Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 49
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 6 Gün Gelmedi
abdullahank 108 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 198 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 202 Gün Gelmedi
atlantis 223 Gün Gelmedi
baris dursun 224 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 233 Gün Gelmedi
adacala 233 Gün Gelmedi
admin 235 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 236 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
Göle iki dilsize ağlıyor ..
Yazar Fakir - Şubat 16 2007 - 12:09:47
Göle iki dilsize ağladı/Mustafa Küpeli

SELAM ..

Naile Hala 25 gündür dizlerine, göğsüne yumruk vura vura yara etmiş. Allah evlat acısını düşmanıma vermesin. Bir bayılıyor bir ayılıyor. Kadınlar koşturarak kolonya getiriyor, yüzüne sürüyor, kendine getiriyorlar. Sonra ağıt yeniden başlıyordu, "zalim gurbet oğlumu yedi" diye gurbete ateş püskürüyor. Ve yeniden ağıda başlıyor..
Dağlar sen ne dağlarsın/ben diyem bacıların ağlasın/bizi ayıran feleğe de kalmasın
Dağlar sen ne dağlarsın/ben diyem çocukların ağlasın/sebeplere kalmasın
Sedo'nun kardeşleri dilsiz Hidayet ve dilsiz Faruk feryad ediyor. Elleriyle Sedo'nun ölümüne inanmadıklarını işaret edip herkesten yardım diliyorlar. Dilsiz kardeşleri, çoğu kimse anlamıyor. Yakınları anlıyor, anladıklarını yanındakilere anlatıyorlar. "Ölüm bize gelseydi, biz ölseydik, Sedo ölmeseydi. Biz kardaşımızı Göle'ye götürmek istiyoruz. Bu gurbette bırakamayız" diyorlar. Birbirlerine sarılıp ağlayınca bütün herkes hem Sedo'ya hem de dilsizlerin sızlanmalarına ağlıyor. Çoğu, "keşke dilleri olsaydı da ağıtlarını anlasaydık" diyorlar.
Erol, "ben yiğidimi kaybettim" diyor. Sedo'nun arkadaşlarına sarılıyor. Apo'yu görünce sesini yükseltiyor. "Sen Sedo'nun en yakın arkadaşıydın. Bundan sonra sen benim kardeşimsin" diyor. Bir köşede ağıt yakıyor.
"Derenin oylumuna kuş konar/yaylımına gel gardaş/görüşelim geldik yol ayrımına"
Son yolculukta herkes mezarlığın etrafında birleşmiş, genci yaşlısı gözyaşlarını tutamıyordu.
Sedo'nun anası Naile hala, Eşi Esma, Bacısı Nejla ve Leyla'nın yaktığı ağıtlara dağ taş dayanmıyor. Dost düşman hepsi ağlıyor.
Naile Hala Türkçe Kürtçe ağıt yakıyor:
"Layımın mır malamın şevüttü / torunlarım bıkez man delemin şevüttü mala felekı bışevitte mala gurbette bışevette
Benim oğlum 25 gün yaralı yattı. Yaralarına kurban olurum oğul...
Deyip bayılıyor. Ayılıp feryat ediyor. Yakınları sinir krizleri geçiriyordu. Ateş düştüğü yeri yakarmış ya
25 gün hastanede bekleyen halasının oğlu Engin, mezarına toprak atarken, acısından küreği kimseye vermiyor, acısından hızlı hızlı kürek sallıyor Sedo'ya küsmüş gibi bir hali var.
Erol, Hidayet, Feuh, çocukları Ömer, Yunus, Edanur, Sedo'yu mezarlıkta bırakıp çıkmak istemiyorlar. Yakınları zorla arabaya bindirip gönderiliyor. Mezarlıktan ayrılırken herkesin gözü arkada. Sedo'nun mezarlığında kaldı... Ayrılışın sinyalleri çalmıştı çoktan. Naile Hala evde toplanan kadınlara ağıt yakıyor, kendini parçalıyor yakınlarını ve herkesin yüreği yanıyordu.
Göle derneği ana baba günü olmuş. Bütün Göleliler taziye için gelmiş. Herkes ah vah ediyorlar. Sedo'nun son yolculuğunda görevlerini yerine getirmişler.. Bu acı kolayı unutulmaz, diyorlardı.
Taziye verirken derneğin bir köşesinde toplanan Göleli gençler Apo'nun gözyaşlarını dindirmek için çaba gösteriyorlardı. Apo Sedo'yu onu kaybederken duyduğu acıyı şöyle anlatıyordu: "25 Gün önce yoldaşım, gönüldaşim yarenim, sevgili kardeşim kaza geçirmiş diye bir telefon aldığımda inanmadım. Beni işletiyorlar diye telefon edenlere kızdım. Ama dizlerimden aşağı kara sular inmeye başladı. Ya gerçekten kaza yaptıysa, dedim. Aras kargo yetkilisi çok emin, yemin ederek söyleyince, kendimi Bakırköy Devlet hastanesinde buldum. Evet, bir kamyon duvara sıkıştırmış. Her tarafını ezmişti. Bana uzun uzun bakmasından çok korkmuştum. Sanki elimdeki tutsak bir kuşu kaçıracakmış gibi oldum.Sedoş'a. birden sımsıkı sarıldım
Ama Sedoş anlamdı neden sarıldığımı. Bir an arkadaşlıklarımız bir sinema şeridi geçti gözümün önünden. Gülen güldüren, yaşamımda bir kaynak olan Sedoş o an yine beni mutlu etmişti O an bir kaybediş duygusu sardı içimi. Kendimi dışarı attım. Ben onsuz nasıl yaşarım, nasıl gülerim? Sedoya bir şey olursa, onun evinin olduğu caddeyi, evini kilise kapısı yapar bir daha geçmem. Belki o mahalleyi de terk ederim diye geçti içimden. Aklımdan geçenin başıma geleceğini nereden bilebilirdim
Sedo bana dediki: "Apo ben kaza yaparken, ilk olarak senin numaranı verdim, Apo kardaşımı arayın gelsin" dedim. Neden biliyor musun? "Gurbetteki tek dayanağım sendin. Bu yüzden önce sen...
Bu sözler içimi acıttı. Kazadan sonra bütün vücudumun her tarafım nedensiz ağrıyordu
İlk günü gece saat 2'ye kadar yanı başında konuştuk. Ameliyat sırası gelince dedi ki; "Apo bu doktorlar beni kesecekler, dikkat et" deyince, kaybetme korkusu beni yine çılgına çevirmişti.
Doktor Sedo'yu uyuttu. Ben de Hac'daki Anamı aradım. "Ana Sedo'yu kaybediyoruz, dua et, hepiniz dua edin" dedim. O hastanedeyken yalnızlık korkusu, kaybetme korkusu her yürüdüğüm her sokağın başında beni bekliyordu sanki. Bu yüzden dışarıda bile gezmek istemiyordum
Dün gece bir rüya gördüm. Sedoş bizi terk etmiş. Beni ve sevenlerini nasıl yalnız bırakır diye rüyamda çok sitem ettim. Rüyamda yemin ettim. Sedoş'la bir daha konuşmayacağıma.. Gideceği yere bir daha gitmeyeceğime, Bana ne dedi biliyor musun: "Benim çocuklarımı her zaman bana getir."
Rüyam gerçek oldu Sedo'yla ebedi ayrıldık
Şimdi Sedo'yu hep benden soruyorlar. Sedo'nun arkadaşlık enkazını nasıl kandıracağım bundan sonra? Depo'ya gitme Avcılar'a gelme. Aras kargonun önünden geçme 7. sokaktan geçme. Yunus'tan kaç, Sedo'nun çok sevdiği kızı Edanur'dan kaç. Dedim ya arkadaşlık enkazı İstanbul'un her yerine var. Dün gece mezarlığı gittim, bir saat konuştum, bir kime bile etmedi, geri döndüm geldim nice acılara ölümlere dayanan bu yürek bu kez yenilmişti.
Şimdi yaralı kardeşimden aylardır ikiye bölünmüş gibi yaşıyorum. Bir yarım Avcılarda bir yarım evinde... Şimdi sen benden ayrıldığın sanıyorsun her akşam seni hep karşımda gördüğüm için lokantaya gidince iki yemek söylüyorum. Kahveye gidince iki çay söylüyorum. Birahaneyi gidince iki bira söylüyorum. Biri bana biri onu.
Çocukların "amca babam nerede" derlerse ne diyeceğim. Şimdi içimden bu şehri terk etmek geliyor. Şimdi ırmağın bir tarafında Sedo, bir tarafında ben, ne Sedo beni, ne de ben Sedo'yu duyabiliyorum. Ama yüreklerin kolu uzunmuş ya, ben Seda'yu her zaman sarıyorum.
Benim olan sevgim ve dostluğum her geçen gün artıyor. Sen ölmedin, hiç ölmeyeceksin içimde içimizde hep yaşayacak
Mustafa Küpeli
mustafakupeli36@gmail.com,
Avcılar Kent Konseyi Genel Sekreteri

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan