Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 43
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 6 Gün Gelmedi
abdullahank 108 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 197 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 202 Gün Gelmedi
atlantis 223 Gün Gelmedi
baris dursun 224 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 232 Gün Gelmedi
adacala 233 Gün Gelmedi
admin 235 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 236 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
TAKILDIM-SIKILDIM
Yazar Fakir - Haziran 05 2007 - 19:24:46
BİR DELİ ARDAHAN’DAYMIŞ
DİĞERİ İZMİR’DE dostlar ../Sezer Nişancı

Sezer Nişancı Son zamanlarda takıntılarım bitmiyor. Çok da yeni değil bu halim aslında. Yaklaşık 4-5 yıldır acayip takmışım hırsızlık-kapkaç vs lere. Hırsızdan ziyade, ağırlaştırılmış ceza yasasının çıkmaması, bu suçun adeta cezasız olması en büyük takıntım.

Ailecek ilk soyulmamız 4 yıl önce bir yaz gecesidir efendim. Çok sıcak bir gecede sabah kadar oturmuşum çocuklarımla. Sabah 6 da adeta sızmışız sıcaktan ve uykusuzluktan. 2-3 gün önce de büyük oğluma doğum günü için, bir cep telefonu almışım paramın yettiği kalitede bir alet. Ona alınca, baktım küçük oğlumun karnı ağrıyacak, tuttum kendi cep telefonumu da ona verdim. (Bu arada yaşları şu an 30-22) Büyük oğlum o gün maaşını almış. Ben maaşımı almışım. Dükkanım var o aralar. Dükkandan hasılatı biriktirmişim. Ev-dükkan kiramı ayırmışım. Kredi kartı borçlarını ayırıp, asker gibi dizmişim ödenecek paraları sırayla sehpa üzerine. Sabah 06 00 sıralarında yatarken çocuklara seslendim;

-Balkon kapılarını kapatın.
-Anne sabah oldu,güneş doğdu, şu saatten sonra hırsız gelecek değil ya.

Sahiden hırsız dediğin gece gelir değil mi? Tamam deyip yatıyorum. Az sonra yattığım yerden bir gölge geçiyor.

-Yiğit diye sesleniyorum.
-Hııııı diye bir ses geliyor. Uyumuş çocuk. Az daha dönüyorum sağıma soluma derken birden büyük oğlum başucumda bitiyor.
-Anne! Kalk soyulduk.
-Oğlum daha şimdi yattık. (saate bakıyorum 06,45)
-Cüzdanım yok. Yiğit fırlıyor.
-Anne cep telefonum yok. Yağız odasına gidiyor.
-Benim de. Daha etiketi üzerinde anne yaaa.
Fırlıyorum yerimden. Sehpaya bakıyorum. Benim paralar duruyor.
Anlaşılıyor ki,benim uyumadığımı farkeden hırsız,sadece çocukların odalarından cüzdan, ve cep telefonlarını alıp, geldiği balkondan sessizce çekip gidiyor.Polis çağırıyoruz..Polis abimden bize bir fırça:

-Balkon kapısını açık bırakmışsınız abla.Suç sizin.
Özür dileyeceğim neredeyse polisten.Biz sabah kadar oturduk.Güneş doğdu diye balkon kapısını açık bıraktık.Yalvarırım bizi affet!!! mi demeli?

Takıntı o zamandan efendim.Arkasından bir rahatsızlık geçiriyorum. Hastahanede bana EKT dedikleri bir olay uyguluyorlar 8-10 seans. Genel anestezi altında yapılıyor. Anesteziden uyanırken birden doktorların faltaşı gibi açılmış gözleriyle bana hayret dolu bakışlarıyla yavaş yavaş kendime geliyorum. Tedavimi üstlenen doçent bayan ağlıyor. Ellerimi tutuyor şefkatle. -Bana izin verin. Profesörlük tezimi sizinle vermeliyim. Şaşkınım.

-Ne oldu ki? Bir terslik mi var?

Yavaşça anlatmaya başlıyor.
-Hastalar anesteziden çıkarken yaşadıkları en büyük sıkıntıyı dillendirir. Bu genelde, eş/kaynana/ maddiyat vs vs dir.Oysa siz diyor:
-147 adet yasa 1 saatte geçti meclisten. Hırsızlık yasası görüşülmedi bile. Bu nasıl bir memleket! Hani devlet vatandaşının can mal güvenliğinden sorumluydu? Diye ağlayarak uyandınız.

Çok da şaşırmadım halime.Hiç aklımdan çıkmıyor ki.Günde 1 milyon insan işe çıkıyormuş İzmir ‘de.Bunlardan 4/1 i sabıkalı bir kısmı da sabıka kaydı olmayan hırsız.Her an kapkaça uğrayan birilerini görüyorsun ya da duyuyorsun.Hergün bir komşu evinin soyulduğunu söylüyor.Nasıl takılmam ki.?

Ben bu takıntıdan yavaş yavaş kurtulduğumu düşünüyorken daha iki gece önce yaşadığım olaya bakın. Ev halkı uyumuş. Ben bilgisayar başında gene birşeyler yazıyorum. Arada msn de de arkadaşlarımla sohbet ediyorum. Saat 04,10. Pencere açık ve aramızda sadece 1,5 metre bir mesafe var... Salonun lambaları yanıyor. Düşünüyorum pencereden gökyüzüne bakarak. Birden pencere pervazında bir el, ikinci bir el ve bir adet kafa ardından. O kadar soğukkanlıyımdır ki;

-AAAA hoş geldin be. Ben de seni bekliyordum. Diyorum.20-22 yaşlarında bir hırsız. Çıktığı yer 3 kat. Alt kattakilerin demir parmaklıklarına basarak çok da tehlikeli bir çıkış uygulamış garibim.Yerimden fırlıyorum. Sanki ev halkını ve komşuları uyandırmamaya gayret ederek en sakin sesimle:

-Atlama düşeceksin salak! Diyeceğim diyemedim. Atladı üçüncü kattan aşağı. Peşinden baktım. Arkadaşı aşağıda bekliyor. Bizim çocuk sırt üstü devrildi. İçim de hop etti doğrusu. Ölecek sandım bir an. Ama talimli belli ki.Kalktı ve koşarak kaçtılar. Bu defa sesim az daha yüksek çıktı demek ki:

-Geber serseri!
İyi de onun gebermesi çözüm mü?Tek kusuru kadrosuz hırsız.Şimdi niye kızdım:Seçimle gelmedi ki bu benim evime!Seçmediğim hırsızlardan birinin ne işi var benim evimde değil mi? Aslında seçilmiş hırsızlarla seçilmemişler arasında çok da fark yok.İkisinin de dokunulmazlığı var. Kusur bizde.Pencere açık;

-.Ay ben bu filmi daha önce de gördüydümmmm, diyorum!
Millete anlatıyorum. Sanki stendap gösterisi ya. Olay komik. Hırsız şaşkın. Emek verdi tırmandı canı tehlikede…Üstelik kendisini panik olmadan “ben de seni bekliyordum” diye karşılayan bir kadın. Şaşırdı hırsızım. Gözleri yerinden uğradı… Ne bilsin benim orda oturduğumu? Bilse gelir mi? Sabah ezanında elinde sigarayla sakin karşılanacağını ne bilsin. Şimdi taktım yeni hırsızıma. Her gece bekliyorum, gelirse eğer;

-Pencereden girdin, kapıdan çık oğlum, düşeceksin. Öleceksin badem gözlü! olacaksın.Beni sinirlendireceksin. Bir de senin ölümüne üzüleceğim… Üstelik bu evde 32 yıl çalıştıktan sonra 487 YTL maaşlı bir emekli oturuyor. Bu ev körfez manzaralı ama varoşta. Üstelik bu evde ben kiracıyım.Üniversitede çocuk okutuyorum.

-Henüz kadroya geçmedin şaşkın.Seçilmedin.Aklını başına topla!
Beni tanımıyordu ki. Ama şimdi tanıyor. Sanmam gelmez artık. Hatta arkadaşlarına tembih edecek.

-Şu eve girmeyi deneme… Orada bir kadın var adama hoş geldin diyor, deli mi ne?

Sezer Nişancı
5 Haziran 2007 İzmir
Sıkıldım İzmir’in bu sisinden pusundan.
Sıkıldım ben bu ülkenin hırsızından arsızından.
Ben azıcık yer değiştirsem olur mu acaba?
“tebdili mekan da ferahlık var” derler ya.

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan