Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 35
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 6 Gün Gelmedi
abdullahank 108 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 197 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 202 Gün Gelmedi
atlantis 223 Gün Gelmedi
baris dursun 224 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 232 Gün Gelmedi
adacala 233 Gün Gelmedi
admin 235 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 236 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
ARDAHAN y O r U m L a R
Yazar Fakir - Şubat 22 2013 - 19:53:02
Yazarlarımızı okuyor musunuz?
Yerel Derneklerin Başkan ve Yöneticilerine
Açık Mektup!/Rodi BAZ

Rodi Baz Yerel seçimler yaklaştıkça özellikle yöre derneklerinde bir hareketlilik başlar. Şu sıralarda da böyle bir hareketliliğin olduğunu gözlemliyoruz.
Bölgemizde başta KAİSİAD olmak üzere bir çok dernek yeni yönetimlerini oluşturarak görücüye çıkmaya başladı. Kimileri yönetimlerini yeni sürece uyarlarken kimileri de yeni transferler peşinde.
**Bakın KAİSİAD’ımıza (!) ne güzel…
Yönetimine eski ve yeni Hoç-Fed yöneticilerini de dahil ederek güçlü bir çıkış yaptığını, bölge işadamları olarak kalkınmada önemli bir rol üstleneceklerinin altını çiziyorlar. Eh hayırlı olsun. İstemeyenin iki gözü kör olsun…
Da, daha sonra bir iki sorumuz olacak!!!
Sayın Zorba ve Gökçeye hayırlı olsun…
Sayın Tekçe KAİSİAD’a Atatürk posteri hediye etmiş. Olabilir arkadaşımız CHP’li. Bundan daha doğal ne olabilir ki?
Şimdi yerel seçimler geliyor ve bir çok siyasetçi ve dernek yöneticisi bizi bir yerlere çekmeye çalışacak.
Yeniden Kürt olacaklar, bizi yeniden keşfedecekler.
Bunlar olacak!
Eyvallah!
Ama bizim de acizane bir sorumuz olacak.
Onu yanıtlasınlar biz de kendilerini destekleyelim.
Ben buradan örnek birkaç isim zikredeceğim ve onlardan açıklama bekliyorum;
CHP Ardahan İlçe Başkanı Sayın Nehir Ziya Alpaslan, Ardahan Kültür Evi Başkanı Sayın Tuncer Dağ, CHP Sarıyer Belediye Meclis Üyesi Sayın Ekrem Tekçe, YİBO Dernek Başkanı Sayın Celil Ünlü, Ardahan Federasyonu Başkanı Sayın Güven Doğruyol, (Bu sayın başkan Kürt kökenli olmadığı için istisna olarak görüyoruz, cevaplamak zorunda değil, onun Kürt kökenli yöneticileri cevaplasın) ARDASER Başkanı sayın Orhan Topçu…ve şu an ismi aklıma gelmeyen Kürt kökenli siyasi parti ve dernek yöneticilerine soruyorum;
Anadilde eğitime karşı mısınız?
Çoğunlukla bağlı olduğunuz partinin eski ve yeni genel başkanları “anadilde eğitim ülkeyi böler” diyor.
Siz bu görüşe katılıyor musunuz?
Katılmıyorsanız bunu kamuoyu ile paylaşır mısınız?
Bunu yapacak cesaretiniz var mı?
Bir diğer soru dünyada kendi anadilini para vererek öğrenen başka bir halk var mı?
Bunların cevabını verin sonuna kadar sizi destekleyelim, yanınızda olalım.
Aksi takdirde sizin takiye yaptığınızı, samimi olmadığınızı, Kürt halkını yok saydığınızı, hatta bununla kendinizi de “hiç”lediğinizi her fırsatta kamuoyuna anlatacağız.

Yazarlarımızı okuyor musunuz?
ARDAHAN İÇİN YÜRÜYELİM/Şemsettin Şenel

Şemsettin Şenel 23 ŞUBAT ARDAHANIN 92. YIL DÖNÜMÜ KUTLAMALARI İÇİN TAKSİM MEYDANINDA YÜRÜYELİM DEDİK..

Bu sefer Ardahan için yürüyelim,
Bizi Ardahan’a çok görenler için yürüyelim,
Bizi tanımayanlar için yürüyelim,
Bizi hakir görenler için yürüyelim,
Güneş Ufuktan şimdi doğar,yürüyelim arkadaşlar diyenler için yürüyelim.
Yürüyelim sesimizi yer gök duysun inlesin
Yürüyelim Ardahan’ın yürekli yiğitleri için yürüyelim.
Yürümek harekettir,sestir,sevdadır,haykırıştır,varoluştur eğer Ardahan için varsak yürüyelim.
Duyuralım sesimizi dağlara taşalara vede yaşayan herkese.
Varlığından söz ettirmeye çalışan Sivil Toplum Örgütlerinin başta Ardahan Federasyonu olamak üzere tüm Dernek, Vakıf, Ardahan adıyla kurulmuş tüm sivil toplum kuruluşlarına sesimizi duyurmak için yürüyelim.
Yıllardaır Ardahan’ımızı yanlış yöneten haklarını savunamayan idareceiler için yürüyelim.
Tanımadan gelip geçen Valisi, Başkanı, Amiri ve Bürokrasisi için boşa çabalayanlar için yürüyelim.
İnsanlarımızın seçimden seçime yanında olan yalan yanlış itamları ile Halkımızı kandıran Vekillerimiz için yürüyelim.
Eğitimden geri kalmışlığı her yıl Müdürü Amiri değiştiren Ardahan’ın zeki öğrencilerini başarısız kılarak sonuncu gösterenler için yürüyelim.
Kapanmış yolları,otu-samanı bitmiş,kooperatiflere borcu bitmemiş, hayvanı para etmeyen, Banka kapılarında bekleyen zavallı halkım için yürüyelim.
Kapıları kapalı,dağları yol vermez,arıları bal yapmaz, yağı kaşarı para etmez, kapısından geçen doğalgazdan nasip almaz, halen yinede umutla bekleyen halkımız için yürüyelim.
Öyleya Ardahanlı doğarken şansız doğmuş galiba,Sınırda olması başka bir bahane zengini işadamı olmuş terketmiş göçmüş yaşar şahane,birileri dernek kurmuşsa banane Ardahanı kurtaracakmışlar oda başka bir bahane,basını dertlerini sorunlarını yazar çizer,anlatır da dövünür kime ne ?
Tüm Ardahanlılarımız için yürüyelim.
23 şubat Serhat Ardahanımızın Kurtuluş Yıldönümünü Kutlama adına varoluşumuz için yürüyelim.
Gelin Dernekler, Vakıflar, Kültür Evleri tüm hemşerilerimizin birliği adına Ardahan Dernekler Federasyonumuzun başlatmış olduğu kararlar doğrultusunda Taksim Meydanında yürüyelim.
Yüyüyelim ki birileri sesimizi duysun
Yürüyelim ki bizi Ardahandaki Kutlamalara katılmamızı sindiremeyen Başkanı,Valisi vede Bürokrasisi adına yürüyelim.
Yürüyelim ki Güneş doğsun gelecek umut olsun.
Ardahan Basını sesimizi duymayanlara duyursun.....
Saygılarımla....
**ARDAHAN DERNEKLER FEDERASYONU EĞİTİM SEKRETERİ

Yazarlarımızı okuyor musunuz?
Ardahan'ın Basın Postacısı Dernekçileri..!/İlyas Yıldız

Arvak Birlik-bütünlük adına düzenlenen toplantılarda basın davet edilmemesine rağmen 'basın adına birilerinin kollama taktiği' söz konusu, bazıları dernek adına görevli olduğu halde söz hakkı tanınmadığı kulağımıza gelmekte, aslında organizasyon bir hata söz konusu.
Geçen 7 yılda bizden çok sonra bu işe talip olanların amacı Ardahan'da birlik ve beraberliği sağlama adına birçok oyunlarına şahit olduk.
7 yıldır çok kısıtlı imkânlara rağmen canla başla mücadele verirken ne bir beklenti içinde olduk nede birileri çıkıp ta 'Siz Ardahan için mücadele veriyorsunuz ama bunu hangi şartlarda yerine getiriyorsunuz?' diye sormadı.
Gazeteci ve gerçek manada dernekçileri tenzih ederim…
7 yıl içerisinde değme dansözlere taş çıkartırcasına kafa kol ilişkileri ile hareket eden çakma dernekçilerle, çakma gazetecilerin işbirliğine şahit olduk.
Özellikle son bir yılda genel anlamda savaşımız bu tür dansözlerle oldu.
Basın ve Dernekçilik adına birlik ve bütünlükten dem vuranlar, öte yanda Karslı ve Iğdırlılara serenat yapmayı ihmal etmediler, bu mevcut durum halen devam etmekte.
Kimi alanda başkalarının güdümüyle gazeteci olanlar, kimi alanda dernekçi olanların özellikle Ardahan'a verdikleri zararın haddi hesabı belli değil.
Son derece hareketli ve kıvraklar.
Bugüne dek bunların her yerde gücümüz yettiğince mutlak tepelerinde olduk...
Bazılarının kuyruk acılarının olduklarının da farkındayız..
Nihayet Göle derneğinde gerçekleşen birlik vurgulu toplantıdan bu işin ciddiyetinin nispeten algılandığını görür gibiyiz.
Tabii bu bizi azda olsa mutlu ediyor, kıyasıya bir mücadelenin sonunda bu dansözleri de bu tür toplantılarda görmek ve duymak Ardahan'ın bütünlüğü adına sevindirici.
Ancak kafa kurcalayan bir sorun var!
Şimdilerde yine bu tür toplantılarda aynı oyunların bu sefer değişik versiyonlarının sergilediğine şahit olmaktayız..!
Birlik-bütünlük adına düzenlenen toplantılarda basın davet edilmemesine rağmen 'basın adına birilerinin kollama taktiği' söz konusu, bazıları dernek adına görevli olduğu halde söz hakkı tanınmadığı kulağımıza gelmekte, aslında organizasyon bir hata söz konusu.
Demokratik teamüllere ters ve oldum olası nefret ettiğim bir cümle!
…'Basına kapalı' Sanki çok gizli devlet sırları paylaşılıyor..!
Bu cümle vurgulanırken basın dalında faaliyet gösteren insanların dernekçiliği düşünülmemekte.
Ya basının davet edilmediği 'basına kapalı' toplantıda basın adına birilerinin postacılığına soyunan dernekçilere ne demeli?
Toplantının ruhuna aykırı olarak bu sefer çok farklı bir basın ve çok farklı bir dernekçilik anlayışı sergilenmeye çalışılıyor…
Vurgusu yapılanda sözüm ona Ardahan adına birlik ve bütünlük..!
Bundan önceki yazımda da dile getirmiştim, 'aslında Ardahan kimsenin umurunda değil' diye.
Dilerim bu toplantıdan sonra ben yanılmış olayım.
Bir yanda diskalifiye edilmek istenen bir basın, diğer yandan basın adına çaktırılmadan beslenenleri görmek doğrusu anlam verilmeyen bir durum..!
Besleme basınla besleme dernekçilerin işbirliği…
İçi boş 23 Şubat'a farklı biçimlerde hazırlanıldığı bugünlerde Ardahan ı kurtaracak tek seçenek gibi görülmekte..!
Biri taksim Meydanı, diğeri lüks bir otelde kaz ve kuş gecesinde..!
Önceden siyasal oyunlarla hareket edenlerin seçim yaklaştıkça oyun tarzlarının değiştiğini görmek elbette ki kimsenin hoşuna gitmez..
Dün derneklerin birleşmesini düşünmek dahi istemeyenler bugün onların birleşmesi için toplantılarına dâhil oluyorlar..!
Dün birbirleri aleyhinde olmadık cümleler sarf edenler bugün her ne hikmetse birlik ve bütünlüğün dersi vermekteler.
'Bazıları bu sefer daha farklı dans ediyorlar' demek gelmiyor içimden ama görünen köyde kılavuz istemiyor.
Öyle geliyor ki, 'sıkıştıkları için Ardahan adına birlik ve bütünlük derdine düştüklerine şahit olmaktayız.' sanki…
Eğer böyle bir çaba varsa hiç tavsiye etmeyiz..
Çünkü hayvan terli ve artık yemiyor… 'Basına kapalı' toplantıların etik olmadığını söylemek istiyoruz.
Bir şey daha var kimsenin mesleği dernekçilik değil, her meslekten dernekçi olabileceği gibi basın dalında da dernekçilerin olabileceğini unutup bunlara söz hakkı vermeyenler kendilerine dikkat etsinler..!
Bir yandan basına kapalı diyeceksiniz, öte yandan çaktırmadan kendi belirlediğiniz basına haber servis edeceksiniz..
Üstelik kılıfı da hazır, '….
Derneğin kurucu başkanı sıfatı ile orada idi' diyeceksin.
Hem dernekçi olacaksınız ve hem de basının postacısı..
Sormazlar mı sanıyorsun ''Bu ne lahana turşusu, ne perhiz'' diye..

Yazarlarımızı okuyor musunuz?
Yaşananlar Hoç-Fed'in Aidiyetini Sorgular Durumdadır..!/İlyas Yıldız

Ardahan Haber Öteden beri Hoçvan Medyası üzerinde yaşanan bu tasvip edilmeyen tartışma ile ilgili konuya büyük harflerle yazmayacağım.
Sosyal medya üzerinde büyük harflerle yazmanın ne anlam ifade ettiğini bilenler bilir.
Bu yazının sonuna gelindiğinde kavganın taraftarı bir medya kuruluşu üzerinde yayınlanan editör yal yazıda, 'Kim olursa olsun tartışmanın düzeyi ne olursa olsun; aileleri, özel yaşantıları bu tartışmalara dahil edilmesi seviyeyi gittikçe düşürmüştür. Şu an bu tartışmaların geldiği düzey en başta ahlaki olarak bizleri rahatsız etmektedir. Kim nasıl değerlendirirse değerlendirsin, bizler bu "tartışmaya" nokta koymak istiyoruz. Bu günden itibaren bu anlamsız tartışmaya dâhil olmayacağız. Bu kararımız bizim için bağlayıcıdır. Okuyucularımızdan, bize uyarılarıyla katı sunan dostlarımızdan ve tüm kamuoyunda böyle bir tartışma içerisine girdiğimiz için özür diliyoruz. '' Şeklindeki açıklamaya şahit olduk.
Aynı Saatlerde Facebook üzerinden karşı tarafa yazdığımız mesajın cevabını okuduk. ''Merhaba İlyas Bey, işlerimin yoğunluğu nedeniyle siteye girecek zamanı yeni buldum. Açtığımda ilk senin yazını okudum. Duygularına katılıyorum. Ancak böyle olmasının sebebi ya da başlatıcısı ben değilim. Kim nasıl başlattıysa öylede bitirsin. Senin hatırın için şunu söylüyorum, benim ve diğer arkadaşa yönelik yazılan tüm yazıları kaldırsınlar. Kaldırdıkları anda bizde kaldırırız. Ayrıca arkadaşımıza yönelik yazılan yazının bir nüshası başka bir site de yayınlanmış onu da kaldırsınlar. Kaldırdıklarından emin olduktan sonra bizde kaldıracağız.'' Diyordu.
Öteden beri Hoçvan Medyası üzerinde yaşanan bu tasvip edilmeyen tartışma ile ilgili konuya büyük harflerle yazmayacağım.
Ancak, sonradan söyleyeceğimi önceden söylemek gibi bir huyum var...
Bu yazıyı okuyanların her biri kendine has bir takım anlamlar çıkarır çıkarmaz kendi sorunlarıdır.
İçimden geldiği gibi bu olayla ilgili duygu ve düşüncelerimi aktarmayı bir insanlık vazifesi olarak addettim.
Bir süredir Hoçvan medyası üzerinde adı geçen insanlarımızın atışmalarına tanıklık ettik…
Atışmaya can kurban, sanki her birinin karşısında savaşan düşman varmışçasına kıyasıya atışmalara tanıklık ettik.
Ortalık sanki yangın yeri idi…
Bir yandan bu yangına su serpenler diğer yanda körükle gidenlere tanıklık ettik!
Şu ana kadar HOÇ-FED'i temsil edenler dahil olmak üzere, gerek içte ve gerekse dışta, bu kuruma emeği olanlar kurum adına tarihin en büyük hatasını işlediklerinin bilincinde olsalar gerek..!
Doğrusunu isterseniz bu konuda yazmak istemezdim ancak, bölgemize zarar veren bu tür çıkışları tasvip etmek mümkün değildi… Bu gidişata seyirci kalamazdık.
Hiç hoş olmayan karşılıklı atışmalar insanımızın moralini bozdu.
Uzakta olmamıza rağmen çok huzursuz olduk… Eminim bizden daha çok, bu tartışmaya katılanların yakınları huzursuz oldular.
Birçok insanında tahammül sınırları iyiden iyiye zorlandı. Bu olaya karışan arkadaşların bunu görmüş olmaları gerekir!
Bölgemiz aydınları olarak kabul görmeye çalıştığımız insanların düştükleri durum son derece üzüntü vericiydi… Keşke olmasaydı.
Bir o kadarda yersiz ve anlamsızdı zaten.
Dahası kurumsallığını tamamlamış var sayılan bir kurumun içindeki insanları ve bu kuruma emek sarf etmiş insanların düştükleri durum kurumsal yapının ciddiyetini sorgular hale getirmiştir..!
Bazılarının hassasiyetini anlıyor ve saygı ile karşılıyoruz… Söyleyeceklerimizin çarpıtılmamasıdır dileğimiz!
Kendimizi ileriye taşımak veya başkalarını hakir görmek gibi bir düşüncemizin kesinlikle söz konusu olmadığını özellikle ve öncelikle vurgulamakta yarar görüyoruz…
Gazeteciliği hayal bile edemeyen bazı arkadaşların, başkalarının güdümüyle sahip oldukları siteler üzerinden ağza alınmadık kelimelerle, gazetecilik bir yana aydın olarak bu şekilde ahkâm kesmeleri, bizi 'gazeteciliği ve aydın olmayı' yeniden sorgulamak gibi bir düşünceye sevk etmiştir..!
Kim gazeteci kim değil?
Bildiğim kadarı ile 'kim aydın, kim değil' daha önce tartışılmıştı ancak, sanırım 'kim gazeteci, kim değil' yeniden tartışılması gerekiyor!
Bu anlamda uzun yıllardır Hoçvan kamuoyunda gazetecilik yapan arkadaşların bu konuyu tartışmak üzere toplanmalarında yarar görmekteyiz.
Bu arkadaşların bir araya gelmeleri imkânsızsa gazetecilik konusunda kimseye sataşmadan herkesin fikrini ve zikrini ortaya koymalarını dilerdik.
Öte yandan Hoçvan ve onun kurumsal yuvası olan Hoç-Fed söz konusu olduğunda hiç kimsenin kafasını kuma gömmek gibi bir lüksü olamaz.
HOÇ-FED' in içinde yer alan arkadaşlarında kurumsal yapıyı yeniden irdelemeleri gerekiyor!
Tekrar etmekte yarar görmekteyiz!
Bugüne kadar yaşananlara bakılırsa bu ve benzeri olaylar ne ilk ne son olacağa benzer… Umarız bir yanılmış olalım.
Kurumsallığı kabul görmüş, gerek bu çatı altında ve gerekse bu çatının oluşmasında emek sarf etmiş, toplumda 'aydın' kabul gören insanlarımızın dillerinden dökülenler son derece düşündürücüdür.
Neyse ki, bunun atlatılması konusunda bir takım çabaları görür gibiyiz. Temennim bir an önce medya üzerinde iz bırakılmaksızın bu işin tamamen sona ermesi.
Bir an önce bu gidişata son verilmesi gerekmektedir.
HOÇ-FED gibi bir kurumun buna karşın aczi yeti'ni düşünmek dahi istemememize rağmen birçok duyarlı bölge insanı nazarında bu kurumun aidiyeti sorgulanır olmuştur. Umarız bu konuda güvenilir ve sağlıklı bir açıklama gereği duyulur.
Mevcut kurum ve bu kurumu temsil edenler hassasiyetle takip edilmektedir…
Dileğimiz bu düşüncemizin iyi tahlil edilmesi ve toplumu huzursuz eden keskin bireysel çıkışların artık tadında bırakıldığını varsaymaktayız. Umarım yanılmayız..!
Not: Bu yazının bitirilip yayınlanmasından sonra beklentilerimde yanılgıya düştüğümüzü gördük... Bu yazıdan sonra taraflardan birinin bu yazının yaynlanmasından sonra yeni ve yine içeriği çirkin bir yazı yayınladığına şahit olduk..! Yazıktır Beyler Bu İnadı bırakın artık!

Yazarlarımızı okuyor musunuz?
Köy Dilimiz

Kadın Dili YEĞİN :Çalışkan titiz
MUKUSLARINI DÖKMEK : Süratini asmak
HERSLENMEK :Sinirlenmek
GOLOP :Ağaçtan yapılmış yoğurt kapı
BITIG :Köpek yavrusu
GANFET :Akide Sekeri
KÖÇMEK :Evlenmek
DILDIBIL :Çırılçıplak
BİBİ :Hala
CUCUL :Civciv
DOY DOY :Güvercin
GUŞGANA :Tencere
ZIRZA :Asmalı kilit
PALAZ :Bez
HERZAL :Tekerleksiz el arabası
ZAGAR :Küçük köpek
ISTOL :Yer sandalyesi
GIJIK :Kıvırcık saç
ÇIRNAG :Tırnak
YEKTI :Yetim
MUÇURLAMAK :Buruşturmak
PESKIR :Havlu
GIDIK :Oğlak
GUDİK :Küçük Köpek
KARTOPU :Patates
BISKA :Kibrit
CAMUS :Manda
LAZUT :Mısır
BEDASIL :Soysuz
TEVÜR :Çeşit
GOTIK :Manda Yavrusu
SEKÜ :Divan
FURGUN :Öküz Arabası
KOR ARABA :Kağnı
GASGA :At Arabası
ISKAP :Dolap
CICE :Büyük Abla
BAÇ ETMEK :Öpmek
GIDIL :Küçük
PİSİK :Kedi
MOZİK :Dananın büyüğü
GARABAN :Köy evinin girişi
FANTI :İskambil
HERG :Sürülmüş Tarla
HAROS :Nadasa bırakılmış tarla
PULUL :Ot Yığını
GALAK :Tezek Yığını
CEMSE :Askeri araç konvoyu
TAR :Tavukların kümeste üzerine çıktıkları yer
ÇİMMEK :Banyo yapmak
TEREK :Raf
GUZUK :Kambur
GORUGÇU :Kir Bekçisi
LOBYE :Fasulye
GIJO :Kozalak
BED :Çirkin
KAYIS :Kemer
TELLÜK :Yünlü takke
MINTAN :Gömlek
GOCIK :Kaban
AGBUN :Gübre
BULUZ :Elbise
GÜZGI :Ayna
TIG :Saman ekin karışımı yığın
YABA :Beş parmaklı ağaç dirgen
GUZUK :Kambur
ZURGANA :Eğri büğrü vücutlu
ZENNE :Kadın
SINAMA :Deneme

Sırrı Arpaç

Yazarlarımızı okuyor musunuz?
Ardahan'ın Basın Postacısı Dernekçileri..!

Ardahan Haberleri Birlik-bütünlük adına düzenlenen toplantılarda basın davet edilmemesine rağmen 'basın adına birilerinin kollama taktiği' söz konusu, bazıları dernek adına görevli olduğu halde söz hakkı tanınmadığı kulağımıza gelmekte, aslında organizasyon bir hata söz konusu.
Geçen 7 yılda bizden çok sonra bu işe talip olanların amacı Ardahan'da birlik ve beraberliği sağlama adına birçok oyunlarına şahit olduk.
7 yıldır çok kısıtlı imkânlara rağmen canla başla mücadele verirken ne bir beklenti içinde olduk nede birileri çıkıp ta 'Siz Ardahan için mücadele veriyorsunuz ama bunu hangi şartlarda yerine getiriyorsunuz?' diye sormadı.
Gazeteci ve gerçek manada dernekçileri tenzih ederim…
7 yıl içerisinde değme dansözlere taş çıkartırcasına kafa kol ilişkileri ile hareket eden çakma dernekçilerle, çakma gazetecilerin işbirliğine şahit olduk.
Özellikle son bir yılda genel anlamda savaşımız bu tür dansözlerle oldu.
Basın ve Dernekçilik adına birlik ve bütünlükten dem vuranlar, öte yanda Karslı ve Iğdırlılara serenat yapmayı ihmal etmediler, bu mevcut durum halen devam etmekte.
Kimi alanda başkalarının güdümüyle gazeteci olanlar, kimi alanda dernekçi olanların özellikle Ardahan'a verdikleri zararın haddi hesabı belli değil.
Son derece hareketli ve kıvraklar.
Bugüne dek bunların her yerde gücümüz yettiğince mutlak tepelerinde olduk...
Bazılarının kuyruk acılarının olduklarının da farkındayız..
Nihayet Göle derneğinde gerçekleşen birlik vurgulu toplantıdan bu işin ciddiyetinin nispeten algılandığını görür gibiyiz.
Tabii bu bizi azda olsa mutlu ediyor, kıyasıya bir mücadelenin sonunda bu dansözleri de bu tür toplantılarda görmek ve duymak Ardahan'ın bütünlüğü adına sevindirici.
Ancak kafa kurcalayan bir sorun var!
Şimdilerde yine bu tür toplantılarda aynı oyunların bu sefer değişik versiyonlarının sergilediğine şahit olmaktayız..!
Birlik-bütünlük adına düzenlenen toplantılarda basın davet edilmemesine rağmen 'basın adına birilerinin kollama taktiği' söz konusu, bazıları dernek adına görevli olduğu halde söz hakkı tanınmadığı kulağımıza gelmekte, aslında organizasyon bir hata söz konusu.
Demokratik teamüllere ters ve oldum olası nefret ettiğim bir cümle!
…'Basına kapalı' Sanki çok gizli devlet sırları paylaşılıyor..!
Bu cümle vurgulanırken basın dalında faaliyet gösteren insanların dernekçiliği düşünülmemekte.
Ya basının davet edilmediği 'basına kapalı' toplantıda basın adına birilerinin postacılığına soyunan dernekçilere ne demeli?
Toplantının ruhuna aykırı olarak bu sefer çok farklı bir basın ve çok farklı bir dernekçilik anlayışı sergilenmeye çalışılıyor…
Vurgusu yapılanda sözüm ona Ardahan adına birlik ve bütünlük..!
Bundan önceki yazımda da dile getirmiştim, 'aslında Ardahan kimsenin umurunda değil' diye.
Dilerim bu toplantıdan sonra ben yanılmış olayım.
Bir yanda diskalifiye edilmek istenen bir basın, diğer yandan basın adına çaktırılmadan beslenenleri görmek doğrusu anlam verilmeyen bir durum..!
Besleme basınla besleme dernekçilerin işbirliği…
İçi boş 23 Şubat'a farklı biçimlerde hazırlanıldığı bugünlerde Ardahan ı kurtaracak tek seçenek gibi görülmekte..!
Biri taksim Meydanı, diğeri lüks bir otelde kaz ve kuş gecesinde..!
Önceden siyasal oyunlarla hareket edenlerin seçim yaklaştıkça oyun tarzlarının değiştiğini görmek elbette ki kimsenin hoşuna gitmez..
Dün derneklerin birleşmesini düşünmek dahi istemeyenler bugün onların birleşmesi için toplantılarına dâhil oluyorlar..!
Dün birbirleri aleyhinde olmadık cümleler sarf edenler bugün her ne hikmetse birlik ve bütünlüğün dersi vermekteler.
'Bazıları bu sefer daha farklı dans ediyorlar' demek gelmiyor içimden ama görünen köyde kılavuz istemiyor.
Öyle geliyor ki, 'sıkıştıkları için Ardahan adına birlik ve bütünlük derdine düştüklerine şahit olmaktayız.' sanki…
Eğer böyle bir çaba varsa hiç tavsiye etmeyiz..
Çünkü hayvan terli ve artık yemiyor… 'Basına kapalı' toplantıların etik olmadığını söylemek istiyoruz.
Bir şey daha var kimsenin mesleği dernekçilik değil, her meslekten dernekçi olabileceği gibi basın dalında da dernekçilerin olabileceğini unutup bunlara söz hakkı vermeyenler kendilerine dikkat etsinler..!
Bir yandan basına kapalı diyeceksiniz, öte yandan çaktırmadan kendi belirlediğiniz basına haber servis edeceksiniz..
Üstelik kılıfı da hazır, '….
Derneğin kurucu başkanı sıfatı ile orada idi' diyeceksin.
Hem dernekçi olacaksınız ve hem de basının postacısı..
Sormazlar mı sanıyorsun ''Bu ne lahana turşusu, ne perhiz'' diye..

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan