Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 44
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 5 Gün Gelmedi
abdullahank 107 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 197 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 202 Gün Gelmedi
atlantis 223 Gün Gelmedi
baris dursun 223 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 232 Gün Gelmedi
adacala 233 Gün Gelmedi
admin 235 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 235 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
Genç kalemler kırılmasın ..
Yazar Fakir - Haziran 15 2007 - 10:18:43
Genç kalemler kırılmasın/Mustafa KÜPELİ

Mustafa Küpeli Yerel basın demokrasinin vazgeçilmezidir. Bütün oluşumların tartışıldığı sistemlerin çıkış noktası yerel platformlardır Yerel Olmazsa olmazıdır. Yerel Basın yerel dernekler yerel alan ulusal alanın kılcal damarıdır Yerel üreten sorumluk duygusu taşıyan yaratan üreten ve hayatın her alanında tetikleyici bir güçtür. Bu yazımda sadece yerel gazetecileri irdeleyeceğim.
Yerel basın Her geçen gün gücünü kaybetmektedir. Yerel basının sorunlarının ele alınıp ve yeniden yapılandırılması için Türkiye’de hiçbir hükümet, kurum, kuruluş siyasi parti, sivil toplum örgütü kılını bile kıpırdatmıyor. Hükümetler yüzlerce kanun çıkartıyor bir sürü özelleştirme yapıyor. Türkiye’nin gerçeğini ortaya koyacak demokratik yapıya büyük bir katkı sunup omzverecek, geleceğe daha sağlam bakmamızı sağlayacak yerel basın için kimse gıkını çıkarmıyor.
Halbuki yerel gazeteciler olmadan yerel yönetimlerin doğru hizmet vereceklerine inanmıyorum. Yerel gazeteci o kentin yoksulunu, zenginini, sanatını, sanatçısını, mimarisini bozacak kaçak inşaatını, rüşvetini, hırsızını kentin kirliliğini, kentin esnafının yanlışını doğrusunu, yöre derneklerinin çalışmasını siyasi partilerin doğrusu, eğrisini cesurca yazar ve o bölgenin doğru kentleşmeye katkı sunar.
Sokaklarda, caddelerde, eline yolsuzlukları, arazi mafyalarını, hortumcuları, yüzsüzleri, yetim hakkı yiyenleri "Yazıyor! Yazıyor!!" diye bağırarak önemli haberleri kent merkezlerine, emeğiyle yokluklar içerisinde taşıyan yerel basın her gecen gün gücünü kaybediyor.
Kartel medya varoşlarda yaşama mücadelesi veren, yoksuldan, gerçek ihtiyaçlıdan mahalledeki, caddedeki, sokaktaki önemli haberlerden, çöpten hem haberdar değil; hem de öyle bir kadrosu yoktur. Çünkü son zamanlarda sürekli personel azaltıyor, ajanslarla çalışıyor. Yani mahalledeki, sokaktaki haberler kentin merkezine taşıyacak tek meri yerel basındır

**Fikir özgürlüğü için bedel ödediler

Makamlar gelip geçicidir. Önemli olan yaptıklarıyla sonsuza kadar yaşamaktır. Güçlü gazeteci Çetin Emeçler, Uğur Mumcular, Metin Göztepeler, Ahmet Taner Kışlalılar kalemlerini kırmadıkları için şehit edildiler. Fakat Türk halkı onları kalbine gömdü. Caddelerine onların isimlerini verdi, heykellerini yaptı.

Yerel basında çok önemli kalemlerin olduğun görüyorum. Gördüklerini yazsalar bile, patronların yazamadıklarını yazsalar bile, belediye kapılarında korumalar tarafından içeri alınmayıp, kara listelere alınıp toplantılara kabul edilmeyip, doğruları yazdığı için reklâm verilmeyen, dövülen, tartaklanman, cesur kalemlerin bir bir kırılmaya çalışıldığını görmekteyiz.
Bu yüzden çok önemli değerleri yavaş yavaş kaybetmeye başladığımızı görüyoruz. Cesur, tarafsız yerel gazetecilik kültürünü kaybolması derin bir acı vermektedir. Birkaç yerel basının belediyelerden reklam alan, bu reklamlar dolayısıyla o belediyeyi övücü yazılar yazıp gazete ve sitelerine taşıyanların yerel gazeteciliğe ihanet ettiklerini ve yarınlara kara bir leke düştüklerini bilmeliler. Gazeteci bir yöneticin eğrisini de doğrusunda yazmalıdır. Gazeteyi şantaj tehdit olarak kullanmamalıdır.
Her şey para değildir, para insana ölümsüzleştirmiyor. Bakınız, Atatürk, İnönü, Adnan Kahveci, Pir Sultan Abdal, Aşık Veysel, Mahsun-i Şerif, Aşık Şenlik, Nazım Hikmet,
Koç ve Sabancı gibi zengin değillerdi. Paraları, servetleri olmayan insanlardı. Bakın bir asra yakındır, bu değerleri kaybetmişiz. Ama adlarına yapılan etkinliklerde 100 binlerce insan bir araya gelebiliyor. Hiç unutulmuyorlar! Halk bunların isimlerini kalbine gömmüş, cadde ve sokaklara isimlerini vermiş ölümsüzleştirmiş, oysa zenginlerin ne kadar yaşatıldığı, ortadadır. Demek ki Önce adam lazım. Kimsenin adamı değil, fikrin zikrin, insanlığın, toplumun adamı olmak. Gelecek Kuşaklara bir eserler bırakmak lazım
Şimdi İstanbul'da 35 ilçe 40 belde belediye başkanı var. Bu belediyelerin yaptıkları etkinliklere bakınca trilyonlarca para harcanıyor. Reklam afişlerinin, fotoğraflarına para harcanıyor. Çelenklere, broşürlere harcananların hesabını tutmak mümkün değil. Hele imar değişiklikleri, sanayi konutu, toplu konut, benzin istasyonları, baz istasyon ruhsatları, yeşil alanları imara açmak, sit alanlarına izin vermek, orman arazilerinde dev binaların yapılmasına izin vermek bu projeleri öpücükle yapılmıyor.
Peki bir belediye başkanı "Ben şeffafım, mal varlığımı basın önünde açıklayacağım. şeffaf her taraftan görünen odalar yaptım. Belediyelerin içindeki kapılarını söküp dışarıda yaktım., Korumalarım yok. Yerel gazetecilere belediye olarak bir oda ayırdım veya bir bina yaptım. Benim bütün hizmetlerimi tarafsız olarak halk aktarsın" diyebiliyor mu?
"Ben sınırlarımdaki fabrikalarda gazetecilerin tarafsız yürekli gazetecilik yapmaları için sigortaları yaptırdım. Hastanelerde sağlık sorunlarını çözdüm. Ulaşımda serbest dolaşımları sağladım” diyen bir baba yiğit belediye başkanı var mı? Şimdi her şeye para varda yerel basına neden yok. Eğer olsaydı biz ve Türk halkı o belediye başkanın heykelini yapar, ölümsüz bir yerel yönetici olarak kalbimize gömerdik. Unutulmamalı ki zengini de fakiri de öte tarafa giderken iki tahtanın arasına koyarlar.
Sadede gelelim. Haksızlığı karşı gelip hakkını aramayan, hem hakkını hem de şerefini kaybeder. Dünya harikası İstanbul çarpık kentleşmesiyle, gecekondusuyla en büyük kötülüğü Türk halkından belediye başkanlarından görmüştür. Çünkü İstanbul’un mimari yapısını belediyeler bozarken, İstanbullu sesiz kalmıştır
Yerel basının çalıştırmamak, yazdıklarını ihbar kabul etmemek, onları görevinden soğutmanın bilânçosu, İstanbul’un bir çile kent olmasına neden olmuştur.
Hem de İstanbul’un mimarisi yapısını koruyacak, kollayacak güçlü kalemlerini kırıp pasivize edilmesin sebep olmuştur.
Çeyrek asrı göz önünü de bulundurursak yerel basında, önemli değerleri haksızlığa haykırmak isteyen çok önemli basın emekçilerini yaşatmamak kalemleri kırmak ve pasifize etmek için yoğun bir çaba gösterildiği için yerel basın okurunu kaybetmiştir. Bu konuda en fazla çaba gösterenler belediye başkanları yandaşları ve arazi mafyaları olmuştur.
Şimdi, çok belediye hizmeti bırakmış, kendisine gazete açmış hakkında yazı yazan gazetecileri şantajcı olarak topluma tanıtıyor, Toplum içerisinde gazetecinin kötü tanıtılmasının sebep oluyor. Bir gazetecinin kötü tanıtılmasının hiç kimseye bir yararı yok ama ülkemize, kentimize zararı var. Bu gün rant sağlayanlar caddeleri her yıl söküp yapıp para kazananlar çok zengin olabilirler, ama eşleri çocukları Caddelerde güvenle gezebiliyorlar mı?
İstanbul fakirse, yerel yönetimlerin büyük payı vardır. Çünkü çarpık kentleşmeden dolayı olimpiyatları alamadık İstanbullu milyar dolarları, bu yüzden kaybetti. Turisti kapkaçtan, bavul ticaretini eğitimsiz esnafın yüzünden kaybetti. Yerel yönetim hiç bir olumsuzluğa engel olmadı.
Gelin, Türkiye’de haberciliğe kalite katacak haksızın karşısında duracak, yerel Türk okurun gerçek haberlerle buluşturacak yerel gazetecilerimize sahip çıkalım. Onlara haberciliklerinde kolay çalışma ortamı sağlayalım. Onların yaşaması için başta belediyeler, olmak üzere odalar ve borsalar, esnaf örgütleri; bu gazetelerimizin ayakta kalması için yerel gazetelerden bir miktar olmuş olsa bile satın almalı, onlara ilan-reklam vermeli.
Gelin yerel basınımıza bağrımızı açalım. Gazetecilerin kalemlerinin kırılmasını, önleyip onlara kucak açalım.
Güç kimdeyse padişah odur her dediği doğrudur demeyelim, Aman bana ne demeyelim.
22 Temmuz seçimlerinde sokaklarda dolaşacak siyasilerle bu olayı paylaşıp, hiç olmazsa yerel basını destekleyen yasaların çıkması için baskı yapılım.
AB uyum yasaları çerçevesinde yerel basını güçlendirmek için birçok madde var. Sadece bir tanesi, ‘her kıraathane 2 yerel gazeteye abone olmak zorunda’ bari belediyeler bu maddeyi uygulayıp yerel basına bir nefes aldırmaları gerekir.
mustafakupeli36gmail.com

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan