Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 53
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 6 Gün Gelmedi
abdullahank 108 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 198 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 202 Gün Gelmedi
atlantis 223 Gün Gelmedi
baris dursun 224 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 233 Gün Gelmedi
adacala 233 Gün Gelmedi
admin 235 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 236 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
ABD ZİYARETİ, KUZEY IRAK PETROLÜ VE ADAY BAKANIN İSTİFASI
Yazar Fakir - Aralık 12 2013 - 19:58:22
Yazarlarımızı okuyor musunuz?
ABD ZİYARETİ, KUZEY IRAK PETROLÜ VE ADAY BAKANIN İSTİFASI

Casim Yılmaz **Av. Casim Yılmaz

Küçük ülkeler ve ufku fazla açık olmayanlar Amerika Birleşik Devletleri faşizmin ve kapitalizmin kaynağıdır, ABD’ye karşı çıkmayı, o düşünce ve güçleriyle ABD’yi red ederler. Biz de çokça öyle davranmışızdır. Ne var ki sıkıştığımızda ABD insan hakları raporuna , ABD de tedavi olmaya, ABD deki kısıntısız hak ve özgürlüklerini örnek gösterip kendimizi kurtarmaya çalışırız. Otoriter yönetimlerden kurtulmanın yolu da ABD’nin bu tip kurumlarındanyardım istemekten geçmektedir.
Parti içinden tanıdık bildiklere hep söylerdim; “ ABD’ye karşı çıkmakla nasıl iktidar olunur ? diye. Hem ben hem de sorup söylediklerim mantıklı cevaplar veremezdik. Zaman geçtikçe ve ezberlenmiş düşüncelerden sıyrıldıkça bu kez aynı çevreye “ arkadaş yukarıya sesimizi duyuralım, iktidar olmak istiyorsak parti büyüklerimizin ABD aleyhine olan söylem, tutum ve davranışlarından vazgeçmeleri gerekir. Hatta hem ABD’ye hem AB’ye “ siyasi parti olarak biz, eşitliği, insan hak ve özgürlüğü, batılı anlamda demokrasiyi, hukukun bağımsızlığını ve üstünlüğünü , milli gelirin hakça bölüşümünü, ülkelerin insanlığa zarar verecek , geleceği tehlike altına sokacak tutum ve davranışlarından vazgeçmeleri gerektiğini istemekteyiz. İstediğimiz bu kriterler sizlerin de kabul ve vazgeçilmez olarak gördüğünüz demokratik kıstaslar olup iktidar olmamıza engel olunabilecek hal ve davranışlardan kaçınmalısınız, sizinle birlikte mutlu bir dünya yaratmaya çalışalım “ demeleri gerektiğini dile getirmeliyiz. Benim bu önerilerimi kabul eden partilimiz pek olmadığı gibi kabul edenler ise “ aman abi bizi faşist ve kapitalist taraf diye aforoz ederler, bu düşünceyi kimseye iletemem, sana tavsiyem sen de iletip partideki saygın yerini bozma “ diye yakınırlardı. Ancak doğru bilinen yoldan şaşılmamalı, zaten “ doğru çıplak gezmeyi sever “ atasözünü benimseyenlerden olduğumdan bu düşüncemden vazgeçmedim.
Ne var ki zamanla her şey değiştiği gibi CHP’de de değişim oldu.
Sayın Genel Başkanımız bu yeni fikirle ABD’yi ziyarete gitmesi, ondan önce Suriye, Irak ve Mısır’ı ziyaretleri de bugün ve gelecek için çok olumlu adımlardır. Bu tür uygulamalar iktidar ufkunu geliştirir, iktidar olunduğunda ise o ülkelerle daha iyi ve kolay yeni ilişkiler kurulmasına yardımcı olur.

**CUMHURİYET HALK PARTİSİ GENEL MERKEZİ’NE..

Saygıdeğer partimizin saygıdeğer yönetimine sesleniyorum:
Genel merkezimizin merkez ve taşra teşkilatlarını çok daha iyi tanıyarak ve mahallinde gerçek kamuoyu yoklaması yaparak seçilmişler hakkında liste düzenlemeleri veya ön seçim vb. gibi yollarla yapılan seçimleri kontrol etmeleri, bunlardan daha önemlisi ise parti bireylerini doğrudan ve kamuoyuna mal olmuşluklarıyla tanımalarının gerektiği bir kez daha ortay çıkmış bulunmaktadır.
Bu denetim sağlanmadığı için Sayın Birgül Ayman Güler gibilerin parti üyesi olmaları, listelere girmeleri önlenmeyecektir. Bilinmelidir ki Sayın Birgül Ayman Güler gibi yeri geldiğinde Sayın Sinan Aygün, Sayın Mehmet Haberal, Sayın Turhan Tayan, Sayın Nur Serter, Sayın Oktay Ekşi ve isim verebileceğim yüksek zatların da Sayın Güler’in bu söylemini dile getirmekten çekinmeyeceklerdir. Böylece partimizin herkesi ve her kesimi kucaklama şansının itilmiş olması nedeniyle iktidar olma dileği gerçekleşmeyecektir.
Genel Merkezinin kontrolsüzlüğü partimizin başka birimlerinde de o vahameti ortaya çıkarmaktadır. Nitekim CHP’li bir ilçe belediyemizin çağrısı ile dinleyici olarak gittiğim bir toplantıda konuşmacı olan bir gazetecinin 10 başlık altında topladığı, partimizin genel merkezini ve özellikle genel başkanımızı hedefleyen ve 10 başlık altında sıraladığı her konuşmasında “ Bu hususa katılmak mümkün mü?” sorusunu sorduğu ve katılımcıların da hep bir ağızdan “Hayır.” diye yüksek sesle adeta yemin ettirip cevap aldığına ve konuşmayı düzenleyen Belediye Başkanı’nın da buna karşı çıkmadığına tanık oldum.
İktidar olmak isteyen veya sosyal demokratlığın kalıcı bir ideoloji haline getirilmesini isteyen bir partinin parti içi bu denetimsizliğe kısa sürede ve etkin bir biçimde son vermelidir.
Bu dileğimin aynı zamanda CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na, CHP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Gürsel Tekin’e, CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’na, CHP Kocaeli Milletvekili Sayın Haydar Akar’a, CHP Kocaeli Milletvekili Sayın Mehmet Hilal Kaplan’a, CHP İstanbul Milletvekili Sayın Mahmut Tanal’a, CHP İzmir Milletvekili Musa Çam’a iletilmesinde yarar görmekteyim.
Saygılarımla. CHP Maltepe İlçe Üyesi

**TÜCCAR KAFASIYLA DEVLET YÖNETİLEMEZ..

İtalya devleti otomobil ve helikopter sanayisi ile dünya gündeminde kendinden söz ettiren bir ülkeydi. Ancak dört başı mamul bir ülke olmasa bile sanayideki gelişimi göz ardı edilemezdi. Ne yazık ki televizyonun insan yaşamına girmesi ve bu aracın insanlar üzerindeki etkisi ile Berlusconi bu ülkeye Başbakan seçildi. Bilindiği üzere Berlusconi İtalya da yazılı ve sözlü medyanın en büyük patronuydu. Parti kurması, parti genel başkanlığına seçilmesi ve oradan kısa sürede başbakan olması o dönem İtalya da ve dünyada etkin olan kendi medya gurubu sayesinde olmuştur.
Berlusconi’nin başbakan olarak hükümet yönetimine gelmesi devlet adamlığı tecrübesi ile değil, parasının ve medyasının gücü ile olmuştur.
Rahmetli hocaların dan Ord. Prf. Dr. Sıddık Sami Onar, Ord. Prf. Dr. Velidedeoğlı, Prf. Dr. Tarık Zafer Tunaya ‘ demokrasilerde Tüccar zihniyetiyle devlet yönetilemez’ derlerdi. Çok haklı bir söylemdi nitekim ülkemizde dahi zaman zaman tüccar zihniyetiyle devlet yönetilmesinde başarıya ulaşılmadığına tanık olmuş bulunmaktayız. Sayın hocalarımın bu saygın söylemleri İtalya için ne kadar gerçek olduğuna da tanık olmuş bulunmaktayız.
70 yaşını aşmış Berlusconi’nin hovardalığına devam etmesi, telekızlarla gün geçirmesi ve bu yollarda sınırsız para harcaması veya belli nüfuzların etkisinde kalarak devleti zarara uğratması zengin bir insanın normal karşılanan davranışları olabilir. Ancak bu davranışlar bir ülkenin başbakanlığıyla bağdaşacak işler değildir. Aksi halde ülke İtalya da olduğu gibi iflasa sürüklenmek durumunda kalır.
Tüccar zihniyetiyle bir ülkenin yönetilemeyeceğinin bir örneği de ülkemizde ki yargı harç ve masraflarında kendini göstermeye başlamıştır. Yeni yargılama usul yasalarımızla bir davada alınan yargı harçları yanında alınmakta olan peşin yargı avansları hak aramanın para gücüne dayandığını göstermektedir. Sıradan bir hukuk davasının açılmasında devlet tarafından alınan yargı harcına ek olarak ortalama 1000 TL civarında bir peşin yargı gider avansı adı altında para alınmaktadır, bu avansın yatırılmaması halinde davanın hiçbir inceleme yapılmaksızın red edileceği yasa hükmüyle zorunlu hale getirilmiştir.
1000 TL değerinde bir dava açan vatandaşın 250 TL civarında yargı harcı ödemesi yanında dava sonuna kadar ne kadar sarf olunacağı belli olmadan 1000 TL civarında ayrıca peşin yargı masraf avansı yatırması her kes için zorunlu olmasına rağmen mümkün olamamaktadır. 1000 TL avans yatıracaksın davanın ne zaman sonuçlanacağı ve dava sonuna kadar bu avanstan ne kadarı harcanacağı belli olmadan davanın sona erip karar kesinleşmesinden sonra artan avansın iade edileceği yasa hükmünde belirtilmiş olmasına rağmen bu durum dava açan vatandaşı mağdur ettiği gibi devlet hazinesinin de haksız yere vatandaşın parasını kullanmasına yol açmaktadır.
Dava harcının dört misli kadar avans Türkiye genelinde büyük meblağlar oluşturmaktadır. Bu meblağları veya artan kısmını sayın devletimiz faizsiz olarak kullanacaktır.
İşin buraya kadar olan yönünden daha çok bundan sonrası önemlidir. Zira bu yeni yasal uygulamada parası olan ve cebine güvenen vatandaş mahkemelerde hak arayabilecek parası olmayan ya da cebine güvenmeyen vatandaş hak arayamayacak, göz göre göre haksızlığa uğramayı içine sindirmek zorunda kalacaktır.
Kısaca tüccar zihniyetiyle demokrasilerde devlet idare edilemez, zira devlet idaresinde kar gözetilmez, kamuya hizmet ön plana alınır ve kamu görevini yapan devler her vatandaşının temel ihtiyaçlarının hiçbir ticari veya kar beklentisi olmadan yerine getirmek zorundadır. ( * ) Bu kural anayasal, İnsan hakları evrensel beyannamesi ve Avrupa insan hakları sözleşmesi gereğidir. Yargıda ki bu uygulama bu temel yasa ve sözleşmelere aykırıdır.
( * )Anayasamızın 2,4,5,10,12 ve 17 Md.

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan