğin kurban bayramı Arap’lardan çıktı. Ama bu gün hepimizin bayramıdır. Bunu böyle algılamak gerekiyor.
Çıkış yeri neresi efendim?
Neresi olursa olsun bana ne.Önemli olan bayram olması. Bu gün beş kıtada kutlanıyor. Kimse de bu başkasının bayramıdır demiyor.
Newroz dini bir bayram değil ama..
Ne olursa olsun. Bu bayramı her kes benimsemiş. Noel nerde çıktı? Ama bakın bu gün nerdeyse bütün dünya kutluyor. Şimdi sana soruyorum: Kürt’lerde mi Nevruz ismi çok, Terekeme'lerde mi? Niye? Çünkü bu ortak değerlerden dolayı.Aslında bu da değil. Kimin gücü varsa onun bayramıdır. Neden Noel bizim bayramımız olsun? Ama olmuş işte. Bunlar farklı şeyler. Şimdi Kürtler daha önce "ateş yak etrafında oyna"...
Yani oynamak değil tabi bu bir dini inanç ve bir ibadet şekli. Sayın başkan siz kıvrak zekası olan ve Türkiye'de önemli bir siyasal aktörsünüz. Ama buna rağmen Kürtleri inciten bazı cümleler kurmaktan çekinmemişsiniz, işte Newroz için söyledikleriniz "Bu bayram Türklerin bayramıdır. Kürtler çaldılar, renklerini boyadılar" filan gibi.... Siyasi olarak bu riski almaktan korkmuyor musunuz?
Sen deli misin Biz daha malı ayırmadık. Benim Kürt'ten başka kimim var ki? Şimdi sen Kürt müsün, Müslüman mısın
Ben Kürdüm ve Müslümanım. Bunlar ayrı şeyler. Biri etnik aidiyet diğeri dinsel aidiyet. Efendim son bir soru, Siz bazı yerlerde kendinizi ünlü Türk padişahı Yıldırım Beyazıt'la özdeşleştiriyorsunuz ve ihanete uğradığınızı söylüyorsunuz. Benim bildiğim kadarıyla Yıldırım Beyazıt Ankara savaşında Timurlenk'e esir düştü ve bir kaç ay sonra yüzüğündeki zehiri içerek intihar etmişti. Siz bu benzerliği nereden, nasıl kurdunuz?
Hikayeyi biliyor musunuz? Muhtemelen Yanlış biliyorsunuz. Aslı şu: Savaş öncesi Yıldırım Beyazıt'ın oğulları taht kavgası yüzünden birbirine düştüler.Sonuç olarak Beyazıt'a ihanet etiler. Yenilgi oradan geldi. O da bunu hazmetmediği için intihar etmişti.
Kendinizi yıldırım Beyazıt’a benzemeniz, yakınınızdakilerin size karşı bir ihanet içinde olduğu anlamına mı geliyor?
Yani evet, evladım dediğin sana her şey yapıyor. Bu kadar açık.
Yani yakınızda bir ihanetten mi bahsediyorsunuz?
Yakınımızdan bahsediyoruz kimden bahsedeceğiz..Yani bizim Şeyh Bedrettin misali..Aynen bu.
Sayın başkan, Esenyurt’ta Bir yağmadan bahsediliyor, sizce Esenyurt gelişiyor mu yağma mı ediliyor? AKP iktidarında Esenyurta neler değişti?
Biliyorsunuz Fatih İstanbul’u fetheder ve 3 gün yağmaya izin verir. Bu İslami gelenekten geliyor. Bu genelde savaş ganimeti olarak kabul edilir. Bir çeşit İslami gelenek. Bu 3 günün sonunda Fatih bakmış ki, yağmacılar kapıları pervazlarına kadar sökmüşler,O zaman da demiş ki; “keşke İstanbul’u almasaydım. Sanırım Esenyurt’ta da bu oluyor. Bir çeşit fetih sonrası yağma diyebiliriz. Yani kapılar pervazlarına kadar sökülüyor.
Tam olarak ne demek istiyorsunuz sayın başkan?
Başka ne dememi bekliyorsun. Her şey kamuoyunun gözleri önünde oluyor. Başak ne diyebilirim ki. Zaten bana haksızlık ettiniz. Haksız sorulara muhatap oldum.
Son bir mesaj almadan önce merak ettiğim başka bir konu var. Sayın başkan, başbakanın şu meşhur "one minute" olayından sonra sizin koğuşunuza Tayyip Erdoğan'ın resmini astırdığınız söyleniyor. Bunun aslı var mı?
Şimdi evet böyle bir asma hadisesi oldu. Ama şöyle oldu. Şimdi subayın biri, resmi o getirip astı. Sonra tabi polemikler oldu. Sordular kim astı diye, bizimki yemedi tabi, korktu "ben astım" diyemedi. O sırada ben astığımı söyledim. İşin aslı bu.
Sayın başkan son olarak vermek istediğiniz bir mesaj var mı?
Evet birbirimize biraz tahammül etmeliyiz. Empati yapmalıyız. Ben bir keresinde Hakkari’ye gitmiştim yolda arama vardı. Yolda yatırdılar bizi kurbağa gibi aramaya kalktılar. Bunlar olmamalı. Ben Diyarbakır'da okudum, orada büyüdüm. Kaç çeşit Kürt var iyi bilirim. Dertleri tasaları nedir bilirim. Onlara yabancı değilim.
Soru soruyu doğuruyor sayın başkan, izninizle son bir şey daha sormak istiyorum. Ortalıkta dolaşan haberlere göre; Gürsel Tekin'in genel başkan yardımcısı seçilmesinden sonra, sizin kesinlikle CHP'den milletvekili adayı olacağınız söyleniyor. Siz aday olacak mısınız?
Bakın açık söylüyorum. Ben hayatımda kimsenin eteğinden tutunarak siyaset yapmadım. Eskisi gibi heyecanım da yok. Uğraşmıyorum da. 15 yıl belediye başkanlığı yaptım. Daha da enteresanı ben Esenyurt’u 500 bin insana göre planladım. Ama bu gün imarlar on kat arttı. Esenyurt nefes alamıyor. Ben bin dönüme 7 bin konut yaptım. Adam 35 bin dönüme bin konut yapıyor. Mesele bu. Ayrıca dediğim gibi ben hayatım boyunca kimsenin eteğinden tutmadım. Bazılarına bakarsan beni Baykal belediye başkanı yaptı.Hayır beni Esenyurt'lular yaptı. Öyle olsaydı Baykal'ın aday gösterdiği her kişi belediye başkanı olurdu.Yok böyle bir şey.
Sayın başkan beni kabul ederek kamuoyunun merak ettiği sorulara yanıt verdiğiniz için çok teşekkür ederim.
Ben teşekkür ederim,

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan