Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 37
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 5 Gün Gelmedi
abdullahank 107 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 197 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 201 Gün Gelmedi
atlantis 222 Gün Gelmedi
baris dursun 223 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 232 Gün Gelmedi
adacala 232 Gün Gelmedi
admin 234 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 235 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
TARİH HER İNSANIN AYNASIDIR
Yazar Fakir - Eylül 12 2011 - 05:24:21
TARİH HER İNSANIN AYNASIDIR/
Kerem Akbaş

<br />
Kerem Akbaş Kendi ülkesinin iç sorunlarını, meselelerini inkâr edip görmezlikten gelinerek, üzerini yalan ve dolanlarla kapatmaya çalışmak inkârcılığın başka bir yüzüdür.
Bu yaklaşım meseleleri çözmez, daha da derinleştirir çıkmaz bir hal alır.
Sorunların kaynağı dışarıdaymış gibi göstermek, hiçbir problemimiz yoktur demek büyük bir gafletin içerisinde olmak demektir.
Kendi coğrafyasında ki her şeyi güllük gülistanlık göstererek, orta doğuya barış mesajları yaymak, kendi toplumunu kandırmak demektir.
Bu inkârcı yaklaşım toplumun her kesiminin iliklerine kadar işlenmiş olup, bu özellikten herkes nasibini almış ve etkilenmiştir.
Dolayısıyla; kişilerdeki dışa yansıyan biçimi ile, değişik bir hal almış olup, kişileri doğruyu söyleme yerine, oportünist karaktere büründürtmüştür.
Kişi kendisini bulunmaz Hint kumaşı olarak görmektedir. Ben bilirim, ben yaparım mantığıyla yaklaşmaktadır.
Bu anlayış onarılması güç olan tahribatlara yol açmaktadır.
Oldum olalı, radikal çıkış yapanları hiç sevmedim halende sevmiyorum.
Nedenine gelince, madalyonun iki yüzü vardır deyiminden hareketle, bir yüzünde radikalizm varsa, öte yanında ise oportünizm vardır. Diğer bir deyimle orta yolcu anlayıştır.
Orta yolcu demek kurnazlık demektir. Kurnazlık ise yüzsüzlük demektir. Yüzsüzlük ise, densizlik yapmaktır.
Bu karakterde olanlar hep dengelere oynarlar. Yaşam alanları ise, başkalarının eksik ve yetmezliklerinin üzerine kuruludur.
İnsanların zaaflarını kullanarak kendilerinin, hep doğru yaptıklarını anlatır övünürler. Türübünlere iyi oynarlar. Tek bir amaçları vardır. Oda bireysel çıkarlarıdır. Toplumsal çıkarlarını benimsemezler. Kendi kişisel çıkarları dışında ne bir düşünceleri vardır, ne de öyle bir çabaları vardır.
Rol yapmayı iyi becerirler, rol yapma konusunda aktörlere taş çıkartacak iyi oyuncu olduklarına mahal bırakmazlar.
Dolayısıyla; tarihsel gerçeklikleriyle hiç yüzleşmek istemezler.
En temel hususlarından birisi, yapıp eylediklerini kendilerinin dışında hiç kimse ile paylaşmamalarıdır.
Ancak tarih her insanın aynasıdır. Tarih, her şeyin şahididir. Herkes geçmişini, geçmiş tarihin içerisinde aramalıdır.
Aynı zamanda da geçmiş tarihi gerçekleriyle yüzleşmek, ben insanım diyen herkesin asli görevi olsa gerek.
Geçmişleriyle yüzleşmek, büyük bir cesaret ve uygar olma işidir. Zira oportünistlerin en çok korktukları nokta ise, tam da bu husus olsa gerek.
Toplum olarak, gerçeklerimizle yüzleşmemek için bin bir dereden su getirip kıvırma yolunu seçeriz.
Ancak, bilincinde olmadığımız ya da önemsemediğimiz bu boşluğumuzdan yararlanmayı gelenek haline getiren orta yolcu tutumlar, saklandıkları karanlık dehlizlerden gün yüzüne çıkarlarken, tanınmamak için hep maske takarlar.
Doğal olmayanı doğalmış gibi göstermeye çalışırlar. Doğru olmayanı doğruymuş gibi gösterirler. Düzensiz ve sorumsuz yaşantılarını düzelteceklerinin aksine, hiçbir şey olmamış gibi, azami derecede ölçülü olduklarını, pürü pak olduklarını, toplumun menfaatleri için çabaladıklarını, toplumun çıkarları dışında bir amaçları olmadıklarına dem vururlar.
İsim ne olursa olsun her insan, geriye dönüp arkasına bakmalı, günahıyla sevabıyla yüzleşmeli ve yaptıklarıyla ya övünmeli ya da utanç duymalıdır.
Karanlık geçmişlerini örtbas edip son derece radikal çıkışlar yaparak, toplumun içerisindeki atıp tutmaları, pek inandırıcı gelmiyor artık. Tam aksine yaptıklarıyla gülünç duruma düştüklerini de görmezler.
Toplumun içerisinde belli bir aşamaya gelmiş olanlar için, bu durum daha da vahim bir hal almaktadır ve çelişkilerin yumağı haline gelir.
Hiçbir şey olmamış gibi davranamazlar. Ya da bir özür dileme ile geçiştirmek bu toluma yapılacak en büyük haksızlıklardan biri olsa gerek.
Bir yüzüyle çok radikal, doğruların ve özgürlüklerin savunucusu görünerek, diğer yüzüyle de plajlarda uygunsuz vaziyetlerde görünmek, bu iki görüntü birbirleriyle ne kadar örtüştüğünü bu halk karar verecektir.
Dolayısıyla, hiçbir yanıyla kabul görülmeyen bir anlayışın hoş karşılanması beklenemez. Ya da bu olan bitenleri görmezlikten gelmek, hiçbir şey olmamış gibi yaklaşmak, başka anlayışların önünü açmak demektir. Sonrasında da sızlanmalar bir şeyi ifade etmezler. Dikkat edilmesi gereken en temel ve can alıcı hususlar göz ardı edilmemelidir.
Sıkça kendisini gösteren başka bir yaklaşımda, kendilerini herşeyin merkezinde görenlerin ruh hallerinin yüzlerinden okunmasıdır. Her şeyi ben bilirim, ben yaparım, ben başarırım, benim dışımda kimse yapamaz deyimleri pek inandırıcı gelmiyor. Günü geldiğinde insana sormazlar mı bu halk sizleri de gördü denedi elinize yetki verdi, iradesini size teslim etti, alın yapın dediler. Sizler ne yaptınız ? diye sorulduğunda cevabınız ne olur diye açıkçası merak konusudur.
Amacım kimseyi rencide etmek değildir. Tarihi gerçeklikleri hatırlatmaktır.

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan