Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 52
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 6 Gün Gelmedi
abdullahank 108 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 198 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 202 Gün Gelmedi
atlantis 223 Gün Gelmedi
baris dursun 224 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 233 Gün Gelmedi
adacala 233 Gün Gelmedi
admin 235 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 236 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
>AK PARTİ MİLLETVEKİLİ ..
Yazar Fakir - Şubat 21 2013 - 07:12:36
Yazarlarımızı okuyor musunuz?
AK PARTİ MİLLETVEKİLİ ARDAHAN'I DÜNYA HARİTASINDA ZOR BULMUŞ!

Ardahan Haberleri Adalet ve Kalkınma Partisi Ardahan Milletvekili İstanbul'da ziyaret ettiği yerel bir gazeteye verdiğiröportajda Ardahan'ı dünya haritasında arayıp bulduğunu belirtti.
AK partili Milletvekili kendisi gibi Göleli olan Mustafa Küpeli'nin sahipliğini yaptığı Siyasal Birikim Gazetesi'ni ziyaretinde verdiği röportajında, 'Ben Ardahan'da siyaset düşünürken dünya haritasını elime aldım ve orada Ardahan'ın yerini buldum. Yani Ardahan'da neler olabilir, nereye kadar gidibilir. Baktık bizim Ardahan bizim ülke bazında köşede kıyıda kalmış küçükcük bir yer. Soğuk savaş yıllarında kuzeyi doğusu demir perdelerle örülmüş, o gün bugündür de insan kaybı yaşayan, göç veren, zor durumda olan bir bölge. Öncelikle bizim soğuk savaş bittikten sonra yeni bir dünyanın ortaya çıktığını görmemiz lazımdı. Yanı başımız da duran 4 ülkenin komşususunuz. Çıldır'dan Ermenistan'a gitmek için taş çatlasa 60 km dir. Azerbaycan' 160 Km., Gürcistan'ın dibinde zaten. İran-Gürcistan arasında ki derin ticaret bizim topraklarımız üzerinde gerçekleşiyor. Dolaysıyla İran'la komşu olmuş oluyoruz.' dedi.
Ardahanlı olmasına karşın Ardahan'ı dünya haritasında bulan AKP'li vekilin röportjı şöyle;

Ardahan ülke bazında köşede kıyıda kalmış küçücük bir ildir diyen Ardahan Milletvekili Prof Dr Orhan Atalay; Soğuk savaş yıllarında kuzeyi doğusu demir perdelerle örülmüş, o gün bugündür de insan kaybı yaşayan, göç veren, zor durumda olan bir ildir. Dedi.



Sn Atalay’la yaptığımız röportajı aynen yayınlıyoruz

S. BİRİKİM: Efendim gazetemize hoş geldiniz. 2 yıldır görevdesiniz. Bütün gecelerde çok radikal konuşmalar yaptınız. Devlet işlerinin ve bürokrasinin çok yavaş işlediğini dile getirdiniz. 6 ay içerisinde alacağımız yatırımın 2 yıl içerisinde gelmediğini dile getirdiniz. Ve bu söylemlerinizle de herkesten alkış aldınız. Herkesin söyleyeceklerine tercüman oldunuz. Şu anda bölgede göçü durduracak önemli projeleriniz hangileridir?

O. ATALAY: Ben öncelikle teşekkür ediyorum gazeteniz aracılığıyla vatandaşlara ulaşa bildiğimiz için. Basın yayın en fazla siyasilerin işine yarıyor. Seçmenlere kendimizi ve projelerimizi anlatmamamızın en önemli aracı bu.

Ben Ardahan'da siyaset düşünürken dünya haritasını elime aldım ve orda Ardahan'ın yerini buldum. Yani Ardahan'da ne olabilir nereye kadar gidebilir.

Baktık bizim Ardahan bizim ülke bazında köşede kıyıda kalmış küçücük bir yer. Soğuk savaş yıllarında kuzeyi doğusu demir perdelerle örülmüş, o gün bugündür de insan kaybı yaşayan, göç veren, zor durumda olan bir bölge. Öncelikle bizim soğuk savaş bittikten sonra yeni bir dünyanın ortaya çıktığını görmemiz lazımdı. Yanı başınız da duran 4 ülkenin komşususunuz. Çıldır'dan Ermenistan'a gitmek taş çatlasa 60 km dir, Azerbaycan'a 160 Km, Gürcistan'ın dibinde zaten. İran -Gürcistan arasında ki derin ticaret bizim topraklarımız üzerinden gerçekleşiyor. Dolayısıyla İran'la da komşu olmuş oluyoruz.

Yani Ardahan'ı hem Kafkasya'ya hem Orta Asya'ya hem de açılan bir kapı yapmak için bütün şartlar mevcut. Öyleyse o zaman artık Ardahan'ı köşe de kalmışlıktan kurtarıp, bu coğrafyanın merkezi haline getirebilme imkanlarımızda var. Niye imkanlarımız var diyorum, çünkü gerek Ermenistan, gerek Gürcistan, gerek Azerbaycan Türkiye'ye nispetle çok geri kalmış. Dolayısıyla onlara çok şey verecek imkanımız var. Sadece kapı olarak kullanılsa bile çok ciddi bir transit geçiş merkezi haline gelebilir.

Nitekim dünya için çok önemli olan enerji hatlarının merkezidir. İster Azerbaycan olsun, İster Gürcistan üzerinden olsun yine Ardahan'dan geçiyor. Öyleyse öncelikle bunu görmek ve bunun için ne yapılması gerektiğini anlamaktır. Yapılması gereken dedir? Ulaşım ağını kurmaktır.

Geçen gün Ardahan'ın valisini Belediye başkanını ve yetkilileri çağırdık, Ulaştırma Bakanlığında bunu masaya yatırdık. Yani kuzey-güney akslarını oluşturmamız lazım. Hopa Limanında gemiden inecek malı Kafkasya'ya veya Orta Asya'ya götürmek için ilk merkez Ardahan'dır. Bunun için önümüzde iki temel engel vardır.

Birincisi Ilgar Dağı engelidir. 8 ay nerdeyse orda kar var. şu anda İran tırlarını orada 3 dört traktör peş peşe bağlanarak çekiyor. Şimdi Hopa'da cankurtaran tüneli yapılıyor ama Hopa tünelinden geçen tırların Ardahan'dan devam etmesi mümkün değil. Ardanuç'tan Erzurum hattına dönmek zorunda kalıyorlar. Halbuki bizim Sahara Dağı dediğimiz yerde Sahara Tüneli açılması halinde Hopa Limanından gelen yükü biz rahatlıkla Kafkasya ve Orta Asya'ya ulaştıra biliriz.

Şimdi Bakü Tiflis Kars demir yolu çalışmaları var 2014 yılında demiryolu tamamlanacak. Denizimizin de Hopa'da olduğunu düşünün. Gemiden yükü indir getir Kars'ta trene bindir.

2023 yılında Pekin ile Londra arasında hat düşünülüyor. İster Orta Asya'ya götür istersen Londra'ya götür. Birde Ilgar dağının açıldığını düşün Ardahan'dan Moskova'ya gidecek kadar bir yol açılmış oluyor. Ardahan bu durumda sadece güzergah olarak kullanılsa bile çok büyük nimettir. Yani düşünün orada sürekli bir TIR hareketliliği yaşanacak.

S. BİRİKİM: Lojistik Köy kurmayı düşünüyor musunuz?

O. ATALAY: Susuz'da lojistik köy kurulacak. Biz Ardahan ile Susuz arasında bir demir yolu kurmayı düşünüyoruz. Biz onu genel müdürlükle görüştük. Daha önce Çıldır üzerinden bir kılçık vermişlerdi onun hiçbir numarasının olmadığını anlattık haritalarla ikna ettik. Oradan vazgeçtiler. Şimdi Lojistik köyü Susuz'da kuracaklar. Susuzla Ardahan arasına basit düzenekli bir demiryolu kursalar da yeter.

İkincisi o bölgede mal nakliyatı düşünen iş adamları, armatörler Ardahan'da çok ciddi soğuk hava depoları yapabilirler. Yani Hopa'dan indi mal Ardahan'da soğuk hava depolarında bekletilip oradan trenlere bindirip Orta Asya'ya gönderebilirler. Bu projenin hayata geçmesi için biz ciddi anlamda çalışıyoruz.

Mesela geçen Ardahan'dan gelen heyetle gittiğimizde Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı ben bir an önce hayata geçirilmesi konusunda ısrar edince hocam çok acele ediyorsunuz dedi. Bende kendisine biz zaten Ülke olarak Avrupa'dan 200 yıl gecikmişiz niye çünkü Avrupa 19. Yüzyılın başlarında alt yapıyı özellikle ulaştırmayı bitirmişti. Avrupa'dan 200 yıllık zaman kaybını geçirmişliğimizin yanında Ardahan olarak da bizim 80 yıllık Ülkemizden gecikmiş ligimiz var. dolayısıyla Ardahan üzerinde benim 80 yıllık bir gecikmişliğim var. benim acele edin demekten daha makul bir hakkım sözüm olabilir mi dedim.

Benim bölgemin şu anda en büyük sıkıntısı kaba yemdir. Hopa'dan indiriyorum saman yüklü tırları Hopa ile Ardahan'a getirmek istiyorum. Hopa Ardahan arasında ki tünel yapıldığında ben iki saatte samanımı bölgeye getire biliyorum. Ama yapılmazsa Erzurum üzerinden dönüyorum yolum 6 saate çıkıyor. O yüzden Ardahan'ı köşe olmak tan çıkarıp merkez haline getirmenin süresini biz ne kadar kısaltırsak Ardahan'da ki sıkıntıları biz o kadar tez elden çözmüş olacağız.

Bunun yanı sıra bizim eş zamanlı götürdüğümüz bir başka proje bölgemizde kendimiz ne üretebiliriz. Bu sorunun cevabı çok açık. Tabiat bize bu sorunun cevabını veriyor. Bölgemizde olacak en iyi şey hayvancılıktır. Hele hele bizim oradaki bitki çeşitliliğinin zenginliği dünyanın çok ciddi manada ihtiyaç duyduğu doğal beslenme, tabi gıda, lezzet unsurlarını kaynağıdır. Kars ile Ardahan'ı bu manada mukayese ettiğimizde Ardahan Kars'tan çok daha zengindir. Kars'ın bitki zenginliği çeşitliliği Ardahan'a göre çok azdır. Eskiden günümüze gelen Kars Kaşarı marka olmuştur. Hâlbuki o kaşarın marka olma sürecinde kaşarın membası Göle idi. Çünkü mera hayvancılığı konusunda bizim bölge son derece müsaittir. Türkiye'de hiçbir yerde bu imkanı bulamazsınız. Ama bugün bizim bölge hayvancılığımız orada yaşamı mümkün kılıyor mu diye soracak olursanız. Hayır derim. Niye çünkü nasıl biz Osmanlı'nın yıkılışını Avrupa'da ki bilimi ve teknolojiyi takip edememesine bağlıyorsak Ardahan'ı da aynı şekilde dünyada ki hayvancılık anlamında ki gelişmeleri takip edememişine bağlamalıyız. Yani dünya her alanda bir rekabete giriyor. Hayvancılık anlamında da bir rekabete giriyor.

Bakın bu yıl biz hayvancılık sektöründe çok büyük bir sıkıntı yaşıyoruz. Niye sıkıntı yaşıyoruz?

Vatandaşın hayvanı elinde kaldı onun için büyük sıkıntı yaşıyoruz. Niye elinde kaldı? Çünkü Türkiye özellikle son üç dört yılda hayvan ırkını çok ciddi manada ıslah etti. Marmara, İç Anadolu, Eğe artık atadan dededen kendilerine miras kalmış hayvanları değil, simental ırkı hayvan getirmiş. Bu hayvan kısa bir besi sürecinde çok fazla et ve süt veren bir ırk bu ırk.

Ardahanlılar olarak biz hiçbir zaman hayvan ırkımızı ıslah etmeyi düşünemedik. Düşünemeyince hayvanın ne etinden ne de sütünden yararlanamadık. Dolayısıyla benim bölgemin insanının temel kalkınma dinamiği hayvancılıktır. Hayvancılığı geliştirmek içinde ne yapmamız lazım.

Tez elden hayvan ırkını ıslah etmemiz lazım, kaba yem ihtiyacını o bölgede temin etmemiz lazım. Bunun için Göle'nin Ardahan'ın çok büyük ovaları var. bu ovaların sulanması halinde Ardahan'da ki verimi 5 kat artırabiliriz. Bakın bu yıl biz Hindistan'dan Kıbrıs'tan, Ukrayna'na dan Macaristan'dan tarım kooperatifler aracılığıyla yem saman ithal ediyoruz. Temmuz ayından beri Ankara'nın o hantal bürokrasisini harekete geçirene kadar Şubat geldi çattı. Yani bütün doğu bölgesi milletvekilleri koştur koştur daha yeni bölgeye ot ve saman gelmeye başladı. Şimdi Devlet sadece bu yıl yurt dışından ithal ettiği samana korkunç para harcıyor. Birde vatandaştan o kadar para alıyoruz. Samanın kilosunu 750 krş'a. vatandaşa satıyoruz. Peki vatandaş sütü kaç krş. Satıyor 50 krş. Saman 75 krş süt 50 krş olacak iş mi bu. Yani var olan zenginliğimiz gidiyor. Yani her yıl bu kadar para kaybedilirse o bölgede ayakta kalınabilir mi?

Bizim sulama projemiz 1960 lı yıllarda yapılmış ama hayata geçirilmemiş. Hayata geçirilmiş olsa Ardahan-Kars-Iğdır'ı rahatlıkla besleyecek bir potansiyele sahip. O yüzden biz gecen hafta Çarşamba günü Çinli bir heyetle buluştuk Çinliler uzun vadeli alt yapı projelerine geliyorlar. Hazine garantisi verdiğiniz zaman adamlar geliyor barajından tüm alt yapı projelerine kadar yapıyorlar. Bizim Orman ve Su bakanımızla da görüştüm onları şimdi bir araya getireceğim. Kimse bana bu sene yapamayız seneye yapalım falan diyemeyecek. Yapamıyorsanız sız hazine garantisi verin Çinliler gelip yapacak diyeceğim.

Sudan şimdi öyle yapıyor altyapısını Çinlilere yaptırıyorlar. Çinliler Mahkumlarından bile ciddi para kazanıyorlar. Çin ölüm cezasına çarptırılmış mahkûmları Sudan'da çalıştırıyor. Orda hapishanede işkence çekeceğine 10 yol burada çalış daha sonra Çin'e gelmede nereye gidersen git.

Mesela Türkiye'de ki hapishanelerde insanlar ne yapıyor. Kim bu insanlardan ne kadar yararlanıyor. İnsanı rehabilite eden iştir çalışmaktır. Çünkü insan ortaya bir eser koyduğu zaman o eseriyle mutlu olur. Huzur bulur. Bir işe yaradığını his eder ve o onu rehabilite eder. Ama biz insanlarımızı Askerde de besliyor yatırıyoruz, hapishanede de besleyip yatırıyoruz, dışardaki insanları da besleyip yatırıyoruz. Yani bu kadar geç ve verimi bir nüfusumuz var ama biz bunu harekete geçiremiyoruz.

S. BİRİKİM: Ardahan'da hangi ilçeye neler yaptık biraz bahsedebilir miyiz?

O. ATALAY: Çıldır'da Aktaş Sınır kapımızı nasip olursa bu yıl açıyoruz. Yer tahsisi yapıldı binalarının inşaatına başlanacak.

Genel olarak Ardahan'ın doğal gazını bu yaz nasip olursa bitiriyoruz. Biliyorsunuz Ardahan'da doğalgaz ihalesi 2007 yılında yapılmış 2007'de 2012 ye kadar yüklenici firma bir çivi bile çakmamış. Niye çakmamış, Sahipsizlik çok kötü bir şey. Nasıl ki biz ilk acemi öğretmeni Ardahan'a gönderiyorsak ilk hakim savcıları Ardahan'a gönderiyorsak, hayatında müteahhitlik yapmamış yeni yeltenenlerde Ardahan'a geliyor.

Adamın biri KARGAZ şirketi adı altında Kars'ın Ardahan'ın Sarıkamış'ın doğalgaz ihalesini masa başında oturmuş bir hesap yapmış ben Kars'ta ilk yıl bu kadar abone yaparsam, Sarıkamış'ta da kayak tesisleri var orda da ilk yıl bu kadar abone yaparsam bu iki yerde ki aboneden elde ettiğim parayla Ardahan'ı da rahatlıkla yaparım. Ama dediği gibi olmamış çünkü Kars'ta hala abone sayısı 5 yıl geçmesine rağmen 3 bin. Para kazanamayınca Ardahan'ı yapmamış.

Ben milletvekili olduğumdan beri uğraşıyorum hatta bir kere EPDK'ya Ensar beyle beraber kalktık gittik. Geçen Temmuz yada ağustos ayı idi Enerji Bakanını, Bakan yardımcısını, Üst düzey bürokratları EPDK'nın başkanını ilgili müteahhidi bir toplantıda buluşturduk. Kendisine dedik bu saate burada bir karar vereceğiz ya bu işi yapacaksın yada yapmayacaksın.

Maksadım Ardahan'ı Kars ve Sarıkamış konseptinden kurtarıp yeni Bakanlar kurulu kararıyla özel teşebbüsün yatırım yapmadığı yerlerden kabul ettirip BOTAŞ kapsamına yanı kamuya bağlamak. Ama mevzuatın izin vermediğini söylediler. Ya bu adamın sözleşmesini iptal edip teminatını yakacağız yada bu adam yapacak dediler. Uzun mücadeleden sonra müttehitle bir anlaşmaya vardık. Tabi bazı şartlara tabi oldu. Bu şartlar önce kamu binaları önce peşinen abone olsunlar. İkinci Belediye başkanı kazı işinde bana yardımcı olacak, birde ana borudan Ardahan'a çekilecek boruda bir tane basınç düşürücü varmış bu çok pahalıymış eğer BOTAŞ bunu bize versin.

Bu imkanları bana sunarsanız Ardahan'ı önümüzde ki sezon doğalgazına kavuştururum dedi. Bizde şartları kabul ettik. Nisan ayında nasip olursa başlayacağız doğalgaza ve Ekim Kasım gibi bu işi bitireceğiz. Çünkü akabinde yerel seçim var hiç kimse yerel seçime caddeleri sokakları kazınmış bir şekilde girmez.

Posof'ta Ilgar dağı projesi yapıldı çok kısa sürede ihaleye çıkacağız inşallah.

Damal ve ya Hanak veya göle fark etmiyor. O bölgenin dinamikleri aynıdır. Temel problem hayvancılıktır. Siz hayvancılık problemini çözdükten sonra Damal'da yararlanacak Göle'de yararlanacak Hanak'ta yararlanacak.Tabi Damal'ın uluslar arası yol üzerinde olması bir canlılık getirir. Biz o yolu sınır kapısına kadar duble bir yol yapmayı planlıyoruz. Ve bunu Ilgar Dağı projesiyle amorti etmeye çalışacağız. Ayrı müttehitte vermeyeceğiz tek mütait yapsın ikisini birden yapsın.

Hanak ilçemiz de belediye Başkanı büyük bir çaba içerisinde kendisi. İyi bir mesafe aldı. Hanak'ın içme suyu problemi vardı çözdü, kanalizasyon sorununu çözdü, modern kapalı hayvan pazarı yaptı bitirmek üzere sanırsam. Bir stadyum planı var. yine meslek yüksek okulu peşinde bunun için binalarını da hazırladı. Bu anlamda çabalarımızı sürdürüyoruz. Çünkü açılırsa Hanak'a büyük katkıları olacaktır. Ben hep şunu diyorum kardeşim memleketini seviyorsan sözde sevme. Gel her yaz hiç olmazsa iki ayını memleketinde geçir. Yazın bizim bölge dünyanın en müstesna bölgelerinden bir tanesidir. Serin hava, yeşil, temiz doğa değerlerine ihtiyacı olanlar yelsinler yazlık yapsınlar ve burada otursunlar.

S. BİRİKİM: Simental ırkı hayvanların bölgemizde yaşaması için ahırlara ihtiyaç var devletin bu konuda bir desteği olacak mı?

O. ATALAY: onu ben geçen gün Doğu Anadolu Milletvekilleriyle Tarım Bakanlığında bir araya geldiğimiz müzakerelerde söyledim. İki şey söyledim ben orda. Birinci devlet artık yapacağı şeye makul bir çizgi getirmesi lazım. 50 baş ve üzeri hayvan için destek sunuyorlar. Elli hayvana bakacak memlekette adam yok ki. Göç etti gitti çalışana kesim. Dolayısıyla ben özellikle Kalkınma bakanlığından markalaşmaya gideceğim ürünler bazında destek istedim. Mesele bal evler kovan desteği, bal kredisi, birde kaz kredisi. Neden kaz eti diyorum çünkü kaz eti beyaz et ile kırmızı et arasında ki bir tattır. Özellikle Fransız restoranlarının büyük talebi vardır. Bizim insanımız kışı çıkaracak kadar kaz besliyor. Oysaki kaz barınakları yapsalar onları ahırlardan ayırsalar bir de 10 kaz yerine 100 kaz besleseler onu satsalar. Kar ettikleri parayla 5 kış geçirirler. Sığır hayvancılığından elde ettikleri karda yatırımları olur.

S. BİRİKİM: zorlu bir bölgede ve sistemleri alt üst olmuş bir yerde çok yoğun bir seçmen kitlesinin desteğiyle Milletvekili oldunuz. Bundan sonra yorgun musunuz? Siyasete devam edecek misiniz?

O. ATALAY: Yorulmadım. Memleketime her faydam dokunacak hareket yaptığımda benim yorgunluğum gider. Biz kolay kolay yorulmayız. El bebek gül bebek büyümedik. Ben gururla söylüyorum bir keresinde kamyonun sırtında Muş'a ırgatlığa gittik. Orda çalışıp para kazanacağız diye,gittik herkes ırgatını tutmuş burada size iş yok. Nerde iş buluruz dedik dediler Bingöl'de biz Muş'tan Bingöl Karlıova'ya 27 saat yol yürüdük. Yani bütün sıkıntıları göğüsleyebiliriz.

Siyasete devam edip etmeyeceğim başka bir mesele. Ben üniversiteden geldim. Üniversite yıllarım daha bir zevkliydi. Neticede seçilmiş gencecik pırıl pırıl çocuklar var karşınızda onları bilgiyle donatıyorsunuz, onlara ufuk veriyorsunuz onlara kişilik kazandırmaya çalışıyorsunuz. Onlarla olmak onlarla çalışmak çok daha zevkli bir şey.

S. BİRİKİM: Seçmenlerinizle aranız nasıl?

O. ATALAY: Ne yazık ki şarkın kasaba tarzı politikası uygulanmış yıllarca,doğrusunu söylemek gerekirse bu durum beni sıkıntıya sokuyor. Yani ben

Milletvekili oldum Ankara'ya geldim mazbatamı aldım. Rozetimi taktım tekrar Ardahan'a döndüm baktım 40-50 tane araba gelmiş karşılamaya,dedim bu nedir. dediler vekiller gelince böyle oluyor dediler.

Niye böyle oluyor dedim böyle olmazsa olmaz mı. Tabi ben daha bu duruma müsaade etmedim,ilke olarak daha sonra şöyle yaptım arabamı Kars Hava Alanına bırakıp Ankara'ya geliyorum,Ankara'dan Kars'a geçince kendi arabamı alıyor sürüyordum gidiyordum.

Diyelim ki Göle'ye vardım. Eve gideceğim fırına uğruyor bir ekmek alıyorum fırıncı beni görünce a vekil geldi diyordu. Yani bir yere giderken 50 kişiyle gidilme mantığı mı olur. Benim tarzım bu kendi arabama biniyor gitmem gereken yere kendim gidiyorum. Siyaset böyle yapılmalı şov'a gerek yok.

Ardahanlı tüm hemşerilerime sevgi ve saygılarımı iletiyorum

İsmail KÜPELİ/İstanbul/Siyasal Birikim

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan