Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 42
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 6 Gün Gelmedi
abdullahank 108 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 197 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 202 Gün Gelmedi
atlantis 223 Gün Gelmedi
baris dursun 223 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 232 Gün Gelmedi
adacala 233 Gün Gelmedi
admin 235 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 235 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
BEN SÖYLEDİM
Yazar Fakir - Mart 11 2013 - 07:40:11
Yazarlarımızı okuyor musunuz?
Vekilim Haritaya Bakmış! Hemde Dünya Haritasına!

Ardahan Eleştiri **"BEN SÖYLEDİM GÜNAHIMDAN ÇIKTIM"

**Nejdet Kanbir
Ardahan'ın düşman işgalinden kurtuluşunun 92. yıldönümünü, anlamlı bir başlangıçla, Ardahan Kongrelerinin yapıldığı binayı, bu kongrelerin yapılışının 94. yıldönümünü bir buçuk ay geçe, restorasyonla, 'kent müzesi ve kongre merkezi' olarak açarak başladık.
Her yıl tekrarlanan kurtuluş törenleri, atalarımızla gururlandığımız, yüreğimizin kabardığı anlar oluyor.
Tarihi yad edip atalarımıza duyduğumuz şükran ve minnetin peşine, halimiz gözlerimizin önüne gelince, "mevcut çilelerimizden ne zaman kurtulacağız, nasıl kurtulacağız?" diye sormadan edemiyoruz.
Ardahan, bir avuç yer... Bir dokunuşta sorunlarından arındırılabilecek bir yer aslında. Ama, gelin görün ki bu bir dokunuş bir türlü gerçekleşmez nedense!
Hep bir birimizi suçlar dururuz; şu, şunu yapmadı, şu, şunu yanlış yaptı.... gibi.
Maksat suçlamak değil, bir bahane bulmak değil de bir çözüm aramak, bir öneri getirmek ve bunun üzerinde düşünmek olursa daha faydalı olunabilir.
Sanırım, biz, eleştiriyi, öneri diye sunamıyor veya öneriyi karalama diye algılıyor olmalıyız ki, sağlıklı bir tartışma, çözüm arama uğraşı içinde olamıyoruz.
Şayet eleştiriyi öneri varsayıp yumuşatarak algılar ve üzerinde düşünürsek, önerileri de karalamaya dönüştürmez isek; birlikte düşünür ve ortak bir noktayı hedef haline getirir ve çözümü için birlikte haraket edebiliriz sanırım.
Şimdi Eleştiri Zamanı!
En mülayim eleştirel tutumu takındığımızı, ama karalamak için değil, daha iyiye yönelik, öneri için hazırlık anlamında, gördüğümüz yaklaşım yanlışlarını sergilerken, muhataplarının üzerinde düşünüp, kendilerini ve tutumlarını gözden geçirmeleri dileğiyle söylenmiş sözler olarak algılanmasını da dileyelim; Önce kısa bir hatırlatma, anı anlatımı ile başlayalım.
Yıl 2000, yer Ankara-Tiflis-Ardahan
2000 yılının son baharında bir heyet halinde Ankara'ya gidiyoruz, seçilmişlerden oluşan heyetin başında Çıldır Belediye Başkanı Ercan Şirin, İl Genel Meclis Üyesi Salih Orhan ve Muhtarlar. Ben ise gazeteciyim ve esnafım. Başka bir sıfatım yok. Heyetteki tek seçilmemiş bendim. Ankara'daki vekillerimiz; DSP'den Faruk Demir, DYP'den Saffet Kaya.
İl Valisi Hasan Özdemir, Ankara dönüşü bizimle görüşüyor, sonrasında Tiflis'e gidiyoruz. Gürcistan Meclis Başkanı, Ulaştırma Bakanı ve Cumhurbaşkanı Baş Danışmanı ile görüşüyor, Tiflis-Ahıska-Ahılkelek üzerinden Karzak-Aktaş hududuna geliyoruz. Kaymakam Hulusi Şahin ve Tabur Komutanı sınıra geliyor ve Gürcü yetkilileriyle protokol görüşmesi yapılıyor. Her iki taraf beklentilerin ortak olduğu noktasında hem fikir, hem Kars-Tiflis Demiryolu ve hem de Aktaş-Karzak kara hudut kapısı hakkında beklentiler ve niyetler ortaya konuluyor.
Bir müddet sonra Vali Hasan Özdemir'in girişimleri ile Sınır Ticareti ile ilgili bir toplantı-Panel düzenleniyor Halk Eğitim Merkezi salonunda. Panelistler birkaç bakanlığın konuyla ilgili uzmanları. Panelin yöneticisi İl Valisi. Saffet Kaya da burada. Salonda, sınır ticaretinin (motorin ticareti) yavaşlamış olmasından duyulan öfke var.
Biz bir soruyla bir öneri getiriyoruz; " ... ;Özellikle petrol ürünleriyle ilgili sınır ticaret kararnameleri gizli kararnamelerdir, yani resmi gazetede yayınlanmazlar. Çünkü uluslararası ticaret kurallarına uymayan ticari bir yol olmaktadır. Gürcistan'ın ise petrolü yoktur. İlimizde, yakın zamanda yapılan bu ticarette, Gürcistan'daki satıcılar, bizim iç piyasadaki fiyatlarımıza bakıp fiyat oluşturuyorlar ve bu bizler için karlı bir ticaret olmuyor. Şu yapılamaz mı; bu çıkarılacak kararnamelerde, Azerbaycandan direk alacağımız akaryakıt, sınır ticareti kapsamında sayılamaz mı? Yani Azerbaycan, bizimle sınır gibi kabul edilemez mi?"
Verilen yanıtı merak ediyorsunuzdur, ilgili bürokrak panalistler şöyle cevapladı: " bu siyasi bir karardır, olabilir"
Vekilimiz Kaya da orada ve hiç bir tepki yok. Hatta, öncesinde, sınır ticaretinin ülke genelinde bittiğini söyleyen vekile, Habur'da TİPİC'in toplama merkezi yaptığını ve resmi depolama ile dağıtım yapıldığını söylemiştim de, Faruk Bey; "biliyorsunda niye bize söylemiyorsun" yollu sitem etmişti. Biz de, bizim köyde yaşadığımızı, Ankara'daki vekilimizin bilebileceğini düşünerek söylememiş olduğumuzu söylemiş idik!
Sonuçta şu kanaate varmıştım 2000 yılında ve yüzlerine de söylemiştim: Vekillerimiz ilgisizler, ilgisiz olduklarından da bilgisizler... Alınmışlardı tabii olarak...
Yıl 2013 17 Şubat Siyasal Birikim ve Ardahan Haberleri Siteleri :
VEKİLİM HARİTAYA BAKMIŞ!!!!!
Hem de Dünya Haritasına!
Önce ardahanhaberleri.com adresinde okudum, sonra siyasalbirikim.com'da da yayımlandı ve en son kuzeyanadolu.com'da: Vekilimiz Orhan Atalay ile yapılan röportaj. Okuyunca birkaç nokta dikkatimi çekti ve bir çağırışım yaptı eskileriyle; çağırışımın adı İLGİSİZ-BİLGİSİZ çağrışımıdır. Bu iyneleyici cümleyi seçerek kullanıyorum ki dikkat çeksin!
Hani girişte dedikya, eliştiriyi öneri almak lazım, öyle alınsın istiyoruz, ama bunu direk öneri diye söylemeden önce, ilgili ve bilgili olması gerekenlerin bu eksiklerini vurgulamak, sonra tek bir öneri ile bitirmek isitiyorum.
1- "Ardahan'da siyaset yapmayı düşününce haritadaki yerine bakmak", bizi, Ardahan'da yaşayanları keriz yerine koymaktır. Bunu, hem söyleyenin, hem de böylelerini, bize, "vekil seç" diye gönderenlerin yaptığını düşünüyorum.
2- "Kars'tan treni Ardahan'a Susuz üzerinden" getirmeyi SERKA raporuyla bize anlatmaya çalıştılar daha önce, inanalım diye de Hopa'ya kadar götürdüler treni. ÖKÜZ BİLE SEYRETMEZ, GÜLER BUNA, DAĞA DALDIĞINI GÖRÜNCE TRENİN! Hopaya giden tren gün yüzü görmez Ardahan ovasından sonra. Yani gitmez. Bu rapor, şimdilerde SERKA'nın sitesinde yer almıyor ne hikmetse!
3- "Ardahan bu durumda sadece güzergah olarak kullanılsa" çok büyük bir ayıp olur, sadece eksoz dumanı koklar ve çay satarız.
4- "Lojistik köy, Kars-Susuz'da" değil, Kars ile Mezra Köyü arasında kurulacak. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın Ardan-Kars-Iğdır ve Ağrı için hazırlamış olduğu Çevre Düzeni Planı'nın KARS G-50 Paftasında görebilirsiniz. Ayrıca, isterseniz DDY sitesinde Lojistik Merkezleri bölümünde yer alan haritadan da görebilirsiniz. SERKA'nın raporlarında da okuyabilir-görebilirsiniz.
5- " Susuzla Ardahan arasına basit düzenekli bir demiryolu kursalar da yeter" mi?, Cambaz istasyonu gümrük istasyonu olsa, iç hattı olsa yetmez mi?
6- "Benim bölgemin şu anda en büyük sıkıntısı kaba yemdir. Hopa’dan indiriyorum saman yüklü tırları Hopa ile Ardahan’a getirmek istiyorum. Hopa Ardahan arasında ki tünel yapıldığında ben iki saatte samanımı bölgeye getire biliyorum" derken Türkgözünden hiç bir zaman hiç bir şey getirmenin imkanının olmayacağını söylemiş oluyorsunuz. Sarp'ta olup Türkgözü'nde olmayanı istesek nasıl olur? Aktaş içinde aynı mı düşünmeliyiz acaba?
7- "Vatandaşın hayvanı elinde kaldı onun için büyük sıkıntı yaşıyoruz. Niye elinde kaldı? Çünkü Türkiye özellikle son üç dört yılda hayvan ırkını çok ciddi manada ıslah etti" derken, canlı hayvan ithalatının hiç etkisinin olmadığını söylemiş oluyorsunuz, işte bu doğru olmuyor, siyasi davranıp, mensubu olduğunuz hükümetin uygulamasını, sonucu ne olursa olsun baştan kabul ederek, bizden de görmememizi istiyorsunuz; bu olmuyor.
8- "Çıldır’da Aktaş Sınır kapımızı nasip olursa bu yıl açıyoruz. Yer tahsisi yapıldı binalarının inşaatına başlanacak." Doğru ama son gelişmeleri eksik söylemişsiniz; İnşaat Ruhsatı da verildi, Yer Teslimi de yapıldı. Baharın inşaat başlıyor.
9- "... kanalizasyon sorununu çözdü" demek doğru değil, doğrusu, 'toplu boşaltım yapıp dereleri-ırmakları berbat etmeyi başardı' demektir. Çünkü bu kanalizasyon hatlarının ucunda arıtma yok!
10-"Sahipsizlik çok kötü bir şey." İşte, koşulsuz olarak altına imza atabileceğim doğru bir sözünüz.
11- "Genel olarak Ardahan’ın doğal gazını bu yaz nasip olursa bitiriyoruz. Biliyorsunuz Ardahan’da doğalgaz ihalesi 2007 yılında yapılmış 2007’de 2012 ye kadar yüklenici firma bir çivi bile çakmamış." Bu sahipsizlik 2007'den sonrasıyla ilgili değil, asıl 2000'in başlarında başlayan BTC projesiyle ilgili çalışmalarda İl'in sahipsizliği, işi 2007'ye sarkıtmış. Nasıl mı?
BTC'nin büyük ortağı %30 ile BP, üretici ülke Azarbeycan'ın firması Socar'ın bile hissesi %25, diğer 9 firma %2.5 ile %8.9 arasında değişiyor, TPAO %6.53.
Yani BTC'ye bakan, büyük ortak ve 1909'da kurulmuş BP'yi, BP'yi gören İngiliz'i, bunu gören 1915 Çanakkale'yi-1919 Cenub-i Garb-i Kafkas Cumhuriyeti'ni görebilmelidir. Bu kadar! Sadece görebilmelidir. Görebilmeliydi, Ardahan'ın sahipleri; BTC burdan geçerken. Savaşla ulaşamadığı kaynakları, sizi yol yaparak alıp götürdüğünü görebilmeliydi.
Ve sadaka gibi; okul boyamalar, süt toplama yerleri vs. değil, bu geçişten, bölgenin hakkı olanı alabilmeliydi; adı sosyal sorumluluk olan proje tarflarının uygulama bölgelerindeki sosyal yatırımlarından.
Evet "Sahipsizlik çok kötü birşey." Sahibi olanlar, kendilerini bilselerdi, bu hattı geçirenlerden, yerleşim yerlerine bu gazdan hat döşenmesini isterlerdi. Hiç olmazsa il ve ilçe merkezleri bundan ilk planda istifade edebilirdi.
Elalemin köylerinde var.
Türkiyenin, konutlarında soba bacası, kalorifer tesisatı olmayan Antalya İline doğalgaz ulaştı, 7-8 ay soba yakan memleketin toprağından gaz hattı geçiyor, sosyal sorumluluk diye okul duvarı boyuyorlar! EVET SAHİPSİZLİK ÇOK KÖTÜ BİRŞEY... BTC bitti, sosyal sorumluğu devam ediyor..., bir de TANAP var, (ANAP'ın başına eklenmiş T değil anlamı, google amcaya sorun söyler) bilen var mı sayın vekillerimizden?
Şimdi ve yarınlarda size-bize ve ilgili herkese de aynı sözler söylenmesin diye, bu günkü toplumun sahiplerine tek bir öneride bulunacağım. Önerinin içeriğini, ilgilenenler araştırsın, ihiyaç olursa bende bu konuda uzunca yazacağım.
TEK ÖNERİ: ARDAHAN SINIRLARI İÇİNDE İÇ GÜMRÜK İDARESİ KURULMALIDIR.
Lütfen bu ilin ilgili her ferdi bu konuda kafa yorsun....
İÇ GÜMRÜK İDARESİ KURULMAZ İSE, SİZİN KAPINIZ, YİNE SİZE ÇALIŞMAYACAK.
TÜRKGÖZÜ VARKEN SARPTAN SAMAN GETİRMEK MECBUREYİTİNİ ANLAMAYANLAR, YARINLARIN NE GETİRECEĞİNİ DE GÖREMEZLER!
*İl Genel Meclisi Üyesi

Yazarlarımızı okuyor musunuz?
GÖLELİ ŞAİRLER

Ebru han Göle özlemim arttıkça ve Göle’ye dair bir şeyler karalamaya başlayınca, yazacak ne çok şey varmış diye düşündüm…
Yazmak duygusu her insanda farklı şekilde ortaya çıkar. Hepimizin hayatında bir dönem şiirle tanışmışlığımız, hatta yazdığımız şiirler ya da hayranı olduğumuz şairler olmuştur. Aslında hepimiz biraz şair biraz yazarız.
Gençlik yıllarımızda, telefonların çok yetersiz olduğu, bilgisayar teknolojisinin ise hiç olmadığı dönemde, şimdilerde tamamen yok olmaya yüz tutmuş ama benim için hala değerli olan mektuplarda mutlaka bir mani yada şiire yer vermişizdir.En unutamadıklarım ise üzerinde kısa dörtlükler bulunan resimli kartpostallardı.
Edebiyata olan ilgimin artması ve yazma duygumun oluşmasında saygıdeğer edebiyat öğretmenimiz İrfan TEPEKÖY’ün etkisi çok büyük olmuştur. Kendisi aynı zamanda oyun yazarı da olan öğretmenimiz, bana ve daha bir çok öğrencisine edebiyatı sevdirmiş hafızalarımızda da öylece yer etmiştir.
Tabi ki Göle’liler olarak edebiyata olan derin ilgimiz, biraz da yaşadığımız coğrafyanın çetin koşullarıdır. Yetiştiğimiz bölgede ki koşulların ağırlığı bize mücadele etme azminin ötesinde kalemimize de yüklenme ihtiyacı doğurmuştur…
Bunu bugün Göle’deki manevi kızlarımın yazdıkları mektuplarda da görüyorum.
onların anlatımlarındaki doğallık,güzellik her birinin bir kar çiçeği gibi güneşe dönen yüzlerini,hiç tükenmeyen umutlarını çok net ortaya koyuyor.
Sıkıntıyı yazmak, zoru yazmak, aşkı,ayrılığı, kederi işlemek dizelere, anlaşılmazı anlatabilmek çabası, aşılmazı kalemle, yürekle aşmak duygusu ile Göle’miz bir çok değerli şair ve yazar çıkarmıştır ortaya . Belki yurdun uzak bir köşesinde kalmasa, belki yaşam koşulları iyi olsa, bu kadar yüklenmezdik kalemimize… Türkülerimize, ezgilerimize belki bu kadar bağlamazdık kendimizi…
Bu duygularla baktım ki Edebiyat alanımızda eser vermiş birçok Göle’li var. Hepsi için daha geniş ve kapsamlı bir çalışma yapmak gerekir. Ben en azından Göle’li şairleri tanıtarak başlamak istedim. Bunu bizden sonraki nesillerin, şimdiden öğrenmesi tanıması ve örnek almaları açısından da önemli buluyorum.
Sevgili arkadaşlarımın ve değerli öğretmenimiz Alpaslan ATALAY’ın yardımlarıyla bir çok Göle’li şairimiz olduğunu öğrendim ve bu isimleri sizlerle paylaşmak istedim. Yaptığım görüşmeler sonucunda “GÖLELİ ŞAİRLER ANTOLOJİSİ” fikri ortaya çıktı. Bunu projelendirip hayata geçirmeyi de böylece planladık.
Bu aşamada kendilerine ulaşabildiğim şairlerimizin yanı sıra ulaşamadığım bir çok isimde var.Zamanla umarım onlarlada görüşüp sizleri şiirleriyle buluşturabilirim.
Aşağıda isimlerini alfabetik olarak sıralamış olduğum Göle’li şairlerimizin her hafta birini tanıtarak, şiirleriyle sizleri buluşturacağım. Bu konuda bana katkı veren ve yardımcı olan dost, arkadaş ve öğretmenlerime tekrar teşekkür ederim.
Sevgiyle kalın,

Göleli Şairler;
---------------
Alpaslan ATALAY, Arif Tuncer AVCI, Ayşe Hazal BEYTAŞ, Bülent ATALAY, Dursun ÇARIKÇI, Erhan ALTUN, Kadir IŞIK, Menderes MADEN, Metin CENGİZ, Metin KAYA, Mustafa KÜPELİ, Olcay KASIMOĞLU, Özkan ERAY, Serhat TAŞPINAR, Sırrı ARPAÇ, Umut SUCU, Yunus AKIL

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan