Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 51
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 5 Gün Gelmedi
abdullahank 108 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 197 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 202 Gün Gelmedi
atlantis 223 Gün Gelmedi
baris dursun 223 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 232 Gün Gelmedi
adacala 233 Gün Gelmedi
admin 235 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 235 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
Ardağan yorum
Yazar Fakir - Eylül 19 2013 - 10:04:09
Yazarlarımızı okuyor musunuz?
12 Eylül ve Mağdurun İsteği..

Yüksel Avşar **Yüksel Avşar

33yıl aradan sonra sıkıyönetim ve darbe günlerini yazmak çok kabul edilebilir bir durum değil!
Tüm Eylül mağdurlarının bir hikayesi var.
Kendi hikayemi anlatmıyacağım.
12 Eylül' darbesi; her birimizi bir yerlere atmıştır..
Ateşten günler yaşanıyordu.
Varlığımızı kişiliğimizi koruyabilmek inanılmaz bir beceri gerektiriyordu.
Arkadaşlarımızın ve yakınlarımızın; gözaltı, işkence, tutuklanma ve ölüm haberleri ardı ardına geliyordu.
Şehirlerde, kasabalarda, dağlarda sürek avları başlamıştı.
Herkes kendi başının çaresine bakmak zorunda bırakılmıştı. Günler kendini kederle damıtırken, geceler kalleşliğe ve puştluğa doğru hızla yol alıyordu.
Kalabalıklar suskunlaşmış, yalnızlıklar büyüyordu.
Toplumsal değişim ve dönüşüm dinamosu bildiğimiz örgütler tek tek dökülüyorlardı.
Mal haraç mezat, can pazarıydı..
Bende bu amansız sürek avında nasibimi almış biriydim.
12 Eylül çokca yazıldı, ÇİZİLDİ..
Ancak hiçbir iktidar; yarım kalmış hikayemizi tamamlayamadı. Bizimde, ailemiz vardı, çoluk, çoçuğumuz, sevgililerimiz ve yarım kalmış düşlerimiz, parçalanmış, örselenmiş sevgilerimiz vardı. Hayalerimiz yarım kaldı..
Bunları sorgulayan tek bir devlet kurumu olmadı...
Üstelikte işkence yapanlar ödüllendirildiler, devletin valisi bile oldular.
Bizlerin vebalini alan 12 Eylül Anayasası hala yürürlükte ve başka mağdurları var.
O HALDE; 12 Eylül darbe anayasası çöpe atılsın; kadınların hak ve özgürlük taleplerinin içerileceği, halkların- emekçilerin-doğanın haklarını güvence altına alan bir anayasa istiyoruz!
Kürt sorununun eşitlik temelinde, siyasal müzakereyle çözümü için Hükümetin açık ve somut adımlar atmasını bekliyoruz!
Kürt sorununun ivedilikle çözülmesi, Anayasada, hiçbir ulusun üstünlüğne vurgu yapılmaması gereklidir.
Mademki bizi yaradan birdir. Her birey dokuz aylıktır..
O Halde Kürtlerin ve ötelenmiş tüm ötekilerin geçikmiş haklarının hemen verilmesi lazım… .
Hasta tutuklular başta olmak üzere tüm kadın siyasi tutuklular serbest bırakılsın!
Müzakerelerde tüm toplumsal süreçlerde kadınlar eşit olarak yer alsın!
Rojava’da Kürtlere eşitlik temelinde haklar verilmeli.
Suriyeli ve Rojavalı mülteci kadınların temel hakları karşılansın!
BDP Ardahan Milletvekili Adayı

Yazarlarımızı okuyor musunuz?
Alagözlü Başkan AKP İl Başkanına Yetişmeye Çalışıyor!

İlyas Yıldız Ardahan AK Parti İl Başkanlığının yanı sıra, Ardahan Damızlık Birliği Başkanlığı, Ardahan İl Genel Meclis Üyeliği gibi bir çok yerde görec alan AK Parti Arahan İl Başkanı’na rakip çıktı.
Ardahan merkeze bağlı Alagöz köyünün derneği başkanı da aynı anda üç derneğe başkanlık ediyor.
İşte İlyas Yıldız’ın bu yönde yaptığı haber..

**Ardahanda böyle dernek başkanıda var..

Merkezi Kartalda bulunan İstanbul Ardahan İl Derneği Başkanı İşadamı Ahmet Demirbaş'ın ''SERHAT İLLER KAHVALTIDA BULUŞUYOR'' Başlıklı sosyal medya üzerinden yaptığı duyuruda kısa adı KARDER olan Kars sosyal yardımlaşma ve kültür derneği ile bir toplantı gerçekleştireceği haberini yapmıştık.
Yaptığımız haber üzerine bizi telefonla arayan bir çok kişi, İstanbul Ardahan İl Derneğinin önümüzdeki hafta, 'Serhat iller kahvaltıda buluşuyor' sloganıyla gerçekleştirmek istediği toplantıda adı geçen KARDER'in başındaki Orhan ÇERKEZ adlı kişinin Ardahan merkez Alagöz köyünden ve dernek yönetimdeki çoğunluğun Ardahanlı olduğu haberi gündeme bomba gibi düştü.
Konu ile ilgili gelen bir çok açıklamada dikkat çeken en önemli şikayetlerden biri, ''günümüzde Ardahan adına yapılan yöresel dernekçiliğin artık cılkının çıktığını hatta bununla da yetinmeyip menfi çıkarlar uğruna il sınırlarının da aşıldığı''nın dillendirilmesi.!
Bitmedi... Okuyucularımızdan gelen en ilginç haberlerden biride bu şahsın halı hazırda kendi köyü de olan Ardahan merkez Alagöz dernek başkanlığı dahil olmak üzere, KARDER dernek başkanlığı, kısa adı KAI olan Kars, Ardahan, Iğdır dernek başkanlığını da yürütmekte olduğu. bilgisini alıyoruz.!
Merak edilen bir diğer konu ise Ardahan merkez Alagöz köylü olan bu şahsiyetin KARS-ARDAHAN-IĞDIR üzerinde daha ne gibi faaliyetler içinde olacağı...

**Öğretmen atanmasında YİBO fırsatçılığı..

Eteker, yaptığı açıklamada, 2013-2014 eğitim-öğretim yılı başlamadan önce kentten 310 öğretmenin görev yerlerinin değişeceğini belirtmesine karşın, YİBO başkanı Celil ÜNLÜ fazladan sadece 60 öğretmenin atandığını görmeden bunu fırsata çevirmek suretiyle, '370 öğretmen'in atanmasının kendi çabaları olduğunu' iddia etti.
Konu ile ilgili bir açıklama yapan ETEKER, 'Bu öğretmenlerin yerine yeni atamalar yapılacağını vurgulayarak, "310 öğretmenin tayinci olması üzüntüye neden oldu. Ancak eş durumuyla bize gelecek öğretmen sayısının 370'e çıkması üzüntüyü sevince dönüştürdü. 9 Eylül'e kadar kadrolar netleşecek" diye konuştu.
Öte yandan 370 öğretmenin atanmasından dolayı kendine pay çıkarmaya çalışan ve kısa adı YİBO olan, cumhuriyetin kuruluş yıllarında özellikle doğu ve güneydoğuda yaygınlaşan Ardahan Yatılı İlköğterim Bölge Okulları Dernek başkanı Ardahan merkez HOÇVAN'LI Celil ÜNLÜ, 370 öğretmenin atanmasını fırsat bilerek, 'DEMEK İSTEYİNCE OLUYORMUŞ' sloganı ile yaptığı açıklamada söz konusu 370 öğretmenin Ankara'ya yaptıkları çıkarmadan sonra gerçekleştiğini iddia etti. Oysa eş dolayısı ile atanan gerçek manada öğretmen gidenlerin yerine 310. Fazladan atanan öğretmen sadece 60 kişi olduğu ve bununda zorunlu kontenjan gereği atandığı ortaya çıktı.
Medya üzerinde YİBO'ların asimile yuvaları olduğu gerçeği yaygınlaşınca hükümet tarafından özellikle doğu ve güneydoğuda yaygın olan bu okulların kapatılması gündeme gelmiş ve ardından YİBO başkanı Celil ÜNLÜ' nün YİBO' ya alternatif bir isim üzerinde çalıştığı ortaya çıkmıştı. YİBO başkanı Celil ÜNLÜ' nün mevcut derneği hangi isim altında yeniden şekillendireceği kamuoyunda merakla beklenmekte..

Yazarlarımızı okuyor musunuz?
-BİR ADET MOZİK KAYBOLMUŞTUR-/Engin Kasap

Engin Kasap **Ardahan Belediye Başkanlığı Binasından Anons.

Ardahan'daydım, Millet bahçesi civarında ta kulağımın dibinde çirkin bir gürültü, Belediye Binasından bir anons,
--Bir adet Mozik kaybolmuştur, bulanların Belediyeye veya Karakola haber vermesi--
Yanımda bulunan Tuncer Abim, Mozik,mi, Gotik, mi ? diye sordu.
Benimde yıllardır kullanmadığım bu iki kelime dilime takıldı bir kere.
Kasaba ile Kent olabilme arasında sıkışmış Ardahan'da kaybolan Gotik..
Hz.Ömer "Dicle'nin kenarında bir kurt bir kuzuyu yese Allah hesabını Ömer'den sorar. demiş...
Şimdi kaybolan Gotik'i Kurt yese, yada bir kasap dükkanında kıyma olarak baksa bize vitrinden , hesabını kime soracağız.
Şimdi işsizliğin, yoksulluğun,hesabını, sokaklarda dere misali çukurların, hayvan pislilklerinin hesabını soramayız.
Bir siyasi partinin borazanlığına soyunan, iktidarın kudretini aldığını düşünen yerel yöneticilerden, sivil toplum kuruluşlarından, Dernekler'den, Vakıflar'dan, Cemaatlerden soramayız. Kaybolan Gotik.. gitti gider..
Sn, Vali Özel İdare bütçesinden bir kent Müzesi oluşturmuş, içinde dinlenme koltukları, üç beş sehpa süsü, birde arka bahçede çay bahçesi, çok aradım Ardahan'la ilgili tek bir obje yok, ne yöresel bir giysi, ne günlük yaşama dair eski eser, ne kültürel, ne folklorik, nede yaşama dair iz yok.
İl Kültür Müdür'ü, görevinin başında, lakin binada İl Özel İdaresi tabelası. Yani Sn.Vali'ye dinlence evi, Ona'da soramayız.
Bal Festivali yapıldı, Çin pazarının çirkin birkaç satılık eşyası, sarhoş naraları, toz, toprak arasında huzur aradım, yoktu.
Onlara hiç sorulmaz.
Açılışta sn, Vekil Atalay Mısır'da Özgürlük savaşçılarını selamladı, Orada bulunan hemşerilerine dahi selam vermekten aciz veki'i bende girişteki tahta Wc'lerden, oradaki çağdışı görüntüden selamladım. O'na hiç sormuyorum, beş yıldır Mecliste bir konuşması, bir önergesi yok, Varlığı, yokluğu belli değil.
Belediye başkanı kayıp, o'nun için anons yapmaya gerek yok, yüzlerce inşaat denetimsiz, çağdışı yapılmaya devam ediyor, Doğalgaz çalışması yapan firma açtığı çukurları kapatmıyor, şehrin taş kaldırımları sökülüp kamyonlarla çöplüğe atılıyor, Halilefendi Mahallesinde halkın küçük merası dolgu yapılarak spor kompleksi yapılıyor, Konut inşaatları ve özel mülkiyetler dışında yatırım adına çivi çakılmayan Ardahan'da Azeri, Ermeni işsizler iş peşinde, gazino adı altında kadın ticareti, hırsızlık ve ahlaksızlık kol gezmekte. Sormuyorum işte kardeşim.
Öğleden sonra saat 17'de hayat bitiyor. Şehrin üzerine büyük bir sessizlik bulut misali çöktüğünde Vekil, Başkan, Vali yok.
Şimdi Gotik kayıp, kime soracağız, Hz.Ömer kaybolan kuzu'dan sorumluluk duyarken biz kime gideceğiz.
Makarna ve kömür peşinde sözde seçmenlerin, kahvelerde vatanı kurtaran kahramanların.!, yalancı vatanseverlerin olduğu yerde boşu boşuna arandım,
Yok, kaybolan GOTİK'ten bir haber yok.
Şimdi, Yusuf Ziya KAYA üstada sorsak, o bilir kaybolan Mozik'lerin, Gotik'lerin akıbetini, en son " babanızın ağzına ganfet" diye ipucu vermişti.
İstihbarat teşkilatı kalbur misali Gürcü sınırı yerine, Gotik'in peşindedir.
Bazen enyüksek devlet memuru kadroları, ek gösterge alabilmek için, 55 yaşında emekli olmamak için, yeni görevlere tayin edilen yöneticiler misali Gotik'tende haber alınamadı.
Tatil bitti ve İstanbul'a döndüm.
Kulağımda hala aynı anons-- Bir adet Gotik kaybolmuştur--------
1. Eylül. 2013... İstanbul.
Tel: 0.532. 559 78 59

Yazarlarımızı okuyor musunuz?

1 EYLÜL DÜNYA BARIŞ GÜNÜ

Ardahan Haber “Her geçen gün şiddetin, çatışmaların ve acının arttığı bir iklimde, barışa hasret olarak 1 Eylül Dünya Barış Günü’nü karşılıyoruz.
Ülkemizde yaşanan kimi olaylarda “barış” adına sınıfta kaldığımız bir yılı da geride bırakırken, emperyal güçlerin hedeflerine ulaşmak için başını çektiği savaş kışkırtıcılığının zirve yaptığı Ortadoğu’da, kanlı bir savaşa her geçen gün bir adım daha yaklaşıyoruz.
“Savaş istiyoruz” demeden, “bölgeye demokrasi götürme” söylemleri ve halkı savaşın gerekliliğine inandırmak için yürütülen algı yönetimi, bizi ve dünyayı yeni savaşların, çatışmaların ve gerilimlerin ortasına doğru itmektedir.
Demokrasi, insan hakları ve adalete ilişkin sorunlarımızın artarak devam ettiği ve her geçen gün yalnızlaşmaya doğru yol aldığımız bu ortamda yürütüldüğü söylenilen dış politikanın ve “savaş yanlısı” söylemlerin ülkemizin bugününe ve geleceğine yarar getirmeyeceği son derece açıktır.
Bu durum, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesini oluşturan Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” sözleriyle de taban tabana zıt bir görüntü oluşturmaktadır.
Hal böyleyken, “her şeye rağmen barış” demek, her zamankinden daha kıymetli görünmektedir.
Hepimize düşen görev insan hakları, demokrasi ve hukukun evrensel ilkeleri ışığında barış mücadelemizi birleştirmek ve ortaklaştırmaktır. Bunu da ancak, ön yargılarımızdan kurtularak, kime yapıldığı ya da kimden geldiğine bakmadan sadece haksızlığa ve zulme karşı durarak gerçekleştirebiliriz.
Tüm bu düşüncelerle, adil ve kalıcı bir barış ortamının oluşturulabilmesi ve sürekliliğinin sağlanması için başta düşman savaş hukukunu uygulamaya koyanları sağduyulu davranmaya ve herkesi barış etrafında bir ve birlik olmaya davet ediyoruz.
Barışcıl her tür talebe karşı barışcıl tepkiler gösterilmesi umuduyla, savaşsız ve barış içerisinde yaşayan bir dünya dileyerek 1 Eylül Dünya Barış gününü kutlarız.”

CUMHURİYET HALK PARTİSİ İL İLÇE ÖRGÜTLERİ ADINA
İLİMDAR SENEM

Yazarlarımızı okuyor musunuz?

AREV Başkanı İlter Avşar'la Söyleşi

Fakir Yılmaz Ardahan Gündem-İlyas Yıldız / Bugüne kadar Ardahan eğitimi noktasında bir çok dernek, hatta vakıf kuruldu ancak, mevcut olanlar ya bir müddet sonra çeşitli siyasi anlayışlar tarafından menfi çıkarlar gereği kullanıldı, yada kurulan bazı dernekler, bölgenin sosyolojik yapısına ters orantılı faaliyetler içinde olduklarından bir müddet sonra inandırıcılıklarını yitirerek işlevsiz kaldılar.

Kısa adı AREV olan Ardahan Eğitim Vakfı başkanı İlter Avşar'la aslında AREV kurulduğu gün itibari ile eğitimle ilgili bir söyleşi gerçekleştirmek programımızda vardı ancak çeşitli nedenlerden dolayı bunu bir türlü gerçekleştirme fırsatı bulamamıştık.

Hepinizin bildiği üzere bir barış sürecinden geçmekteyiz. vakıf başkanı İlter Avşar'la yaptığımız bu söyleşiden edindiğimiz amaç, Ardahan eğitim sorununun tartışma konusu olduğu, ve dahası Ülkenin ve buna bağlı bölgenin sosyolojik yapısı baz alındığı, buna göre yeni bir anayasanın tartışıldığı günümüzde AREV' in faaliyet alanlarını ve anadilde eğitim meselesine bakış açısını öğrenmekti gayemiz.

-Merhaba İlter Bey, Nasılsınız?
-Teşekkür ederim, sizi sormalı, sağlığınıza duacıyız.

-İlter Bey, çok genç yaşta sorumluluğu olan bir kurumun ağırlığını omuzlamışsınız, üstelik anadilde eğitimin tartışıldığı bir barış sürecinden geçmekteyiz ve bu konuda anayasal bir takım çabalar söz konusu. Kısa adı AREV olan Ardahan eğitim vakfını kurma fikri nerden çıktı, bu öneri kimden veya kimlerden geldi?
-Biliyorsunuz, bizim halihazırda eğitim amaçlı bir köy derneğimiz var ancak süreç içinde gördük ki, dernek çatısı altında eğitim meselesine eğilmek o kadar kolay olmuyor, sonuç itibariyle bir köy derneğisiniz ve dolayısı ile pek fazla ağırlığı olmayan bir kuruma olan bakış açısı farklı olmakta. Bunun eksikliğini hissederek böyle bir çatının oluşmasına çalıştık. Vakıflarla dernekleri bir biri ile kıyaslamak yanlış olur. Vakıflar yürek ve bedel isteyen kurumlardır, dolayısı ile vakfı yaşatmakta sorumluluk isteyen bir şeydir. Vakfımız her ne kadar kolektif bir fikrin ürünü sayılsa da öneri Fuat Avşar'dan gelmiş ve üzerinde tartışılarak bu kurum olgunlaştırılmıştır, dolayısı ile bu kurumun oluşturulmasında Fuat Bey'in emeği tartışılamaz. Bizler her ne kadar bu kurumu kuranlarsak da şunu unutmamak gerekir ki, kişiler geçici kurumlar kalıcıdır. Asıl olan bu kurumun ebedi olmasıdır, biz bu niyetle yola çıktık. Şunu da eklemeliyim ki, Kurum ve kuruluşlarla barışık olmayan bir kurum yöneticisinin başarı şansı yoktur ve dolayısı ile o kurumda işlevsizdir, bizim başarıyı yakalamadaki kıstaslarımızdan biride herkesle barışık olmayı ilke edinmemizdir, bir gerçek daha var ki, bu bir hayır kurumudur ve hayrın gösterişle olmayacağını bilmekte yarar var. Anadil meselesine gelince, Ülkenin ve bölgenin sosyolojik yapısını göz önünde bulundurduğumuzda bunu görmezden gelmek için ya kör olmak lazım yada sağır. Yeni bir barış sürecinin içinde olduğumuzun bilinciyle hareket etmekteyiz ve bir yandan da anayasal bir takım çalışmalar yapılmakta. Daha öncede söylediğimiz gibi anadil ana sütü gibi helaldir ve vazgeçilmez bir hak olarak görmekteyiz. Umarım yapılan anayasa çalışmalarında halkımızın bu dileği gerçekleşmiş olur.

-Size göre AREV kurumsallaşma sürecini tamamladı mı?
-Gönül rahatlığı ile söyleyebilirim ki, evet, vakfımız kurumsallaşma sürecini tamamlamıştır, bundan sonraki hedefimiz ciddi ve tutarlı projelerle eğitime yönelik hizmet anlayışımızı ortaya koymaktır.

-İşlerliği bazında derneklerle vakıfları kıyaslamak gerekirse bu anlamda neler söylemek isterdiniz?
-Bir kere şunu unutmamak gerekir ki, derneklerle vakıflar hizmet bazında birbirleri ile kıyaslanamazlar, vakıflar hayır kurumlarıdır, bir anlamda belki, bazı 'Derneklerde öyledir.' diyebilirsiniz ancak vakıfların işleyişi çok farklıdır. Vakıfların iktisadi işletmelerle eğitime katkı sunmak gibi bir misyonu vardır. Bu anlamda AREV, onu kuranların değil Ardahanlıların olup bu anlamda Ardahan halkı tarafından sahip çıkılması gereken bir kurumdur. Huzurunuzda bu vakfın kurulmasına önayak olan CHP genel başkan yardımcısı sayın Gürsel Tekin'e, Değerli Beykoz Belediye başkanımız Sayın Yücel Çelikbilek'e ve yönetim kurulumuzda bulunan tüm arkadaşlarımız birer vefa örneği gösterdiler, bu kolektif çabalarından dolayı hepsine teşekkür ediyorum. Şu an yaşadığımız barış sürecini örneklersek sürece katkısı bakımından Kazım Koyuncuyu hatırlatmakta yarar görüyorum, her ne kadar siyaset yaşamın bir parçası olsa da barış sürecine olan katkısı nedeni ile Kazım Koyuncuyu örnek almakta yarar var, öncelikle vakıf ve derneklerin siyaset üstü olma zorunluluğu yanı sıra bu kurumların başında olanların her kesimle barışık olmak gibi bir zorunluluğu olmalı. Bir diğer deyişle Narsizm'den uzak olmak zorundayız. STK, STÖ ve Basın dahil olmak üzere halktan kopuk olmak gibi bir durumumuz söz konusu olamaz, herkesle eşit mesafede ve iyi ilişkiler içinde olmak gibi bir zorunluluğumuz olmalıdır ki, başarı şansımız olsun. Dernek mi vakıf mı konusunda bir şey daha eklemek gerekirse bence vakıf olmakla daha yararlı çalışmalara imza atılabilir. Tüm derneklerin vakfa dönüşmesinde yarar görüyorum. Bu yaklaşım benimsendiği taktirde atıl durumdaki tabela dernekleri kendiliğinden son bulmuş olacaktır ve hizmet anlayışı bence tatlı bir rekabete dönüşecektir.

-Yakın zaman diliminde her hangi bir faaliyetiniz var mı?
Kalkınma ajansları ile ortak yürüttüğümüz bir takım çalışmalar söz konusu. Ekim ayı içerisinde sayın Tuğçe Şit'in bazı kalkınma ajansları ile sürdürdüğü bir takım çalışmalarla hazırladığı bir proje söz konusu ki, bu projelerin her bir getirisi 5-6 bin Euro dolayındadır. Yeri gelmişken hatırlatmakta yarar var, dernekler bu tür proje çalışmaları için bizimle iletişim halinde olabilirler, bu anlamda kapımız herkese açıktır.

Fuat Avşar; 'Elimizde sihirli değnek yok', İlter Avşar; 'Ardahan'ın eğitim meselesi matematiksel bir sorun' Dedi ve anadilde eğitim meselesine açıklık getirdi.!
Fuat Avşar; 'Elimizde sihirli değnek yok ancak şunu söyleyebilirim ki irili ufaklı Ardahan meşe ili 100'ün üzerinde dernek var ki, bunların her biri kendi köyüne ve yöresine birer proje gerçekleştirse yöremiz ihya olur, o bahsi edilen eğitim meselesinde Ardahan'ın sonda kalması mümkün değil, bunun için halkın bilinçlenmesi lazım.' diyen DEVAMI SAYFA 4’TE
Fuat Avşar, KAI vakfını kast ederek; 'Bir şey daha hatırlatmak gerekirse vakıf olarak kimse ile yarışmak gibi bir kaygımız yok, biz olaya bir takım kurumların ve insanların aksine barışçıl yöntemlerle yaklaşıyoruz.' Diyen Fuat Avşar'ın bir an sözlerine ara vermesi ile birlikte İlter Avşar devreye girdi ve; 'Aslında Ardahan'ın eğitim sorunu matematiksel bir sorun, o kadarda kötü sayılmaz. Öğrencilerimize yol yöntem gösterilemediği için puan sıralamasında genelde tercihler yanlış yazılıyor. Birde Ardahan da yerli öğretmenlerimizin eksikliği söz konusu. Anadilde eğitim ana sütü gibi helaldir bu meselenin çözümü noktasında bir diğer alternatif yöntem yörenin şartlarında yetişmiş öğretmenlerin tercih edilmesidir çünkü sosyokültürel anlamda o yörenin insanını en iyi o tanıyacak olan yerel öğretmenlerdir. Bence öğretmen tayininde buna da özen göstermek gerekir.

-YİBO'lar konusundaki düşünceniz.?
Cumhuriyetin kuruluşu ile birlikte YİBO' ların birer asimile yuvaları olduğu herkesçe malum, hükümetin bu konu ile alakalı yakın zamanda aldığı bir kapatma kararı söz konusu bilmem hala geçerlimi, eğer geçerli ise söyleyecek bir şey yok, YİBO'ların mutlak surette kapatılması taraftarıyım çünkü, küçücük yaşta bir çocuğu yatılı okutacaksınız diye ana-babadan ayırıp bu okullara verdiğinizde çocuk tamamen yoz bir kültürle karşı karşıya kaldığı gibi, bakıma muhtaç bu çocuk yeri geldiğinde 'altını kirletti' diye azarlanmakta hatta dövülebilmektedir. Bu ve benzeri bir çok örnek söz konusu. Dahası anadilde eğitim hakkından mahrum bırakılmaktadırlar. Bu şekilde yetişen çocuklarda ileri aşamada kalıcı arızaların oluştuğunu biliyoruz. Küçücük yaşlardaki bakıma, ilgi ve alakaya muhtaç çocukların ana-babalardan koparılması son derece yanlıştır.

-Göç meselesi.?
-Göçün önüne iktisadi yatırımlarla geçilebileceği inancındayım. Bu anlamda devletin ve yerel birimlerin prosedür el anlamda yatırımları teşvik amacı ile oldukça esnek olması gerekir, Bugünlerde bir havaalanı kampanyası yürütülmekte olduğunu görmek sevindirici bir durum. Gerek devlet, gerekse yerel birimler öncelikle altyapı sorunlarını bir an önce çözmelidir, bu yapıldıktan sonra iktisadi yatırımların kendiliğinden oluşacağı kanısındayım, devlet ve yerel yönetimler üzerine düşeni yaptıktan sonra yerel müteşebbisler üzerlerine düşeni mutlak yerine getirmelidir, getireceğine inanıyorum.

-Ardahan'da eğitim amaçlı iktisadi yatırımlarınız için üniversitelerin yanı sıra STK, STÖ' lerle ortak hareket etmeyi düşünür müydünüz?
-Bu anlamda kesinlikle sözü edilen kurumlarla iletişim halinde olmamız kaçınılmazdır. Kolektif çalışmadan yanayız ve bundan kendimizi soyutlamamız söz konusu değildir.

-İstihdam konusunda çabalarınız?
-İstihdama katkımızı siz sormadan biz söylemek isterdik ki, kurulduğumuz günden bu yanı 30'a yakın işsiz gencimize iş kapısı aralamanın mutluluğunu yaşamaktayız. Eğitimin yanı sıra ekonomik bağımsızlık ve istihdam anlamında aynı zamanda bir dayanışma kurumuyuz.

ROJAVA konusu ve Mısırdaki katliamlar.?
Bu drama sessiz ve kör olmak ben insanım diyene yakışmayan bir davranıştır. İslamiyet'te istisnai ve cahilce girişimleri saymazsak haksızlık ve zulüm yoktur, öldürme ve kan dökme haramdır. Ortadoğu'da gün geçmiyor ki, kan ve göz yaşı olmasın, bu durumu lanetliyorum. barış ve kardeşlik duyguları kadar güzel bir şey daha varsa siz bana söyleyin. Ortadoğu da belki de bin yıldır kan ve göz yaşı hakim. Bu emperyalistlerin Ortadoğu halkları üzerinde oynanan bir çıkar savaşıdır. Yine tekrar etmekte fayda var, İslami hukukta istisnai cahilane durumlar hariç çıkarcılığa yer yoktur. Bu proje bana göre orta doğuda büyük ağabeyin marifeti ile küçük ABD (İsrail) parmağı ile vuku bulan bir şeydir. Kaldı ki İsrail Siyonizm'inin bitmek tükenmek bilmeyen ihtiraslarının bir parçasıdır orta doğudaki kan ve gözyaşının dinmemesi. Mesele esas itibariyle vaat edilmiş topraklar meselesidir.

-Bazı arkadaşlar 'sizi çözemedik' diyorlar, bu söze karşılık cevabımız; Kurumların siyaset üstü olduğunu hatırlatmaktır.-
Dayatmalarla bir yere varılmayacağının artık kavranması gerekir, barış kadar güzel bir duygunun olabileceğini sanmıyorum.Laz ı, Kürdü, Çerkez i, Abaza sı vb. hepsi bizim insanımızdır. Kimseyi küçüksemeye veya hor görmeye hakkımız olmamalıdır. Bazı inananların bize karşı bu tür yaklaşımlarını bizi tanımadıkları için hoş karşılamak lazım. Bizim felsefemiz insan odaklıdır, sevgi ve saygı üzerine kuruludur, çıkış noktamız Allah'ın yeryüzündeki halifesi İNSANDIR, dolayısı ile insana yapılacak yatırım bizim en büyük sermayemiz ve sevinç kaynağımızdır.
-Sosyal faaliyetler içinde bugüne kadar üstlendiğiniz görev ve sorumluluklar?
· MÜSİAD genel kurul üyeliği,
· Gıda sektörü genel kurul üyeliği,
· BJK genel kurul üyeliği
· Gölgeli köyü derneği Kurucu üyeliği ve şimdiki görevim AREV yönetim kurulu Başkanlığı

- İlter Bey, Son olarak ne söylemek isterdiniz?
İNSAN odaklı çabalarımızla en büyük desteği halktan almanın mutluluğunu yaşamaktayız. Tekrar etmekte yarar var anadil konusuna hassasiyetle yaklaşıyoruz. Düşünün anadili Kürtçe olan bir çocuk kendi dilinin dışında bir dille eğitim görmesi halinde bugün yakındığımız Ardahan eğitim sorunu benzeri sorunlar her zaman var olacaktır. Bu cihetle eğitim için verdiğimiz mücadele boyunca anadilde eğitim sorununun her zaman dile getirmekten imtina etmeyeceğimizin bilinmesini isteriz. Yöre eğitimi üzerindeki sorunları tespit etmek adına Bölgede tam 53 köy gezdik. gezdiğimiz köyler arasında ilk gittiğimiz köy rahmetli Berfo Ananın köyüdür. Cemil Kırbayır müzesine gittik. Mücadelenin ruhunu yakından hissetmenin hazzını yaşadık. Son olarak tekrar dillendirmek gerekirse tüm dernekler proje üretmeli, hibe desteği almalı sodes den. Dernekler yüklendikleri misyonu layık olmalıdır. Her kurum çalışmalı gecelerle bir yere varılmıyor her dernek kendi köyüne el attı mı her şey daha güzel olur inancındayım.

-Fuat Bey, Eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Sizin aracılığınızla iletmek istediğim, AREV, KAI vakfının hizmette son basamağına vardığı merdivenin daha ilk basamağında bile değil. Yıllardır yaptığı çalışmaları taktir ettiğimiz KAI vakfının AREV' e, ''Ne gerek vardı, neden bu vakfı kurdunuz, kapatın gelin bize katılın'' şeklindeki çağrılarını doğrusu yadırgadık ve bu yaklaşımlarını kendilerine hiç yakıştıramadığımızı söylemek isterim.

-İlter Bey, bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz.
Bizi dinlediğiniz için asıl bir teşekkür ederiz, siz basın emekçilerinin yeri ve değeri bizim için her zaman farklı ve ön plandadır, sizler bizim sesimizin duyurulması için her zaman bir köprü vazifesi görmektesiniz, bu nedenle yolunuz zor yükünüzün ağır olduğunun her zaman farkında olduğumuzun bilinmesini isteriz.

Kısa adı AREV olan Ardahan Eğitim Vakfı kadrosu aşağıdaki isimlerden oluşmaktadır;

İlter Avşar; Kurucu ve Yönetim Kurulu Başkanı
Abdurrahman Delen; Başkan Yardımcısı
Fuat Avşar; Genel Sekreter
Galipcan Ekşioğlu; Halkla İlişkiler ve STK Sorumlusu
Elif Şit; Tanıt Sorumlusu
Tuğçe Şit; Ar-Ge Sorumlusu
Fatih Yıldız; Dış İlişkiler Sorumlusu
Abdurrahman Yıldız; Yönetim Kurulu Üyesi
Barış Kılıç; Eğitim ve Araştırma Komisyonu Başkanı
Halis Avşar; Yönetim Kurulu Üyesi
Metin Akdemir; Yönetim Kurulu Üyesi
Prof. Dr. Metin Ateş; (Göle) Yönetim Kurulu Üyesi
Kemal Avşar; Yönetim Kurulu Üyesi
A. Rıza Yıldız; Yönetim Kurulu Üyesi

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan