Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 50
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 5 Gün Gelmedi
abdullahank 108 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 197 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 202 Gün Gelmedi
atlantis 223 Gün Gelmedi
baris dursun 223 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 232 Gün Gelmedi
adacala 233 Gün Gelmedi
admin 235 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 235 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
SOL YANIM AĞRIYOR..
Yazar Fakir - Mayıs 05 2007 - 07:27:23
SOL YANIM AĞRIYOR

Gönül Dostlarım, bu sitenin saygı değer yazarları, üyeleri, yazılarımızı okuyan kıymetli ziyaretçiler,
Uzaklardan seslendim sizlere, Bu siteye değişik konularda yazılar yazdım.

Bugün bir adım kadar yakın, bir dokunuş kadar yanınızda olduğumu anladım.

İstanbul'dayım, 17 yıldır bu koca şehirde ekmek kavgasındayım. Ellerim cebimde Cağaloğlu yokuşundan saldım kendimi, beş dakikada Eminönü İskelesinde, vapurların kalktığı meydanda buldum kendimi.

Türk filmlerinin vazgeçilmez sahnelerinden biri olan Yeni Cami'nin merdivenlerinde güvercinlere yem attım. Sırtımı dayadığım duvardan gökyüzüne havada uçuşan kuşların seyrine daldım.

Galata köprüsünün kargaşası, balık tutan oltacıların telaşı, seyyar satıcıların kulakları tırmalayan sesleri arasında dolaştım bir süre.
Karşıda, Üsküdar'da Harem Otogarı, Otogardan hasret yüklenen koca otobüsler ve Haydarpaşa'dan kalkan tren havada kara is bulutları bırakarak gider Anadolu'ya.

Neden bilmiyorum ama vapura binmek geldi içimden. Üsküdar vapuruna bindim, içimden Üsküdar da bir çay içer, ya da balık ekmek yer geri dönerim diye geçirdim.

Vapur, martıların çığlıkları arasında köpükler saçarak kalktı İskelede aldığım simidi küçük, küçük parçalayıp martılara atmaya başladım, havada taklalar atarak kâh alçalıp, kâh havalanarak simit parçalarını kapıyorlardı, içimi kaplayan hüzün bulutlarının ortasında dalmıştım, bir ses duydum,

- Çay alırmısınız ?

Şaşkınlıkla sesin geldiği yöne döndüm.

Kara kuru bir genç delikanlı, güneş öylesine yakmış ki tenini gözleri çakmak, çakmak içime işledi.
- Ver bakalım.

Pek canım istemese de hayır diyemedim, bende gençliğimde bu tür işler yaptığımdan mı, nedendir bilmem hayır diyemem bu sese, bu ekmek kavgasının peşinde koşan insanlara, Öyle bir el çabukluğu ile elindeki tepsiden bir çay uzattı,

- Ücretini alalım abi.

Çay parasını peşin istiyordu. Öyle ya koca vapurda dağıttığı çayların ücretini nasıl toplayacak, birkaç dakikada yolcular inecek vapurdan.

Çayımı içerken, boyacı bir çocuğu çağırdım, ürkek ve sıkılgan geldi yanıma.

- Buyur abi.
Oturduğum yerden uzattım ayakkabımı, hemen koydu sandığını ve başladı boyamaya.

Saçları asker tıraşı kesilmiş, yüzü güneşin yanıklarıyla kavrulmuş.

- Nerelisin delikanlı.
- Bitlis'liyim abi.
- Takıldım, Gurmanci. ( Kürt müsün)?
- He ağabey, gurmanci nizane.( Kürtçe biliyor musun)?
- Yok be koçum, bildiğim bu kadar. Yüzünde sevinç, hüzün karmaşası, daldı gitti boyama işine.

Tahta oturakların arasından daha küçük biri geldi, ağzı, yüzü kir içinde, çok kızmış yolculara… Boyatan yok.

Üşüdüğü için ellerini ovuşturuyor.

Güneş var ama ısıtmıyor, İstanbul kadar yalancı, adı var kendi yok havada asılı duruyor o kadar.

- Gel bakalım delikanlı,
- Buyur abi,
- Adın ne senin,
- Veysel,
- Veysel, hadi sende cila at.
- Olmaz abi sen Memed'in müşterisisin, o atar.
- Olsun be Veysel o boyadı, sende cila at.

Baktı olacak gibi değil, Mehmed'in yanına çöktü ayağımdan çıkardı ayakkabıyı, bir ustanın, bir sanatkârın incelediği kadar özenle cilaladı, kadife parçasıyla parlattı.
İşleri bittiğinde ikisine de para verdim, mahcup oldular,

- Abi bize bir çift parası yeter biz böleriz aramızda.
- Alın be çocuğum zaten kaç para. Gözlerinde minnettarlık, Allah bereket versin dediler.

Vapur İskeleye yanaşırken her ikisi de vapurda kalmak için güvertenin arkasına gittiler.
Birkaç adım atmıştım ki, başka bir ses.

- Mendil vereyim mi abi.
Saçları güneşte yanmış, mavi gözleri çakmak, çakmak 10 yaşlarında bir kız çocuğu.
- Kaç para ?
- 250 abi.
- Nerelisin sen ?.
Uzattığım bir milyonun üstünü verirken bir yandan da.
- Ağrı'lıyım abi.
- Para üstü kalsın, dedim.
Gözleri çakmak, çakmak ben dilenci değilim dedi.
Utandım,
- Peki, o zaman dört tane ver ödeşelim.
- Olur dedi, üşümüş elleriyle poşetten çıkardığı mendilleri uzattı.
Göğsümde garip bir sancı var.

Sol yanım ağrıyor nicedir, doktor üzülmek, stres yasak dedi. Bol, bol yürüyeceksin, kırmızı et, kızartma, yağlı yemekler yasak.

Ardahan'da Okullar kapanıyor, çocuklar okutulmayacak,
Artık birkaç hayvan yetmiyor kapitalist yaşama. Renkli televizyon, çamaşır, bulaşık makinesi için fabrikaların çarklarında eritilmek, ezilmek üzere ekmek kavgasında yanık tenli esmer delikanlılar sırtlarına bir sünger yatak, bir pamuk yorganla gurbet yollarında.

Yazıma başlarken yakınım size demiştim.

Artık Ardahan, Ardahan'lı her yerde, aş, iş ve yaşam kaygısıyla ülkemin insanları doğdukları topraklarda değil. Artık koca plazaların yer aldığı, yüzlerce yıldır beyaz Türk'lerin hegemonyasında olan ovalarda, düzlüklerde denize sıfır şehirlerde artık Anadolu köylüsü de yer almakta.
Bir dokunuş, bir nefes kadar yakınım size.
Sol yanım ağırsa da sokaklardayım, gül satan çocuklardan bir gül, simitçiden bir simit almaya devam edeceğim.
Gerçi koca, koca adamlar televizyonda çocuklardan bir şey almayın diyor, onlara para vererek kötülük yapıyormuşuz. !
Ülkemin aydın geçinen, barlarda, içkili restoranlarda vatanı kurtaracağını sanan içkiden ayakta durmakta zorlanan entelleri, koca, koca adamlar villalarından çıkıp, Mercedes, Bmv marka arabalarıyla geldikleri gazete binalarında, ağızlarında puro, bardaklarında viski, para karşılığı yazılar yazarak kenar mahalle, varoşların çocuklarını eleştirirken ben sokaklardayım.

Artık İstanbul, İstanbul değil. Biraz Kars, biraz Ağrı, biraz Ardahan, İstanbul artık emek, alın teri, İstanbul ucuz işgücüne işçi yetiştiren koca bir şehir.

Her akşam yorgun bedenler uykuya dalıyor, nasırlı ellerinin acısıyla.
Artık Orhan Velinin şiirindeki yedi tepe yok.
Her gece mehtabı seyre çıkmıyor sevgililer.
Artık Reyna'da, Layla'da kız tavlıyor koca göbekli zamparalar.

Memet, Veysel, Ayşe, Fatma ve niceleri çocuklarımız ve gariban babaları, anneleri ev sahibine kira, bakkala ekmek parası yetiştirmek için sokaklarda çırpınırken yakınım size.

Sol yanım ağrıyor.
Doktor, ÜzülmekYasak dese de…

Engin KASAP / İstanbul

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan