Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 52
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 5 Gün Gelmedi
abdullahank 108 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 197 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 202 Gün Gelmedi
atlantis 223 Gün Gelmedi
baris dursun 223 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 232 Gün Gelmedi
adacala 233 Gün Gelmedi
admin 235 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 235 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
TÜRKİYE'DE İZLEYİCİ DAVRANIŞLARI
Yazar Fakir - Mayıs 24 2007 - 19:44:09
TÜRKİYE'DE İZLEYİCİ DAVRANIŞLARI

***Televizyon izleyicilerinin izleme alışkanlıklarından yola çıkarak izleyici davranışlarını belirlemeyi ve izleyici davranışlarının Türkiye'nin kültürel boyuttaki yerini göstermeyi amaçlayan Türkiye'de televizyon izleyici davranışları araştırması 2007 yılında da bir Türkiye görüntüsü sergiledi. Yüzüncü Yıl Üniversitesi Radyo Televizyon bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Sedat CERECİ yönetiminde 11 yıldır gerçekleştirilen araştırma, Türkiye'de televizyon izleyicilerinin televizyon merkezli çevrede edindikleri alışkanlıkların yanı sıra, Türkiye'nin sosyokültürel yapısına da yansıyan davranışlarını, kitle kültürünün başlıca aracı olan televizyonla toplumsal kültüre aktarılan kültürel unsurları, Türkiye'nin sevilen ve sevilmeyen yüzlerini, Türk toplumunun beklentilerini, toplumsal sorun gündemini, toplumun kavramlara yaklaşımını ortaya koymayı da amaçladı.
İletişim eğitimi gören öğrencilerce ARDAHAN, Adana, Ağrı, Antakya, Antalya, Batman, Bingöl, Bursa, Çanakkale, Diyarbakır, Erzurum, Hakkâri, İzmir, İstanbul, Kars, Kayseri, Konya, Mardin, Mersin, Muş, Şırnak, Van illerinde yaşayan televizyon izleyicileriyle yüzyüze görüşülerek yapılan araştırmada izleyicilere sorulan 33 soruya düşünerek, kesin yanıtlar vermeleri istendi. Aralarında bekçi, berber, laborant, emlakçı, polis, kuaför, güvenlik görevlisi, taksi şoförü, avukat, veteriner, stilist, reklamcı, dalgıç, büro yöneticisi, müfettiş, golf rehberi, hekim, psikolog, gazeteci, turist rehberi, ev hanımı, öğrenci, öğretmen, işletme müdürü, grafiker, emekli, esnaf gibi meslek sahiplerinin de bulunduğu değişik yaş ve meslek gruplarından 1298 kişiyle yapılan araştırmada televizyon izleyicilerine; evlerinde kaç televizyon olduğundan ne kadar sıklıkla sinema tiyatro gibi toplumsal etkinlikleri izlediklerine; en çok hangi durumlarda televizyonu açtıklarından hangi televizyon kanalının haberlerini izlediklerine, Türkiye'deki en önemli sorunun ne olduğundan yayından kaldırılması istenen programa değin izleyicinin tüm beğenilerini, hoşnutsuzluğunu ve televizyonla arasındaki ilişkiyi saptamayı amaçlayan sorular soruldu. İzleyicilerle yapılan araştırmaların sonuçları, görüşmeleri yapan anketörlerin büyük bölümünün de katıldığı tartışmalarda değerlendirildi.

***Bir Tane Yetmez

Amerikan toplumuna benzer biçimde Türk toplumunda da bireyselleşmenin hızla yayıldığının ipuçlarını veren bulgular, araştırmaya katılan televizyon izleyicilerine sorulan, evlerinde kaç tane televizyon olduğu sorusuyla birlikte elde edildi. Televizyon izleyicilerinin yarıdan çoğunun evinde birden fazla televizyon olduğu saptanırken, evinde iki televizyon bulunanların televizyonlarından bir tanesinin genellikle salonda, diğerinin oturma odasında bulunduğu belirlendi. Mutfak, çocuk odası gibi bölümlerde televizyonu bulunan izleyicilerin de yanıtladığı sorulara, herkesin istediği programı izleyebilmesi için birden fazla televizyonları olduğu yanıtı da eklendi. İzleyicilerin bir bölümünün, iş yerlerinde de televizyon olduğu belirlendi.

***Televizyon Varken Tiyatroya Ne Gerek Var?

Televizyon izleyicilerinin toplumsal yaşamdaki konumlarını, davranışlarını da ortaya koymayı amaçlayan araştırmada, izleyicilere sorulan"ne kadar sıklıkla fuar, sinema veya tiyatro gibi toplumsal etkinlikleri izlersiniz ?" sorusu, izleyicilerin yarıya yakınınca "hiç izlemem" biçiminde yanıtlanırken, diğer izleyicilerce "ayda bir" veya "birkaç ayda bir" diyerek yanıtlandı. Bazı izleyicilerinse toplumsal etkinlikleri ne kadar sıklıkla izledikleri sorusuna bir yanıt bulamadıkları gözlendi.

***Televizyon İzleme Nedeni

Toplumsal yapı içinde televizyonun konumunu ve toplumun televizyonla kurduğu yakınlığın düzeyini belirleme konusunda televizyon izleyici anketinde yer alan en açık ipucu, televizyon izleyicilerinin en çok hangi durumlarda televizyon izledikleriyle ilgili sorunun yanıtları oldu. Televizyonu en çok hangi durumda izlediklerini hiç düşünmedikleri için bu konudaki soruyu yanıtlamakta güçlük çeken izleyicilerin çoğu, kendilerine sunulan seçeneklerle kendilerine uygun yanıtlar buldular. Çoğunluğu 18 ile 40 yaş arasında olan araştırmaya katılan televizyon izleyicilerinin büyük bölümünün, doğrudan bir amaç gütmeksizin zaman geçirmek için televizyon izlediği saptandı. Tüm izleyiciler içinde, en çok hangi durumlarda televizyon izledikleri sorusuna karşılık 924 izleyici canı sıkıldığı zaman veya zaman geçirmek için televizyon izlediğini söylerken 349 izleyici öğrenmek için, 25 izleyici de eğlenmek için televizyon izlediğini belirtti. 40 yaş üzerindeki izleyicilerden hiçbiri eğlenmek için televizyon izlediğini söylemezken, televizyonu en çok 18 ile 40 yaş arasındaki izleyicilerin öğrenmek için izlediği belirlendi. Geçen yıllardaki araştırmalarda aynı soruya verilen yanıtlarla örtüşen 2007 yılı televizyon izleyici araştırması sonuçları da televizyonun, kitleyi eğlendirerek oyalayan, geçici süreyle sıkıntılarından uzaklaştıran bir araç olduğu bulgusunu doğruladı.

***Yayın İlkelerindeki Seçim

Televizyon izleyicilerinin televizyonla olan ilişkilerinin temelinde yer alan televizyon kanallarının yayın ilkeleri veya kuruluş ilkeleri aynı zamanda izleyicilerin neden televizyon izledikleri konusundaki bulguları ortaya koyarken, Türkiye'deki izleyici kitlenin düşünsel seçimi konusunda da veriler sağladı. Televizyon izleyicilerine sorulan "televizyon kanallarının yayın ilkelerinin hangi temele göre belirlenmesini istersiniz?" sorusu izleyicilerce birkaç değişik başlık altında yanıtlandı. Türkiye'nin değişik yörelerinde yaşayan izleyicilerle yüzyüze görüşülerek yapılan araştırmada, yayın ilkeleri konusunda en çok demokratik değerlerin önemsendiği görüldü. Araştırmaya katılan izleyicilerden 421 izleyici demokratik değerlerin televizyon yayıncılığında ilke olarak benimsenmesini istediklerini dile getirirken, 371 izleyici yayın ilkeleri konusunda ulusal değerlerin temel alınması gerektiğini söyledi. 186 izleyici dinsel değerlerin kendileri için önemli olduğunu belirtirken, 234 izleyici, ulusal değerleri, dinsel değerleri, demokratik değerleri de kapsayan toplumsal değerlerin ve ahlakın yayın ilkelerinin temelini oluşturması gerektiğinden söz etti. Diğer izleyicilerden bazıları bu soruyu yanıtlamazken bazılarının, tüm değerlerin önemsenmesi gerektiğini söylediği saptandı.

****Televizyon İzleme Süresi

Özellikle izleyicilerin ruh sağlıkları açısından önem taşıyan, bu nedenle Türkiye'deki televizyon izleyicilerinin sağlık koşulları konusunda ipuçları veren televizyon izleme süresi ile ilgili soruya pek çok izleyici ilk anda seçik bir yanıt veremezken, çok sayıda izleyicinin, fazla süreyle televizyon izlemenin zararlarını bilmesi nedeniyle olabilecek bir yanıt vermesi dikkat çekti. Kişisel gelişimleri açısından kritik bir dönemde bulunan 0-18 yaş arasındaki izleyicilerin bile çoğunlukla 1 saatten fazla televizyon izlediklerinin saptandığı soru, çok sayıdaki izleyici tarafından, tehlike sınırı içinde görülen 3 saatten fazla yanıtıyla yanıtlandı. Araştırmaya katılan izleyicilerden 728'i 3 saatten fazla televizyon izlediğini belirtirken, 465 izleyici 1 ile 3 saat arasında, 105 izleyici ise 1 saatten az televizyon izlediğini söyledi. Televizyon izlemenin psikolojik sorun boyutuna ulaştığı 3 saatten fazla izleme konusunda yaş grupları, meslek grupları veya bayan, erkek arasında bir ayrım olmadığı gözlendi.

***İstenmeyen Programlar

Televizyonu çoğunlukla yaşamsal bir amaçları olmaksızın izleyen, program seçimi konusunda ussal bir nedene dayalı kararları bulunmayan televizyon izleyicilerinin, programların teknik ve artistik nitelikleri konusunda da yeterli bilgileri bulunmadığı gözlenirken, izleyicilerin çoğunun duygusal anlamda kendilerine yakın buldukları programları beğendikleri, alıştıkları kültüre ve kişisel beğenilerine aykırı unsurlar içeren programları izlemek istemedikleri ortaya çıktı. Kendilerine, "yayından kaldırılmasını istediğiniz program var mı?" sorusu pek çok izleyici tarafından, izlerken duygusal olarak rahatsızlık duydukları programların adı verilerek yanıtlandı. Araştırmaya katılan bayan ve erkek izleyici sayısının birbirine yakın olduğu araştırmada izleyicilerin büyük bölümünün, yayından kaldırılması istenen program sorusuna "kadın programları" diyerek yanıt verdiği görüldü. Aralarında çok sayıda erkeğin de bulunduğu izleyici grubu, kadınların alay edilircesine sömürülmesinden rahatsız olduklarını belirterek, kadın programı adı altında yayınlanan programların yayından kaldırılmasını istediklerini söyledi. Yayından kaldırılması istenen program sorusu daha sonraki sıralarda, dedikodu programları, yine çoğunlukla kadınların katıldığı sabah programları, adının içinde "sihir" veya "sır" sözcükleri bulunan programlar, klipler olarak yanıtlandı. Birkaç izleyici spor yorumlarının yayından kaldırılmasını istediğini belirtirken, başka program adları veren ve kararsız kalan izleyicilerin olduğu da görüldü.

***Televizyonsuz Ortam Düşüncesi

Bireylerin televizyonla bütünleşmiş toplumlar oluşturduğu televizyon çağında, özellikle televizyonsuz ortamla hiç tanışmamış kuşakların düşüncelerinin de alınmak istendiği, "televizyonsuz bir ortamda ne yapardınız?" sorusu, izleyicilere insan olduklarını ve daha insancıl iletişim ortamları kurma arayışını yeniden çağrıştıran soru oldu. İzleyicilerin çoğu, televizyonun olmadığı bir ortamı düşlemekte ilk aşamada güçlük çekerken, televizyon izleyicilerinin büyük bölümünün bu soruyu "yakınlarımla birlikte olurum", "sohbet ederim" biçiminde yanıtladığı görüldü. Çoğunluğunu öğrencilerin oluşturduğu bir grup, televizyonun olmadığı bir ortamda gazete veya kitap okuduklarını söylerken, bir grup izleyici uyuyacağını, bir başka grup izleyici radyo dinleyeceğini dile getirdi. Soru bazı izleyicilerce; "televizyonun olup olmaması benim için fark etmez, televizyona bağımlı değilim" biçiminde yanıtlanırken, az sayıdaki izleyici bu soruyu "televizyon yoksa ne yapacağımı şaşırırım, "çıldırırım" biçimindeki yanıtlarla yanıtladı.

***İzleyicilerin Televizyonculuk Düşleri

Televizyon izleyicilerinin en beğendikleri program türünün yanı sıra kişisel düşlerini belirlemek konusunda ipuçları veren "televizyon çalışanı olsaydınız hangi tür program yapardınız?" sorusu izleyicilerin televizyon kanallarından beklentileri konusundaki bulguları da ortaya koydu. Sorunun yanıtları içindeki en büyük izleyici grubu toplumsal ve kültürel içerikli program yapmak istediğini belirtirken, hemen ardından gezi programı ve belgesel program yapmak istediklerini söyleyen izleyiciler geldi. Haber araştırma programı yapmayı düşleyen izleyicilerin sayısının bunu izlediği soru bazı izleyicilerce eğitim programı, bazılarınca çocuk programı, bazı izleyiciler tarafından eğlence program olarak yanıtlanırken, az sayıdaki izleyicinin televizyonculuk düşleri konusundaki soruyu "hiçbir program" diyerek yanıtladığı görüldü.

***Türkiye'deki En Önemli Sorun

Televizyon izleyicilerine toplumsal yaşam ve Türkiye'nin sosyo-ekonomik konumu ile ilgili soruların da sorulduğu araştırmada, "size göre Türkiye'deki en önemli sorun nedir?" sorusu pek çok izleyici tarafından birkaç yanıtla birden yanıtlanırken; en önemlisini seçmeleri istendiğinde yanıtlar bir kesinlik kazandı. 463 izleyici Türkiye2deki en önemli sorunun işsizlik ve ekonomik sıkıntı olduğunu belirtirken, 279 izleyici eğitimi en önemli sorun olarak gördüklerini dile getirdi. 132 izleyici toplumsal yaşamda önemli sorunlar gördüklerini söylerken, 19 izleyicinin küresel ısınmayı en önemli sorun olarak değerlendirdikleri belirlendi. Diğer izleyiciler ise Türkiye'deki en önemli sorun sorusuna karşılık sağlık, terör, başörtüsü, yöneticiler, kültür gibi yanıtlar verdiler.

***Televizyon Okulu

Her şeyin temelinin eğitim olduğunu, tüm sorunların çözümünün eğitimle olanaklı olduğunu düşünenlerin sayısının önemli oranda artış gösterdiği son yıllarda, televizyonun eğitime katkısı veya olumsuz yönleriyle ilgili görüşler de araştırma sonucunda elde edildi. Araştırmaya katılan izleyicilerden 1013 kişi televizyonun eğitici bir araç olduğunu düşünürken, 285 kişinin, televizyonun hiçbir zaman eğitici bir araç olamayacağını düşündükleri belirlendi. Televizyonun eğitici bir araç olduğunu düşünenlerin de, televizyon doğru kullanıldığında bu işlevi üstelenebileceğini düşündükleri saptandı.

***Reklam Yayınları

Yayın sıklığı nedeniyle programların anlaşılmasında güçlüğe neden olduğu savunulan reklâm yayınları konusunda, tüm yakınmalarına karşın televizyon izleyicilerinin reklam izlemekten vazgeçemeyecekleri sonucuna da ulaşıldı. 1298 televizyon izleyicisinin çoğunluğunu, televizyon kanallarının ekmek kapısı olduğu ve kendilerini eğlendirdiği gerekçesiyle reklam yayınlarının yasaklanmasına karşı olduğunu söyleyenler oluştururken, az sayıdaki izleyicinin reklam yayınlarının yasaklanmasını istediği saptandı. 774 izleyicinin, reklam yayınlarının yasaklanmasını istemediğini söylediği soru, 349 izleyici tarafından yasaklanması biçiminde yanıtlandı. Diğer izleyicilerden bazılarının "olsa da olur olmasa da" diyerek yanıtladığı soru, bazı izleyicilerce "bu teknik bir konu" diyerek yanıtlandı.

***Gece Televizyonu

Haftada üç gün akşam saatlerinde yayın yapan televizyondan 24 saat sürekli yayına geçen televizyon yayınlarıyla televizyona bağımlılık kazanan izleyicilerin gece saatlerinde de televizyonsuz kalmak istemedikleri anlaşıldı. "Televizyon kanallarının 24 saat yayın yapmaları gerekli midir?" sorusu izleyicilerin büyük bölümünce "evet" diye yanıtlanırken, televizyonun gece yayın yapmasını savunanların çoğunlukla, uyuyamadıkları zamanları televizyonla geçirmek kaygısında oldukları gözlendi. Gece çalışanların da televizyon izleme hakkının olduğunu söyleyen izleyicilerin de aralarında bulunduğu 992 kişi televizyonun gece yayın yapmasını gerekli bulduklarını belirtirken, diğer izleyicilerin büyük bölümü gece yayınına gereksinim olmadığını dile getirdiler.

***Ahlak Bozan Televizyon

Televizyon izleyicileri televizyonun toplum ahlakını bozup bozmadığı konusunda kesin görüş sahibi olmamakla birlikte, yaklaşık görüşler ileri sürdüler. 760 izleyici televizyonun toplum ahlakını bozduğunu düşündüğünü söylerken, 438 izleyici bu görüşe katılmadıklarını belirttiler. Diğer izleyicilerin bir bölümü bu konunun tartışmalı olduğunu dile getirirken, bazı izleyiciler televizyon yayınlarının tümünün bu soru kapsamında değerlendirilmesinin yanlış olduğunu, bazı programların üzerinde konuşmak gerektiğini vurguladılar. Bazı izleyiciler de, televizyon yayınlarının tümünün olmasa da bazılarının kesinlikle toplumsal ahlakı bozduğunu söyledi

***Haberlerle Yaşam Bağlantısı

Kitle iletişim araçlarının en çok ilgi gören ürünü olan haberin, televizyon yayınlarında en çok izlenen yapım olarak popülaritesini koruduğu gözlendi. Bu nedenle her yıl televizyon izleyici anketlerinde, en çok izlenen kanalların haber kanalları olarak ortaya çıkması sonucu 2007'de de değişmedi. Yüzüncü Yıl Üniversitesi Radyo Televizyon Bölümünce 2007 yılında yapılan izleyici araştırmalarında da en çok izlenen televizyon kanalları listesinde ilk sıralar haber kanallarınca paylaşıldı. İzleyiciler, televizyon kanallarının vitrini konumunda da olan en çok izledikleri haber bültenini, daha güvenilir buldukları için, veya daha ciddi haber hazırladığı için izlediklerini belirtirken, sanılanın aksine haberi magazin ve eğlenceye dönüştüren televizyon kanallarının fazla ilgi görmediği anlaşıldı. Haber bültenlerinde sürekli yinelenen görüntülerden yakınan izleyiciler, haberlerin tümüyle tarafsız olmadığına inanmalarına karşın, gündemden ve toplumsal yaşamdan uzak kalmamak için haber izlediklerini ve kendilerine en yakın buldukları kanalı seçtiklerini dile getirdiler.
İzleyicilerin haber izledikleri kanalların sıralaması aşağıdaki gibi ortaya çıktı:
Kişi
NTV 432
Atv 309
Haber 7 216
Samanyolu TV 93
CNN Türk 81
Show TV 54
TRT 50
Kanal D 22
Roj TV 5
Hepsi 3
Diğer 33

***Çocukların Korunması

Ebeveynlerin çoğunluğunun, kendilerini televizyon yayınlarından korumayı düşünmeden öncelikle çocuklarını korumak gerektiğini düşündüğü izleyici kitlenin büyük çoğunluğunun da, çocukları televizyon yayınlarından korumak gerektiğine inandıkları sonucuna ulaşıldı. "Çocukları televizyon yayınlarından korumak gerektiğine inanıyor musunuz?" sorusu 881 izleyici tarafından "evet" biçiminde yanıtlanırken, az sayıdaki izleyicinin "hayır" diye yanıt verdiği görüldü. İzleyicilerin bir bölümü ise, çocukların bazı yayınlardın korunması gerektiğine inandıklarını söylediler. Yanıtların yanı sıra, çocuklarının televizyondan etkilenerek tuhaf davranışlar sergilediği, çocuklarını televizyondan uzak tutmakta güçlük çektikleri konusundaki yakınmalar da ebeveynlerce dile getirildi.

***Sanatçı Kutusu

Geniş alanlara yaydığı kitle kültürüyle birlikte pek çok kavramı yeniden tanımlayan, gelenekselleşmiş yaklaşımlara yeni kimlikler kazandıran televizyonun, kitle kültürünün sanat anlayışı, sanat ürünleri, sanat araçları ve sanatçılarının tanınmasında en etkin araç olduğu da anlaşıldı. Araştırmada izleyicilere sorulan, "adlarını televizyondan öğrendiğiniz sanatçılar kimlerdir?" sorusu izleyicilerce çok sayıda ad verilerek yanıtlandı. İzleyicilerin bir bölümü soruyu, televizyonun sanatçı unvanıyla tanıttığı bazı kişilerin adlarını sayarken, yarıdan çoğu, adlarını sanatçı olarak duydukları kişilerin hepsinin adını televizyondan öğrendiklerini söylediler.

HARUN REŞİT ÇENDİK
CEP:05554698389-05449083224
EMAIL:cendik75@hotmail.com

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan