Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 50
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 6 Gün Gelmedi
abdullahank 108 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 198 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 202 Gün Gelmedi
atlantis 223 Gün Gelmedi
baris dursun 224 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 233 Gün Gelmedi
adacala 233 Gün Gelmedi
admin 235 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 236 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
Yazar olmak
Yazar Fakir - Nisan 18 2007 - 18:53:31
Yazar olmak/Turgut Erbek

Son zamanlarda Milliyet Blog’da okuduğum yazıların pek çoğunda, bazılarının yazar olmayı hayal ettiklerini anlıyorum. Yazarlık nedir, nasıl yazar olunur? Öncelikle şunu belirmekte yarar var, yazarlıkanrı vergisi bir yetenektir. Bazı insanlar belli bir yetenekle donatılmış olarak doğarlar. Tanrı kimilerine iyi bir ses, kimilerine resim yapma yeteneği, kimilerine ise gözlem gücü ve yazma yeteneği vermiştir. Bazıları bu yeteneğini değerlendirir, bazıları ise farkında olmaz.

Ben yazar olacağım demekle de yazar olunmuyor. Dün gibi anımsıyorum, 1973 yılında daha ilköğretim çağındayken, beni kitaplarda tanıştıran dayıma, ileride yazar olmayı düşlediğimi söylemiştim. “TİPİ” adlı ödüllü ilk çocuk romanım, 1998 yılında T. İş Bankası Kültür yayınları tarafından basıldı. Ama kolay olmadı. Çok okumak, çok yazmak ve çok engeller aşmak gerekiyormuş. İnsanoğlunun isteyip de başarmayacağı hiçbir şey olmadığını düşünüyorum.

Bence yazarlık, yaşadığını gelecek kuşaklara kanıtlamaktır. Sıradan bir insan olmadığının belgesidir. Öldükten sonra yaşamaktır. Ölümsüzlüktür. Çağına tanıklık etmektir. Halkın sözcülüğünü yapmaktır. Sorunları dile getirmek, çözüm yollarını göstermektir.

Yazarlık, uzaktan bakınca çekici ve ulaşılmaz görünebilir. Fedakârlık, zaman, sabır ve sevgi ister. Bir yandan geçim derdiyle boğuşurken, diğer yandan da yazmak pek kolay değildir. Eşinden, işinden ve çocuklarından çaldığın zamanı ona vermek zorundasın. Bazen günlerce tek kelime bile yazamadığın olur. Bocaladığın, hayal kırıklığına uğradığın zamanlar olur. Önemli olan yılmamak, ben bu işi başaracağım diyerek devam etmektir.

Yazarlık, bir kamyon dolusu inciyle (inci diyorum, çünkü güzel Türkçemizin her kelimesi bir incidir) bir saray yapmaktır. Onları üst üste, yan yana dizerek oluşturduğunuz görkemli eseri bitirip, uzaktan seyredince onun verdiği hazza doyum olmaz.

Ama iş bununla da bitmiyor. Günümüz yayıncıları, gecenizi gündüzünüze katarak meydana getirdiğiniz eserin niteliğine, neyi ve nasıl anlattığınıza değil, tecimsel (ticari) düşünerek ne kadar satacağına, kendilerine ne kadar para kazandıracağına bakıyorlar

A. Aynştayn, “Hayal gücü bilgiden çok daha önemlidir,” demiş. Ne kadar güzel cümle kurarsanız kurun, yazım kurallarını ne kadar iyi bilirseniz bilin, hayal gücünüz yoksa hiçbir yere varamazsınız. Bence, hayal gücü öyküde ve romanda süsleme sanatı gibidir. Beyaz bir masa örtüsü düşünelim, onun kenarlarına tığla süs yapıp, bazı yerlerine çiçek desenleri işlediğiniz zaman göze daha hoş görünecektir. İşte sırrı burada yatıyor.

Yazmakta olduğunuz konu ne kadar birebir yaşanmış olursa olsun, hayal gücünüzle süslemediğiniz sürece çok yavan kalacak ve bir yerlere varamayacaktır. Bu noktada, yazar hayal gücünü kullanarak olayın içine başka mekânlar, kişiler katarak genişletmek, heyecan katmak zorundadır. Bunun bilincindeyseniz hiçbir sorunla karşılaşmazsınız.

Diyelim ki aylarca, belki de yıllarca beyninizde dolanıp duran bir romana ve ya öyküye yüreğinizdeki coşkuyla başladınız. Benim gibi kış aylarında sobasız odalarda ayağınızın altına minder koyup, dizlerinize battaniye atarak bitirdiniz. Bu işin eğitimini almadıysanız, o işten anlayan birine okutmadıysanız işiniz biraz daha zor. Çünkü gözünüzden kaçan yanlışlar, fazlalıklar, tekrarlar ve eksikler mutlaka olacaktır. Her yazar dilbilimci ve editör değildir. (En azından ben öyle değilim. Çünkü yetmişli yılların karmaşasında liseyi zar zor bitirdim.) Bilgisayarda hataları pek göremezsiniz. En mantıklısı yazdıklarınızın çıktısını alarak yeniden okuyup, anlatımdaki akıcılığı bozman ilaveler yapmak, fazlalıkları çıkarmaktır.


Her şeyden önemlisi ne yazmak, nasıl yazmak istediğinizi uzun uzun düşünün. Çünkü bir yazarı diğerinden ayıran tek şey üslubudur. Birilerini taklit etmekten kaçının ve kendinize göre bir üslup belirleyin. Hangi şekilde anlatmaktan hoşlanıyorsanız, öyle yazın. Yani birinci tekil şahıs ağzıyla mı, yoksa üçüncü bir gözle mi daha rahat yazabiliyorsunuz, bunu deneyin ve yazmaya daha sonra karar verin. İşlenmediğini düşündüğünüz çarpıcı bir konuyu ele alın ve bir ön araştırma yapın. Anlatacağınız yerleri iyi bilmeli, mekân tasvirlerini iyi yapmalısınız. Başka yazarlar nasıl yazıyorlar bilmiyorum ama ben bilmediğim bir çevreyi, yüreğimde hissetmediğim bir olayı yazmakta zorlanıyorum. En doğrusu bildiğiniz çevreyi ve insanları yazarak işi başlamak.

Kendinize has bir diliniz olsun. Çocuk kitapları yazmayı düşünüyorsanız uzun cümlelerden ve ağdalı yazmaktan kaçının. Hangi yaş grubuna yazmak istiyorsanız, ona göre bir dil seçin. O yaş grubun iyi tanımalı, gelecekle ilgili hayallerini, beklentilerini bilmelisiniz. Geçmişi anlatacaksanız, o yıllardaki olanakları, giyimleri, kullanılan araç ve gereçleri araştırın. Sonrası kolay, çünkü içinizdeki çocuk size yol gösterecektir.

Yıllarca emek verdiğiniz eseri bitirdiğinizde, bastırmak için gönlünüzden geçen bir yayınevine göndermek istiyorsunuz. Öncelikle o yayınevini iyi incelemeniz, ne tür kitaplar bastığını öğrenmeniz gerekiyor. Çünkü bazı yayınevleri sadece fantastik öykü ve romanlara önem veriyorlar...
turgut.erbek@hotmail.com

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan