Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 17
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 1 Saniye Önce
abdullahank 16 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 106 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 110 Gün Gelmedi
atlantis 131 Gün Gelmedi
baris dursun 132 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 141 Gün Gelmedi
adacala 141 Gün Gelmedi
admin 143 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 144 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
Kral Çıplak Olsa Ne Yazar? Halkı Kör Olduktan Sonra…
Yazar Fakir - Aralık 03 2014 - 12:59:16
**Süreyya Cinik

Değerli hemşerilerim, bugünü doğru anlayabilmek, yorumlayabilmek ve geleceği şekillendirebilmek için geçmişimizi unutmadan, hatta zaman zaman geçmişten ders çıkararak, geleceği şekillendirebilir, doğru bir yol haritası çıkarabiliriz.
Yaşamı sıfırlamadan, bölge açısından, geriye doğru dönüp bakmak, gelecek nesiller için derin sularda inci tanesi aramaya değer.
Milliyet gazetesinde, 14 Aralık 1989’da, birinci sayfada “50 milyarı olan Kars’ı satın alabilir ? Satılık Şehir” başlıklı bir haber vardı. Yıllarca gözden uzak, gönülden ırak yaşamış olsak da, bu haberin, Kimliğinde doğum yeri Kars, yazanlar için bir yıkım olduğu malumunuzdur.
Başta İstanbul, Ankara olmak üzere büyük şehirlerde yerleşik hemşeriler arasında duygusal anlamda bir hareket, yakınlaşma ve el birliği ile çareler aranmaya başlandı.
Büyük çabalar ve özveriler sonunda 29 Haziran 1992’de, umutla bel bağladığımız KAI Vakfımız kuruldu. Amaç; şehirlerimizin kalkınması, iş adamlarımızın yardım ve desteğini yönlendirmekti.
Ondan iki yıl sonra, benim de yer aldığım, başkanlığını Davut Soylu’nun yaptığı KAISİAD kuruldu. Vakfın da kurucularından olan gazeteci Türkan Narin, Turgay Çapık, Murtaza Öztürk, Aytekin Topçu , Pertev Yılmaz ve Turan Çelik olmak üzere, bir çok değerli iş adamının öncülük ettiği dernek büyük ve ciddi çalışmalar yaptı.
Büyüğümüz, saydığımız KAI Vakfının başkanı Esfender Kormaz’ın “Birlik olalım, aynı amaç için aynı çatı altında güçlü olalım”, çağrısıyla; KAISİAD kendini fesh ederek, vakfa katılma kararı aldı. Sonuç ortada: KAI vakfı , Turan Çelik dışında, derneğe gönül vermiş, karşılıksız, salt memleket sevdasıyla hareket eden tüm hemşerilerimizi, iş adamlarını eritti, soğuttu, kimini etnik yapısı nedeniyle ,kimini de, küçümseyerek dışladı.
Birbiriyle bütünlük ve iletişim halinde ki dernekleri elimine etmek, iş adamlarını vakıftan uzak tutma stratejisiyle, önce ilçelerde iş adamları hemşeri konseyleri kurdurdu, sonra da sahipsiz bırakıldı. Herkesin birbiriyle iletişimini kesti. Koordinasyon bozukluğu, kendi başına karar alamama vs. durumlarıyla baş başa kalan iş adamları yılgınlığa uğradı, moral ve motivasyonunu kaybetti. Ama iyi şeyler de olmadı değil, bir süre sonra, sn Esfender Korkmaz milletvekili oldu.
Aradan tam 20 sene geçti…
Dönüş şöyle bir bakın:
Geldiğimiz nokta ile çıkış noktası arasında aslında hiç fark var mı?
Bölge iş adamları toparlanabildi mi?
İş adamlarımızın, gerek bürokratik, gerek siyasal engelleri kaldırıldı mı?
Ortak hedefler, ortak misyon oluşulabildik mi?
Hangi taraftan olursa olsun, siyasi partilerde ağırlık oluşturuldu mu?
Kendi önerdiğimiz insanların önünü açabildik mi?
Kendi gettolarımızı kırabildik mi? Sonu gelmez tüm bu sorunların çözümüne ilişkin hiçbir şey yapamadık… kısaca halen kendi lobimizi oluşturamadık.
İşte tam da bu boşluk dağınıkılık nedeniyledir ki, 2010’da KAISİAD yeniden oluşturuldu. Her türlü kumpas, çelme, kıskançlık, dedikodu, çekememezlik, hoşgörüsüzlük, etnik yapıyı öne çıkarma gayretlerine rağmen, bütün bu olumsuzluklar çok değerli hemşerilerimizin desteği ve iş adamlarımızın bin bir emek ve öz verili çalışmasıyla aşılmaya çalışıldı, çok başarılı işlere imza atıldı, heyecan yarattı.
Tarih 28 Ekim 2014,
KAI Vakfının kurucu başkanı Esfender Korkmaz “Birlik olalım, aynı amaç için aynı çatı altında güçlü olalım” demiş…
Size de tanıdık geldi mi?
İşte yine başa dönüyoruz, tarih yine tekerrür ediyor.
Hayat, bize yine aynı oyununu oynuyor.
Cesurca derine dalıp çıkardığımız inci tanelerini artik, korkmadan önümüze koyup bir bir envanterini tutmak zamanıdır.
Açık açık konuşmanın tam zamanıdır.
Öncelikle, bir dernekle herhangi bir vakıf arasında ki farka vakıf olalım ki, kıyaslama yapalım.
Vakıfların en ön çıkan farkı, amaçları doğrultusunda hayırseverin/hayırseverlerin vakfedilmişmalı/sermayesidir. Özetle, Türk Medeni Kanunu göre, vakıf ve derneklerin asıl ayrışma noktası;vakıfların mal, derneklerin ise kişi topluluğu olarak teşekkül etmiş olmasıdır.
Kanunun 101. maddesinin 3. fıkrasındaki vakıflarda üyelik olmaz şeklindeki hükmünün, bireylerin temel hak ve özgürlüklerine sınırlama veya kısıtlama getirdiği fikri, çeşitli platformlarda dile getirilmiş ve bazı mahkemeler, kanunun bu hükmünün Anayasaya aykırı olduğu savıyla konuyu yüksek mahkemeye intikal ettirmişlerdir.
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 20. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 11. maddesi hükümlerine aykırı olan bu hukuki düzenleme,
Anayasa mahkemesinin kararı gereğince 28.06.2008 tarihi itibari ile hukuken kaldırılmış, vakıflara üyelik yolu açılmıştır. Tabii,vakfın talebi olursa…
2008’e kadar hiç kimse vakıflara sonradan üye olamıyor ve bu garabet bu tarihe kadar, toplumsal mutabakatla (!) 22 kişiyle kurulan bizim vakfımızda tartışılmıyor, gündeme bile getirilmiyor.
Komediye bakın: Yine bu tarihe kadar, gelin birlik olalım, güç olalım, denilen yerde vakfın ücretli sekreterinin hakkı kadar, hakkınız bulunmuyor.
Üyelik formasyonunun, demokratik haklarının olmadığı bir yerde kurumsallık hayalleri görerek, hiçbir şeyden habersiz iyi niyetli hemşerilerimize “gelin, vakıfta birleşelim,” çağrısı yapanlara doğrusu hayret ediyorum.
Örnek mi istiyorsunuz; Alın size örnek: İki dönem vakıfta yöneticilik yapan, vakıf adına çıkartılan dergide önemli bir yükü yüklenen Avukat Erkan Karagöz, vakfın üyesi olamamıştır. Geçmişten vazgeçtim; şu anda vakfın yönetim kadrosunda adları yer alan onlarla kişinin üyelik kayıtlarını gösterin!
Peki, şimdi, hal böyleyken bir avuç kurucu üye dışındaki tüm ötekiler, “sanal” üye durumundayken; Esfender hocamız bizi hangi olmayan çatının altına davet ediyor ki?
Bunu bile doğru dürüst yapamayıp, Bir kuruluş adına konuşma hakkı var diye, başka bir kuruluşu uluorta, aklına ve ağzına geldiği gibi eleştirinin sınırlarını hakarete, nefret söylemlerine doğru zorlamak, fetva vermek yerine, önce nezaketi öğrenmeli, bir sivil toplum kuruluşunun kapatılıp kapatılmayacağına, o kuruluşun asil üyelerinin karar vereceğinin bilincinde olmasa bile, saygılı olmalıdır. Kars’ın o gurur duyduğumuz güzelim, bir arada yaşama kültürünü yok edip, insanları etnik yapısına göre ayrıştırmak; KAISİAD’ı Kürt derneği, olarak damgalamak, gelen insanları uzaklaştırmak, ayartmak; kültürü, dayanışmayı ve eğitimi amaçlayan vakfımıza, öz kültürümüze yakışmadığı gibi, onun adına konuştuğunu iddia edenlerin de haddi değildir. Bu böyle biline!
Şimdilik son sözüm:
1-KAI, Vakıflığı bırakıp, STK olmak istiyorsa öncelikle, Vakfı üyeliğe açmalıdır.
2-Kayıp 20 senenin öz eleştirisini vermelidir.
Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan