Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 37
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 5 Gün Gelmedi
abdullahank 107 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 197 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 201 Gün Gelmedi
atlantis 222 Gün Gelmedi
baris dursun 223 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 232 Gün Gelmedi
adacala 232 Gün Gelmedi
admin 234 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 235 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
ÇILDIR GÖLÜ
Yazar Fakir - Nisan 22 2014 - 02:53:42
ÇILDIR GÖLÜ
Ergün KARADAĞ

Çıldır Gölü Kışın ortasında geldiğinizde Kars'a, vardığınızda o son noktaya, ayazın ortasında, yaşamın çilesinde, uçsuz bucaksız bir beyazlık karşılayıverir sizi.
O beyazlığın içinde, yaşamın çilesi, hayatın umutları, zamanla tükenen mutluluğu ve bembeyaz kar örtüsünü, kahverengiye çalan yaşam mücadelesi,
buruk bir tebessümle sizinledir.
Beyaz örtüyü ardınıza alıp Çıldır yoluna çıktığınızda, uçsuz bucaksız o ovanın, yaşayan insanların pak ruhunu yansıtır şekilde, bembeyaz serpildiğini
görür, ayazı ardınıza alırsınız.
Yaşam zor, hayat çetrefelli, umut mücadele ile doludur.

Dizilmiştir yaşamdan umudunu almaya çalışan, tüten bacaların altında bir göz odada yaşamını sürdürmeye çalışan insanlar.
Yakıt tezek, umut geçim için üç beş hayvan ve onların bitmeyen çilesi, yol boyunca hep birer hikâyenin özetleri, yaşamların pencereleridir.
Dizi dizi sıralanan köyleri geçip, o eşsiz güzelliği ile Çıldır gölüne varırsınız..
Asaleti, mağrurluğu ve meydan okuyan haliyle dümdüz, bembeyaz karşıdadır.
Sizi hep beklemiştir…
Kıyıda en güzel köylerden Doğruyol'a varınca, göl bir başka, manzara daha huzur veren bir tablonun yansımasıdır.
Yaşam mücadelesinde soğuğu, düşman değil artık dost gören avurtları çökmüş, yaşam mücadelesini hiç bırakmayan, dost canlısı sıcak
kalpler sizi karşılayıverir.
Hoş gelmişsiniz beyim...
Kapı açılır,
önce dostluğun sıcaklığı,
sonra odanın sıcaklığı sizi karşılar, sarmalar...
Geniş yürekler sevecen, dost dostu ağırlamaktan mutludur.
Kışın yaşam, köyde anlatılmaktan öte zordur. Hayat umut geçim artık daha zordur. Daha zoru ise yaşamını gölden sağlayanların, umutları gölde
olanların ayrı zorluğudur.
Ağlar çekilecek,
umutlara ağ atılacak,
balık geçim kaynağı olacak...
Sabah gün ışıldar aydınlık oturmuş, güneş solgun ve ışıldamaya çalışan haliyle yükselmeye başlar.
Usta atlı kızağıyla umuda, daha doğrusu göle daha önceden gerdiği ağlara umutla yola koyulur. Umudu tutacağı balıkta, kızağını çeken kendisi gibi
yaşamdan eksikleriyle var olan atı, ağlar çekilirken yiyeceği arpanın umudundadır…20 42014 ÇILDIR GÖLÜ
"Göl donmadan ağlar atılır. Herkesin yeri ve ağları bellidir. Göl donunca suyun üstünde kalan ağ şamandıraların bulunduğu yer kırılır. Ucu sağlam bir
iple bağlanıp diğer uçtan ağ çekilir. Nasip alınıp, ip çekilerek ağ eski yerine getirilir" diyor yılların balıkçısı Yener efendi.
Sigarası efkar dolu,
umutsuzluk belli...
Çünkü bu göl ne eskisi gibi, nede verimi geçmişteki gibi der.
"Küstü göl, yok ettik" diyerek hep hayıflanır.

Kızak gölün yoluna saptığında, gölün kıyısından yazdan kalma, kıyıya çekilmiş teknelerin karlara gömülmüş hali, uçsuz bucaksız bir beyazlık, giderek
ardınıza aldığınız köyün manzarası, tüten bacaların yaşamı ispatlar hali ve ardında duran ve sanki sonu gelmeyecekmiş gibi olan dağların görüntüsü
sizi büyüleyiverir.
Karların içinde, karlara gömülmüş yorgun tekneler, gölün erimiş halini bekler gibidir.
Köyü ardına alan manzara size yaşamın bir soluğu gibi kavrar, arkanızdaki bayazlar içindeki köyün manzarası ise bir yaşamın devamının zorluğunu
sergileyiverir.


Beklenen kısmete doğru beyaz ovada yola koyuluverir umudun yolcusu.
Atı yoldaşı, cigarası efkarını dağıtan, ekmeği ise üstünde yol aldığı buzun altınta onu beklemektedir..
Bu coğrafi güzelliğin yıllar öncesi anlatılır hep. Çekildimi ağlar, gelen balığı o göle özgün "sarı balık " dedikleri, o lezzetli sazanların çokluğunu. Bir
ağda 30-40 kilo... Şimdi ise tükete tükete, kirlete kirlete ancak 3-4 kilo balık çıkar.
Anlatılanlar artık birer efsane ve tatlı rüya gibi kalmıştır. Yıllar öncesinde köy halkı kalkar, göle dökülen dereden dirgenle el yordamıyla birer alabalık
tutar, eve gelir sabah kahvaltısında o doyumsuz tadı yermiş. Hemde kızartarak değil haşlama. Ama her aile çok değil yeteri kadar tutarmış.
Şimdi o doğal benekli alabalıktan eser yok…

Gölün eski bereketi, var olan balık ve türleri artık bir hikaye. Alabalığı, sazanı, belizi, göğ balığı, tahta balığı, muzlası ve etrafını saran sazlıklarda
gelip yuva yapan onlarca kuş türü artık yok. Angıtı, ördekleri, pelikanları, onlarca kuş türü; yok olan bilinçsizce tüketilen gölde, neredeyse gölü terk
etmiş küsmüş gibidir.
Yeni yapılan balık çiftlikleri, asıl türü ve yumurtaları tüketilen kerevit salınması, aşırı ve bilinçsiz avcılık, köylerin gübre artıklarının suya karışıp göle
akması, akarların azalması artık gölü neredeyse yok olma haline getirmiş. Bir bir giden güzelliklerimizden, biri daha yok olmanın eşiğine gelmiş.
Göl göz yaşlarını dökmekte. Ve her zamanki gibi, hiçbir ama hiçbir önlem ve girişim yoookkk.
Yavaş yavaş göle özgün balıklar, ağlarda beliriverir. Birer birer güneşin sızan ışığında parıl parlayan iri pullu sazanlar çıkar. Sarı balıktır buralarda
adı. Umutlar, emekler karşılığını bulur.
Ağ çekilince umutlar toplanır. Sonra bereket çekilen ağın ucu, beraberinde diğer taraftan
açılıp ucuna bağlanan ipin gelişiyle biter. Diğer tarafa gidip ip çekilerek, ağ tekrar eski yerine gerilir.
Sonra diğer ağa, oradan diğer ağa gider.
Yorgunluk arasında bir çay molası, geçmişin konuşulması vazgeçilmezdir. Bir cigara efkara eşlik eder.
Umut diğer ağdır. Gidilir çekilir.
Sarı balık çıktıkça dökülen terlerin yorgunluğu unutulur yüzlere gülücükler çıkmıştır.
Ama kirlettikçe, anlamsızca avlandıkça küsmüştür göl.
Her gece gün kendini sakınır olmuştur.
Ağlar çekilir, toplanır tekrar eski yerlerine çekilir.
Toplanan, avlanan balıklar, yıllar öncesinin yeniden umutları gibidir.

Yakaladığı sarıbalığı, sevincine boğularak toplar.
Yorgunluk saatlerin ardından gelmiştir.
Bütün ağlar çekilmiş, tekrar yerine gerilmiş, sonrasında gelmek için dört günlük bekleyişin anları başlamıştır.
Eşyalar toplanır.
Atlı kızağın arkasına, ekmek parası olacak günün tutulan balıklarının yanına eşyalar konur.
Sigara Yener ustanın dudağından sigara eksik olmaz, yaşam çilesinin hiç eksik olmadığı bu ıssız beyazlıkta.
Köye dönüş, umudu bir sonrasına bırakarak, buruk mutluluğu ile başlar.

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan