Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 52
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 5 Gün Gelmedi
abdullahank 108 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 197 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 202 Gün Gelmedi
atlantis 223 Gün Gelmedi
baris dursun 223 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 232 Gün Gelmedi
adacala 233 Gün Gelmedi
admin 235 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 235 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
Kokpit'te Eylemci Bir Yolcu
Yazar Fakir - Nisan 24 2012 - 16:52:03
Kokpit'te Eylemci Bir Yolcu

Ardahan Çocuk yaşlarda çıktığımız köyümüze uzunca bir dönem gidemedik. Kardeşimin 40'ından sonra artan köy merakı yüzünden, her sene bir şekilde, bir haftalığına da olsa köye gider olduk. Köy dediğin de öyle kolay kolay gidilecek bir yerde de değil. Taaa Ardahan'ın bir köyü. İstanbul'dan otobüsle 24 saat. Uçakla desen; havaalanına git, rötarlı bir uçağa bin, Kars'ta in, oradan otobüsle Ardahan'a git, Ardahan'dan, Hanak ve köy derken aynı saate yaklaşan bir süre ve o kadar vasıta değiştirmenin zahmeti de çabası. Yani bizim ki "kırk katır, kırk satır hikâyesi." Her sene kardeşimin köy krizi tutunca, biz bir hafta, uçakla mı, otobüsle mi köye gidelimi tartışırız.
Bu senede bayramı köyde geçirmeye karar verdik. Otobüs-uçak tartışmalarından sonra, ucuz uçak bileti aranmaya başlandı ve Sabiha Gökçen Havalimanından kalkacak olan bir Sun Express uçağının yolcusu olduk. Avrupa yakasında oturduğumuzdan, bir taksiyle saat 9'da Sabiha Gökçen Havalimanına geldik. Saat 11'de kalkması gereken İstanbul-Kars 9428 sefer sayılı yolcu uçağının 14.35'de kalkacağını öğrendik ve beklemeye başladık. İç salonda, bizimle bekleyen yolcular bu gecikmeyi duyunca homurdanmaya başladılar. Bu homurtular zaman ilerledikçe söylenmeye ve nihayet tartışmaya dönüştü ama kendi aralarında tartışıyorlar. Çünkü ortada görevli adına, salonda uçuşan sineklerden başka kimse yok. 'Allah için onlarda görevlerini iyi yapıyordu.' Saat 14.45 olunca sinirler iyice gerildi. İş başa düştü kardeşime baktım o da bana bakıyor, biliyor bir şeylerin yapılması gerektiğini ama ne! Kardeşim ve ben yer görevlilerinin olduğu kabinine geçtik. Başladık oradaki bilgisayarları, telefonları ve bilmediğimiz edevatı karıştırmaya. Önce birkaç kez telefon numarası çevirdik ama şanssızlık bu ya yan masaların telefonu çaldı amacımıza ulaşamadık. Kardeşim bir düğmeye basınca havaalanında ki yapılan anonslar kesildi. Evet kardeşim bir şey bulmuştu, bu bir anons aletiydi. Ağabeyiliğimi kullanarak kardeşimden anons mikrofonunu aldım ve basmaya başladım. Evet her basılınca havaalanından yapılan anonsları kesiyordum. Bulmuştum.
Kardeşime; "Evet şimdi yapacağım şeyin sonuçlarına katlanacak mısın? Katlanacaksan yapacağım. Çünkü bana bir şey olmaz ama sen memursun, Kars'a değil ama kodese gidebiliriz" dedim. O da sonucunu hiç düşünmeden kabul etti. Ne yapsın, memur adam hayatında maceramı yaşamış ki. Herhalde işin macera yanı cazip geldi. Bu arada saat 15.00 olmuş ama yer görevlileri hâlâ yerlerinde yok. Yer görevlilerinin olması gereken bölüme geçtim ve anons yapmaya başladım;
"207/A Kapısında, 9428 sefer sayılı Kars yolcuları uçuşa hazırdır, lütfen 207/A Kapısı 9428 sefer sayılı uçuş yer görevlilerinin, görev yerlerine gelmeleri rica olunur" ve bu anonsu birkaç kez tekrarladım. Havalimanında sadece benim anonsum yankılanıyordu. Saat 10'da bu tarafa yer görevlileri adına, yerde bir Allah'ın kulu bulunmazken, birden onlarca yer görevlisi ve polis, yerden biten sarmaşık gibi bitip etrafımızı sarmaya başladı. İktidarı kısa süren cunta lideri gibi ne yapacağımı şaşırmıştım. O arada yolculardan birinin, bir bayan yer görevlisine, el kaldırması beni bulunduğum şaşkınlıktan kurtararak harekete geçmemi sağladı. Hemen çantamdan çıkardığım bir sayfa kâğıdı havaya kaldırarak;
"Evet, arkadaşlar bu durumu bir imzayla etkili ve yetkili makamlara bildirmemiz gerekir lütfen sakin olun ve şu kâğıda imza atın" dedim. İnsanlar uzattığım boş kâğıdı imzalarken bende derin bir ohhh çektim. Çünkü eylemi yeniden kontrolüme geçirmiş ve pasifize etmiştim. Amacımız zaten eylem yapmak değil Kars'a gitmekti. Polis komiserinin de araya girmesiyle yolcular biraz sakinleşti. Bu sakinlikten faydalanarak yer görevlilerine uçağımızın ne zaman kalkacağını sordum. Sormaz olsaydım. Saat 11'de kalkması gereken uçak saat 15.45 olmasına rağmen görevli bana gayet sakin bir şekilde efendim;
"Uçağınız geldi. Önce yolcularını indirecek, sonrada yakıt alacak, sonrada sizleri uçağa alacağız" demesin mi? Bunu duyan yolcuları kim tutar. Allahtan polis var işin içinde artık. Ben ise uçağın kaçta kalkacağından vazgeçmiştim, gecikmenin nedenini öğrenmek istiyordum. Görevli iyice yanıma yaklaşarak kulağıma fısıldarcasına; "Trabzon uçağı gecikince, Kars uçağını, Trabzon seferine gönderdiler" dedi. Bacaklarımın bağı çözüldü. Oradaki bütün Kars, Ardahan yolcuları ile beraber aşağılandığım duygusuna kapıldım. Biraz önceki eylemliliği pasifize ettiğime bin pişman oldum ama görevlinin bir suçu yok ki, bu durumdan o da rahatsız olmalı ki itirafta bulundu.
Aslında yolcuları bu kadar çileden çıkaran buradaki 5-6 saat bekleyişin dışında, Kars Havalimanına inecekleri saat, 17-18 olur ki, Kars'ta saat 16'da hava kararıyor hayat duruyor. Bu kışın ortasında ve akşamın o saatinde Kars'tan sonra Van'a, Ardahan'a, Çıldır'a, Hanak'a ve oradan da köylerine gidecekler ki gitmeleri imkânsız. Kaldı ki ertesi gün bayram. Evlerinde değil, bir otel odalarında bayramı karşılama düşüncesi bırakın insanı kızdırmayı delirtir bile.
Bu arada saat 16 oldu. Ve biz hep beraber herhangi bir kontrolden geçmeksizin uçağa bindik. Biraz olsun yolcular rahatladı ama ben çok kötü bir aşağılanmışlık kompleksi sarmalına tutuldum. Öyle ya bu yolcular bu ülkenin vatandaşı değil mi ki, sen bunların uçağını, başka yere gönderirsin. Resmen 2. sınıf muamelesi görmüştük. Elimdeki kâğıda baktım 30 imza toplanmış. Uçakta var 120 yolcu. Evet, bu imzayı ciddi olarak toplamalı ve bir yerlere ulaştırmalıyım dedim. Hemen durumu özetleyen bir metin yazdım ve bir yandan yazdığım metni yolculara okuyor diğer yandan imzalarını alıyordum. Uçağın koridorunda yalnız değilim, benimle beraber yazlık sinemalarda ki gibi "fruko, alasga, gazoz" der gibi "çay, kahve, gazoz, cola" diye yolculara bir şeyler satmaya çalışan görevlilerle yer değişerek koridoru arşınlıyoruz.
Görevlilerden biri, satışlarından verim alamamış ya da benim satışlarını engellediğimi düşünmüş olacaklar ki nazikçe bir dille; "yaptığınız iş bir eylem, bununda bir cezai yaptırımının olduğunu biliyorsunuz değil mi?" dedi.
Bende; "bizleri 5 saat bekleteceksiniz, yetmiyormuş gibi uçağımızı da başka bir ilin yolcularına tahsis edeceksiniz, bu aşağılamadan daha büyük ceza ne olabilir ki" dedim. Her türden cezaya hazır olduğumu bu uçaktaki imza verecek bütün yolculardan imza alacağımı, aynı nezaket kuralları içinde görevliye söyledim. Görevli gitti ve biraz sonra tekrar yanıma gelerek; "imza toplama işiniz bittikten sonra kaptan pilot kokpitte sizinle görüşmek istiyor" dedi. Kabul ederek imza alma eylemini tamamladım.
Görevlinin nezaretinde kokpite gittim. Kendimi tanıtarak durumu özetledim ve topladığım imzaları Kars ve Ardahan valiliğine vereceğimi söyledim. Kaptan pilot ise havalimanındaki gecikmenin asıl sorumlusunun yer hizmetlerini veren şirket olduğunu söyledi. Yolculuğumu uçağın koridorlarında ve kokpitte tamamlamış, geç bir saatte Kars'a inmiştik. Amcam bizi ve Ardahan civarlarına gidecek bir kaç yolcuyu arabasına alarak gece yarısı eve götürdü. Bütün bayram ve sonrası elimdeki imzalarla Kars ve Ardahan valiliklerine ulaşmaya çalıştım. Bayram dolayısıyla kapalıydılar. Bende Ardahan Gazetesi'nde yayınlattım. Belki, etkili ve yetkili kişiler görürlerde, yöneticisi oldukları ilin vatandaşlarının 2. sınıf muamele görmelerinden, etkilenip yetkilenirler diye.

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan