Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 43
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 6 Gün Gelmedi
abdullahank 108 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 197 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 202 Gün Gelmedi
atlantis 223 Gün Gelmedi
baris dursun 224 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 232 Gün Gelmedi
adacala 233 Gün Gelmedi
admin 235 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 236 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
DİBE VURMUŞ EĞİTİMİ İLE
Yazar Fakir - Eylül 03 2011 - 10:12:18
DİBE VURMUŞ EĞİTİMİ İLE ARDAHAN NASIL KURTULUR?

Yaşar Geler Ardahan’da eğitim dibe vurmuş, Türkiye sıralamasında son üçü paylaşıyor. Evet çok kötü bir sonuç tabi ki, ama bunda şaşacak bir durum yok aslında. Türkiye’de ki eğitim sistemine göre kaçınılmaz son. Ardahan sonda olmasa başka bir il olacaktı.Ne fark eder ki ? Sonuçta okuyan tüm çocuklar bu ülkenin çocukları. Kaybeden de yine bu ülke ve ülkenin insanları, işgücü.

Bir il düşünün, 17 yılda 10 Vali değiştiriyor, 13 Milli Eğitim Müdürü

değiştiriyor. Yani kalıcı politikalar üreten, kalıcı çözümler üretecek sabit kadronuz yok. Anadolu Liseniz , Fen Liseniz,Öğretmen Liseniz , Meslek Liseniz, Normal Liseniz var ama kadrolu öğretmeniniz yeterli değil. Öğretmenlik hizmeti çeşitli kurumların çalışanlarından alınıyor. Asker, polis, vali yardımcıları vs. Hiç bir Pedagojik formasyonu olmayan, yani uzmanlık gerektiren bir mesleği hiç ilgisi olmayan mesleklerle takviye ederek günü kurtarmaya çalışıyorsunuz. Bu buluşta sağ olsun Sayın Valimizin ürettiği en köklü çözüm modeli olarak, Ardahan eğitim tarihine geçmiştir.

Gerçi Ardahan il olmadan önce de, ta ki 70 yıllarda benim okuduğum dönemlerde Çıldır Ortaokulu ve Çıldır Lisesi’nde yine aynı dâhiyane buluşlarla, diğer meslek guruplarıyla dersler doldurulmaya çalışılıyordu. O zamanda da aslında durum pek farklı değildi. Ama geçen 40 senede de bir şey değişmedi. Demek ki kalıcı ve kökten sorun çözücü hiçbir politika üretilmemiştir.

- Bir il düşünün, her gün kucağında tezek taşıyarak okula giden, götürdükleri tezekleri sobaya doldurarak yakmaya çalışan, bu süre de eğitim görmesi gereken zamandan bir saati geçmiş olan,

-Bir il düşünün, okul binası içerisinde tuvaleti olmayan tuvaletini yapmak için 20-30 metre dışarıya giden ve tuvaletinde su bulunmayan, varsa da kışın soğuktan donarak çalışmayan,

-Bir il düşünün, sürekli işsizlik, eğitimsizlik ve zorluklardan kaçarak kentlere yerleşerek nüfusu her gün eksilen, bu nedenle de köyünün okulu öğrencisizlikten kapanan ve köy okulunun, köyün çobanlarının barınma yeri olan, hatta sağlık evlerinin bile köy çobanlarının barınma mekanı olan,

-Bir il düşünün, okulları kapandığı için 7 ile 11 yaş gurubu arası çocuklarının saatlerce yolculuktan sonra taşımalı eğitim ile kilometrelerce uzağa ilçe merkezlerinde ki okullara gitmek zorunda kalan ve sözde eğitim alarak aynı şartlarda geri dönen,

-Bir il düşünün, köylerinde ilköğretim okulları olmayan 6-7-8 sınıflarını ilçe merkezlerinde okumaya mecbur olup, ilçede ailelerince evler tutularak 12 ile 15 yaş arası çocukların o yaşta kendi başlarına yaşam sürdüğü,

-Bir il düşünün, okulu var ancak okulunda laboratuarı olmayan, şimdiki öğrenci merkezli sisteme göre uygulama yapması gerekirken yapamayan,

-Bir il düşünün, yine öğrenci merkezli çalışma ve araştırma yapması gereken, bilgiyi kendi gücüyle internetten, kütüphanelerden, gazete ve dergilerden toplaması gerekirken bunlardan hiç birisini köyünde ve evinde bulamayan,

-Bir il düşünün, yeni mezun olmuş bir veya iki öğretmenli okulu olan ve bu öğretmenlerin de 2 yıl hızlı geçse de bir an önce buradan gitsem diye düşünerek zamanını geçiren öğretmenlerle eğitim hizmeti üreten,

-Bir il düşünün, birleştirilmiş sınıfları olan ve bu sınıflarda nasıl ders verebileceğini kara kara düşünen öğretmenlerle devam eden eğitimi olan,

-Bir il düşünün, atanan kadroları genelde yabancı olan ilin sosyal, kültürel, ekonomik ve doğal şartlarını bilmeyen bürokratlarla yönetilmeye çalışılan eğitim sistemi olan,

Daha da saymakla bitmeyen bir sürü sorun sıralayabiliriz. Bu sorunlar sanmayın ki şimdi oldu. Bu sorunlar yukarıda da değindiğim gibi 40-50 yıl önce de aynıydı , şimdi de aynı. Yani 50 yılda 50 metre ileri gidememiş bir ilden alınan sonuçta muhakkak ki bundan farklı olmayacaktı.

Evet bu anlattıklarımda suç veya suçlu aramak ya da ilan etmek bir şeyi değiştirmeyecektir. Burada suçlu sistemdir, Ardahan halkıdır, Milli Eğitim Bakanlığı’dır, Ardahan’ın sivil toplum kuruluşlarıdır, basınıdır, siyasilerdir vs.

-Sistemdir, çünkü yukarıda saymış olduğum nedenlerin birçoğu sistemin gereği Ardahan İli’nde uygulanma şansı olmayan konuları içermektedir.

-Ardahan halkıdır, çünkü halkımızın eğitime ciddi bir katkısı olmamıştır. Ne maddi ne de manevi. Çocuğunu motive edici destekleyici hiçbir çabası olmamıştır. Okulunun gelişimi için katkı ve fikir üretmemiştir.

-Milli Eğitim Bakanlığı’dır, çünkü Ardahan’da ki okulların fiziki koşullarının iyileştirilmesi için hiçbir çaba göstermemiştir.

-Milli Eğitim Bakanlığı’dır, çünkü okullara araç-gereç, materyal, internet, laboratuar, kütüphane kuramamıştır.

-Milli Eğitim Bakanlığı’dır, çünkü kalıcı öğretmen, idareci kadrolarını oturtamamıştır.

-Milli Eğitim Bakanlığı’dır, çünkü binlerce Eğitim Fakültesi mezunu öğretmen işsiz gezerken, kadro beklerken bu gençleri istihdam etmeyip bunların yerine, işi ekonomik kazanç olarak düşünerek bir uzman öğretmen maaşına meslekten olmayan ve pedagojik formasyonu bulunmayan 2 ve 4 yıllık yüksekokul mezunlarını tercih etmiştir. Yani ekonomiyi eğitime tercih etmiştir.

-Sivil toplum kuruluşlarıdır, çünkü var olan dernekler, vakıflar, odalar, birlikler eğitime katkı anlamında hiçbir çaba sarf etmeyerek sadece basın aracılığıyla eleştiri yapmayı kendilerine hak edinmişlerdir. Çözüm noktasında ürettikleri bir şey yoktur. Hangi sivil toplum örgütü bu anlamda bir çaba ve girişim içinde bulunmuştur.

-Basındır, çünkü eğitime yeterli oranda yer vermemiştir. Eleştiriden öteye geçememiş ve çözüm üretme noktasında bir girişimi olmamıştır. Tarafları bir masa etrafında toplayarak çözüm noktasında baskı oluşturamamıştır.

-Siyasilerdir, çünkü iki milletvekili olan ilimizin özellikle iktidar milletvekilinin bu konuyu meclis gündemine taşıyarak hatta Milli Eğitim Bakanımıza bizzat ileterek çözüm üretme noktasında bir çabası olmamıştır. Muhalefet milletvekilinin de her ne kadar bazı eğitim konularını meclis gündemine taşımış olsa da halkımızı daha fazla yönlendirici bir çabası olması gerekirken olmamıştır.

Şimdi yukarıda ki tabloya baktığımızda; Ardahan’da ki okuyan bir öğrenciyle kent merkezlerinde okuyan başka bir öğrencinin eşit şartlarda sınava girdiğini düşünürsek alınan sonucun hiç te şaşırtıcı bir yönünün olmadığını anlamanın zor olmaması gerek.

Çünkü, kentteki çocuk servisiyle okuluna gider gelir, dersten sonra çoğunluğu özel ders alır, dershanede takviye yapar, kütüphaneden, internetten, laboratuar ortamından yeterince faydalanır, akıllı tahtayla eğitim alır, silgi tebeşir kullanmaz, toz yutmaz, kaloriferli, modern tuvaletli, kantinli, spor salonu ve sahasının-malzemelerinin olduğu bir okulda eğitim alır.

Ardahan’daki çocuk ise, kilometrelerce yolu yürüyerek okula gider-gelir, özel dersin adını bile duymamıştır. Dershaneye gidebilme şansı % 10 dur. Kütüphaneyle tanışmamıştır. İnterneti ancak ders kitabında adı geçtiği için tanıyabilmiştir. Laboratuar zaten onun için hayal ürünüdür. Akıllı tahta diye bir şey duymamıştır bile, yumurta ve kurum ile kendisinin boyadığı tahtada tebeşir tozu yutarak ders yapmaktadır. Evinden taşıdığı tezekle kendi sınıfının sobasını kendisi yakarak ve birkaç saat sonra ısınmaya başlayarak eğitim görmeye çalışmaktadır. Okul bahçesinin bir köşesinde açılmış foseptik çukurlu suyu olmayan tuvaletleri kullanmaya mecburdur. Kantin diye bir şey bilmez, zaten harçlık diye bir kavramı hiç olmamıştır. Beden Eğitimi dersi onun için toprakta yuvarlanmaktan ve kışın kartopu oynamaktan başka bir şey değildir, çünkü spor malzemeleri ve araç-gereçleriyle tanışması olanaksızdır.

Şimdi bu kıyaslamadan sonra gelin de Ardahan’ın neden sınavlarda son sıralarda yer aldığını anlamayın bakalım.

Şimdi yapılacak son bir şey var: Ardahan’ın tüm bileşenleri bir araya gelerek açık ve belli olan sorunu çözmek için her kesim üzerine düşeni yapacak. Bunu yapmanın da kendisinde bir görev ve sorumluluk anlayışı olduğunu hissedecektir. Çocuklarımıza gerekli altyapı ve donanımı sağladıktan sonra umuyor ve diliyorum ki; Ardahan’ın öğrencileri bu kötü sonuçtan en kısa zamanda kurtulacaklardır.

Gerekirse tüm sivil toplum örgütleri olarak Ardahan’ın eğitim sorunlarıyla ilgili olarak Ardahan Milli Eğitim Müdürlüğü’nden bir brifing alarak sorunları ve çözüm yollarını anlatan bir metinle Sayın Başbakanımız ve Sayın Bakanımıza iletmek üzere sivil toplum örgütleri olarak bizzat Ankara’ya giderek girişimlerde bulunmanın yararlı olacağını düşünüyorum. Sanırım bu girişimlerden sonra da ilgili hiçbir devlet kurumu bu duruma kayıtsız kalmayacaktır..Kamuoyuna saygıyla duyurulur 03 Mayıs 2010
Yaşar GELER
Ardahan İli Çıldır İlçesi
Eski Beyrehatun Köyü Birlik ve Dayanışma Derneği Başkanı

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan