Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 51
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 5 Gün Gelmedi
abdullahank 108 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 197 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 202 Gün Gelmedi
atlantis 223 Gün Gelmedi
baris dursun 223 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 232 Gün Gelmedi
adacala 233 Gün Gelmedi
admin 235 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 235 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
YİBO SİSTEMİ VİCDANSIZLIKTIR 2.BÖLÜM
Yazar Fakir - Ocak 01 2013 - 22:39:11
YİBO SİSTEMİ VİCDANSIZLIKTIR 2.BÖLÜM

MAHİR AVAŞİN **MAHİR AVAŞİN
“Acı veriyorsa Geçmiş; Geçmemiş demektir.’’
[Murathan Mungan]

YİBO'yla tanışma hikayem beklediğimin ötesinde ilgi gördü. Hikayenin gerçekliği, özellikle bu süreçten geçmiş arkadaşların üzerinde sarsıcı bir etki yarattığını rahatlıkla söyleyebilirim. Gerçek hikayeler biraz böyledir, yıllar geçse de hep içimizi acıtır. YİBO'larda okuyan her öğrencinin bir hikayesi var ve bu hikayelerin hepsi hem çarpıcı hem de farklı farklıdır. Bu hikayeler yazılmadığı için durumun vahametini de bilemeyiz, hepimiz/hepiniz sadece duyduklarımızla yetiniriz.

YİBO tasarlanmış, üzerinde kafa yorulmuş ve buna göre kurulmuş bir sistemdir. Dikkatinizi tekrardan çekmek istiyorum, YİBO bir sistemin adıdır. YİBO'lar Özel Yönetmeliklerle yönetilir ve diğer devlet okullarından farklıdır, özgün uygulamaları vardır.

YİBO'lar Kuruluş Amaçlarına Göre öğrenci alımı yapar...

Okulların hedefi çocuklara anadillerini unutturmak.

1925'te düzenlenen Şark Islahat Planı ile Kürtçenin yasaklanmasıyla başlayan, 1935 İsmet İnönü'nün "doğu gezisi" sonrası yazdığı raporun yanı sıra CHP'nin azınlıklardan sorumlu IX. bürosu tarafından hazırlanan raporun "Temsil İşinde Maarif Teşkilatı'nın Rolü" bölümünde yer alan 9 maddede asimilasyon için bir dizi önlem önerisinde bulunuluyor. Bu maddeler arasında en dikkat çekeni ise "Mecburi ilköğretimin devlet yardımıyla tam tatbiki... Bu bölgede ilk ağızda münhasıran Kürt olan köylerde okul açılmayarak ilk önce nüfusu karışık olan köylerde açılması..., Bir taraftan muhtelif köylerde ilköğretimi yayarken diğer taraftan da hususi bir Maarif Teşkilatı'yla sakinleri münhasıran Kürt olan köylerin çocukları için Bölge Yatılı İlkokulların tesisine başlanmalıdır. Bu okulların hedefi bu çocuklara anadillerini unutturarak, Türkçeyi ana dili yerine ikame etmek olacaktır. Bunun için bu okullar yarı yarıya Türk çocuklarından teşekkül etmelidir. Bu esaslar dahilinde kurulacak olan Maarif Teşkilatı'nda çalışacak öğretmenlerin anadillerinin Kürtçe olmamasına, hususi surette itina ve dikkat edilmelidir. Bir dili en iyi ve kolay öğreten anadır. Bunun için bu mıntıkalarda kızların tahsiline bilhassa itina etmek temsili (asimilasyonu) bir kat daha kolaylaştıracaktır."

Yukarıda alıntıladığım metin; YİBO'ların neden kurulduğunun izahıdır. ARDAHAN YİBO'da bu amaca denk gelecek şekilde kurulmuştur. Öğrencilerin etnik ve mezhepsel kökenlerine baktığımızda bunu rahatlıkla görebiliriz.
Ardahan YİBO'da; Posof'tan, Çıldır'dan ve Göle'nin Türk köylerinden öğrencilerin olmaması öyle sanıyorum ki hepimizin dikkatini çekmiştir. Göle'de Türk köylerinden öğrenci almayan YİBO, Göle’nin Kürt köyleri olan MOROFKA ve DÖRTKİLİSE'den öğrenci almıştır. Öte yandan POSOF VE ÇILDIR'dan öğrenci almayan YİBO, HANAK VE DAMAL'dan Türkmen çocuklarını birinci sınıftan itibaren okula almıştır. Bununla birlikte HOPAL-KIZILKİLİSE ve HOÇVAN'da; YUKARI KURDOĞLU, PANİK, GÖLGELİ-YAYLACIK MEZRASI, MURKA ve PANİK'TEN birinci sınıftan itibaren, HOÇVAN’ın diğer köylerinde ise ORTAOKULDAN itibaren öğrenci alımı yapmaktaydı. Bu saydıklarım sistemin "TÜRK VE SUNNİ" görmediği ama "TÜRK VE SUNNİLEŞTİRMEK" istediği kesimlerdir.

Bunun yanında ASİMİLASYONUN daha rahat ve hızlı olması için TÜRK köylerinden de öğrenci alımı yapılıyordu. Bunlar ÖLÇEK KÖYÜ TULUMBA MAHALLESİ, Ardahan’ın merkez köyleri DANİZGOM (KIRAÇ) ve bir iki köyden, daha birinci sınıftan itibaren öğrenci alımı yapılırken, diğer köylerden ise yine HOÇVAN’da olduğu gibi ORTAOKULA kayıt yapılıyordu. Kısacası öğrenci alımı yapılırken birçok denge gözetilerek yapılır ve bu öğrenci alımı kendiliğinden bir harmanlama oluştururdu. O yıllar da Kürtçenin kamu alanlarında kullanımı yasaklandığından dolayı nasıl bir sistemle karşı karşıya olduğumuzu sanırım tahmin etmişsinizdir.

YİBO'lar Sevgisizliğin ve acımasızlığın adıdır...

Hepinizi sadece beş dakika empatiye davet ediyorum: Türkiye'de YETİMHANELER dışında yedi yaşındaki çocukların bırakıldığı tek kurumdur YİBO'lar.

"Henüz okul çağına gelmiş yani YEDİ yaşına yeni girmiş bir çocuk"

Hanginiz YEDİ yaşındaki çocuğunuzu böyle bir acımasız sisteme bırakırsınız. Ben bırakırım diyen bir anne veya baba var mı aranızda? Her akşam üstünü örttüğünüz, okşayarak ve koklayarak yatağına koyduğunuz YEDİ yaşındaki çocuğunuzu hiç bilmediğiniz bir yere, sadece adını duyduğunuz bir yere bırakır mısınız?

Burada dil ve mezhep ayrımı koymuyorum, sadece ÇOCUK diyorum! Siz çocuğunuza kıyabilir misiniz? Bunu yakınlarınıza önerir misiniz?...


Bu arada Türkçeyi bilmeyen YEDİ yaşındaki KÜRT çocuklarının durumunu hiç açmayayım isterseniz; çünkü bu hikayeleri yazacak cesaretimi henüz toparlayamadım.

Bu hikayeleri anlatacak kadar soğuk kanlı olamıyorum…!

Dilim tutuluyor... kalbim yerinden çıkacakmış gibi hızlanmaya başlıyor... parmak uçlarımdan terler boşalıyor... meme uçlarım diken diken oluyor… ve şairin dediği gibi "BİR YERLERDE DAHA GÖZLERİM BAĞLANMIŞTI" dizeleri anlamsız ve izinsiz bir şekilde gelip takılıyor dudaklarımın arasına ...

Bu yedi yaşındaki çocukların, o upuzun KOĞUŞLARDA geceleri rüyalarından uyanarak attıkları acı çığlıklarının EMPATİSİNİ yapacak yürekli bir insan var mı aranızda, ne dersiniz…
Sizlere bir şey daha anlatayım; Sosyal Hizmetlerde çalışan bir arkadaşım anlatmıştı, "YETİMHANELERDEKİ ÇOCUKLAR HİÇ AĞLAMIYOR" demişti bir keresinde bana. Ve ardından niye biliyor musun? diye sormuştu. Cevabımı beklemeden kendisi cevaplamıştı; çünkü çocuklar anne ve babalarına ağlarlar demişti. Çarpıldım… irkildim… başımdan aşağıya kaynar sular döküldü…
Ağlamayı gereksiz buluyorlar, UNUTUYORLAR demişti sonra. Ağlayacak gerekçeleri ellerinden alınıyor çünkü demişti, ardından...

YİBO'lara başlayan çocuklar da birinci haftadan sonra ağlamazlardı. Biz; alıştılar, uyum sağladılar diye düşünüyorduk. O yıllarda aileler de öyle düşünüyorlardı.

Meğer durum bambaşkaymış, başka nedenlerden dolayı ağlamadıklarını öğrendiğimde artık çok geç olmuştu... ÇOCUKLAR ANNE VE BABALARINA AĞLARLARMIŞ.

YİBO çocukların ağlama gerekçelerini ellerinden alan bir sistemin adıdır. Bu yüzden de YİBO sistemi hem acımasız hem de sevgisizdir.

İçinde insan sevgisi olmayan bir eğitim sistemi başarılı olur mu dersiniz…!

Eğitim ve Öğretim, aile ve okul işbirliği ile yapılan ve yürütülmeye çalışılan bir sistemdir. Batıda eğitim faaliyeti bu şekilde yürütülüyor. Benimle aynı dönemde okuyan öğrencilere sesleniyorum. Sizler YİBO'da okurken hiç veli toplantısı yapıldığını duydunuz mu? YİBO öğrenci hafızasına müdahale eden bir sistemdir. YİBO öz itibariyle eğitimde TECRİT sistemini temel almıştır.

Muhakkak dikkatinizi çekmiştir, Türkiye'de küçük kent girişlerinde ASKERİ KIŞLALAR ve CEZAEVLERİ vardır. Kürt illerine gittiğinizde bu iki kurumun yanında sizi karşılayacak üçüncü bir kurum daha vardır, o da YİBO'lardır.

YİBO'lar da Askeri Kışlalar ve Cezaevleri gibi şehir dışına kurulmuştur. Yani günlük yaşamdan uzak tutularak tecrit uygulanmıştır.

İşte bundan dolayı 90'lı yıllarda birçok YİBO içerisine Özel Hareket Tim'leri yerleştirilmiştir. Ardahan YİBO'da bu durumdan nasibini almış ve eski erkek yatakhanesi bir dönem Özel Hareketin emrine verilmiştir. Öğrenciler, tomalar, makineli tüfekler, öğretmenler, panzerler hepsi iç içe. İşte biz buna YİBO SİSTEMİ diyoruz...

Koca koca dernekler ARDAHAN'da eğitimin başarısızlığını tartışırken bu hakikati hiç ama hiç dile getirmezler. Uzun upuzun başarı üzerine formüller üretirler, ama YİBO'ya hiç dokunmazlar. Sevgi lazım, veli ilgisi lazım, araç gereç lazım, rahat ortam lazım vb. derler ama YİBO'lardaki sevgisizlikten hiç söz etmezler...

Eğitim, amaç itibariyle öğrencilerdeki farklı yetenekleri gün yüzüne çıkartıp öğrenciyi o ilgi alanına doğru yönlendirme faaliyetiyken, bu sistem YİBO'larda bambaşka bir mecrada akar. YİBO bireyleşmenin önündeki en büyük engeldir. Bireyin anlamsızlaştığı bir sistemdir.

YİBO kuruluş amacına denk gelecek şekilde mümkün mertebe herkesin birbirine benzeştiği/benzeştirildiği şekilde "eğitim" faaliyeti yürütmektedir.

Bu yüzden YİBO'larda okuyan tüm kız öğrencilerinin saç kesimi aynıdır. Doğunun herhangi bir iline gittiğinizde o saç kesiminden anlarsınız ki bu öğrenci YİBO'ludur.
Devamı sayfa 6’da
Erkek öğrencilerin saç tıraşı zaten üç numaradır. Tüm bu uygulamaların amacı farklılıkları ortadan kaldırmaktır. Kişinin birey olma, farklı olma durumuna müdahaledir.

YİBO'lar normalde diğer okullara göre araç-gereç, spor salonları vb. ihtiyaçlar bakımında çok avantajlıdır. Diğer okullarda olmayan bir çok imkan YİBO'larda var; ancak diğer okullarda olmayan bir şey var YİBO'larda, o da sevgisizliktir...

Bugün eğitimin genel durumu hiç de iç açıcı değil. Bu realite Türkiye’nin gerçekliğidir. Eğitimde köklü reform vb. tartışmalar bu konumuzun dışındadır. Asıl konumuz YİBO'lardır. YİBO başta da belirttiğim gibi egemen devlet anlayışının tarifi dışında kalan etnik ve dinsel kesimlerin ASİMİLASYONUNU hedefleyen bir sistemdir. YİBO'ların asıl amacı eğitimde başarılı olmak değildir. YİBO'ların asıl amacı devletin tarif ettiği bu kesimleri asimile etmektir. Batıda 2 km mesafeye toplu taşıma sistemi uygulayan devletin, Ardahan’da ve özellikle de Kürt köylerinde çocukları YİBO'ya zorlamasının bir anlamı ve amacı var. 2000 li yıllarda zorunlu eğitimin 8 yıl olduğu dönem de HOÇVAN’a taşımalı sistemle götürülen öğrenciler yeniden YİBO'lara alınmaya başlandı. Yani taşımalı sistem kaldırıldı. Bu durumda YİBO alternatif gibi gösterilmeye çalışıldı.

Sonuç olarak, YİBO dün de bugün de aynı amaç için hizmet vermektedir. YİBO sistemini sevimli kılmak ve prestij kazandırmak ancak cehaletle açıklanabilir. Bugün Ardahan’a lazım olan YİBO sistemi değildir. YİBO ile ilgili bir dernekleşme ancak mağduriyet düzeyinde kurulabilir. Yani bir YİBO derneği kurulacaksa o da YİBO'ların kaldırılması için kurulmalıdır. YİBO sisteminin eksiği; defter, kalem, test, kütüphane, elbise değildir. YİBO sisteminin eksiği bir eğitim kurumunun ötesindeki faaliyetleridir. Öğrencilerin başarısızlığı defter, kalem yokluğundan ya da test kitapçığı yokluğundan değil tam aksine o öğrencilerin içinde bulundukları kurumun faaliyetleridir. Sadece disiplin ve sevgisizlik üreten bir yerde eğitimde başarı beklemek saflığın ötesinde bir durumdur…

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan