Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 21
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 27 Gün Gelmedi
abdullahank 179 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 268 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 273 Gün Gelmedi
atlantis 294 Gün Gelmedi
baris dursun 294 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 303 Gün Gelmedi
adacala 304 Gün Gelmedi
admin 306 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 306 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
Kaybolan Yıllar / Ali Kaya
Yazar Fakir - Ekim 27 2011 - 08:33:35
Kaybolan Yıllar / Ali Kaya

Ali Kaya Sene bilmiyorum tam kestiremedim. Ben bu kadar küçüğüm işte. Üşümüşüm, Dayının hareketlerini sürekli takip ediyor, Orbay'ın yine bir sakarlık edip gazeteleri yere düşüreceğinden korkuyorum.
Yazıyor yazıyor diye bağırmaktan ses tellerimin kopacağından ürperdiğim o yıllar, nasıl geçti kaçıncı vitesle, kaçla…
Ne fotoğraf ama… İçinde bir sürü anlam taşıyor, gazeteyi basmışız, yorgunuz. Caddenin ortasında gazete satıyoruz. Elim yüzüm üstüm başım gazete… Herkes ne yaptığımızı çözmeye çalışıyor. Ben üşüyorum… Yazıyor yazıyor, bir nevi direnişteyiz; ilanlarımızı kesmişler bizde gazeteyi satıyoruz… Bir nevi haykırış; yazıyor, yazıyor… Elimiz yüzümüz üstümüz başımız gazete…
Saatçinin oğlu emre akranımdı, ne yapıyorsunuz diye sordu. Pilav yiyoruz esprisinin o dönemler revaçta olduğu, ama benim orada o espriyi yapamamamın ızdırabıyla ciddileşmek zorunda kalıyor fizyolojim…
Direniyoruz Emre, direniyoruz…
Bu cevaba karşılık; Ne dinazor mu diyince, kendimi doğal denge ne ise ona bırakıyor o çocuksu saf duygularla kahkahaya boğuluyorum…
Üşüyordum, akşam işten çıkarken günlüğümün bir miktarıyla küçük çaykur çayının ve o harikulade yulaflı bisküvinin tadının ihtişamı hep damağımdadır…
Sonra evin yolunu tutardım, İsmail Sural'ın Kont adlı köpeğinin açık olduğu haberi daha yokuşu çıkmadan geliyordu. Allah, nasıl gidecez eve… Yolu uzatsan olmaz, yeni mahalle bölgesinde kont gibi bir sürü var.
Üstelik uzun süredir açlar.
Bizim eve giden ömrümün en korkunç dakikalarını kontla karşılaşarak yaşayacaktım. Hemen ileri de arkadaşlar kontu kıskıslıyor… Kont geldi bana saldırdı ve ısırdı.
Bir şeyler hep ters mi gitti acaba… Ben orada konta ne yapmıştım ki, ya da sana ne yaptım ki… Ya da mahallenin muhtarı Selahattin amcaya ne yapmıştım ki; mahallenin büyük ağabeyleri cinci hala oynarken, herkesi kovalayıp arada beni tutup dövmesi… Hayatımın ilk darbesini 1. sınıfta ayaklarımı paspasa silmediğim için hademe Mehmet amcadan yemiştim. Ya da Ayşe'nin gidip her tarafa "Ali Ayşe'yi seviyor" yazısıydı beni Tahir müdüre komalık ettiren, matematikçi Atalay hoca ya sövdürten…
Her şey ilk günler de ters gitti… Okulun ilk günü aşık olmamla illet olacaktım.
Aşkın gözü kör arkadaş! Kızın adı Müge, işin en güzel yanı aynı mahallenin çocuğuyuz.
Okulun ilk haftası harika geçiyor, hem Mügeyi seviyorum, hem okulu…
Birkaç gün sonra Müge trafik kazası geçirir… Ben o günden sonra okulu hiç sevmedim.
Şimdi Kamu Yönetimi 4. sınıf öğrencisi olsam da, ben o günden sonra okulu hiç sevmedim. Her kapı açılışında onun içeri girecek olma hayaliyle İbrahim Sadri'nin şiirlerini yazdım, çok erken yıllardı, gereksizdir hepsi ama yaşanılma gereğiyle doluydu, her anlamı.
Bakın nereden nereye geldik… Konu bütünlüğü bozuldu yine uyaracak beni Erdal usta.
Tamam hiciv yazıyorsun ama içine ediyorsun yazının diye…
Çok sonra iyice büyüyecektik… İş hayatına daha sıkı atılacaktık.
Buralardan gitmemek için, yapılacak her işi yapıp, herkesten bir şeyler kapacaktık.
Herkesten her şeyi kaptım sayılır. Her davranışı değerlendirdim, her karakteri, her duruşu.
Yalnız bir karakter benim kafam etini kemirip durur…
Çok İslamcı geçinen ama içi fesatlık dolu olan… Çok iyi görünen ama çok kötü olan ve daha birçok tezatlığı içinde barındıran, her şeyi tartan terazi yüzüyle görünüp fena kalleş olan karakterlileri hep uzak tuttum kendimden, benliğimden…
Hem doluya hem boşa koyup tartmalı insan her adımını doğru atmalı…
Damla damla hayatı süzüp dostu düşmanı tanımalı…Bir buçuk senemi verdim ama iyi oldu… Dostu düşmanı tanıdık fenamı…

Esen Kalın…

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan