Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 42
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 6 Gün Gelmedi
abdullahank 108 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 197 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 202 Gün Gelmedi
atlantis 223 Gün Gelmedi
baris dursun 224 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 232 Gün Gelmedi
adacala 233 Gün Gelmedi
admin 235 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 236 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
Entelektüel Fahişeler
Yazar Fakir - Mart 19 2013 - 21:53:31
Günümüz Dernekçileri ve Entelektüel Fahişeler/İlyas Yıldız

Ardahan Haber **İlyas Yıldız
ardahanmedya@gmail.com

Solcu, ayni zamanda Karl Marks’ın arkadaşı gazeteci Swinton, 1880’lerde New York Times'ta yazıyor. Gazete bir Yahudi tarafından satın alındıktan sonra düzenlenen toplantıda, davetli gazeteciler basının onuruna kadeh kaldırmak üzere onu kürsüye çağırıyorlar.
Swinton elindeki kadehiyle kürsüye çıkıyor. Çıt yok.
Ve tarihi cümleler dökülüyor bir bir ağzından...
"Dünya tarihinin şu anına dek, Amerika'da 'Özgür, bağımsız basın' diye bir şey olmamıştır. Bunu siz de biliyorsunuz biz de..." diye başlıyor sözlerine... "Hiçbiriniz düşündüklerinizi olduğu gibi yazmaya cesaret edemezsiniz. Bunu yapmaya kalktığınızda yazdıklarınızın basılmayacağını önceden bilirsiniz, çünkü: Çalıştığım gazete bana düşüncelerimi özgürce yazmam için değil, tersine yazmamam için bir ücret ödüyor. İçinizde benzer biçimde benzer ücret alan başkaları da vardır. Düşüncelerini açıkça yazacak kadar salak olan herhangi biri, sokakta başka bir iş arıyor olacaktır. Çalıştığım gazetemin herhangi bir sayısında düşüncelerimi apaçık yazmaya izin verseydim, 24 saat dolmadan işimden atılırdım.
Gazetecilerin işi; gerçeği yok etmek, düpedüz yalan söylemek, saptırmak, kötülemek, servet sahiplerine ve iktidara dalkavukluk etmek, kendi gündelik ekmeği uğruna yurdunu ve soyunu satmaktır. Bunu siz de biliyorsunuz, ben de… Öyleyse şimdi burada 'bağımsız, özgür basının(!) şerefine(!) kadeh kaldırmak' saçmalığı da nereden çıktı? Bizler, sahnenin arkasındaki zengin adamların ve emperyalistlerin oyuncakları, kullarıyız.
Bizler ipleri çekilince zıplayan oyuncak kuklalarız... Onlar ipleri çekiyorlar ve biz dans ediyoruz. Yeteneklerimiz, olanaklarımız ve yaşamlarımız, hepsi başkalarının malı... Bizler entelektüel fahişeleriz."
Not: Swinton toplantıyı şaşkın bakışlar arasında terk etti. Gazeteden istifa etti ve kimseden para almaksızın "John Swinton's paper" diye tek yapraklı bir gazete çıkartmaya başladı.
Gelelim sadede..!!
2 yıldır üniversiteyi bitirmiş 24 yaşında bir genç kız.
Onunda hayalleri beklentileri var bu dünyada... Yaptığı eğitimle ilgili stajyerlik süreçlerini de tamamlamıştır ancak henüz daimi bir işe sahip değil.
Geleceği söz konusu... Kendi branşında bir iş sahibi olabilme hayalleri ile düşer yollara.
Kapı, kapı dolaşmaktadır ancak çoğunda güvenlik ağını aşamadığından CV'sini kapılardaki güvenliklerin vicdanına terk etmek suretiyle bir umut beklenti içine girer her gün, yarına Allah kerim diyerek.
Sabahtan iş aramak umudu ile çıktığı evinden, akşam dönüş yolunda ertesi günün hayalini kurar..!
Umudu, hayalleri var ancak, bu umut ve beklentilerini karşılayabilmek için henüz bir işi yoktur.
Yine bir gün bir umutla düşer yollara... Bir hemşerimizin genel müdür olduğu bir TV şirketine gider.
Resepsiyondaki görevliye, '.... Beyle görüşmek istediğini' söyleyerek bir de referans verir. İki saatlik bir beklemeden sonra nihayet görüşme için çağırılır.
Genç kız ara bölmede sekreterin yanındadır. İster istemez sekreterle ... Bey fendi arasında kendisi ile ilgili geçen konuşmaları tüm detayı ile dinler.
Sekreter bayan, '... Bey, 'genç kızın iş görüşmesi için geldiğini' bildirince 'kim tarafından gönderilmiş' diye sorar ve daha cevabını alamadan 'ya gönderin gitsin'' Diye çıkışır.
Gerisini anlatmak istemiyorum, bu olayı yaşayan her işsiz gencin sahip olduğu o ruh halini ancak böyle anları yaşayanlar bilir..!
Dernekler ve Federasyonlar, sosyokültürel ve sosyoekonomik çıkmazların aşılması amacı ile bir yerde halkın gereksinimlerine çözüm bulmak için gündeme gelirler. Başlarındaki insanların temel amacı budur, bu olmalıdır.
Genel anlamda sosyokültürel ve sosyoekonomik çıkmazları aşıp pratiğe dökmek için alanında bilgi ve birikime sahip insanların bir araya gelmeleri sonucu bu tür çatılar inşa edilirler.
Ardahan adı ile kurulan 105'in üzerinde dernek ve federasyon mevcut.
Her birinin kendine has farklılıkları olsa da tamamının ortak paydada buluştuğu noktalar sosyokültürel ve sosyoekonomik çıkmazların aşılmasıdır... En azından biz öyle biliyoruz.
Hepimiz bu sebeplerden dolayı yerimizden yurdumuzdan koparak bir umutla büyük metropollerin izbe köşelerine dağılmış insanlarız.
Sözü edilen dernek ve federasyonlarda buluşmamızın ana teması bu sorunların çözümü üzerine kurgulanmıştır.
Gel gelelim bizi temsil eden bu dernek ve federasyonlardaki sözde halkın temsilcileri kendi kişisel öngörüleri dışında kimseyi dinledikleri yok.
Getirilen eleştirilere tahammül sınırları halk içinde sonsuz olmasına karşın halka sırtını döndüklerinde zerresi yoktur..!
E n ufak bir eleştiriye tahammülü olmayan bu garip vatandaşların en ufak bir eleştiri karşısında ilk akıllarına gelen telefona sarılıp becerebilirlerse eleştiri getireni yaptığına pişman etmeye çalışırlar.
Hayatında bir bakkal dükkanı çalıştırmamış insanlar birilerinin teşviki ile Federasyon ve dernek başkanı olup karşımıza çıkarlar.
Yaptıkları tek şey, kendi öngörüleri ile hareket ederek, düzenledikleri balo türü etkinliklerle halkın aksine sermayedarları bir takım yerlere balon yapıp uçurmak ve bu yolla menfaat sağlamaktır. Ne yazık ki, bunlardan Ardahan dernek ve federasyonlarında oldukça fazladır.
Kimileri Ardahan'ın aidiyetine ters orantılı Taksim benzeri yerlerde hava atmayı sever, kimileri ise aidiyetinin dışına taşarak lüks otellerde düzenlenen rakılı sazlı sözlü masalarda kadeh kaldırmak suretiyle Ardahan ı, Ardahanlıları kurtarmaya çalışırlar... Hiç birinin ötekinden bir farkı yoktur. Hepsinin amacı tektir... Rant'a hizmetle halkın aksine kendi menfaatleri uğruna kendilerine halkçı süsü vermek ve halkı pazarlamak suretiyle menfaatleşmek. Bunlardan beklentimiz şudur... Ya halkın dernekçisi olun ya da bir kene misali halkın sırtına yapışmaktan vazgeçin..!
Bunlar son zamanlarda icraatlarını kolaylaştırmak amacı ile kendi karakterlerine uygun bir üslupla hareket ettiklerini gözlemlemekteyiz... Bazı arkadaşlarımızı köleleştirmek suretiyle aleyhimize kullanmak gibi bir durumla karşı karşıyayız..!
Yazdıklarımıza cevap vermekten aciz olan bu zevat, basın adına bizimle aynı yoldan yürüyen arkadaşlarımızı köleleştirmek suretiyle kendilerine hizmetkar tayin ettiklerini görmek bizleri son derece üzmektedir..!
Basının yaptığı haber yorumların her biri belgeye dayalı olmasına karşılık bazı arkadaşlarımızın buna sadık kalmadığını görüyoruz..!
Gençlerimiz işsiz güçsüz, ruh halleri perişan bir vaziyette uyuşturucunun ve bin türlü pisliğin içinde çırpınırken onlar lüks otel resepsiyonlarında bunu görmezden gelerek bireysel menfaatlerini koruma adına rakı kadehlerinde baloncuklar uçururlarken, basın adına hareket edenlerin bu gerçeği görmemeleri acı ve ıstırap vermektedir..!
Görevi basın adına halkın ve hakkın tarafı olması gereken bu arkadaşlarımızın bazıları sermayedarların kölesi durumuna düşerek, bir sürüngen misali yaşamalarına rağmen, meslektaşlarına karşı onurlarını hiçe sayarak, onları savunmaya kalkmaları basının aidiyeti bakımından oldukça düşündürücüdür..!!
Bu arkadaşlarımıza Naçizane tavsiyemizdir; ya onurunuzla halkın ve hakkın tarafı olup gazetecilik yapın yada o karın tokluğuna savunmaya kalktığınız patronlarınızın basın sözcülüğünü yapın ki, hiç olmazsa kim olduğunuzu bilelim...
Beklentimiz sadece ONURLU olmanız..!!!

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan