Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 39
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 5 Gün Gelmedi
abdullahank 107 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 197 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 201 Gün Gelmedi
atlantis 222 Gün Gelmedi
baris dursun 223 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 232 Gün Gelmedi
adacala 232 Gün Gelmedi
admin 234 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 235 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
OYLAR BAĞIMSIZ ADAYLARA
Yazar Fakir - Temmuz 19 2007 - 22:32:44
KARAR: OYLAR BAĞIMSIZ ADAYLARA

Ortakaday:

Zaman üzerimizden hızla akıyor;
22 Temmuz 2007 gelip çattığında, o güne dek ortak toplumsal yaşamımızla ilgili sormamız gereken sorular var:

Mahallemizde, kentimizde, memleketimizde ailemiz, dostlarımız, akrabalarımız, iş arkadaşlarımızla, konu komşumuzla mutlu ve güvenli bir yaşam halkası içinde miyiz?

Zengin kaynakları, geniş ve verimli toprakları olan ülkemizde yaşayan nüfusun tamamı için belirgin ve tutarlı hedefleri olan, takip edilebilir bir yönetim modeli ile mi yönetiliyoruz?

Ülkede yaratılan değerler her sınıftan yurttaşın yaşam koşullarının iyileşmesi için ekonomik ve sosyal bakımdan adil bir biçimde dağılıyor mu?

“Demokrasinin günlük yaşama devşirilmesi” tutarlı kanunlardan beslenen günlük işleyişle, istikrarla toplum yaşamına yansıtılarak ilerletiliyor mu?

Beş yıl sonrasının ülke koşulları ile kişisel yaşam şartlarımızı öngörebiliyor muyuz? Geleceğimize sahip mi çıkacağız, kötü yöneticilere havale mi edeceğiz?

“Tuzu kuru” olanlara göre ince ayarlanan yeni dünya düzenini sürdürmeye alet mi olacağız, yoksa toplumsal dayanışma içinde herkesin elini taşın altına koyduğu bir düzende kendi yaşamımıza dair sorunların çözümünün takipçisi mi olacağız? Yaşamımızı kazanmak için sarf ettiğimiz emeğin karşılığında, çağdaş kalitede eğitim, sağlık, altyapı taleplerimizi -demokratik ve eşit şartlarda söz hakkıyla- bizzat dile getirecek bir duruşu sergileyecek miyiz?

Bunları elde etme yolunda önümüzdeki engeller ne? Bunlara karşı ben ne yapıyorum? 3-5 yılda bir seçimden seçime oy kullanmak dışında yapılabilecekler var mı?

Neoliberalizm küre sathına dağılmış iş bitiricilerin marifetiyle tüm dünyayı kasıp kavuruyor. Ülkemiz son yıllarda ucuza mal kapatma telaşındaki dev yabancı firmaların işgali altında; tankla topla tüfekle değil, dolarlarıyla ülkemizin geleceğini teslim alıyorlar. Yabancı sermaye Türkiye'ye istihdam üretmek, yatırım yapmak, know-how üretmek, ihracat yapmak, katma değer ortaya koymak için gelmiyor. Kârını maksimize edecek, pazarını genişletecek fırsat bulduğu için geliyor. Bunların pazarlık masalarına attıkları sıcak para, hükümetlerin kötü yönetimleri sonucu ortaya çıkan cari açıkları yamamaya gidiyor. Yarını kurmak değil bugünü kurtarmak için…

Bankacılık sektörünün %42’si yabancıların eline geçti. Özelleştirmeler vasıtasıyla hepimizin ortak malı olan KİT'lerin neredeyse tamamı yabancılara teslim edildi. Tükettiğimiz elektriğin %45’ini yabancılardan satın aldığımız doğalgaza dünyanın en yüksek fiyatını ödeyerek üretiyoruz. Limanlar, havaalanları, telekomünikasyon şebekeleri gibi stratejik varlıklarımız bile özelleştirildi. Artık hiçbir şey eskisi gibi değil: Türk Telekom Türk değil, Türk Rakısı bile yabancı sermayenin yönetimine geçti. Perakende sektöründe yabancılar hakim. Küçük satıcılara, bakkala, dükkana bu düzende yaşam hakkı yok. Dev zincirlerin yediğimiz içtiğimiz üzerinden elde edilen kârlar doğrudan yurt dışına aktarılıyor.

Tükettiğimiz besinlerin tohumları bile kar dev tekellerin kâr maksimizasyonu hedeflerinde yerini aldı: Tohum Yasası’nı bir gecede TBMM’den geçiren AKP hükümeti köylünün atadan dededen beri koruduğu, yetiştirdiği tohumlarına, küresel tarım tekelleri adına el koydu. Köylü bundan böyle tohumunu pazarda satamayacak; tarlasına patentli tohum atacak. Ticari tohumla birlikte gelen zirai mücadele ilacını dünya ticari tohum pazarının %32’sini, genetiği değiştirilmiş tohum pazarının da %100’ünü elinde tutan on firmanın ülkemizdeki satış firmalarından birinden almak mecburiyetinde olacak. Köylünün tohumunu çalan dev şirketler, onu kısırlaştırıp, sonrada patentleyip, paketleyip- satışa sunacaklar.

Tohumdan enerjiye her konuda göbekten tam bağımlılık birkaç sene içinde gerçekleşmiş ve bitmiş olacak.

Hop hop hop... sihir gibi!! Gerçekten illuzyonistlerin maharetiyle calışan neo liberal ekip sayesinde tüm bunlar halka yutturuluyor, sakin bir kabullenmişlikle "izliyoruz", bir illuzyon içinde tutuluyoruz.

Bu gerçeklerin ekranlarda, gazete manşetlerinde hiç enine boyuna tartışıldığını duydunuz mu? Neoliberal ekonominin saldırısı altında olduğumuzu, topraklarımızın müthiş bir talana açıldığını? Bu gerçek, “türban, laiklik, ılımlı islam, post modern darbe” vs. tartışmaları ile perdeleniyor. Bizler bu perdelemenin önünde her yeni güne halk olarak daha yoksullasmış uyanıyoruz. Perdenin arkasında birileri "malı götürüyor"! Minareyi çalanlar ideoloji kılıfına sokarak taşıyorlar.

Her yeni güne biz yurttaşlar daha fakirleşerek uyanırken, “böyle gelmiş böyle gider” diye iç geçirecek, küçük yaşam halkamızda çaresiz muhabbetlerin nihayetinde sadece kadere şikayet ediyoruz!

Yurttaşların ortak varlıklarının, bizden öncekilerden kalan ve bizden sonrakilere devredeceğimiz değerlerin yönetimdeki siyasilerce partizanlara peşkeş çekilişini, fütursuzca yağmalatılışını, yaşamınıza anlam ve değer katacak unsurların birer birer elden gidişini çaresizce izlemeye devam mı edeceğiz?

22 Temmuz 2007 günü, yegâne tepki şansımızı iyi kullanalım. Zaman üzerimizden hızla akıyor, zamanı iyi değerlendirelim. Bir hükümet dönemi yaşamımızı karartmaya yetebilir. Yaşamınızı kime teslim ettiğinize dikkat ederek oyunuzu kullanın.

Parti lideri sultasına teslim olmuş, lideri düğmesine basınca konuşan, meclis oylamalarında işarete göre el kaldırıp el indiren, seçildikten sonra seçmeni düşman gören milletvekillerinin karşısına, bağımsız adayları koyalım.
3-5 yılda bir seçimden seçime oy kullanmak dışında yapabileceklerimizi kendi küçük halkalarımızda tartışalım, algılarımızı geliştirelim, iletişim ağlarımızı genişletelim, daha fazla demokrasi ve temiz, güvenilir politikacılar talep edelim.

İstanbul 2. Bölge Bağımsız Adayı MEHMET UFUK URAS’ı, İstanbul 1. Bölge Bağımsız Adayı BASKIN ORAN’ı ve diğer yörelerde seçime katılma kararı alan adayların temiz, özgür düşünceli, bağımsız, halktan yana söylemini destekleyelim.

http://www.minidev.com/tazehaber/haberdetay.asp?ID=1174

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan