Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 53
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 5 Gün Gelmedi
abdullahank 107 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 197 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 201 Gün Gelmedi
atlantis 223 Gün Gelmedi
baris dursun 223 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 232 Gün Gelmedi
adacala 232 Gün Gelmedi
admin 234 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 235 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
DİŞÇİ BEŞLİ
Yazar Fakir - Haziran 06 2011 - 00:56:44
DİŞÇİ BEŞLİ/Sunay Karataş

Sunay Karataş Beş at arabası ile çoluk çocuklu ve cümbür cemaat, turuncu kafalı ve yüzleri çilli… Bu dünyada en az yeri ve yurdu olan, acıları bal eylemiş ötekileştirdiğimiz poşalar, zayıf atlarının zor zapt ettiği arabaları ile tuz eken(Sazara) köyünün yanı başındaki düzlükte zor durabildiler. Portatif yırtık ve çok yamalı kıldan yapılmış çadırlarını kurdular. Elekçiler, dişçiler, kalaycılar, kemikçiler ve nalbantlar olmak üzere Beşe bölündüler. Sanatkâr göçerler evlerinin eşiklerine tezgâhlarını açtılar.
Kuku seslendi…
Zo… zo… Adem oğlu…''Hu erenler… Tahta sakal adına yapun zer zanaat…
Elekçiler! Kolipi, elek, şedra, taş gözeli, teşi, sepet, kaşık, paston ve oklava; Dişçiler! Damak, gümüş kaplama, zer kaplama ve pamuk; Kalaycılar! Körük, nişadır, saç ruhu, tuzruhu ve kurşun; Kemikçiler! Koçboynuzu, tarak, bıçak sapı, silah kundağı ve kın; Nalbantlar! Nal, mıh, kerpeten, maya bıçağı, törpü ve çekiçlerini tezgâhlara dizdiler… Bütün ekip tez zamanda başladılar üretmeye…
Kuku: ''Ban şehre gidip gelince an, herkes üç takım yapsın…!
Şalvarlı kadınların ocak başında duman içindeki karartılarından anlaşılıyordu ki yemek yapıyorlar. Anadan doğma üryan nar topu esmer çocuklar mila oynarken yüzlerinde gülücükler açıyordu.
Kuku öğrencisi dişçi Beşli'in altın, gümüş diş protez siparişlerini ve Çıldır Pazarı'nın elek siparişlerini alarak şehire inmeye karar verdi. Yol boyu sıralı evler önünde peşnemallarını sırtına sarmış, başındaki Kofi'nin parıldayan boncuk işlemeleri, kollarında büzgülü kolçakları ve bellerindeki sarmal gümüş kemerleri ile bergir de tuz öğüten gelinlerin otantik kıyafetlerine bakarak ilerledi. Çeşmenin başına varınca iki avucunu açarak çeşmeden kana, kana su içti. Yine su taşıyan Cemo amcayı gördü… Bir türlü akıl erdirilemiyordu. Cemo amca omuzluk ile iki teneke sille dolu suyu bir dirhem dökmeden nasıl bir dengede taşıyor kahvehanelere diye düşündü. Sonra akliselim kendi kendine… Hakikat yahu her mesleğin bir sırrı vardır elbet.'' Emeğine sağlık Cemo amcanın… Diye kendi, kendine söylendi. Yüz adım ilerdeki Cihangir'in bakkalının yanındaki fırından gelen O müthiş ekmek kokusunu burnundan ciğerlerine kadar hissetti. Kars caddesindeki dükkânların önünden geçerek Çıldır Pazarına geldi. Hayırlı işler, kolay gelsin dedi. Elekleri verdi. Parasını alarak Çıldır pazarından ayrıldı. Kaptanlaşa mah muhtarı Timur Tekgül'ün dükkânından bir paket birinci sigarası yanında üzerinde''kav orman sanayi yazan bir kibrit alarak millet bahçesin yanı başındaki eyerci Kiraz'ın dükkânına uğradı. Üç tekelti, egzotik duyarlılıkla örülmüş bir heybe ve bir adet gözlüklü kantarma satın aldı. Beşli'nin müyanehanesinin önüne geldi. Tahta kapıdan içeri giderek dar merdivenleri tırmanarak muayenehane kapısından içeri girdi.
Selam vererek kolay gelsin dedi.
Beşli: Ustam hoş geldin. Tam zamanında geldin… Malzemelerim bitiyordu. Hepsini getirdin mi?
Kuku: Hoş bulduk. Getirdim dedi.
Beşli: Tanıştırayım… Aynur kızımız diş hekimi birlikte çalışacağız.
Kuku: Kızım merhaba hayırlı olsun dedi.
Aynur: Merhaba amca memnun oldum. Beşli abi sizden çok bahsetti. Bu mesleğin duayenisiniz. Ben burada usta çırak tecrübe deneyimlerini mesleki bilgilerimle pekiştirmeye çalışıyorum.
Kuku:'' Zanaat ve kültüre köprü gereklidir. ''Kuşaktan kuşağa aktarılması için… ''Gençler de bunun için bulunmaz Hint kumaşıdır. Bu coğrafyada her ilde ve her ilçede bir çırağım vardır. İpek yolu gibi dolaşırım onları. Ürünlerimi onların vasıtası ile pazarlarım.''Bizimkisi derviş hayatı …''Bir hırka bir lokma yeterlidir. Bir sır vereyim. İyi bir dişçi sağlam dişleri çekmez… Her şey bu sırrın içinde gizlidir.
Aynur: Amca tekrar memnun oldum. Aslında açıkçası beni hayal kırıklığına uğrattınız. Bu denli duyarlılık sergilemeniz karşısında mahcup kaldım. Sizden bütün Poşalar için, ön yargılarımızdan dolayı özür dilerim.
Kuku: Önemi yok kızım… Masanın üstünde okuduğun kitabı gördüm… Öflez Işıkları okuyorsun. Bu önemli olsa gerek… Sen benden de duyarlısın… Ki gençliğine acıdım… Yani kendini heder etmene çok ama çok üzüldüm değerli kızım. Keşke iklim bahar olsa duyarlı insanlar heder olmasa… ''Pi-ru narda
odlara yanmasa…
Bunu nasıl yadsıyayım…''Karagözlü hercai menekşe kızım… Öflez Işıkları senide mi götürecek?
Aynur: Amca! Usta ne demiş…?

Ben yanmasam
Sen yanmasan
Biz yanmasak
Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa…

Ardahan'da akşamlar bir karakış gibi sağılır, toprak damlarda yol boyu… Şakarof tırpan kadar dövülmüş fukara yürekler… Acıları keskindir.
Çıldıracaksam aşktan olsun… Olsun ki…! Zayıflık alametlerinden kurtulayım…
Sağır, duymaz kardeşlik için…
Kuku: ''Umarım, umarım… Kızım dedi.
Kuku Beşliye seslenerek istediklerin tamamıdır? Ben musadeni istiyorum Maksut'un değirmenine gideceğim atlara arpa alacağım dedi.
Beşli: Ustam isteklerim tamamdır.İhtiyaçlarımı belirlerim bir daha uğradığında siparişlerimi alırsın dedi..
Kuku ayağa kalkarak e… sohbetinize doyum olmuyor bana müsaade… Allaha ısmarladık… Diyerek oradan ayrıldı.
Beşli ve Aynur; Kuku'yu uğurlayarak güle, güle dediler.
Kuku: Eğitim ve tecrübelerine yetenek eklemenin semeresini çıraklarında görmenin memnuniyeti ile tabyalara doğru yol aldı.
''Ölmesin el emeği göz nuru zanaat diyerek…

Sunay Karataş
sunay_karat@hotmail.com
GSM: 0 538 214 75 40

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan