Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 36
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 6 Gün Gelmedi
abdullahank 108 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 197 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 202 Gün Gelmedi
atlantis 223 Gün Gelmedi
baris dursun 224 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 232 Gün Gelmedi
adacala 233 Gün Gelmedi
admin 235 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 236 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
YÜZDE 35...
Yazar Fakir - Mayıs 11 2007 - 14:48:07
YÜZDE 35.../Gümüşpala Kortağ

Gümüşpala Kortağ Solculuk, artık herkesin bildiği gibi Fransız Devrimi’nde insan diline yansıdı.
Niçin?
Fransız devriminde kralcılar parlamentonun sağında, cumhuriyetçiler solunda oturduklarından, siyasal sözlüğe sağ-sol sözcükleri girdi, cumhuriyetçiler solcu diye anıldılar.
Demek ki, solcu kavramının insan diline yansıması için önce bir parlamentonun oluşması gerekiyordu. Kralcıların karşısında cumhuriyetçiler türeyecekti, halkın temsilcileri ile kralın temsilcileri arasında bir siyasal çelişki başgösterecekti ki kavram gündeme girsin.
***
Zaman tünelinde daha gerilere gidelim, ben diyeyim on bin, siz deyin yüz bin yıl öncesine. İnsanoğlu ateşten yoksun yaşıyor, mağraya bile sığınamamış. Yarı çıplak, maymunsu, iki ayağı üzerine dikilememiş bu yaratık, konuşamıyor, aç kalınca homurdanıyor, bir yeri acıyınca bağırıyor, hayvansı sesler çıkarıyor. Bu insanın sağı, solu yok muydu?
Bilim, en eski fosilleri incelediğinde görüyor ki, atamızın sağı, solu varmış. Dinazorun sağ gözü, sol gözü, mamutun sağ dişi, sol dişi bulunuyor.
Ancak ne dinazor sağını solunu biliyordu, ne mamut, ne de adına insan denen yaratığın böyle kavramlardan haberi vardı. İnsan beyni gelişmemişti, akıl oluşmamıştı, düşünceleri anlatacak bir dile gerek yoktu.
İnsan düşüncesi gelişti, iletişim için yol yordam aradı, ilginç bir dışavurumla dile dönüşmeye başladı. İnsan insanlaşma yolunda yürümeye yöneldi. Aydınlıkla karanlığı, hayatla ölümü, acıyla tatlıyı dilde birbirinden ayırd; ve gördü ki, her çelişkide bir gerçek ve iki yan var.
İnsan, iki kolunu, iki bacağını ayrımsadı, birine sağ dedi, ötekine sol.
Ne zaman?
Taşlara işlenmiş eski yazıları okuyan bilginler, sağ ve sol sözcüklerine elbet bir yerde raslamışlardır.
Ne var ki, insan düşüncesinin dışavurumu dile dönüştükten sonra yazı bulununcaya değin kimbilir kaç bin yıl geçmiştir.
***
Oysa Fransız Devrimi şunun şurasında ikiyüzelli yıllık bir olaydır. Siyasal yaşamda sağ-sol kavramlarına ulaşabilmek için insanlık, sanayi devrimine kadar beklemiş. Günlük yaşamında sağını solunu bilen kişinin toplumsal yaşamda sağını solunu öğrenmesi kolay olmamış.
Yerçekimi yasası doğada yok muydu?
Taş, boşlukta bu yasaya göre düşüyordu, ama olayın bilimsel açıklaması için Galileo'ya değin beklendi. Tarihte uygarlık emekleye emekleye yürüyordu, siyasal yaşamın gelişmesi de uygarlıkla bağıntılıydı. Bu yüzden Türkiye'ye sağ-sol kavramları çok sonraları girdi.
İsmet Paşa, ancak 1960'lı yılların ortasında konuşabildi:
“Ben kırk yıllık solcuyum.”
Paşa, doğru söylüyordu. Yaşadığımız yüzyılın başında cumhuriyetçilik solculuktu. Padişahlığı yıkıp cumhuriyeti kuran Atatürk gerçek bir solcuydu. Şimdi Anadolu'da en azından yüzde 35 oranında halktan insan "ben solcuyum" diyebiliyor.
***
Peki, nerede bu yüzde 35?
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, solda birleşmeden sözederken dedi ki:
“Sol oylar bizde. (DSP’yi kastederek) Onların oyu yüzde bir.”
İyi de, CHP’nin oyu ne kadar?
Yüzde 20’lerde gezmiyor mu?
O zaman ortada bir hesap-kitap hatası var.
Demek ki, solun yüzde 15’i başka yerlerde?
Nerde?
DSP yanı sıra SHP’de, “10 Aralık Grubu” dediğimiz DİSK’in desteklediği oluşumda, Sarıgül grubunda.
Ama, Baykal, “solda birleşme” deyince, yalnızca DSP’yi göz kırpıyor, diğerlerini görmüyor. Bu da eder yüzde 21. Solu iktidara taşıyacak olan yüzde 14-15’ler yine dışarıda.
***
Bizde sağcılık-solculuk toplum olarak çok sonraları keşfedilebildi.
İsmet Paşa, 60’larda, solcu olduğunu söylediğinde, ülkedeki sol potansiyele dikkat çekmiyor muydu?
Bilmem ki, İsmet Paşa’nın partisinde, sağ’ın yanında sol’un gerekliliğine ne zaman erişilecek?
Ne zaman, “sağ”ın gerçekliği gibi, “sol”un da var olduğu anımsanacak?
Peki, bu seçimde, Baykal, gerçek sol’un ayırdına varmaz ve yüzde 35’leri unutup, yüzde 20’lerle avunursa ne olur?
O zaman...
Hoş geldin tedirginlik!
gumuspala_36@hotmail.com

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan